Serbest bırakılan Gazzeli çocuklar, İsrail'de gördükleri "insanlık dışı" muameleyi anlattı
Salah el-Mukayyed: "Bizi ruhen ve bedenen yıprattılar. Hapishanede 4 yaşlı adam felç geçirdi ve hiçbir şekilde hareket edemiyordu" - Ahmed Hurays: "Bize karşı inanılmaz bir zalimlik ve sınırsız işkence vardı. Gözlerimin önünde insanların işkenceyle öldürüldüğüne şahit oldum" - Muhammed Sakka: "Durum çok kötüydü, açlık, dayak, baskı ve aşağılama, kelimelerle anlatamam"
MUHAMMED MACİD/MEHMET NURİ UÇAR - İsrail hapishanelerinden serbest bırakılan Gazzeli çocuklar, maruz kaldıkları "insanlık dışı" fiziksel ve psikolojik işkenceyi anlattı.
Gazze'de ateşkes ve esir takası anlaşmasının yedinci turu kapsamında İsrail'in gecikmeli serbest bıraktığı aralarında kadın ve çocukların bulunduğu 46 Filistinli esir, Han Yunus'un doğusunda yer alan Avrupa Hastanesinde ailelerine kavuştu.
Hapishanelerde yaşadıkları zor şartları AA muhabiriyle paylaşan serbest bırakılan çocuklar, hiçbir insan haklarından yararlanamadıklarını dile getirdi.
- "Yaşlılar açlıktan ölüyordu"
Filistinli çocuklardan Salah el-Mukayyed, "Bizi ruhen ve bedenen yıprattılar. Hapishanede 4 yaşlı adam felç geçirdi ve hiçbir şekilde hareket edemiyordu." diye konuştu.
İşkencenin belirli bir yaş grubuyla sınırlı olmadığını ifade eden Mukayyed, herkesin işkenceye ve açlığa maruz bırakıldığını söyledi. Zeminde battaniyesiz yatmak zorunda bırakıldıklarını belirten Mukayyed, "Yaşlılar açlıktan ölüyordu." dedi.
- İşkence ve ölüm
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus kentinden 25 Ocak 2024'te alıkonan çocuklardan Ahmed Hurays ise İsrail hapishanelerinde yaşadıklarını, "Bize karşı inanılmaz bir zalimlik ve sınırsız işkence vardı. Gözlerimin önünde insanların işkenceyle öldürüldüğüne şahit oldum." şeklinde aktardı.
Gözdağının bir parçası olarak "İsrailli müfettiş, Filistinlilere ait kesilmiş el ve parmaklarla gelirdi" diyen Hurays, Negev Hapishanesindeki koşullara ilişkin şunları söyledi:
"Yaralı ayağıma hiçbir şekilde tıbbi müdahale yapılmadı. Günlerce güneş ışığı görmedim. Yiyecek ve su bulmak imkânsızdı. Hatta tuvalete bile erişimler kısıtlanmıştı."
- Darp, aşağılama ve baskı
Gazze'de 3 Mart 2024’te alıkonan çocuklardan Muhammed Sakka da yaşadığı travmayı, "Durum çok kötüydü, açlık, dayak, baskı ve aşağılama, kelimelerle anlatamam." ifadeleriyle dile getirdi.
İsrail askerlerinin kendilerine sürekli "Gazze yok edildi, bir daha asla geri dönmeyeceksiniz" dediğini aktaran Sakka, "O kadar uzun süre orada kaldık ki sanki hapishanede doğmuşuz gibi hissettik. Özgür kaldığımızda, dışarıdaki hayatı bile hatırlamakta zorlandık." dedi.
Ahmed Semir ise 14 Aralık 2024’te alıkonulduğunu ve İsrail hapishanelerinde kendilerine insanlık dışı muamele uygulandığını belirtti.
Megiddo Hapishanesi ile Sde Teiman gözaltı merkezi arasında dağıtıldıklarını aktaran Semir, "Askerler bizi sürekli diz çökerek durmaya zorluyordu. Dizlerimizin üzerinde saatlerce durmak zorunda kalıyorduk. Hapishanelerde mahkumların bacakları kırılıyordu. Bazı esirler de işkence nedeniyle hayatını kaybediyordu." şeklinde konuştu.
- Hamas ile İsrail arasındaki ateşkes ve esir takası anlaşması
Hamas ile İsrail arasında varılan ateşkes ve esir takası anlaşması 19 Ocak Pazar günü TSİ 12.15'te yürürlüğe girmişti.
Anlaşma kapsamında 27 Ocak Pazartesi günü, Netzarim Koridoru Gazze Şeridi’ndeki Filistinlilerin güneyden kuzeye geçişine açılmış, İsrail ordusu 9 Şubat'ta Netzarim Koridoru'ndan çekilmişti.
Gazze Şeridi ile Mısır arasındaki Refah Sınır Kapısı, İsrail ordusunun 8 ay süren işgalinin ardından 1 Şubat'ta hasta ve yaralıların tahliyesi için açılmıştı.
Anlaşmanın birinci aşamadaki esir takaslarında, İsrail hapishanelerindeki 1700’ün üzerinde Filistinli ile Gazze'deki 25 İsrailli esir serbest bırakılırken, İsrail saldırılarında öldüğü açıklanan 8 esirin cenazesi de teslim edildi. Ayrıca Gazze'deki 5 Taylandlı esir de salıverildi.