Dışişleri Bakanı Fidan, Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati ile ortak basın toplantısında konuştu: (2)
Ankara / Türkiye-Mısır ilişkileri, tüm bölgenin refah ve istikrarına katkı sağlayacak biçimde ilerlemektedir - (Türkiye-Mısır) İnşallah 15 milyar dolar ticaret hacmi hedefine de ulaşacağız - (Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın) Mekke İttifakı, tabiatı itibarıyla bizim bölgemiz için tarihi bir an olmuştur
Ankara Haberleri : Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye-Mısır ilişkileri, tüm bölgenin refah ve istikrarına katkı sağlayacak biçimde ilerlemektedir. dedi.
Fidan, Mısır ziyareti kapsamında Mısır Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati ile görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.
Mısırlı mevkidaşına nazik ev sahipliği dolayısıyla teşekkürlerini sunan Fidan, Türkiye-Mısır Ortak Planlama Grubu'nun ikinci toplantısını yapmak üzere Mısır'da bulunmaktan dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Fidan, Trabzonspor'a transfer olan Mısırlı futbolcu Muhammed Salah'a Türkiye'de gösterilen ilgiye işaret ederek, Salah'a Türkiye'de gösterilen ilginin takip edildiğini söyledi.
Bakan Fidan, Adeta Türk halkı ile Mısır halkı bu vesileyle kucaklaştı. Bu durumdan büyük memnuniyet duyuyoruz. ifadesini kullandı.
Abdulati ile Türkiye-Mısır Ortak Planlama Grubunun ikinci toplantısına beraber eş başkanlık yaptıklarını hatırlatan Fidan, Ülkemizden, çeşitli devlet kurumlarımızdan, bakanlıklarımızdan, teşkilatlarımızdan temsilcilerimiz, mesai arkadaşlarımız vardı. Ticaret Bakanlığından, Enerji Bakanlığından, AFAD'tan ve diğer kurumlardan katılımcılarımız vardı. Nitekim Mısırlı meslektaşlarıyla dün gün boyu yaptıkları görüşmeleri, bugün hep beraber bir araya gelerek biz eş başkanlar olarak tekrar gözden geçirdik. diye konuştu.
15 milyar dolar ticaret hacmi hedefi
Fidan, alınması gereken ortak kararları aldıklarını vurgulayarak, 2028'de ev sahipliği yapacakları yüksek düzeyli stratejik işbirliğine yönelik toplantıya ilişkin yol haritasını bu vesileyle tekrar değerlendirdiklerini söyledi.
Toplantının özellikle ekonomik ve ticari ilişkiler bakımından fevkalade önemli olduğu değerlendirmesini yapan Fidan, İnşallah 15 milyar dolar ticaret hacmi hedefine de ulaşacağız. dedi.
Fidan, bu amaçla Mısır Yatırım ve Dış Ticaret Bakanı Muhammed Ferih Salih ile Serbest Ticaret Anlaşması'nı tadil eden bir kararı da beraber imzaladıkları bilgisini verdi.
Böylece iş insanlarımızın çok daha rahat koşullarda faaliyet göstermelerine imkan sağlamayı hedefliyoruz. diyen Fidan, Mısır'la ilişkilerin ilerletilmek istendiği konulardan birinin de bağlantısallık olduğunu belirtti.
Fidan, Geçtiğimiz sene, bazı Afrika ülkeleriyle birlikte bağlantısallığın güçlendirilmesi alanında işbirliği mutabakat zaptı imzalamıştık hatırlarsanız. Az önce değerli kardeşim Sayın Abdulati'nin imzasıyla Mısır da bu mutabakata katılmış oldu. Bu adımın, ülkelerimiz ve Afrika kıtası için hayırlı olmasını diliyoruz. ifadelerini kullandı.
Türkiye-Mısır ilişkisinin tüm boyutlarında çalışmaların eş güdüm içinde devam ettiğine ve karşılıklı ziyaretler ile müşterek tatbikatlarla askeri alandaki ilişkilerin de giderek daha kapsamlı bir nitelik kazandığına vurgu yapan Fidan, sözlerini şöyle sürdürdü:
Biz Türkiye olarak, Doğu Akdeniz'de kamplaşma ve çatışma yerine uzlaşı ve işbirliğini önceleyen bölgesel politikalar izlenmesinden yanayız. Bu kapsamda Doğu Akdeniz'de uzun kıyı şeridine sahip iki ülke olan Türkiye ile Mısır'ın denizcilik alanındaki ilişkilerinin her iki ülkenin de menfaatine olacak şekilde geliştirilmesini arzu ediyoruz.
Mısırlı mevkidaşı ile bölgesel meseleleri de ayrıntılı şekilde ele alma imkanları olduğunu aktaran Fidan, Türkiye-Mısır ilişkileri, tüm bölgenin refah ve istikrarına katkı sağlayacak biçimde ilerlemektedir. dedi.
Fidan, üzerinde çalışılan konuların hemen hemen hepsinde Türkiye ve Mısır olarak ortak anlayışla beraber hareket ettiklerini söyledi.
Gazze meselesinde de çok yakından çalıştıklarına dikkati çeken Fidan, Filistin meselesinin Batı Şeria ve Kudüs alanındaki boyutlarıyla ilgili beraber çalışıldığı mesajını verdi.
Fidan, Gazze'ye ilişkin barış planında Ankara-Kahire koordinasyonunun en üst düzeyde devam ettiğinin altını çizerek, Gazze'ye yönelik insani yardımlarla ilgili de çabaların sürdüğünü söyledi.
Abdulati ile Sudan'daki konuları da ele aldıklarını aktaran Fidan, Sudan'daki çatışmaların bir an önce durması, orada da sivil halkın artık yaşadığı sıkıntıların hafifletilmesi, normal hayata dönülmesi için neler yapabiliriz? Uluslararası toplumla, bölgesel ortaklarla ne türden işbirlikleri içerisinde oluruz? Bunun arayışı içerisindeyiz. diye konuştu.
Fidan, bölgesel sahiplenme anlayışıyla bölgedeki diğer sorunlara çözümler için arayışta olunduğuna işaret ederek, özellikle Hürmüz Boğazı'nda ticari gemilere yapılan saldırıların bölgedeki seyrüsefer güvenliğini ciddi şekilde tehlikeye soktuğunu anlattı.
Türkiye-Mısır ilişkileri
Fidan, Türkiye ve Mısır’ın tarihin ve coğrafyanın kendilerine yüklediği sorumluluğun bilinciyle hareket eden iki büyük devlet olduğunun artık hem bölge hem uluslararası toplum tarafından görüldüğünün altını çizdi.
İki ülke arasındaki ilişkilere dikkati çeken Fidan, şu ifadeleri kullandı:
Bütün alanlarda, özellikle ticaret, güvenlik, savunma, enerji, denizcilik, ulaştırma, bağlantısallık ve bölgesel diğer işbirliği alanları başta olmak üzere, bütün işbirliği alanlarında ilişkimizi en ileri seviyeye çıkarmaya çalışmaya devam edeceğiz. Bunun için kurumlarımızla gereken koordinasyonu Ortak Planlama Grubu'nun eş başkanları olarak beraber yapmaktayız.
Fidan, Mısırlı mevkidaşıyla yaptığı görüşmenin verimli geçtiğinin altını çizdi.
Mısır, bizim doğal ortağımız, inşallah yakında resmi ortağımız da olur
(Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın) Mekke İttifakı, tabiatı itibarıyla bizim bölgemiz için tarihi bir an olmuştur. diyen Fidan, uzun yıllardır bölgede olan politikaların dışarıdan beklenen birtakım kurtarıcılar yoluyla çözülmesi gibi bir durumun hasıl olduğunu belirtti.
Fidan, ittifakla, bölge ülkelerinin artık bir araya gelerek bölgesel sahiplenme, işbirliği ruhuyla, kendi sorunlarına kendi sahip çıkmasının ve bölgenin sorunlarını kendi çözmesinin bu noktada kendileri için başlangıç noktası olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bölgedeki liderlerle uzun yıllardır sürdürdüğü dostluk ilişkileri, gözlemlediği olaylar ve yürüttüğü çalışmaların kendileri için ortaya çıkardığı sonuca vurgu yapan Fidan, Biz bölge ülkeleri olarak kendimiz, meselelerimizi sahiplenmezsek başkalarının bizim adımıza herhangi bir soruna çözüm getirmesini beklememiz en hafif tabiriyle saflık, naiflik olacak. dedi.
Fidan, son 3 yıldır Mısır başta olmak üzere bölgedeki belli başlı kardeş ülkelerle yaptıkları bütün görüşmelerde bu konudaki düşünce birliğini, kavram birliğini oluşturduklarına dikkati çekti.
Bölgesel sorunlarda da görüldüğü üzere Libya, Sudan, Filistin, Afrika'daki diğer konular başta olmak üzere birçok konuda aslında beraber hareket ediyoruz. diyen Fidan, savunma teşkilatları ve savunma sanayilerinin muazzam işbirliği içerisinde olduğunu dile getirdi.
Fidan, adını koymadan bölgesel sahiplenmeye, bölgesel işbirliğine yeni bir ruhla, yeni bir vizyonla çok önceden başladıklarını belirterek, bunun yapısallaştırılması gerektiğini söyledi.
Dışişleri Bakanı Fidan, şöyle devam etti:
Mekke'de üç ülke tarafından atılan bu temel gerçekten liderlerimizin ortaya koyduğu tarihi bir inisiyatif olmuştur. Bu noktada tabii ki biz, Mısırlı kardeşlerimizle bu meseleyi en başından itibaren konuşuyoruz. Çok yakından istişare ediyoruz. Bölgede attığımız gerek güvenlik gerek siyasi gerek ekonomik konuların hepsinde istişare ettiğimiz kardeş ülkelerden biridir Mısır. Bu konu, bizim için önemli. Tabii ki onlar kendileri de ifade ettiler. Bunu şu anda belli bir detayla değerlendiriyorlar. Ama yani Mısır, bizim doğal ortağımız. İnşallah yakında resmi ortağımız da olur.
Dörtlü grubun çalışmalarına hız kesmeden devam ettiğini aktaran Fidan, bunun kendileri için son derece kıymetli ve değerli bir platform olduğunu, burada gayriresmi şekilde hem aralarındaki ilişkileri hem bölgesel sorunları çok seri şekilde liderler adına konuşup, görüştüklerini dile getirdi.
Bu ittifak hiç kimseye karşı değil
Fidan, söz konusu platform ile gerekirse diğer ülkelere buradan çıkan görüşleri ilettiklerini, bölge dışı diğer oluşumlara da mesajlarını paylaştıklarını aktardı.
Bu ittifak, hiç kimseye karşı değil. Sadece birbirimize olan güvenlik, egemenlik ve refah taahhüdünün altını çizmek ve bölgesel sorunları sahiplenmeyi artırmak. diyen Fidan, şunları kaydetti:
Bölgede başka ittifaklar bizlere karşı oluyor mu? Oluyor. Yani biz, Mekke İttifakı'nı imzalamadan önce biliyorsunuz İsrail, Kıbrıs Rum kesimi ve Yunanistan bir araya gelip, Akdeniz'de bir güvenlik ittifakı kurdular. Bu aslında kimsenin şu anda altını çizip gündeme getirdiği bir durum olmadı. Ama hepimiz biliyoruz bu ittifakın hedefinin ne olduğunu. Akdeniz'in kuzeyinde Türkiye, güneyinde Mısır var. Ortasına bir çizgi çeken bir ittifak var. Bu ittifakın amacı belli, nereye gittiği de belli. Ama bizim ittifakımız onların tersine herhangi bir ülkeye değil, tamamıyla kendimiz için bir işbirliği düzlemi, meselelere sahip çıkma ve caydırıcılık oluşturma ile alakalı bir konu.
Fidan, bölgenin savaşlarla, işgallerle, iç çatışmalarla çok uzun yıllar kaybettiğine dikkati çekerek, yakalamaları gereken büyük bir açığın olduğunu söyledi.
Özellikle kalkınma, ekonomik gelişme ve fakirliğin giderilmesi, teknolojiyle ilgili yatırımların yapılması adına bölgedeki ülkelerin yapması gereken çok şey var. Bunun için ilk önce güvenlik istikrarına ihtiyaç var. Onun için bu güvenlik platformu önemli, dolayısıyla bundan başladık. diyen Fidan, bunun arkasından ekonomik entegrasyon, teknolojik atılımlar, büyük yatırımlar, bağlantısallık projelerinin ışık hızıyla geleceğini bildirdi.
Fidan, Gazze Barış Planı’nın uygulanması için Türkiye, Mısır ve Katar’ın ABD ile arabuluculuk faaliyetlerini büyük bir iyi niyetle, gayretle sürdürdüğünü vurgulayarak, şu değerlendirmelerde bulundu:
Birçok imkansız denen problemli alanı, müzakere teknikleri neticesinde çok şükür açtık. Burada gerçekten Filistin tarafının büyük bir fedakarlıkta birçok şeyi kabul ettiğini gördük. Her aşamasında, Netanyahu ve arkadaşlarının aslında bu barış anlaşmasıyla bir alakalarının olmadıklarını, böyle bir niyetlerinin olmadığını defaatle görüyoruz.
Gazze'de barış planının uygulanmasının, bu noktada kritik bir aşamaya evrildiğini, bunun ABD başta olmak üzere Barış Kurulu'nun diğer üyelerine iletildiğini belirten Fidan, şunları kaydetti:
İkinci aşamaya geçişte, Filistin tarafının taahhütlerini tutmasına rağmen İsrail'in bundan sonra adım atmaması, biz diğer arabulucuları ortaklaşa bir radikal adım atmaya itebilir bu süreçle alakalı. Bu konuda Amerika'nın İsrail'e yönelik gerekli baskıyı tabii ki uygulamasını bekliyoruz. Yoksa Türkiye, Katar ve Mısır olarak bu konuda atmamız gereken tabii ki radikal adımlar olacak. Bu bizim milletimize ve Filistinlilere karşı bir borcumuz.
Fidan, Filistin’in üzerine düşen görevleri yapmasına rağmen İsrail'in hiçbir şekilde niyet değiştirmemesinin kabul edilebilir bir durum olmadığının altını çizdi.
Uluslararası toplumun ve diğer ülkelerin, Birleşmiş Milletler (BM) başta olmak üzere uluslararası teşkilatların da buna son derece hassas ve duyarlı olduğunun bilindiğini söyleyen Fidan, Ama Körfez'de devam eden bu boğaz meselesinden dolayı insanların, ülkelerin dikkati şu anda orada. Bunun biter bitmez diğer ülkelerin de buraya var gücüyle yükleneceğinden eminim. Netanyahu'nun İsrail'i giderek bir uluslararası izolasyona mahkum ettiğini artık görmemek mümkün değil. diye konuştu.
Bu baskının bir an önce artırılması ve Netanyahu'nun takip ettiği bu çılgın projelerden vazgeçmesi gerektiğini vurgulayan Fidan, İsrail’in amacının Gazze'den Filistinlileri sürmek, mümkünse Gazze'de Filistinli bırakmamak olduğunu söyledi.
Bakan Fidan, şu ifadeleri kullandı:
Biz Barış Kurulu'na katılırken, Mısır ve diğer ülkelerle beraber diplomatik ve barışçıl yollarla bu çılgın planın önüne geçmeyi hedefledik. Birinci aşamasında; soykırımın durdurulması vardı. Çok şükür, hep beraber bunda başarılı olduk. Uluslararası toplum olarak başta bölge ülkelerinin ortaya koyduğu ortak çaba ve kavga ve mücadele ile soykırımı belli ölçüde durdurduk, her ne kadar insani yardımlarda istediğimiz miktar görünmese de.
Sudan'la ilgili mevkidaşıyla görüştüğünü aktaran Fidan, savaşın durdurulmasının ve tarafların diyalog yoluyla sorunların çözülmesinin önemli olduğunu vurguladı.
Fidan, bunun kolay olmadığının altını çizerek, ABD'nin ve bölge ülkelerinin ortaya koyduğu çabalar olduğunu anlattı.
Sudan'ın Mısır'a sınır komşusu olması nedeniyle Mısır'ın güvenliği ve ekonomisi için doğrudan tehdit oluşturduğunu aktaran Fidan, şunları kaydetti:
Mısır'da, Sudan'dan gelen mülteciler var, biz bunu Suriye'de yaşadık. Bir sınır ülkesi, diğer tarafta olan çatışma, size mülteci ve güvenlik tehditleri olarak geri dönüyor. Ama biz, büyük bir sabırla elimizden geleni yaptık. Burada da Mısırlı kardeşlerimizin, Sudanlı kardeşlerimize sahip çıktıklarını görüyoruz. Ama aynı zamanda iç savaşın da bitmesi için ellerinden gelen bütün çabayı ortaya koyduklarını görüyoruz. Biz Mısır'la, Suudi Arabistan'la ve diğer bölgesel ülkelerle bu konuda aynı durumda çalışıyoruz. Çalışmaya da devam edeceğiz.
(Bitti)