OYAK Pazarlama'nın söyleşisine Mehmet Özdilek katıldı

TAKİP ET

İstanbul — OYAK Pazarlama Genel Müdürü Yusuf Yenilmez: - OYAK bünyesinde başarı kadar, başarının hangi değerlerle elde edildiği de önemli

İstanbul Haberleri — OYAK Pazarlama, Sporun Efsanesi Mehmet Özdilek ile Spor ve Centilmenlik Üzerine başlıklı söyleşi düzenledi.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, İstanbul'daki OYAK Dragos Plaza Gökçeada Toplantı Salonunda gerçekleştirilen etkinliğe, Şifo Mehmet lakaplı teknik direktör ve eski futbolcu Mehmet Özdilek'in yanı sıra OYAK Pazarlama Genel Müdürü Yusuf Yenilmez ile OYAK çalışanları katıldı.

Söyleşide, Özdilek'in spor kültürü, centilmenlik anlayışı ve futbol kariyerinden deneyimler paylaşıldı. Etkinlik sonrasında Yenilmez tarafından, OYAK'ın 65. Yıl Spor Etkinlikleri'nde kullanılmak üzere hazırlanan özel forma, Özdilek'e takdim edildi. Program, katılımcıların formalarını imzalatması ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Yusuf Yenilmez, sporun yalnızca rekabetten ibaret olmadığını, OYAK bünyesinde başarı kadar, başarının hangi değerlerle elde edildiğinin de önemli olduğunu belirtti.

Etik anlayış, saygınlık ve centilmenliğin kurum kültüründe öncelikli bir yere sahip olduğunu vurgulayan Yenilmez, 65. yıl etkinliklerimizde takım ruhunu, birliğimizi, beraberliğimizi ön plana çıkaracağımız etkinliklerimiz, spor organizasyonlarımız olacak. Sporda olduğu gibi kendi hayatımızda da centilmenliğin, etik duruşun her zaman başarılı bir hayat geçireceğine inanıyorum. değerlendirmesini yaptı.

- Örnek bir sporcu olmaya çalışıyorum

Mehmet Özdilek de futbolculuk kariyeri boyunca sadece başarılı değil, örnek bir sporcu olmaya çalıştığını, farklı takım taraftarlarından gördüğü sevgi ve saygının kendisi için çok değerli olduğunu vurguladı.

Özel hayatını göz önünde yaşamayı tercih etmediğini belirten Özdilek, bu zamana kadar çizdiği yolun, insanların sevgisini ve saygısını devam ettirmesindeki en önemli unsur olduğunu aktardı.

Özdilek, çocukluk döneminde yaşadığı zorluklara ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, okul takımında oynadıktan sonra kulüp antrenmanına gitmek için kilometrelerce yürüdüğünü ve tüm zorluklara rağmen sporcu olma hedefinden vazgeçmediğini anlattı.

Futbolculuk kariyerinde Beşiktaş'ı tercih etme nedenlerine değinen Özdilek, 1987-1988 sezonunda şampiyon olduğumuzda Türkiye'de bütün takımlar şahsımla kontrat yapmak istiyordu. Tercih sebebim, Süleyman Seba, yönetim kurulu ve oyuncu profiliydi. Metinler, Aliler, Feyyazlar, Rızalar, Gökhanlar. Onların birbirine karşı duygusu, saha içindeki birlikteliği, toplumda Beşiktaş camiasının saygınlığı ve Süleyman Seba ile yönetim kurulunun duruşu, tercih etmemdeki en önemli unsurdu. değerlendirmesinde bulundu.

Beşiktaş'a futbolcu, yönetici ve başkan olarak hizmet veren, kazandırdığı başarılarla camianın efsane isimleri arasına giren Süleyman Seba'ya ilişkin Özdilek, şunları kaydetti:

O dönem gerçekten Beşiktaş tarihinin ve spor tarihinin çok önemli bir süreciydi. Beşiktaş'ın 10-15 yıl boyunca zirvede olduğu, en büyük çıkışını yaptığı dönemdi. O takımda hizmet eden, kaptanlık yapan, en fazla forma giyen ve en fazla gol atan oyuncu olarak tarihe geçmek, benim için çok büyük bir onur. 13 yıl Süleyman Seba ile çalıştım. Bu süreçte Süleyman ağabeyi kaç kere gördünüz derseniz, belki 3-4 kere. Kendisiyle görüşmek için önce Nur Hanım'dan randevu alırdık. Gün verilirdi, biz de o gün gider görüşürdük. Çok sevdiğim, takdir ettiğim, örnek aldığım, babamdan sonra baba olarak gördüğüm, çok kıymetli bir bireydi. Maça giderken rakip takım başkanını arayıp başarılar dileyen, sporun bir rekabet olduğunu ifade eden, sonuç ne olursa olsun bunun çok bağlayıcı olmadığını söyleyebilecek kadar erdemli bir adamdı. Öyle insanlar gelir mi, çok zor diye düşünüyorum. Günümüzün rekabetinde 'Ben kazanayım da nasıl olursa olsun kazanayım' duygusunu ön plana çıkaran insanlar, çok daha revaçta.

Beşiktaş kültürünün toplumun her kesiminde saygınlık gördüğünü aktaran Özdilek, bugün kaybolduğunu düşündüğü bu kültürü yeniden yaşatmak için çalıştıklarını kaydetti.

Eski ve yeni dönem futbolunu da değerlendiren Özdilek, kendi dönemlerinde taraftar baskısının daha yoğun hissedildiğini ifade ederek, takım içindeki birlikteliğin başarıdaki en önemli unsurlardan biri olduğunu ifade etti.

Orta saha oyuncusu olarak kariyerinde attığı 135 gole değinen Özdilek, Avrupa kupaları ve Türkiye Kupası maçlarıyla bu sayının 160-170 seviyelerine ulaştığını ve bu rakamın zor geçilebileceğini belirtti.

Şifo lakabının hikayesine ilişkin açıklamalarda bulunan Özdilek, lakabı aldığı Belçikalı futbolcuyla yıllar sonra tanıştığını ve kendisine yönelik övgü dolu sözlerini unutamadığını aktardı.

- Arda Güler'in sorumluluğu çok ağır

Özdilek, Real Madrid'de oynayan Türk futbolcu Arda Güler'in Türkiye'nin yetiştirdiği en değerli oyunculardan biri olduğuna dikkati çekerek, Sorumluluğu çok ağır ama genç yaşta bunu kaldırabilecek tecrübesi var. Gurur duyuyoruz bundan. değerlendirmesinde bulundu.

Eski Beşiktaş Teknik Direktörü Gordon Milne ile görüşmeye devam ettiklerini aktaran Özdilek, Milne'in Türkiye'yi ve Türk insanını sevdiğini, sağlıklı şekilde yaşamını sürdürdüğünü ifade etti.

Kendi futbol tarzına yakın bir 10 numara oyuncu görmediğini belirten Özdilek, teknik direktörlükten ziyade futbolculuğu tercih ettiğini kaydetti.

VAR sistemine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Özdilek, uygulamanın Anadolu kulüpleri açısından faydalı olduğunu ancak büyük kulüpler açısından tartışmaların sürdüğünü ifade etti.






Mehmet Özdilek OYAK söyleşi