PORTRE - Yeşilçam'da güldürünün dilini değiştiren yönetmen: Ertem Eğilmez

TAKİP ET

İstanbul / Hababam Sınıfı, Canım Kardeşim, Süt Kardeşler, Mavi Boncuk, Köyden İndim Şehire, Gülen Gözler, Namuslu ve Arabesk gibi filmlere imza atan Eğilmez, 1961'de başladığı sinema kariyerinde 44 film yönetti, 5 filmin senaryosunu kaleme aldı ve 97 filmin yapımcılığını üstlendi

İstanbul Haberleri : AİŞE HÜMEYRA AKGÜN - Türk sinemasının yapımcı, yönetmen ve senaristlerinden Ertem Eğilmez'in vefatının ardından 37 yıl geçti.

Eğilmez, kalabalık oyuncu kadroları, gündelik hayatın içinden karakterleri, toplumsal eleştiriyi güldürüyle buluşturan anlatımı ve yetiştirdiği oyuncu kuşağıyla Yeşilçam'ın unutulmaz yönetmenleri arasında yer aldı.

Hababam Sınıfı, Canım Kardeşim, Süt Kardeşler, Mavi Boncuk, Köyden İndim Şehire, Gülen Gözler, Namuslu ve Arabesk gibi filmlere imza atan Eğilmez, sinemaya geçmeden önce bakkallık, yayıncılık ve dergicilik yaptı. 1961'de yapımcılıkla başladığı sinema kariyerinde 44 film yönetti, 5 filmin senaryosunu kaleme aldı ve 97 filmin yapımcılığını üstlendi.

Doktorluk yerine sinemaya uzanan yol

Ertem Eğilmez, doktor olan babasının görev yaptığı Trabzon'da 18 Şubat 1929'da dünyaya geldi. Aslen Konyalı olan sanatçının çocukluğu, babasının görevi nedeniyle Anadolu'nun farklı şehirlerinde geçti.

İlk ve ortaöğrenimini Konya'da tamamlayan Eğilmez, 1944'te İstanbul'da tıp fakültesine başladı ancak öğrenimini yarıda bırakarak İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesine geçti.

Üniversite yıllarında farklı alanlara ilgi duyan Eğilmez, Kadıköy'de Doğruluk Bakkaliyesi adıyla bir bakkal dükkanı açtı. İşletmenin kısa sürede kapanmasının ardından askerlik görevini yaptı. Terhis sonrasında bir süre Arif Bolat Kitabevi'nde çalışan Eğilmez, daha sonra yayıncılık alanına yöneldi.

Yayıncılıktan sinemaya

Eğilmez, 1954'te yazar ve yayıncı Refik Erduran ile Çağlayan Yayınevi'ni kurdu. Aynı dönemde Erduran ve Haldun Sel ile Tef adlı mizah dergisini çıkardı. Yayınevi bünyesinde cep kitapları da yayımlayan Eğilmez, yayıncılık yıllarında farklı türlerde eserlerin okurla buluşmasına öncülük etti.

Yayıncılık deneyiminin ardından sinemaya yönelen Eğilmez, 1961'de Efe adlı şirketi kurarak film yapımcılığına adım attı. Aynı yıl Münir Özkul'un başrolünde yer aldığı Yaman Gazeteci filminin yapımcılığını üstlendi. Film beklenen ticari başarıyı sağlayamadı ancak Eğilmez'in sinema kariyerinin başlangıcı oldu.

Eğilmez, 1964'te Nahit Ataman ile Arzu Film'i kurdu. Aynı yıl Fatoş'un Fendi Tayfur'u Yendi filmiyle yönetmen koltuğuna geçti. Böylece yapımcılık, yönetmenlik ve senaristliği bir arada sürdürdüğü uzun soluklu sinema kariyeri başladı.

Önce aşk filmleri, ardından güldürü

Eğilmez'in yönetmenliğinin ilk döneminde dönemin seyircisinin ilgisini çeken aşk ve melodram türündeki yapımlar öne çıktı.

Senede Bir Gün, Nilgün, İngiliz Kemal, Küçük Hanımefendi, Son Hıçkırık, Beyoğlu Güzeli ve Sev Kardeşim gibi filmlerde dönemin yıldız oyuncularıyla çalıştı. Türkan Şoray, Selda Alkor, Fatma Girik ve Hülya Koçyiğit, Eğilmez'in bu dönem yönettiği filmlerde başrolleri üstlenen isimler arasında yer aldı.

Bir Millet Uyanıyor filmi, Eğilmez'in tarih türündeki çalışmalarından biri oldu. 1966'da çekilen film, 1967 Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde En İyi Tarihsel Film ödülüne layık görüldü. Eğilmez, 1970'te Kalbimin Efendisi ile En İyi Yönetmen, 1972'de ise Sev Kardeşim ile En İyi İkinci Film ödülünü aldı.

Arzu Film güldürüsü olarak anılan bir sinema dili

Eğilmez'in 1970'li yıllarla birlikte sinemasında güldürü ağırlığı belirginleşti. Yönetmen, gündelik hayatın içinden karakterleri ve toplumsal meseleleri mizah unsurlarıyla bir araya getiren filmler üretmeye başladı.

Arzu Film bünyesinde şekillenen bu anlayış zamanla Arzu Film güldürüleri olarak anıldı. Eğilmez'in filmlerinde komedi, yalnızca güldürme amacı taşımadı. Ekonomik sıkıntılar, sınıfsal farklılıklar, kentleşme, aile ilişkileri, eğitim, bürokrasi ve gündelik hayatın sorunları da hikayelerin parçası haline geldi.

Eğilmez, aynı zamanda kalabalık oyuncu kadrolarıyla çalışmayı tercih etti. Münir Özkul, Adile Naşit, Kemal Sunal, Halit Akçatepe, Şener Şen, Ayşen Gruda, Zeki Alasya, Metin Akpınar ve İlyas Salman, yönetmenin filmlerinde farklı dönemlerde birlikte rol alan isimler arasında yer aldı. Bu oyuncuların bir bölümünün geniş kitlelerce tanınmasında Arzu Film yapımlarının önemli bir yeri oldu.

Canım Kardeşim ile güldürünün sınırlarını zorladı

Eğilmez'in filmografisinde 1973 yapımı Canım Kardeşim özel bir yere sahip oldu. Tarık Akan, Halit Akçatepe ve Kahraman Kıral'ın başrollerini paylaştığı film, iki yetişkin ile küçük bir çocuğun hikayesi üzerinden yoksulluk, dostluk ve aile özlemini işledi.

Döneminde Arzu Film'in diğer güldürü yapımlarından farklı bir çizgide duran film, gişede beklenen ticari başarıyı elde edemedi ancak yıllar içinde Türk sinemasının önemli yapımlarından biri olarak değerlendirildi. Yönetmen Yavuz Turgul da daha sonraki bir söyleşisinde filmi, Eğilmez'in filmografisindeki farklı çalışmalarından biri olarak nitelendirdi.

Eğilmez'in bu dönemdeki Oh Olsun, Köyden İndim Şehire, Mavi Boncuk ve Salako gibi filmleri ise güldürü, karakter komedisi ve toplumsal gözlemi bir araya getiren yapımlar arasında yer aldı.

Hababam Sınıfı ile sinema tarihine geçti

Ertem Eğilmez'in adının Türk sinemasıyla özdeşleşmesini sağlayan yapımların başında Hababam Sınıfı geldi.

Rıfat Ilgaz'ın 1959'da yayımlanan aynı adlı eserinden uyarlanan film, 1975'te sinemaseverlerle buluştu. Eğilmez'in yönetmenliğini, Umur Bugay'ın senaristliğini üstlendiği yapımda Münir Özkul, Adile Naşit, Tarık Akan, Kemal Sunal, Halit Akçatepe, Şener Şen ve Ayşen Gruda gibi oyuncular rol aldı.

Filmde, yatılı bir okulun öğrencileri ile öğretmenleri arasındaki ilişkiler üzerinden eğitim sistemi, ezbercilik, otorite ve öğrenci-öğretmen ilişkileri mizahi bir dille anlatıldı. Rıfat Ilgaz'ın eserindeki toplumsal eleştiri, Eğilmez'in sinema diliyle geniş bir izleyici kitlesine ulaştı.

İlk filmin ardından Hababam Sınıfı Uyanıyor 1976'da, Hababam Sınıfı Tatilde 1977'de ve Hababam Sınıfı Güle Güle 1981'de yine Eğilmez'in yönetmenliğinde çekildi. Böylece Hababam Sınıfı karakterleri Türk sinemasının kalıcı figürleri arasına girdi.

Oyuncular için bir okul oldu

Arzu Film'in çalışma sistemi, yalnızca filmlerin üretildiği bir yapı olarak değil, aynı zamanda genç oyuncuların ve sinema emekçilerinin deneyim kazandığı bir ortam olarak da anıldı.

Şener Şen, daha sonraki açıklamalarında Arzu Film'in kendisi için bir okul niteliğinde olduğunu ifade etti. Tuncay Akça da Arzu Film'de çalıştığı yılları benzer biçimde değerlendirdi. Eğilmez'in filmlerinde oyuncuların tekrar tekrar bir araya gelmesi, zamanla Türk sinemasının en tanınan oyuncu topluluklarından birinin oluşmasına katkı sağladı.

Eğilmez'in yönetmenlik anlayışında oyuncuların doğaçlamalarına ve karakterlerin gündelik hayatın içinden gelen özelliklerine alan açtığı, çekimlerde oyuncularla yakın çalıştığı da dönemin oyuncularının anlatımlarında yer aldı.

Sinemadan tiyatroya

Eğilmez, 1970'lerin sonlarına doğru sinema çalışmalarının yanı sıra tiyatroya da yöneldi. 1980-1981 sezonunda Kanlı Nigar adlı müzikli oyunu sahneye koydu. Bu çalışma, sanatçının yalnızca sinema perdesinde değil, sahne sanatlarında da üretim yaptığını gösterdi.

Türkiye'nin 1980'li yıllarda değişen sosyal ve ekonomik koşulları Eğilmez'in filmlerine de yansıdı. Banker Bilo ile göç, fırsatçılık ve kent hayatındaki tutunma mücadelesini mizahi bir anlatımla ele alan yönetmen, 1984 yapımı Namuslu ile de dürüstlük, bürokrasi ve toplumun değer yargıları üzerine bir hikaye kurdu.

Eğilmez'in sinemaya verdiği bir aradan sonra yönettiği Namuslu, yönetmenin toplumsal meseleleri güldürü üzerinden ele alma anlayışının 1980'li yıllarda da devam ettiğini gösterdi.

Son filmi Arabesk oldu

Usta yönetmenin kariyerindeki son filmi 1988 yapımı Arabesk oldu. Şener Şen ve Müjde Ar'ın başrollerini paylaştığı film, arabesk kültürü, melodram kalıpları ve Yeşilçam'ın klişelerini mizahi bir anlayışla ele aldı.

Film, Eğilmez'in kariyerinin son döneminde ulaştığı anlatım biçiminin örneklerinden biri olurken, yönetmenin güldürü anlayışını dönemin popüler kültürüne ilişkin gözlemlerle birleştirdi. Eğilmez, Arabeskin ardından yeni bir film yönetemeden yaşamını yitirdi.

Eğilmez'in sinemasında dikkati çeken unsurlardan biri de aynı oyuncular, senaristler ve teknik ekiplerle uzun süre çalışması oldu. Sadık Şendil, Yavuz Turgul ve Umur Bugay gibi senaristlerle yaptığı çalışmalar, Arzu Film'in kendine özgü güldürü dilinin oluşmasına etki etti.

Bu yapımlarda Münir Özkul'un canlandırdığı baba figürleri, Adile Naşit'in anne karakterleri, Kemal Sunal'ın halktan ve saf karakterleri, Şener Şen'in farklı tiplemeleri ile Zeki Alasya-Metin Akpınar ikilisinin oluşturduğu karakterler geniş izleyici kitlelerine ulaştı. Eğilmez'in yönetmenliği, bu karakterleri yalnızca komedi unsuru olarak değil, dönemin toplum yapısını yansıtan figürler olarak da kullandı.

44 film, 5 senaryo, 97 yapım

Ertem Eğilmez, yaklaşık 30 yıllık sinema kariyerinde 44 filmin yönetmenliğini, 5 filmin senaristliğini ve 97 filmin yapımcılığını üstlendi.

Senarist olarak Ölmeyen Aşk, Boş Çerçeve, Salako, Mavi Boncuk ve Milyarder filmlerinde imzası bulunan Eğilmez, yapımcı kimliğiyle de çok sayıda Yeşilçam filminin ortaya çıkmasına katkıda bulundu.

Filmografisinde Bir Millet Uyanıyor, Kalbimin Efendisi, Sev Kardeşim, Tatlı Dillim, Köyden İndim Şehire, Mavi Boncuk, Süt Kardeşler, Şabanoğlu Şaban, Gülen Gözler, Erkek Güzeli Sefil Bilo, Banker Bilo, Namuslu, Aşık Oldum ve Arabesk gibi yapımlar yer aldı.

Uzun süre ilik kanseri tedavisi gören Ertem Eğilmez, 21 Eylül 1989'da İstanbul'da 60 yaşında hayatını kaybetti. Eğilmez'in cenazesi Karacaahmet Mezarlığı'na defnedildi.


Ertem Eğilmez Yeşilçam