Tunus'ta yaklaşık 170 yıllık çömlekçilik geleneği yeni nesillere aktarılıyor

TAKİP ET

Tunus / Çömlek ustası Habib bin Osman: - 'Gençlerin bu zanaatı öğrenmesini, kendi ayakları üzerinde durmasını istiyorum. Geleneksel zanaatımızın ölmesini istemiyorum' - İşletmenin sahibi Muhammed bin Ahmed Alaya: - 'Ben bu mesleği babamdan öğrendim. Babam da dedemden, dedem de babasından öğrenmiş. Böyle devam eden bir hikayemiz var'

Tunus Haberleri : MEHMET AKİF TURAN - Tunus'un Nabil kentinde yaklaşık 170 yıldır nesilden nesile aktarılan çömlekçilik geleneği, Tabarka'dan getirilen kilin usta ellerde hayat bulmasıyla bugün de tüm inceliğiyle yaşatılıyor.

Tabarka'nın dağlarından getirilen kil, Nabil'de ustaların ellerinde şekillenerek kimi zaman günlük bir mutfak eşyasına, kimi zaman da günler süren el işçiliğinin ardından dekoratif bir esere dönüşüyor.

Bir aile işletmesinde sürdürülen geleneksel üretim, günümüzde dekoratif ürünlerle yelpazesini genişletirken, çömlekçilik sanatının yeni nesillere aktarılması ve el emeği ürünlerin yurt dışına ulaştırılması da sağlanıyor.

AA muhabirine konuşan çömlek ustası Habib bin Osman, çömlekçiliğe 16 yaşında başladığını ve yaklaşık 45 yıldır bu mesleği sürdürdüğünü söyledi.

Çocuk yaşta ustaların yanında çalışmaya başladığını anlatan Bin Osman, ilk dönemlerde malzeme taşıma, ürünleri güneşte kurutma ve ustalara yardım etme gibi işlerle uğraştığını, zamanla çamuru şekillendirmeyi ve parçaları birbirine tutturmayı öğrendiğini dile getirdi.

“Geleneksel zanaatımızın ölmesini istemiyorum”

Yıllar içinde mesleğin farklı aşamalarında ustalaştığını ifade eden Bin Osman, çömlekçiliğin kendisine ve ailesine geçim imkanı sağladığını söyledi.

Ben bu zanaatla büyüdüm, çocuklarımı bu zanaatla büyüttüm, okuttum ve bu meslekle geçimimi sağladım. diyen Bin Osman, yıllar içinde çok sayıda gence çömlekçiliği öğrettiğini ve bu gençlerin bugün kendi işlerini yaptığını ifade etti.

Bin Osman Gençlerin bu zanaatı öğrenmesini, kendi ayakları üzerinde durmasını istiyorum. Geleneksel zanaatımızın ölmesini istemiyorum. diye konuştu.

Tabarka’nın kili Nabil’de şekilleniyor

Atölyede kullanılan kil, Tunus'un kuzeybatısındaki Tabarka bölgesinden getiriliyor.

Tabarka çevresindeki dağlardan çıkarılan kil, bölgedeki işleme tesislerinde hazırlandıktan sonra kamyonlarla Nabil'e gönderiliyor.

Bin Osman, atölyeye yaklaşık 12 kilogramlık rulolar halinde ulaşan kilin üretime hazırlanmak için yeniden işlendiğini anlattı.

Kil, makineden geçirilerek yoğruluyor ve içerisindeki istenmeyen parçalar ayrıştırılıyor. Ardından suyla yumuşatılan kil, şekillendirilmeye uygun kıvama getiriliyor.

Çömlekçi çarkında şekillenen kil

Hazırlanan kil, üretilecek ürüne göre farklı yöntemlerle şekillendiriliyor.

Usta, çömlekçi çarkının başına geçerek kile elleriyle biçim veriyor ve kısa sürede ürünün temel gövdesini oluşturuyor.

Atölyede çömlekçi çarkının yanı sıra çeşitli ürünlerin hazırlanmasında farklı kalıplardan da yararlanılıyor. Kuş ve güvercin figürleri ile dekoratif ürünler bu kalıplar aracılığıyla şekillendiriliyor.

Bazı ürünlerin yüzeyi ise küçük çamur parçalarıyla süsleniyor. Yaprak biçimindeki parçalar suyla yumuşatıldıktan sonra yine su kullanılarak ana gövdeye tek tek tutturuluyor. Böylece ürünlerin yüzeyinde kabartmalı ve üç boyutlu desenler oluşturuluyor.

Boyama ve süslemeyle son şeklini alıyor

Şekillendirme ve süsleme işlemleri tamamlanan ürünler, boyanarak dekoratif özelliklerine kavuşturuluyor.

24 yaşındaki Adem bin Alaya, üniversite eğitimini sürdürürken bir yandan da aile işletmesinde özellikle boyama ve süsleme bölümünde çalışıyor.

Çömlekçiliğe çocuk yaşta başladığını söyleyen Bin Alaya, ürünleri önce beyaz bir kaplama malzemesiyle hazırladıklarını, ardından çeşitli renklerle süslediklerini anlattı.

Bazı ürünlerin hazırlanması ve süslenmesinin yaklaşık bir hafta sürdüğünü ifade eden Bin Alaya, geleneksel üretimin dikkat ve sabır gerektirdiğini belirtti.

Boyama ve süsleme işlemi tamamlanan ürünlerin son aşamada fırına gönderildiğine işaret eden Bin Alaya, ürünlerin yaklaşık 1024 derece sıcaklıkta pişirildiğini ve fırından çıktıktan sonra kullanıma veya satışa hazır hale geldiğini ifade etti.

450 yıllık yapıda 170 yıllık aile geleneği

İşletmenin sahibi Muhammed bin Ahmed Alaya, çömlekçilik mesleğini babasından, babasının da kendi babasından öğrendiğini dile getirdi.

Alaya, Ben bu mesleği babamdan öğrendim. Babam da dedemden, dedem de babasından öğrenmiş. Böyle devam eden bir hikayemiz var. diye konuştu.

Nabil'in eski kent merkezindeki satış noktası olarak kullanılan yapının 450 yıldan daha eski olduğunu ifade eden Alaya, binanın geçmişte Yahudi bir aileye ait olduğunu ve daha sonra dedeleri tarafından satın alındığını aktardı.

Ailenin bu yapıda çömlek üretimine başladığını ve buranın zamanla sergi ve satış alanına dönüştüğünü ifade eden Alaya, üretimin bugün Nabil'in şehir dışındaki sanayi bölgesine yakın bir atölyede sürdürüldüğünü söyledi.

Ailenin çömlekçilik faaliyetinin yaklaşık 170 yıllık bir geçmişe sahip olduğunu belirten Alaya, Nabil çömlekçiliğinin kendine özgü mavi-beyaz süslemeleriyle tanındığını ifade etti.

Geleneksel olarak tabak, kase ve mutfakta kullanılan çeşitli kaplar üreten işletme, son dönemde dekoratif ürünler de tasarlıyor.

Vazo, saksı, dekoratif kap ve çeşitli figürlerin yanı sıra farklı kabartma teknikleriyle hazırlanan ürünler de satışa sunuluyor.

El emeği ürünler yurt dışına gönderiliyor

Alaya ayrıca geleneksel üretim yöntemleriyle hazırlanan ürünlerin özellikle yabancı müşterilerden büyük ilgi gördüğünü dile getirdi.

İtalya, Fransa ve ABD’ye ürün gönderdiklerini anlatan Alaya, el işçiliğinin ürünlere özgünlük kattığını vurguladı.

Alaya, İtalya ve Almanya gibi ülkelerde insanlar makineyle üretilen yeni ürünlerden ziyade geleneksel yöntemlerle yapılan el emeği ürünleri seviyor. ifadelerini kullandı.

Yeni nesil geleneği sürdürüyor

Satış noktası ve atölyede, 3'ü aileden olmak üzere toplam 9 kişi çalışıyor.

Alaya ailesinin genç üyeleri de çömlekçilik geleneğinin devamında rol alıyor.

16 yaşındaki Enes bin Alaya daha çok tarihi satış noktasında görev yaparken, zaman zaman atölyedeki üretime de katılıyor.

24 yaşındaki Adem bin Alaya ise üniversite eğitimini sürdürürken atölyede çalışıyor ve özellikle ürünlerin boyanması ve süslenmesiyle ilgileniyor.

Tunus'ta çömlek ustaları Tunus'ta çömlekçilik