TBMM Genel Kurulu
AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül: - "'Cunta' dediğiniz silahı, tankı, tüfeği alır, millete savaş açar ama Recep Tayyip Erdoğan milletin oylarıyla millete savaş açanlarla mücadele etmiştir. Cuntayla mücadeleyi de sürdürmeye devam edeceğiz" - CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır: - "Burada yasa yapmak, gündemi konuşmak, elektrik zamlarını konuşmak, halkın sorunlarını tartışmak istiyoruz ama demokrasi olmazsa hiçbir şey olmuyor" - MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay: - "Başbuğ Türkeş'in fikir sisteminin en önemli yönü Türk dünyasının dilde, fikirde, işte birliğidir. 1992'de temelleri atılan, 12 Kasım 2021'de ilan edilen Türk Devletleri Teşkilatı, Başbuğ Alparslan Türkeş'in çağdaş ve akılcı Türk birliği fikriyatının somut bir gerçeğidir"
AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, "'Cunta' dediğiniz silahı, tankı, tüfeği alır, millete savaş açar ama Recep Tayyip Erdoğan milletin oylarıyla millete savaş açanlarla mücadele etmiştir. Cuntayla mücadeleyi de sürdürmeye devam edeceğiz." dedi.
Genel Kurulda, siyasi partilerin grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Yeni Yol Partisi Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ, Ekrem İmamoğlu'nun İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) yönelik yolsuzluk soruşturması kapsamında gözaltına alınma şeklini ve tutuklanmasını eleştirdi.
İBB'ye yönelik yolsuzluk ve terör soruşturmasını protesto etmek amacıyla düzenlenen izinsiz gösterilere değinen Özdağ, "Vatandaşlarımız izin almadan bu toplantı, gösteri ve yürüyüş haklarına tam ve kamil manada sahip değil ki. Hangi bedeller ödemimiz lazım ki biz bunlara daha fazla sahip olalım?" ifadesini kullandı.
Özdağ, toplantı ve gösteri yürüyüşü yapanlar arasında provokatörlerin de olabileceğine dikkati çekerek, "Burada hükümet, aynı zamanda istihbarat ve kolluk güçleri bu provokatörleri bulmalı ve gereğini yapmalı." dedi.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Buğra Kavuncu, İBB'ye yönelik yolsuzluk ve terör soruşturmalarının ardından düzenlenen izinsiz gösterilere katıldıkları gerekçesiyle tutuklanan öğrencilerden 5'ini ziyaret ettiklerini söyledi, tutuklamaların hukuki olmadığını savundu.
Kavuncu, söz konusu soruşturmalar kapsamında tutuklanan İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat'ı da ziyaret ettiğini belirterek, "Mahir Polat'ın ciddi sağlık problemi var, tansiyonu çok yüksek. Kontrolden geçirilip tekrar cezaevine gönderilmiş. Ciddi hayati tehlikesi bulunuyor. Bize diyorlar ki 'Niye gidiyorsunuz? Biz gidiyoruz çünkü ortada bir hukuksuzluk var. Mesele oradaki kişiler falan değil. Bunun siyasi bir konu olduğu net olarak belli." diye konuştu.
- "Bir çığır açmıştır"
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, başta Gazze olmak üzere dünyanın birçok yerinde zulmün devam ettiğini dile getirerek, zulüm, soykırım ve savaşların bir an önce son bulması temennisinde bulundu.
4 Nisan'ın MHP'nin Kurucu Genel Başkanı Alparslan Türkeş'in ölümünün seneidevriyesi olduğunu anımsatan Akçay, Türkeş'i rahmet ve minnetle andı.
"Başbuğ Türkeş, ileri görüşlülüğü, isabetli tespitleri, vatan ve millet sevdalısı fikir, dava ve devlet adamı vasfıyla milyonlarca gencin yetişmesine vesile olmuş, bize Türk milliyetçiliği, ülkücülük ve MHP gibi büyük bir miras bırakmıştır." diyen Akçay, Türkeş'in, milliyetçilik üzerine kaleme aldığı eserler ve görüşlerinde demokrasi ile milliyetçiliği birbiriyle bütünleştirdiğine işaret etti.
Erkan Akçay, "MHP'nin program ve fikriyatını Türk milliyetçiliği olarak ilan ederken, siyasi tercihini de demokrasi ve onun dayandığı milli egemenlik olarak belirlemiştir. Milliyetçiliği, milli irade ekseninde demokrasiyle birlikte mütalaa eden Başbuğumuz Alparslan Türkeş 'En kötü demokrasi en iyi ihtilalden iyidir.' demiştir." ifadesini kullandı.
Türkeş'in yalnız Türkiye için değil, tüm Türk dünyası için de bir lider olduğunu söyleyen Akçay, "Başbuğ Türkeş'in fikir sisteminin en önemli yönü Türk dünyasının dilde, fikirde, işte birliğidir. 1992'de temelleri atılan, 12 Kasım 2021'de ilan edilen Türk Devletleri Teşkilatı, Başbuğ Alparslan Türkeş'in çağdaş ve akılcı Türk birliği fikriyatının somut bir gerçeğidir. Merhum Türkeş, Türk milliyetçiliğinin siyasi ve toplumsal alana taşınmasına önayak olmuş, bu kapsamda bir çığır açmıştır. İtidalli ve ihtiyatlı siyasetiyle sağduyu ve uzlaşmanın, siyasi istikrarın iradeli ismi olarak da simgeleşmiştir." değerlendirmesinde bulundu.
- "Yol yapmak yetmez, o yolları güvenli hale getirmek öncelik olmalı"
DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, Ramazan Bayramı tatilinde 72 vatandaşın trafik kazalarında yaşamını yitirdiğini, 10 binden fazla kişinin de yaralandığını belirtti. Bu durumu "vahim" olarak nitelendiren Temelli, yaşamını yitirenlere Allah'tan rahmet, yaralananlara acil şifa diledi.
İçişleri Bakanlığının yol güvenliği konusunda acil tedbirler alması gerektiğini söyleyen Temelli, "Yol yapmak yetmez, o yolları güvenli hale getirmek öncelik olmalıdır." diye konuştu.
Temelli, Orta Doğu'daki Müslümanların bu Ramazan Bayramı'nı da savaş ortamında karşıladığına işaret ederek, "Orta Doğu'nun hasret kaldığı barışa bir an önce kavuşması için Kürt halkının, Filistin halkının yanında olmak; onlarla birlikte, onların barışını birlikte inşa etmek en önemli sorumluluğumuzdur." dedi.
CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, ABD Başkanı Donald Trump'ın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile Beyaz Saray'daki görüşmesini "ibretle ve üzülerek" izlediğini dile getirdi.
İstanbul Büyükşehir Belediyesine yönelik yolsuzluk ve terör soruşturmalarının ardından düzenlenen izinsiz gösterilere katıldıkları gerekçesiyle tutuklanan öğrencilere değinen Başarır, "Rahip Brunson orada, benim çocuklarım niye cezaevinde?" sorusunu yöneltti.
Devletin "parti devleti" haline getirildiğini öne süren Başarır, "'Benden değilsen bir hiçsin'. Valiye, kaymakama, başsavcıya, YÖK'e, rektöre ulaşamazsın; o çocuklar sokakta kalır." diye konuştu.
Bu durumdan hoşnut olmadıklarını söyleyen Başarır, "Burada yasa yapmak, gündemi konuşmak, elektrik zamlarını konuşmak, halkın sorunlarını tartışmak istiyoruz ama demokrasi olmazsa hiçbir şey olmuyor. İnsanlar, çocuklar, siyasetçiler cezaevindeyse hiçbir şey olmuyor." ifadesini kullandı.
- "Bu anlayış, faşizan bir anlayıştır"
AK Parti Grup Başkanvekili Gül, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin geçirdiği tıbbi operasyondan yaklaşık 2 ay sonra mesaisine başlamasından duydukları memnuniyeti dile getirerek, Bahçeli'ye sağlıklı ve uzun ömür diledi.
CHP'nin son haftalarda "tek parti" anlayışına ve "eski CHP"ye dönüşünün izlerini, söylemini ibretle ve üzüntüyle izlediklerini dile getiren Gül, ana muhalefetin, kullandığı dil, söylem, yaklaşım ve siyaset tarzının Türkiye için çok önemli olduğuna dikkati çekti.
Türkiye'de kimin iktidara geleceğine milletin karar vereceğine işaret eden Gül, "Bu anlamda Türkiye'de iktidara talip olan bir partinin uygulamış olduğu siyaset tarzını milletimiz hayretle, ibretle izlemektedir. Türkiye'de milletin iradesiyle sandıktan seçilmiş bir kişiye, bir yönetime 'cunta' ifadesini kullanmak asla kabul edilebilir bir şey değil." diye konuştu.
Gül, milletin oylarıyla seçilmiş bir kişi ve yönetim için "cunta" ve "12 Eylül dönemi buradan daha iyiydi" demenin, asla kabul edilebilir olmadığını vurgulayarak şöyle devam etti:
"Daha muhalefetteyken milleti ötekileştiren, çikolata markalarını, gittiği bakkal dükkanlarını bile ötekileştiren, ayrıştıran, sosyal bölücülük yapan bu anlayış gerçekten ama gerçekten milletimize yakışmıyor. O yüzden milletimiz her seçimde Recep Tayyip Erdoğan'ı, AK Parti'yi destekliyor; CHP'ye de muhalefet görevi veriyor. Türkiye işine bakıyor; kendi gündeminde ve vakti geldiğinde yine milletimizin iradesiyle, milletimizin vermiş olduğu oylarla yönetilmeye devam edecektir. Bu ülkenin gelişmelerini, gündemini yabancı bir ülkeye şikayet eden, bu ülkede milletin kendi sermayesiyle, alın teriyle çalıştığı dükkanlardan 'alışveriş yapmayın' diyen bir anlayış, Türkiye'de gelişmelere karşı sessiz kalanları bile ötekileştiren bu anlayış, faşizan bir anlayıştır. Türkiye'ye bu dilin, bu siyaset tarzının hiçbir faydası yoktur."
Siyasi gündemlerin tartışılması ancak sosyolojik bir fay hattı olarak bunun bir bölünme, ayrımcılık ve ötekileştirme noktasına getirilmemesi gerektiğini söyleyen Gül, "CHP nedense ilk başta yumuşama siyasetleriyle bir hamle yaptı ama muhtemelen Sayın Özel kendi mahallesinin de baskısına dayanamayarak, tekrar dejavu ile CHP, eski anlayışına, ontolojik varoluşuna dönmeye çalışıyor. Bunun CHP'ye de Türk demokrasisine de faydası yoktur." ifadesini kullandı.
Abdulhamit Gül, Türkiye'nin bir hukuk devleti olduğuna işaret ederek, "'Cunta' dediğiniz silahı, tankı, tüfeği alır, millete savaş açar ama Recep Tayyip Erdoğan milletin oylarıyla millete savaş açanlarla mücadele etmiştir. Cuntayla mücadeleyi de sürdürmeye devam edeceğiz." diye konuştu.
- "Biz milletimizden başka hiçbir güce dayanmayız"
CHP Grup Başkanvekili Başarır ise partisinin 9 Eylül 1923'te kurulduğunu ve liderinin Gazi Mustafa Kemal Atatürk olduğunu belirtti. Başarır, "Biz hala o noktadayız ama siz hangi noktadasınız bilmiyoruz. Çünkü diyorsunuz ki 'Özal'a bunu dediler, Erbakan'a bunu dediler, Menderes'e bunu dediler.' Evet, dönem dönem eleştirildi, birbirlerini eleştirdiler, hata yaptılar. Onlara haksızlık yapıldığını ben de kabul ediyorum. Hata yapsalar da onlarda bir şey vardı, halk sevgisi, vatan sevgisi; partinizde, sizde eksik olan bu." dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Gül, "Bizim vatan sevgimiz de dayanağımız da sadece ve sadece 86 milyon vatandaşımızın, bu aziz milletin iradesidir, gücüdür. Biz milletimizden başka hiçbir güce dayanmayız, bu ülkeyi de başka ülkelere, yabancılara şikayet etmeyiz. Türkiye'den başka hiçbir yere dayanmayız. En büyük güç bu milletin kendisidir, milletimizin de dayanağıdır." diye konuştu.