Türk Eğitim-Sen okullarda şiddet ve akran zorbalığı araştırmasının sonuçlarını paylaştı

TAKİP ET

Ankara / Genel Başkan Talip Geylan: - Risk grubundaki öğrencilerin düzenli psikolojik destek almasını isteyenlerin oranı yüzde 91,3, akran zorbalığını önlemeye yönelik eğitimlerin artırılması gerektiğini düşünenlerin oranı yüzde 90,5'tir - Akran zorbalığının en fazla okul bahçesinde görüldüğünün belirtilmesi, okulun ortak kullanım alanlarına dikkat çekmektedir. Bu alanlarda öğretmen ve okul personelinin görünürlüğünün artırılması, okul giriş ve çıkışlarının düzenli biçimde denetlenmesi ve riskli alanların belirlenmesi yararlı olacaktır

Ankara Haberleri : Türk Eğitim-Sen, 2 bin 296 öğretmenin katıldığı Okullarda Akran Zorbalığı ve Suça Karışan Çocuklar temasıyla gerçekleştirilen anket çalışmasının sonuçlarını paylaştı.

Ankara'da bir okulda düzenlenen basın toplantısında anket sonuçlarına ilişkin açıklamada bulunan Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, okullarda şiddet ve akran zorbalığının tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de önemli bir sorun haline geldiğini belirtti.

Siverek ve Kahramanmaraş'ta yaşanan okul saldırılarının milleti derin bir üzüntüye boğduğunu dile getiren Geylan, Milli Eğitim Bakanlığı ile ilgili tüm kurum ve kuruluşların gerekli tedbirleri almasının önemine dikkati çekti.

Geylan, Nitekim, Milli Eğitim Bakanlığı da okulların açılış sürecinde 'Güvenli okul iklimi'ne vurgu yapmaktadır. Bunun yanı sıra, 12-18 yaş grubunda ağır suçlar için uygulanan ceza sınırlarının yükseltilmesi ve diğer tedbirlerin alınması da büyük önem arz etmektedir. dedi.

Çocuklar ve öğretmenlerin eğitim kurumlarında huzur, güven ve sağlıklı ortamda bulunmasının herkesin ortak önceliği olması gerektiğini vurgulayan Geylan, Bu tür acı olayların bir daha yaşanmaması, okullarımızın öğretmenlerimiz ve öğrencilerimiz için güvenli eğitim yuvaları olması amacıyla Türk Eğitim-Sen olarak Milli Eğitim Bakanlığından yeni eğitim-öğretim yılının 'Öğretmenimi ve Okulumu Seviyorum' temasıyla başlatılmasını talep ettik. diye konuştu.

Okullarda Akran Zorbalığı ve Suça Karışan Çocuklar anket çalışmasının, 6 ayrı internet sitesi üzerinden gerçekleştirildiği ve çalışmaya 2 bin 296 öğretmenin katıldığı bilgisini veren Geylan, ankete katılan öğretmenlerin yüzde 65,2'sinin okulunda akran zorbalığına tanık olduğunu, yüzde 24,2'sinin kısmen tanık olduğunu aktardı.

Geylan, zorbalık fark edildiğinde katılımcı öğretmenlerin yüzde 81,8'inin zorbalığa maruz kalan ve zorbalığı uygulayan öğrencilerin rehber öğretmenle görüşmesini sağlarım, yüzde 81,7'sinin zorbalığa uğrayan öğrenciyle görüşürüm, yüzde 78'inin zorbalığı uygulayan öğrenciyi uyarırım, yüzde 65'inin aileleri bilgilendiririm cevabını verdiğini belirtti.

Öğretmen değerlendirmelerinde, şiddet ve suça yönelmenin en önemli nedenleri arasında en güçlü vurgunun ebeveyn ilgisizliği ve sanal medya kullanımının yeterince denetlenmemesi olduğunu söyleyen Geylan, katılımcıların yüzde 85,9'unun, ebeveyn ilgisizliği ve yetersiz denetimin şiddeti tetiklediği görüşünde olduğunu dile getirdi.

Okul giriş ve çıkışlarının düzenli biçimde denetlenmesi yararlı olacak

Geylan, sosyal medya içeriklerinin çocukları şiddete yönlendirdiğini düşünenlerin oranının yüzde 82,6, şiddet içerikli dijital oyunların öğrencilerin saldırgan davranışlarını artırdığını belirtenlerin oranının yüzde 80,1, çeteleşmenin suça yönelmede etkili olduğunu düşünenlerin oranının ise yüzde 81,9 olduğu bilgisini verdi.

Geylan, sosyal medyada dışlama ve küçük düşürmenin, öğrencilerin psikolojik sağlığını olumsuz etkilediğini düşünenlerin oranının yüzde 82,5, siber zorbalığın akademik başarı ve okul uyumuna zarar verdiğini belirtenlerin oranının da yüzde 79,2 olduğunu söyledi.

Öğretmenlerin şiddet ve zorbalığı önlemeye yönelik görüşlerini de değerlendirdiklerini belirten Geylan, Risk grubundaki öğrencilerin düzenli psikolojik destek almasını isteyenlerin oranı yüzde 91,3, akran zorbalığını önlemeye yönelik eğitimlerin artırılması gerektiğini düşünenlerin oranı yüzde 90,5'tir. Psikolojik danışman sayısının artırılmasına verilen destek de yüzde 80,2'ye ulaşmaktadır. ifadesini kullandı.

Risk grubundaki öğrencilerin düzenli psikolojik destek almasını isteyenlerin oranının yüzde 91,3, akran zorbalığını önlemeye yönelik eğitimlerin artırılması gerektiğini düşünenlerin oranının yüzde 90,5 olduğunu vurgulayan Geylan, psikolojik danışman sayısının artırılmasına verilen desteğin yüzde 80,2'ye ulaştığına dikkati çekti.

Geylan, öğrenci davranışını, içinde bulunduğu aile, okul, akran grubu ve dijital çevreyle birlikte ele almak gerektiğini aktararak, şöyle devam etti:

Okulda karşılaşılan şiddet türleri arasında sözlü şiddet, akran zorbalığı ve psikolojik şiddet en sık gözlemlenen sorunlar olarak öne çıkmaktadır. Madde kullanımı ile okula kesici veya delici aletle gelme daha seyrek görülmekle birlikte ciddi sonuçlar doğurabilecek risklerdir. Akran zorbalığının en fazla okul bahçesinde görüldüğünün belirtilmesi, okulun ortak kullanım alanlarına dikkat çekmektedir. Bu alanlarda öğretmen ve okul personelinin görünürlüğünün artırılması, okul giriş ve çıkışlarının düzenli biçimde denetlenmesi ve riskli alanların belirlenmesi yararlı olacaktır.

Disiplin süreçleri okulun eğitim ve güvenlik işlevleriyle uyumlu ele alınmalı

Rehberlik servislerinin personel ve çalışma koşullarının güçlendirilmesine ihtiyaç duyulduğunu dile getiren Geylan, Okullarda her 100 öğrenciye en az 1 rehber öğretmen düşecek şekilde planlama yapılmalıdır. Risk grubundaki öğrencilerin belirlenmesinde devamsızlık, okuldan uzaklaşma, akademik performansta belirgin düşüş, sosyal dışlanma, akran ilişkilerinde bozulma, ani davranış değişiklikleri ve tekrarlayan disiplin olayları birlikte değerlendirilebilir. diye konuştu.

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Geylan, katılımcıların yüzde 87,1'ine göre olumlu okul ikliminin şiddet davranışlarını azalttığını, yüzde 84,3'üne göre sosyal, kültürel ve sportif etkinliklerin öğrencilerin olumlu davranış geliştirmesine katkı sağladığını belirterek, şunları paylaştı:

Spor faaliyetlerini etkili veya çok etkili bulanların oranı da yüzde 86'dır. Aile, bulguların hemen her bölümünde öne çıkan ortak başlıklardan biridir. Ebeveyn ilgisi, çocukla kurulan iletişim, sınır koyma ve dijital medya kullanımının izlenmesi katılımcılar tarafından şiddet davranışlarıyla doğrudan ilişkili görülmektedir. Bu nedenle veli çalışmalarının yıl boyunca sürdürülen ve belirli ihtiyaçlara göre planlanan bir yapıya kavuşturulması gerekir. Öğretmenlerin ve okul yöneticilerinin süreçteki görevleri de açık biçimde tanımlanmalıdır. Okul idaresi, öğretmenler ve rehberlik servisi arasındaki bilgi akışı, öğrencinin mahremiyeti korunarak güçlendirilmelidir. Disiplin süreçleri de okulun eğitim ve güvenlik işlevleriyle uyumlu biçimde ele alınmalıdır.

anket Okullarda Akran Zorbalığı ve Suça Karışan Çocuklar Türk Eğitim-Sen