TEDMEM'in raporunda lise mezunlarına yapay zeka ehliyeti verilmesi önerildi
Ankara / Türk Eğitim Derneği Genel Başkanı Selçuk Pehlivanoğlu: - Öğrencilerimizin yapay zekayı güvenle kullanabilecek yetkinliğe sahip olması lazım. Öğretmenlerimizin bu yetkinliği verecek donanıma sahip olması lazım - 21. yüzyılda ülkenin bekasını ilgilendirecek teknolojik dönüşümlere ayak uydurmak için yeterlik yetmez, yetkinliğe sahip olmamız gerekir
Ankara Haberleri : ŞEYMA GÜVEN - Türk Eğitim Derneğinin (TED) düşünce kuruluşu TEDMEM tarafından yapay zeka okuryazarlığı kazanmış ve bu teknolojiyi güvenli, etik ve öz denetimli şekilde kullanabilen lise mezunlarına Yapay Zeka Ehliyeti verilmesi önerildi.
TEDMEM, yapay zekanın eğitimdeki ve toplumdaki dönüştürücü etkisini incelediği Eğitimde Yapay Zeka: Küresel Eğilimler ve Türkiye için Politika Önerileri başlıklı raporunu yayımladı.
ABD, Çin, Güney Kore, Almanya ve Birleşik Arap Emirlikleri başta olmak üzere 11 ülkedeki uygulamaların Türkiye ile karşılaştırıldığı raporda, gençlerin yapay zekayla kurduğu duygusal bağ, algoritmik karar mekanizmaları, dijital eşitsizlik riski, akademik insan kaynağı açığı gibi konularda eğitim sistemine ilişkin politika önerileri sunuluyor.
Raporda, Türkiye'de yapay zeka kullanan her 10 kişiden 4'ünün 25 yaşın altında olduğu belirtiliyor. Yapay zekanın, akademik amaçların yanı sıra kaygı ve üzüntüleri paylaşmak için de kullanıldığı aktarılan raporda, gençlerin karşı karşıya olduğu bilişsel ve duygusal risklere de dikkat çekiliyor.
Yapay zeka altyapısının az sayıda küresel şirketin elinde toplanmasının, insanlığın geleceğine yönelik ciddi bir tehdit olarak görülmesi gerektiği vurgulanan raporda, Türkiye'nin yapay zeka alanında küresel rekabet gücünü artırabilmesinin nitelikli öğretmenler, lisansüstü araştırma kapasitesi ve yaşam boyu öğrenmeyi destekleyen bir eğitim sistemine bağlı olduğuna işaret ediliyor. Raporda, toplumsal gerçekliği merkeze alan bir yol haritasıyla küresel arayışa dahil olunması gerektiği belirtiliyor.
Sözlü anlatım ve münazaraların artırılması tavsiyesi
TEDMEM raporunda, yapay zeka okuryazarlığı programlarının gerekli bilgi ve becerileri kazandırabileceğinin ancak bunun tek başına güvenli kullanım davranışı oluşturmak için yeterli olmadığının altı çiziliyor.
Bu doğrultuda yapay zeka okuryazarlığı kazanmış ve bu teknolojiyi yaşamında güvenli, etik ve öz denetimli şekilde kullanabilenlere, lise sonunda Yapay Zeka Ehliyeti verilmesi öneriliyor.
Raporda, öğrencilerin yapay zekayı güvenle kullanabilmelerinin, öğretmenlerin bu yetkinliği kazandıracak donanıma sahip olmalarının ve okul yöneticileri ile alandaki uzmanlığı üretecek üniversite ve akademisyenlerin önem taşıdığına dikkat çekiliyor.
Ödev merkezli geleneksel yaklaşımların, yapay zeka çağında öğrencileri değerlendirmede yetersiz kaldığına işaret edilen raporda, ev ödevlerinin azaltılması, yazma etkinliklerinin sınıfta gerçekleştirilmesi, sözlü anlatım ve münazaraların değerlendirmedeki payının artırılması tavsiye ediliyor.
Raporda, yapay zeka dönüşümünün başarısının insan kaynağına bağlı olduğu vurgulanarak, öğretmenlerin yapay zeka yetkinliğinin uygulamalı ve sürekli bir mesleki gelişim yapısıyla desteklenmesi, okul yöneticilerinin ise genişleyen sorumluluk alanlarına hazırlanması gerektiği belirtiliyor.
Türkiye'de atılan adımların yapay zeka dönüşümü için güçlü bir başlangıç iradesi olduğuna ve bu politikaların okulların günlük işleyişine ve öğretim süreçlerine yansıtılmasının önemine değinilen raporda, Türkiye'nin yapay zekayı kendi değerleriyle biçimlendiren, sınırlarını çizen ve dönüşüme yön veren bir ülke olması gerektiği kaydediliyor.
Gençlerimizi 'bilinçli kullanma' yetkinliğine getirebilirsek başarılı olabiliriz
AA muhabirine rapora ilişkin açıklamalarda bulunan TED Genel Başkanı Selçuk Pehlivanoğlu, yapay zeka çağında gençlerin dijital diktatörlük sorunuyla karşı karşıya olduğunu dile getirdi.
Pehlivanoğlu, 25 yaş altındaki kişilerin duygusal konularda yapay zeka yardımına başvurmasının tehlikeli olduğuna dikkati çekerek, İnsanlar ve gençler iç dünyalarını, yalnızlıklarını ve duygusal yüklerini makinelere devrediyorlar. Bugün söylediğimiz milli olma, geleneklerimizi ve aile yapımızı koruma, birlikteliğimizi korumanın önündeki en büyük engellerden bahsediyoruz. İnsan olma özelliklerimizi makinelere devrediyoruz. uyarısında bulundu.
Dünya ülkelerinin yapay zeka teknolojisine yaklaşımına ilişkin bilgi veren Pehlivanoğlu, şunları kaydetti:
ABD eylem odaklı gidiyor. Çin ve Japonya pilot uygulamalar yapıyor. Fransa, Almanya ve Birleşik Krallık gibi ülkeler ise 'Önce etik kurallar otursun.' diyor. Türkiye'ye baktığımız zaman Sayın Cumhurbaşkanımızın açıkladığı son eylem planına göre de yapay zekayla ilgili çok uygun bir şekilde, dünyayla eşdeğer ilerliyoruz. Hatta bazı bakanlıklarımız, bazı ülkelerden daha önce kendi yapay zeka belgelerini açıkladı. Fakat ülkemizdeki ana sorun, belgeyi açıklamak değil, belgenin etkisi üzerindeki süreci takip etmek ve sonlandırmak.
Pehlivanoğlu, öğrencilere yapay zeka kullanımına yönelik ehliyet verilmesi gerektiğini söyleyerek, şöyle devam etti:
Yeterlilikle yetkinlik ayrı şeylerdir. 21. yüzyılda ülkenin bekasını ilgilendirecek teknolojik dönüşümlere ayak uydurmak için yeterlik yetmez, yetkinliğe sahip olmamız gerekir. Dolayısıyla 3 aşamalı bir süreci takip etmemiz gerekiyor. Birinci halka öğrenciler. Öğrencilerimizin yapay zekayı güvenle kullanabilecek yetkinliğe sahip olması lazım. Öğretmenlerimizin bu yetkinliği verecek donanıma sahip olması lazım. Çünkü sadece uzaktan eğitimle verdiğimiz bazı eğitimlerle bu yetkinliğe kavuşturamayacağımızı bir kere bilmemiz gerekir. Yükseköğretimin ise bu alanı ileriye taşıyacak uzmanlığı üretmesi gerekir.
Sınıflarda münazaralar, tartışma odaklı ödevler ve akran öğrenmesi yaklaşımının benimsenmesi gerektiğine işaret eden Pehlivanoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:
Eğer yapay zeka ehliyetiyle gençlerimizi bilinçli, güvenli ve bilgili bir 'kullanma yetkinliği'ne getirebilirsek, anaokulundan lise sona kadar bilinçli bir süreçte, derslerin içine yedirilmiş, etiğini öğreten ve 'agent'ları yönetebilecek bir kapasiteye çocuklarımızı getirebilirsek bu yetkinliklerde başarılı olabiliriz. Nedir bu yetkinlikler? Bilme, kavrama, uygulama, analiz etme, sentez ve değerlendirme yetkinlikleridir. Bütün eğitim sistemimizi buna göre dizayn etmek mecburiyetindeyiz. Tabii ki ülkemiz birçok konuda atılım gerçekleştiriyor ama 21. yüzyılda işin temeline eğitim oturuyor ki nitelikli bir nüfus ülkenin bekasını, bağımsızlığını ve kalkınmışlığını ileriye taşıyabiliyor. Teknolojiden korkmayalım, teknolojinin esiri olmayalım, teknolojiyi yönetecek, yönlendirebilecek seviyeye gelelim.