PORTRE - Milli Hatip Hamdullah Suphi Tanrıöver vefatının 60. yılında anılıyor
İstanbul — Mehmet Akif Ersoy'un İstiklal Marşı yarışmasına katılması için girişimlerde bulunan Tanrıöver, milli marşın kabul edilmesi sürecinde önemli rol üstlendi
İstanbul Haberleri — ÖZLEM LİMON - İstiklal Marşı'nın kabul sürecinde üstlendiği rol, etkili hitabeti ve siyasi faaliyetleriyle Türk düşünce ve siyaset hayatında iz bırakan edebiyatçı, eğitimci, siyasetçi ve diplomat Hamdullah Suphi Tanrıöver'in vefatının üzerinden 60 yıl geçti.
TBMM'de yaptığı etkili konuşmalarla Milli Hatip olarak tanınan Tanrıöver, 1885'te İstanbul'da, Osmanlı devlet adamlarından Abdüllatif Suphi Paşa ile Ülfet Havva Hanım'ın oğlu olarak dünyaya geldi. Küçük yaşta babasını kaybeden Tanrıöver, çocukluk yıllarını büyükbabasının Çamlıca'daki köşkü ile ailesinin Fatih'teki konağında geçirdi.
İlk öğrenimini Kısıklı, Altunizade ve Numune-i Terakki mekteplerinde tamamlayan Tanrıöver, daha sonra Galatasaray Mekteb-i Sultanisi'nde eğitim gördü. Edebiyata genç yaşlarda ilgi duyan Tanrıöver'in Namık Kemal adlı ilk şiiri, 1902'de Jön Türklerin Paris'te yayımladığı Şura-yı Ümmet dergisinde yayımlandı.
- Eğitim ve edebiyat alanında çalışmalar yürüttü
Tanrıöver, 1905-1907'de çeşitli devlet kurumlarında görev yaptıktan sonra öğretmenliğe yöneldi. Ayasofya Rüşdiyesi, Darülmuallimin ve Darülfünun Edebiyat Fakültesinde çeşitli dersler verdi.
Fecri Ati topluluğu içinde şair ve eleştirmen olarak yer alan Tanrıöver, aynı zamanda Servet-i Fünun, Türk Yurdu, Genç Kalemler, İkdam, Akşam ve Hakimiyet-i Milliye gibi gazete ve dergilerde yazılar kaleme aldı.
Balkan Savaşı'nın ardından Edirne ve Trakya'nın Osmanlı Devleti bünyesinde kalması amacıyla oluşturulan çalışmalar kapsamında 1913'te Berlin ve Petersburg'a giden Tanrıöver, Türk Derneği, Türk Yurdu Cemiyeti, Türk Bilgi Derneği ve Türk Ocaklarının faaliyetlerinde aktif görev aldı.
- Milli Mücadele'nin öne çıkan isimlerinden biri oldu
İzmir'in 15 Mayıs 1919'da işgal edilmesinin ardından İstanbul'da düzenlenen protesto mitinglerinde yaptığı konuşmalarla dikkati çeken Tanrıöver, işgale karşı yürütülen milli direnişin öne çıkan isimleri arasında yer aldı.
Son Osmanlı Mebusan Meclisinde Saruhan (Manisa) milletvekili olarak görev yapan Tanrıöver, İstanbul'un işgal edilmesinin ardından Ankara'ya geçerek Milli Mücadele'ye katıldı.
Tanrıöver, 1920'de Maarif Vekilliği görevine getirildi. Matbuat ve İstihbarat Umum Müdürlüğü görevlerinde de bulunan Tanrıöver, Milli Mücadele'yi destekleyen yazılar yayımladı.
Mehmet Akif Ersoy'un İstiklal Marşı yarışmasına katılması için girişimlerde bulunan Tanrıöver, milli marşın kabul edilmesi sürecinde önemli rol üstlendi.
TBMM'de yapılan görüşmeler sırasında İstiklal Marşı'nı kürsüden okuyan Tanrıöver, eseri Milli Mücadele'nin en önemli sembollerinden biri olarak değerlendirdi.
Hitabet gücü sayesinde geniş kitleler tarafından tanınan Tanrıöver, bu özelliği nedeniyle Milli Hatip olarak anıldı.
- Cumhuriyet döneminde de görev aldı
Cumhuriyet'in ilanından sonra da siyasi çalışmalarını sürdüren Tanrıöver, İstanbul milletvekili olarak Mecliste görev aldı. Türk Ocaklarının yeniden faaliyete geçirilmesi için çalışmalarda bulundu ve Ankara Etnografya Müzesinin kuruluş sürecine katkı sağladı.
Hamdullah Suphi Tanrıöver, 1931-1944 yıllarında Türkiye Cumhuriyeti'nin Bükreş Büyükelçisi olarak görev yaptı. Büyükelçiliği döneminde Dobruca ve Besarabya'da yaşayan, Gagauz Türkleriyle yakından ilgilenen Tanrıöver, bu toplulukların eğitim, dil ve kültürel hayatlarının desteklenmesi amacıyla çeşitli girişimlerde bulundu. Gagauz gençlerinin Türkiye'de eğitim görmesine yönelik çalışmalara da katkı sağladı.
Daha sonra yeniden siyasete dönen Tanrıöver, 1944'te İçel, 1946'da İstanbul milletvekili seçildi. 1950'de Demokrat Parti listesinden bağımsız Manisa milletvekili, 1954'te ise İstanbul milletvekili oldu. Hürriyet Partisi adayı olarak katıldığı 1957 genel seçimlerinde seçilmeyince aktif siyasetten çekildi.
- Çok sayıda eser kaleme aldı
Şiir, hikaye, makale ve eleştiri türlerinde eserler veren Tanrıöver, Namık Kemal Bey Magosa'da, Dağ Yolu, Günebakan, Anadolu Milli Mücadelesi ve La Question Armenienne et un Point de Vue Turc adlı eserleriyle tanındı.
Milli edebiyat anlayışını benimseyen Tanrıöver, aruz vezninin yanı sıra hece ölçüsüyle de şiirler yazdı. Yazı ve konuşmalarında Anadolu'nun milli kültürün temel dayanaklarından biri olduğunu vurguladı.
Toplu İğne, Yutmaz, Hasad, Keçiboynuzu, İstanbulin ve Münekkid gibi takma adlarla da yazıları yayınlanan Tanrıöver, mizahi yönüyle de dikkati çekti.
Türk siyasi, kültürel ve edebi hayatında önemli izler bırakan Hamdullah Suphi Tanrıöver, 10 Haziran 1966'da İstanbul'da vefat etti. Tanrıöver'in cenazesi, Merkezefendi'deki aile kabristanında toprağa verildi.