Osmanlı'ya uzanan kökleriyle Türk aileler Harar'da geçmişlerinin izini yaşatıyor
İstanbul / Etiyopya'nın doğusunda yer alan tarihi Harar'a Osmanlı idaresi döneminde gelen Türklerin torunları, geleneklerini ve kökenlerine olan bağlılıklarını kuşaktan kuşağa aktarıyor - Osmanlı torunları olarak tanınan Hararlılar, bir yandan günlük hayatlarını sürdürürken diğer yandan Türkiye'deki gelişmeleri yakından takip ediyor
İstanbul Haberleri : İREM DEMİR - Etiyopya'nın tarihi Harar kentinde Osmanlı döneminde bölgeye gelen Türklerin torunları, aile büyüklerinden dinledikleri hikayelerle kökenlerini kuşaktan kuşağa aktarırken, Türkiye ile bağlarını da koruyor.
Yüzyıllar boyunca farklı kültürlere ev sahipliği yapan Harar'da yaşayan Türk kökenli aileler, bugün kentin sosyal hayatının bir parçası olarak günlük yaşamlarına devam ediyor.
Çevrelerinde Osmanlı torunları olarak tanınan aileler, geçmişlerini aile büyüklerinden dinledikleri anlatılarla öğrenirken, Türkiye'yi de atalarının geldiği topraklar olarak kabul ediyor.
Bazıları Türkiye'yi yalnızca ailelerinden kalan hatıralar ve anlatılardan tanırken, bazıları ise yıllar sonra ülkeyi ziyaret ederek geçmişleriyle bağ kurma imkanı buldu.
Harar'da kız kardeşi Fethiye Muhammed ile yaşayan ve hakimlik yapan 52 yaşındaki Kevser Muhammed de Türk kökenlerine ilişkin aile hikayesini annesi Bedriye Muhammed Şami'den dinleyerek büyüdü.
Muhammed, AA muhabirine, Türk olan annesinin, ailesinin geçmişte Harar'a göç ettiğini anlattı.
Türkiye'den 2014-2015 yıllarında kendilerini ziyarete gelenler olduğunu aktaran Muhammed, onların sayesinde Türkiye'ye gelip gezdiklerini söyledi.
Türkiye ziyaretine annesinin de katıldığını belirten Muhammed, Annemin orada kalmasını istediler ama kalmak istemedi. Zaten buraya geldikten sonra hastalandı. İkinci defa gitme fırsatı bulduğunda gitmedi çünkü çok hastaydı. Sonra vefat etti. Annem oraya gittiğinde oradaki akrabalarını tanıdı. dedi.
Muhammed, Türkiye'deki izlenimlerini, Çok temizdi. Mimari olarak çok iyiler. Çok güzel yerleri gezdik. Çok güzel camileri gördük. Güzel evleri gördük. Yemekleri çok güzeldi. Gençleri namazlarında, niyazlarında disiplinliler. Orada çok güzel zaman geçirdik. şeklinde ifade etti.
Hasan Mustafa yerli biriyle evlendi, iki çocuğu oldu
Müzisyenlik yapan 50 yaşındaki Abuberker Hassen Semod ise eşi Rabia Nagash ile birlikte Harar'da yaşadığını ve Türk kanı taşıdığını söyledi.
Dedesinin Harar'a İstanbul'dan geldiğini ifade eden Semod, İstanbul'dan abi, kardeş Ahmet Mustafa ve Hasan Mustafa geldi. Ahmet Mustafa İstanbul'a geri döndü, Hasan Mustafa burada kaldı. Hasan Mustafa yerli biriyle evlendi, iki çocuğu oldu. İki çocuğundan biri Ayşe, diğeri Abdi. Abdi Mustafa'nın torunları ve çocukları var. Dedemiz, babamızın babası. diye konuştu.
İstanbul'u gördüğü için çok mutlu olduğunu dile getiren Semod, şöyle devam etti:
İstanbul tarihi bir yer çünkü lisedeyken coğrafya ve tarihe çok meraklıydım, onun üzerinde çalışıyordum. Radyodan da dinliyordum. Takip ettiğim için İstanbul'un tarihi bir şehir olduğunu biliyordum ama gözle görmek ile bilgi olarak bilmek çok ayrı bir şey. Gidip de gördüğüm için çok mutlu oldum. İstanbul çok güzel, tertemiz bir yerdi. Sadece İstanbul'da yaklaşık 70'e yakın müze var ve her müzeye her gün giderim desem 70 gün kalmam gerekir. 3 bine yakın cami var. Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusudur, onun sarayını gördük. Camiler arasında da Sultanahmet'e gittik ve orada cuma namazını kıldık. Panorama Müzesi'ne de gittik 1453'teki İstanbul'un fethini anlatan.
Semod, kendisini en çok etkileyen yerin Panorama Müzesi olduğunu kaydederek, sanatçıların İstanbul'u ve savaşları anlatma biçimlerini çok beğendiğini sözlerine ekledi.