Sunar Yatırım'dan sürdürülebilir sanayi dönüşümü vurgusu
İstanbul — Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Mustafa Nuri Çomu: - Enerji verimliliği, su yönetimi, atık geri kazanımı ve ambalaj optimizasyonu gibi tüm süreçlerimizi birbirine entegre bir sistem olarak ele alıyor, üretimimizi hem çevresel etkiyi azaltacak hem de verimliliği artıracak şekilde sürekli geliştiriyoruz
İstanbul Haberleri — Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve Üst Yöneticisi (CEO) Mustafa Nuri Çomu, sanayi üretiminde dönüşümün kaçınılmaz olduğunu ve sürdürülebilirliğin şirket stratejisinin merkezinde yer aldığını belirtti.
Gruptan yapılan açıklamaya göre, küresel iklim gündemi ve COP süreçleriyle üretim yapan şirketlerin yalnızca ekonomik performansları değil, çevresel etkileri de belirleyici hale geliyor. Tarım, gıda ve biyoendüstri ekseninde entegre üretim yapısına sahip Sunar Yatırım ise dönüşümün Türkiye'deki modellerinden biri olarak öne çıkıyor.
Türkiye'nin tarıma dayalı köklü sanayi gruplarından Sunar Yatırım'ın Yeşil İş Platformunun COP31 çerçevesinde Adana'da düzenlediği konferansta, grubun sürdürülebilirlik stratejisi yenilenebilir enerji yatırımları, enerji verimliliği çalışmaları ve döngüsel üretim yaklaşımı ekseninde ele alındı.
Paylaşılan verilere göre, şirketin 41,5 MWp kurulu güce sahip güneş enerjisi yatırımları, dönüşümün önemli bileşenlerinden biri konumunda bulunuyor. Geçen yıl itibarıyla gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında 7,36 milyon kWh enerji tasarrufu sağlanırken, 3 bin 529 ton karbon salımı önlendi. Ayrıca 36 ambalaj optimizasyon projesiyle plastik kullanımının azaltılması ve kaynak verimliliğinin artırılması yönünde ilerleme kaydedildi. İleri biyolojik atık su arıtma sistemleri ve biyogaz üretimi uygulamalarıyla suyun yeniden kullanımı sağlanırken, atıklar, enerjiye dönüştürülerek üretim süreçlerine geri kazandırıldı.
Geçen yıl itibarıyla tükettiği elektriğin yüzde 50'sini kendi güneş enerjisi santrallerinden (GES) karşılamaya başlayan şirket, 2027 yılına kadar üretim tesislerinin elektrik ihtiyacının tamamını GES'lerinden karşılamayı, karbon salımını da 2027'ye kadar yüzde 50, 2030'a kadar ise yüzde 75 azaltmayı hedefliyor.
Etkinlikte ayrıca, Sunar NP'nin W-Natural ürün grubunun ambalaj, e-ticaret, perakende ve endüstriyel uygulamalarda yaygın şekilde kullanıldığına dikkat çekildi. Bu ürünlerin 90 ila 180 gün içerisinde biyolojik olarak çözünerek mikroplastik oluşumunu engellediği ve böylece döngüsel ekonomi yaklaşımına doğrudan katkı sunduğu ifade edildi.
Sanayide karbon azaltımı, enerji dönüşümü, döngüsel ekonomi ve yeşil finansman başlıklarının ele alındığı konferansta, Sunar Yatırım'ın tarımdan biyoendüstriye uzanan entegre üretim modeli, sürdürülebilir sanayi dönüşümüne yönelik örnek yaklaşımlar arasında gösterildi.
Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Çomu, konuşmacı olarak katıldığı konferansta, sanayideki dönüşümün üretimin geleceği üzerindeki etkisini değerlendirdi.
- 120'den fazla ülkeye ihracat yapıyoruz
Açıklamada görüşlerine yer verilen Çomu, Sunar Yatırım olarak yapılarını Çukurova'dan dünyaya uzanan entegre bir biyoendüstri yolculuğu olarak gördüklerini belirterek, 1974 yılında başlayan üretim serüvenimiz bugün 6 kıtaya yayılan, 120'den fazla ülkeye ihracat yapan bir yapıya dönüştü. Bizim yaklaşımımız, yalnızca tarımsal ham maddeleri işlemek değil, onları gıda, kimya, ilaç ve biyoplastik gibi farklı alanlarda yüksek katma değerli ürünlere dönüştürmek. ifadelerini kullandı.
Sürdürülebilirliğin şirket stratejisinin merkezinde yer aldığını vurgulayan Çomu, üretim kararlarının yalnızca ekonomik değil, çevresel etkileri de dikkate alacak şekilde şekillendiğini aktardı.
Çomu, entegre yapıları sayesinde aynı tarımsal ham maddenin gıda, kimya, ilaç ve biyoplastik gibi farklı alanlarda katma değerli ürünlere dönüştürülebildiğini, böylece hem kaynak verimliliğinin artırıldığını hem de döngüsel ekonomi yaklaşımının üretim süreçlerine entegre edildiğini bildirdi.
Sürdürülebilir üretim yaklaşımının kendileri için verimlilik, düşük karbon ve döngüsel ekonomi ekseninde şekillenen bütüncül bir dönüşüm modeli olduğuna dikkati çeken Çomu, Enerji verimliliği, su yönetimi, atık geri kazanımı ve ambalaj optimizasyonu gibi tüm süreçlerimizi birbirine entegre bir sistem olarak ele alıyor, üretimimizi hem çevresel etkiyi azaltacak hem de verimliliği artıracak şekilde sürekli geliştiriyoruz. değerlendirmesinde bulundu.
- Biyoplastik dönüşüm stratejik bir dönüşüm alanı
Biyoplastik dönüşümünü alternatif bir ürün geliştirme süreci olarak değil, doğrudan sanayinin üretim altyapısını etkileyen stratejik bir dönüşüm alanı olarak tanımlayan Çomu, Sunar NP'nin geliştirdiği çözümlerin yalnızca çevresel fayda değil, aynı zamanda mevcut endüstriyel sistemlerle uyumlu çalışabilirlik hedefi taşıdığını vurguladı.
Çomu, plastik tartışmasının dünyada çok kritik bir noktaya geldiğine işaret ederek, Ancak burada önemli olan, her malzemenin aynı kategoride değerlendirilmemesi gerektiği. Sunar NP olarak biz, petrol bazlı plastiklere alternatif olarak geliştirilen biyobozunur biyopolimerleri yalnızca çevresel bir çözüm değil, sanayiyle uyumlu, üretim hatlarına entegre edilebilir bir teknoloji olarak ele alıyoruz. açıklamasını yaptı.
Biyoplastik üretiminde kritik unsurun üretim süreçlerinin sürekliliğini ve verimliliğini koruyabilmek olduğunu belirten Çomu, geliştirilen ürünlerin mevcut üretim hatlarında kullanılabilir, proses stabilitesi sağlayan ve ölçeklenebilir yapıda tasarlandığını kaydetti.
Çomu, biyoplastiklerin gelecekteki rolüne ilişkin, Biyoplastikleri yalnızca çevre dostu bir alternatif olarak değil, geleceğin üretim standardını şekillendiren temel yapı taşlarından biri olarak görüyoruz. Bu dönüşüm artık bir tercih değil, sanayinin kaçınılmaz yönü. değerlendirmesini yaptı.