AK Parti Sözcüsü Çelik, MKYK toplantısına ilişkin açıklamalarda bulundu: (1)
Ankara / Silahsızlandırma kapsamında ilgili kurumlarımız çalışmalarını sürdürüyorlar. Bu çerçevede Iraklı muhataplarıyla yoğun bir mesai içerisindeler - Terörsüz Türkiye süreci ve terörsüz bölge süreci iç içe olduğu, aslında tek bir tanımı ifade ettiği için komşu ülkelerle, terör örgütünün bulunduğu ülkelerdeki yöneticilerle, hükümetlerle, yoğun bir şekilde muhataplarımızla bu çalışmaları sürdürüyoruz - Şu anda SDG feshedildi. Oradaki entegrasyon sürecini yakinen takip etmeye devam ediyoruz. Çünkü bu fesih süreçlerinin teoride ve retorikte kalmamasının, sahada gerçekleşmesinin bölgedeki herkes için, bütün etnik, dini gruplar için son derece iyi bir geleceği inşa edeceğine inanıyoruz
Ankara Haberleri : AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Silahsızlandırma kapsamında ilgili kurumlarımız çalışmalarını sürdürüyorlar. Bu çerçevede Iraklı muhataplarıyla yoğun bir mesai içerisindeler. dedi.
Çelik, parti genel merkezinde Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısına ilişkin açıklamalarda bulundu.
Toplantıdaki partiye katılımlara ilişkin Çelik, Bugün partimize katılan İzmir Foça Belediye Başkanı Saniye Fıçı, Kayseri Akkışla Belediye Başkanı Mustafa Dursun, Kayseri Felahiye Belediye Başkanı Şeref Güleser, Muş Merkez Sungu Belde Belediye Başkanı Burhan Sayılgan'a AK Parti ailemize hoş geldiniz diyoruz. diye konuştu.
Çelik, AK Parti'ye gerek meclis, gerek belediyeler boyutunda yoğun bir şekilde katılım talebi olduğunu, bu taleplerin partinin ilkeleri, prensipleri ve gelenekleri çerçevesinde değerlendirildikten sonra gerekli kararın alındığını ifade etti.
Üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu olan A Milli Kadın Voleybol Takımı'nı tebrik eden Çelik, Filenin Sultanları'nın Türkiye'yi birleştiren ve gururlandıran başarılara imza attığını, bundan sonra da çok daha büyük bir başarıya imza atacaklarından kuşkularının olmadığını dile getirdi.
Silahsızlandırma kapsamında ilgili kurumlarımız çalışmalarını sürdürüyorlar
Çelik, Terörsüz Türkiye süreci ve terörsüz bölge sürecini yakın bir şekilde takip ettiklerini vurgulayarak, TBMM'de yüksek bir oyla kabul edilen yasanın ardından Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığındaki kurulun ilk toplantısını yaptığını, alt komisyonlarını belirlediğini ve bundan sonra da kurulun düzenli bir şekilde silahsızlanma, örgütün feshi ve tasfiyesi sürecini takip edeceğini hatırlattı.
Fesih ve tasfiye süreci tamamlandıktan sonra yasadan faydalanmanın mümkün olacağının altını çizen Çelik, şöyle devam etti:
Silahsızlandırma kapsamında ilgili kurumlarımız çalışmalarını sürdürüyorlar. Bu çerçevede Iraklı muhataplarıyla yoğun bir mesai içerisindeler. Terörsüz Türkiye süreci ve terörsüz bölge süreci iç içe olduğu, aslında tek bir tanımı ifade ettiği için komşu ülkelerle, terör örgütünün bulunduğu ülkelerdeki yöneticilerle, hükümetlerle, yoğun bir şekilde muhataplarımızla bu çalışmaları sürdürüyoruz.
Çelik, bu başlık altındaki en önemli konulardan birinin Suriye'deki durum olduğuna dikkati çekerek, Suriye'deki durumun ülkenin Esed rejiminin karanlığından çıkmasından sonra daha da kritik bir hal aldığını kaydetti.
Entegrasyon sürecini yakinen takip etmeye devam ediyoruz
Ömer Çelik, şöyle konuştu:
Yukarıda SDG'nin oluşturduğu yapı, güneyde ayrılıkçı bir Dürzi yapılanması, çeşitli şekillerde ortaya çıkan etnik ya da dini provokasyonlar süreci daha önemli hale getirmişti. Biz her zaman şunu söyledik, örgütün feshi açısından, Irak için ayrı bir model söz konusu olabilir, İran için ayrı, Avrupa için ayrı ve Suriye için ayrı olabilir diye. Burada gelinen noktada SDG'nin feshedilmesi gerektiğini ve silahlı unsurlarının terörist unsurlardan ve Suriyeli olmayan unsurlardan arındırılaraktan Suriye'ye entegre olması gerektiğini ifade etmiştik. Şu anda SDG feshedildi. Oradaki entegrasyon sürecini yakinen takip etmeye devam ediyoruz. Çünkü bu fesih süreçlerinin teoride ve retorikte kalmamasının, sahada gerçekleşmesinin bölgedeki herkes için, bütün etnik, dini gruplar için son derece iyi bir geleceği inşa edeceğine inanıyoruz.
Türkmen, Kürt, Arap, Sünni, Şii, Alevi, Nusayri, Dürzi, Ezidi, hangi etnik ya da dini gruptan olursa olsun hepsinin geleceği için son derece kıymetli süreçlerdir. Bu sebeple etnik ya da dini gruplar adına ayrılıkçılık peşinde koşanların, bulundukları ülkeleri istikrarsızlaştırmaya çalışanların, örgütlerinin adı, savunduğu ideoloji, ifade ettiği hedefler ya da dayandıklarını iddia ettikleri sosyoloji ne olursa olsun, ki böyle bir sosyoloji genelde olmuyor, bunun siyonizmin ve emperyalizmin bölgedeki çıkarlarına hizmet ettiğini gördük. Bundan sonrasında da bölgeye daha çok kan vadedenlere karşı terörsüz bölge sürecinin ne kadar kıymetli olduğunu, bu bölgeye daha çok kan vadedenlerin planlarının bozulması bakımından ne kadar stratejik olduğunun görüldüğünü değerlendiriyoruz.
Kapsayıcı, kuşatıcı bir dil kullanmak önemlidir
Kahraman şehitlerin ve gazilerin büyük fedakarlıklarıyla, terör vasıtasıyla Türkiye'ye verilmek istenen zararların her zaman engellendiğinin altını çizen Çelik, Türkiye'nin birliğini, bütünlüğünü, kardeşliğini ve ortak gelecek, kaderdaşlık, duygudaşlık dünyasını her zaman koruduğunu dile getirdi.
Bunun korunmasının bundan sonrasında çok daha kıymetli olduğunu, herkesin makul bir dil kullanması gerektiğini belirten Çelik, şunları söyledi:
Eğer kullandığınız dil meşruiyet çerçevesinde hareket ederken, meşru odakları muhatap alırken daha çok köprü kuruyorsa, kendini mağdur hisseden, dışlanmış hisseden, ötekileştirmiş hisseden insanlarla arada daha çok köprü inşa ediyorsa, doğru bir dildir ve bugünün dünyasının ihtiyaç duyduğu dildir. Ama çok doğru şeyler söyleseniz bile, araya duvar örüyorsanız, bu kesinlikle doğru sonuçlar doğurmayan bir dildir. Bir de tabii doğru şeyler söylemeyip, etnik aşırılık, mezhepçi aşırılık, dini istismar eden aşırılık üzerinden çeşitli duvarlar inşa edilmeye çalışıldığı zaman aslında bunun hiçbir etnik ya da dini gruba faydasının olmadığını, birtakım siyonist ve emperyalist hesapların muhasebe kaydı olarak ortaya çıktığını şimdiye kadar defalarca gördük. Onun için her bakımdan sağduyulu bir dil kullanmak önemlidir. Kapsayıcı, kuşatıcı bir dil kullanmak önemlidir.
Çelik, bunun yanı sıra kapsayıcı ve kuşatıcı siyasetlerin ortaya konulması ve söylemlerin somut bir gerçekliği ifade etmesi gerektiğini belirterek, marjinal ajandalar yerine daha büyük ufuklara bakabilmek, daha kapsayıcı bir gelecek ufku üzerine konuşabilmenin önemli olduğunu kaydetti.
(Sürecek)