TCMB Başkanı Karahan, Enflasyon Raporu Bilgilendirme Toplantısı'nda soruları yanıtladı: (2)
İstanbul — Enflasyon hala oldukça yüksek, çok daha düşük seviyelere gelmesi oldukça önemli. Enflasyonun maliyeti birçok kanaldan ekonomimizi etkiliyor, hala bir numaralı sorun olarak görüyoruz, dolayısıyla bu alanda kararlılığımız kesinlikle değişmedi - (Enflasyon beklentilerindeki artışlar) Önümüzdeki dönem enflasyon hedeflerini yeni bir çerçeveye oturtmuş olduk - Ataletin yüksek olması, çeşitli iç ve dış şoklara maruz kalmamız neticesinde (enflasyonda) istediğimiz mesafeyi tam olarak alamadık ama burada yapmamız gereken enflasyonla mücadelede kararlılığımızı artırarak devam etmek ve en etkili şekilde enflasyonu tek haneli sayılara indirmeye gayret etmek
İstanbul Haberleri — Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, enflasyon beklentilerine ilişkin artışların para politikası iletişimi açısından bir değişiklik içermediğini belirterek, Enflasyon hala oldukça yüksek, çok daha düşük seviyelere gelmesi oldukça önemli. Enflasyonun maliyeti birçok kanaldan ekonomimizi etkiliyor, hala bir numaralı sorun olarak görüyoruz, dolayısıyla bu alanda kararlılığımız kesinlikle değişmedi. dedi.
Fatih Karahan, yılın ikinci Enflasyon Raporu'nun tanıtımı amacıyla İstanbul Finans Merkezi'ndeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Yerleşkesi'nde düzenlenen bilgilendirme toplantısında, başkan yardımcıları Hatice Karahan, Fatma Özkul, Gazi İshak Kara ve Yusuf Emre Akgündüz ile soruları yanıtladı.
Bir katılımcının, uzun dönemde kur dengesiyle alakalı öngörü sorusuna ilişkin Karahan, kur politikasında bir değişiklik öngörmediklerini söyledi.
Karahan, bir önceki katılımcının cari açık sorusuna verdiği cevaba ekleme yaparak, şöyle konuştu:
Burada genelde reel değerlenme konuşulduğunda cari açığın seviyesi ve bunun sürdürülebilirliği üzerinden genelde değerlendiriliyor. Burada baktığımızda bizim çalışmalarımız, uluslararası çalışmalar, farklı merkez bankalarının çalışmaları ihracatta temel belirleyicinin reel kur değil, talep olduğunu gösteriyor. Reel kurun da tabii ki ihracat üzerinde etkisi var ama göreli olarak oldukça sınırlı. Geçen sene bundan örnek verebiliriz, reel kurun bir miktar değerlendiği bir dönem yaşadık, yüzde 7,5 oranında reel kur değerlendi geçen sene ama ihracatımız da aynı zamanda arttı, yüzde 4'ten fazla arttı ve 273 milyar dolar seviyesinde kapattık geçen seneyi. Bu sene için baktığımızda tabii geçen seneden gelen korumacı eğilimler var, bunlar ihracat üzerinde aşağı yönlü etkilerde bulunuyor. İkincisi de yurt dışı talebin bu sene biraz toparlamasını bekliyorduk, özellikle Avrupa'da büyümenin toparlamasını bekliyorduk. Bütün dünya savaşlardan etkilendiği için şu anda büyüme konusundaki, küresel büyüme konusundaki riskler bir miktar artmış durumda. Aşağı yönlü revizyonlar yapılmış durumda ve uzayacak olursa da daha fazla aşağı yönlü revizyon yapılabilir. Bu da dış ticaret kanalı üzerinden cari denge üzerinde bir risk oluşturuyor ama şu anki görünümde, ortadaki verilere ve enerji fiyatları üzerindeki belli varsayımlar üzerinden baktığımızda, yıl sonunda, daha önce de söylediğim gibi, cari dengenin tarihsel ortalamaların altında kalacağını, dolayısıyla sürdürülebilir olduğunu değerlendiriyoruz.
- Önümüzdeki dönem enflasyon hedeflerini yeni bir çerçeveye oturtmuş olduk
TCMB Başkanı Karahan, bir katılımcının, iç tarafta TL'nin cazibesinin devamı için faiz artırımı ya da mali taraftan bir stopaj indirimi talebinde bulunmayı düşünüp düşünmedikleri sorusuna yönelik kur politikası konusunda değişen bir yaklaşımlarının olmadığını vurgulayarak, son dönemde enerji fiyatları kaynaklı cari dengede bir miktar artış gördüklerini ve yıl sonuna kadar da enerji fiyatlarının seyrine göre biraz daha yüksek seviyeler göreceklerini öngördüklerini bildirdi.
Karahan, Buradan gelen bir miktar döviz talebi var ve olacak. Bunun dışında küresel risk iştahına dayalı sermaye girişleri ve çıkışları olabiliyor. Son dönemde biraz daha çıkışların daha fazla olduğu bir dönem yaşadık ama oynaklıklar da yüksek. Dolayısıyla döviz talebinin bir miktar arttığı durumda da kurdaki hızlanmanın artması oldukça normal. diye konuştu.
Bir gazetecinin Burada bu büyük revizyonun yapılması sizin piyasalar tarafından daha güvercin algılanmanıza yol açabilir mi? Böyle bir endişe duyuyor musunuz ve ilerleyen dönemde bu revizyonu para politikası görünümü açısından nasıl görmeliyiz? Örneğin faiz artışları masada mı yoksa makro ihtiyati tedbirleri mi tercih edersiniz bu aşamada? sorusuna yönelik Karahan, 2025 Ağustos'ta yayımladıkları çerçeve dokümanda, varsayım setinde olağanüstü güncellemeler olmadığı sürece hedeflerini revize etmeyeceklerini ve para politikası araçlarını en etkili şekilde kullanarak enflasyonu hedeflere ulaşacak şekilde para politikasını oluşturmaya çalışacaklarını söylediklerini anımsattı.
Karahan, son döneme bakıldığında olağanüstü şartların gerçekleştiğine işaret ederek, savaşı sadece birkaç aylık gelişme olarak değerlendirmenin doğru olmadığını, orta vadeli etkilerinin de olacağını ve bunu da dikkate alarak güncellemede bulunduklarını belirtti.
Yakın döneme bakıldığında enerji fiyatları kaynaklı maliyet yönlü baskıların öne çıktığını anlatan Karahan, şöyle devam etti:
Küresel görünümde arz yönlü şokların çok daha sık, belirgin, yüksek olduğu bir döneme girdik. Bunu belki salgından bu yana bakarak söylemek lazım ama son bir yılda bu frekans oldukça artmış durumda. Bu durum enflasyonun ataletini artırma, enflasyon dinamiklerini değiştirme potansiyeline sahip. Optimal para politikası aslında arz yönlü şokları talep yönlü şoklar olduğu kadar sönümlemeye çalışmıyor. Bütün bunları göz önünde bulundurarak, bir de ülkemizin belli şartları, gıda enflasyonunu kastediyorum, onun da kendi içinde ciddi oynaklık arz edebildiğini göz önünde bulundurarak, önümüzdeki dönem enflasyon hedeflerini yeni bir çerçeveye oturtmuş olduk. Para politikası iletişimi açısından bir değişiklik içermiyor. Enflasyon hala oldukça yüksek, çok daha düşük seviyelere gelmesi oldukça önemli. Enflasyonun maliyeti birçok kanaldan ekonomimizi etkiliyor, hala bir numaralı sorun olarak görüyoruz, dolayısıyla bu alanda kararlılığımız kesinlikle değişmedi. İletişim olarak bakacak olursak hedefleri 24'e çekmiş olduk ama tahminimizi 26'da tutuyoruz ve iletişimimize bakacak olursanız yukarı yönlü risklerin çok daha belirgin, sayıca daha fazla olduğunu ve etki ihtimali açısından da oldukça daha güçlü olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla para politikası duruşumuzda bir değişiklik olmayacak.
- Temel önceliğimiz en önemli, en etkili şekilde enflasyonu orta vadede de hedefimiz olan yüzde 5'e düşürmek
Karahan, ticari kredilerde, selektif kredilerde ve makro ihtiyati tedbirlerde ufak ayarlamalar yapılıp yapılmayacağı sorusuna ilişkin bu soruyu yüksek enflasyonun maliyeti çerçevesinde anlatmak istediğini ifade etti.
Dezenflasyonun maliyetinin dönem dönem konuşulduğunu ama enflasyonun kendisinin de çok yüksek bir maliyeti olduğunu kaydeden Karahan, bunun Türkiye açısından en temel ve en öncelikli konulardan biri olduğunu bildirdi.
Karahan, yüksek enflasyonun gelir dağılımında bozulmaya sebep olduğunu, ekonomideki kaynakların verimli şekilde dağılmasına engel olduğunu ve bu vesileyle ekonominin potansiyel büyümesini aşağı yönde etkilediğini belirtti.
Yüksek enflasyon ortamında birikimlerin yastık altında kaldığını ve yüksek dolarizasyon gördüklerini anlatan Karahan, şunları kaydetti:
Bu da finansal sistemin gücünü, Merkez Bankası'nın rezervlerini zayıflatan ülkemizi dış şoklara karşı daha kırılgan yapan bir görünüme sokuyor. Yine yüksek enflasyon ortamında tasarrufların düştüğünü görüyoruz çünkü tasarruf saiki azalıyor, tüketim iştahı artıyor. Düşen tasarruflar yüksek ve kronik cari açığa sebep oluyor. Cari açık risk primi kanalından yurt dışı borçlanma maliyetlerimizi artırıyor. Yurt dışı borçlanma maliyeti bankacılık sektörünü, en önemlisi bunun üzerinden reel sektörü ciddi anlamda etkiliyor. Dolayısıyla burada temel önceliğimiz her zaman en önemli, en etkili şekilde enflasyonu düşük seviyelere, önce tek hane daha orta vadede de hedefimiz olan yüzde 5'e düşürmek. Bu süreçte eleştirilerin gelmesini anlıyorum çünkü uzun süren bir süreç ama enflasyonda katılığın yüksek olduğu bir dönemden geliyoruz. Yüzde 75'te sınırladık ve o günden bugüne de ciddi bir mesafe kat ettik. Tabii bu sürede ataletin yüksek olması, çeşitli iç ve dış şoklara maruz kalmamız neticesinde istediğimiz mesafeyi tam olarak alamadık ama burada yapmamız gereken enflasyonla mücadelede kararlılığımızı artırarak devam etmek ve en etkili şekilde enflasyonu tek haneli sayılara indirmeye gayret etmek.
(Sürecek)