Pakistan Dışişleri Bakanı Dar, BMGK oturumunda Orta Doğu'daki durumu değerlendirdi:
Ankara — (Orta Doğu'da uzun süreli anlaşmazlık), bölgesel barışı tehlikeye atabilir, küresel enerji akışını aksatabilir, insanların çektiği acıları derinleştirebilir ve halihazırda kırılgan uluslararası düzeni zorlayabilir - (Kriz halinde) Bir bölgede işgal kınanırken, başka bir bölgede hoş görülüp hatta desteklendiğinde BM Şartı zayıflamaktadır. BMGK kararları seçici bir şekilde uygulandığında adalet zedelenmektedir
Ankara Haberleri — Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar, Orta Doğu'da uzun süreli anlaşmazlığın bölge barışını tehlikeye atabileceği, halihazırda kırılgan uluslararası düzeni zora sokabileceği uyarısında bulundu.
Dar, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ndeki (BMGK) BM Şartı'nın amaç ve ilkelerini savunmak ve BM merkezli uluslararası sistemi güçlendirmek konulu oturumda Orta Doğu'da durumu değerlendirdi.
BM Şartı'nın kutsal olduğunu belirten Dar, BMGK'nin, Anlaşmazlıkların Barışçıl Çözümüne Yönelik Mekanizmaların Güçlendirilmesi konulu 2788 sayılı kararı Temmuz 2025'te kabul etmesinden memnuniyet duyduğunu belirtti.
Dar, Bu (karar), diplomasinin zayıf olmadığı, diyalogun imtiyaz anlamına gelmediği, barışçıl çözümün son çare seçeneği olmadığına ilişkin güçlü gerçeği teyit etti. dedi.
Ülkelerin, uluslararası barışı ve güvenliği desteklemesinin BM Şartı kapsamındaki yükümlülüklerinden olduğuna dikkati çeken Dar, Pakistan'ın ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan savaşta itidal ve gerilimin azaltılması, diplomasiye geri dönülmesi yönünde tutum sergilediğini ifade etti.
Dar, Orta Doğu ve Körfez bölgesinde uzun süren anlaşmazlığın kimseye faydalı olmayacağını vurgulayarak, Bu durum, bölgesel barışı tehlikeye atabilir, küresel enerji akışını aksatabilir, insanların çektiği acıları derinleştirebilir ve halihazırda kırılgan uluslararası düzeni zorlayabilir. dedi.
Bölgede barış ve istikrara yönelik çaba gösterdiklerini ve buna devam ettiklerini söyleyen Dar, Türkiye, Çin, Suudi Arabistan, Mısır ve Katar dahil bu konuda ortak çalışma yürüttükleri ülkelere teşekkür ederek, çabalarının bölgesel ve küresel barış ile güvenlik için başarılı olmasını temenni etti.
- BM'de reform vurgusu
BM Şartı'na gösterilen sadakatin Filistin konusunda da gösterilmesi gerektiğine işaret eden Dar, Filistin'de işgal, toplu cezalandırma, zorla yerinden edilme ve İsraillilerin Filistin topraklarını gasbetmesi faaliyetleri devam ettiği sürece Orta Doğu'da kalıcı bir barış sağlanamayacağını vurguladı.
Dar, Gazze ve Batı Şeria'daki durumun giderek daha istikrarsız hale geldiğinin altını çizerek, Pakistan'ın 1967 öncesi sınırları temel alan bir Filistin devletine olan sarsılmaz desteğini bir kez daha teyit ettiğini söyledi. Dar, şöyle konuştu:
Günümüzde uluslararası sistemin krizi, ilkelerin yokluğundan kaynaklanmamaktadır. İlkeler mevcuttur ve açıkça ortaya konulmuş olup küresel çapta kabul görmüştür. Kriz, bir durumda egemenliğin savunulurken başka bir durumda ise göz ardı edilmesinden kaynaklanan seçici uygulamada yatmaktadır. Bir bölgede işgal kınanırken, başka bir bölgede hoş görülüp hatta desteklendiğinde BM Şartı zayıflamaktadır. BMGK kararları seçici bir şekilde uygulandığında adalet zedelenmektedir. Güçlü devletler yasaların dışında hareket ettiğinde bu konseyin güvenilirliği sarsılmakta, küçük devletler ise şartın tüm ulusları eşit şekilde koruduğuna şüphe duymaya başlamaktadır.
Dar, kuralların uygulanmasındaki seçiciliğin tehlikesine dikkati çekerek, bu durumun güvensizliği beslediğini ve tek taraflılığı teşvik ettiğini belirtti.
BM merkezli bir uluslararası sistemin ancak tutarlılık, adalet ve hukuka saygı yoluyla güçlendirilebileceğine işaret eden Dar, Çok taraflılık, küresel meselelerin bir avuç kişi tarafından yönetilmesi anlamına gelemez. Bu, herkes için katılım, söz hakkı ve haysiyet anlamına gelmelidir. Pakistan, Güvenlik Konseyi'nin daha temsili, demokratik, şeffaf, hesap verebilir ve etkili hale getirilmesi için kapsamlı bir reformu desteklemektedir. ifadesini kullandı.
Dar, BM Şartı'na yönelik yenilenmiş bir taahhüde ihtiyaç duyulduğunu belirterek, Dünya, savaşlar hakkında sadece tartışmakla kalmayıp savaşları önleyen bir Güvenlik Konseyi'ne, güçlüleri sadece hoş görmekle kalmayıp zayıfları koruyan bir çok taraflılığa, çatışmalar patlak verip nesiller acı çekmeden önce harekete geçen bir diplomasiye, seçici olmayan bir adalete, geçici olmayan bir barışa ve isteğe bağlı olmayan bir hukuka ihtiyaç duymaktadır. dedi.