TİHEK'ten çalışanına yönelik uygulamaları nedeniyle ilçe belediyesine idari para cezası
Ankara — TİHEK, Ereğli Belediyesinde görev yapan bir çalışanın yerel seçimlerin ardından mesleki ünvanıyla bağdaşmayan farklı birimlerde görevlendirilmesini ayrımcılık yasağının ihlali olarak değerlendirdi - Kurul belediyeye 256 bin 357 lira idari para cezası uygulanmasına hükmetti
Ankara Haberleri — ZEHRA TEKECİ ESER - Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK), Konya'daki bir ilçe belediyesinde görev yapan çalışanın, siyasi görüşü nedeniyle iş yerinde yıldırma eylemlerine maruz kaldığına ve ayrımcılık yasağının ihlal edildiğine hükmederek, belediyeye 256 bin 357 lira idari para cezası verdi.
TİHEK'in kararına göre, Ereğli Belediye Başkanlığı bünyesinde kadrolu görev yapan bir çalışan, 31 Mart 2024'te gerçekleştirilen Mahalli İdareler Seçimi sonrasında siyasi görüşü nedeniyle sistematik bir yıldırma ve ayrımcılığa maruz kaldığı iddiasıyla Kurum'a başvurdu.
Mesleğiyle ilgisi olmayan ve şehir merkezine yaklaşık 65 kilometre uzaklıktaki bir koordinasyon merkezine geçici olarak görevlendirildiğini ileri süren çalışan, işlemin Konya 3. İdare Mahkemesince iptal edilmesine rağmen farklı müdürlüklere görevlendirilmeye devam edildiğini, bu süreç nedeniyle başka bir belediyeye tayin istemek zorunda kaldığını savundu.
Başvuru üzerine başlatılan inceleme kapsamında belediyeden görüş istendi.
Sunulan yazılı görüşte, çalışanın 2019'da sözleşmeli personel olarak göreve başladığı, 2023'te kadroya geçtiği ve farklı tarihlerde çeşitli müdürlüklerde görevlendirildiği belirtildi.
TİHEK incelemesinde, çalışanın yerel seçimden sonra mesleki durumuna uygun olmayan görevlendirmelerinin farklı tarihlerde ve birden fazla işlemle gerçekleştirildiğini tespit etti.
Çalışanın siyasi görüşü sebebiyle sistematik ve sürekli olarak, iş yerinde yıldırma eylemlerine maruz bırakıldığına ve ayrımcılık yasağının ihlal edildiğine hükmeden Kurul, Ereğli Belediye Başkanlığı hakkında 256 bin 357 lira idari para cezası uygulanmasına karar verdi.
- Kararın gerekçesinden
Kurul kararında, çalışma hakkının hem uluslararası hem de ulusal mevzuat ile güvence altına alındığı vurgulandı.
İlgili mevzuatlara atıf yapılan kararda, 6701 sayılı Kanun'a göre bir kişinin hukuken tanınmış hak ve hürriyetlerden karşılaştırılabilir durumdakilere kıyasla eşit şekilde yararlanmasını felsefi ve siyasi görüşleri nedeniyle engelleyen veya zorlaştıran her türlü farklı muamele, felsefi ve siyasi görüş temelinde doğrudan ayrımcılık oluşturmaktadır. ifadeleri kullanıldı.
6701 sayılı Kanun'un literatürde mobbing olarak geçen kavramı iş yerinde yıldırma olarak tanımladığı aktarılan kararda, Buna göre, 'iş yerinde yıldırma bu kanunda sayılan ayrımcılık temellerine dayanılarak kişiyi işinden soğutmak, dışlamak, bıktırmak amacıyla kasıtlı olarak yapılan eylemler' olarak ifade edilmiştir. bilgisine yer verildi.
Kararda, çalışanın yerel seçim sonrası mesleki durumuna uygun olmayan görevlendirmelerle farklı tarihlerde birden fazla kez farklı birimlerde çalıştırıldığı belirtildi.
Çalışanın mesleki ünvanı ile bağdaşmayan geçici görevlendirmeye maruz kaldığının mahkeme kararıyla tespit edilmesinin ardından yine mesleki ünvanına uygun olmayan başka bir geçici görevlendirme yapıldığı vurgulanan kararda, şunlar kaydedildi:
Başvuranın siyasi görüşü sebebiyle muhatap ile arasındaki iş ilişkisi çerçevesinde, sistematik ve sürekli olarak, muhatap tarafından yıldırma kastıyla iş yerinde yıldırma eylemlerine maruz bırakıldığı, muhatabın aksini ispatlayamadığı, dolayısıyla 6701 sayılı Kanun'da sayılan ayrımcılık türlerinden biri olan iş yerinde yıldırma unsurlarının gerçekleştiği ve muhatap tarafından ayrımcılık yasağının ihlal edildiği kanaatine varılmıştır.