Türkiye-KKTC doğal gaz hattı projesi Doğu Akdeniz'de yeni ihracat seçenekleri yaratabilir

TAKİP ET

Ekonomi — Uzmanlara göre, çift yönlü tasarlanan boru hattı, KKTC'nin doğal gaz ihtiyacının ötesinde kapasite sunarken projenin hayata geçmesi halinde Doğu Akdeniz gazı için yeni ihracat rotalarının önünü açabilir

Ekonomi Haberleri : EBRU ŞENGÜL CEVRİOĞLU - Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) arasında imzalanan KKTC'ye Doğal Gaz Tedarikine Dair Mutabakat Zaptı kapsamında planlanan doğal gaz boru hattının, yalnızca KKTC'nin enerji arzını güvence altına almakla kalmayacağı, Doğu Akdeniz'deki doğal gaz ticaretinde de yeni bir dönemin kapısını aralayabileceği değerlendiriliyor.

Türkiye ile KKTC arasında 10 Temmuz'da imzalanan mutabakat zaptının ardından Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye ile KKTC arasında deniz altından geçecek doğal gaz boru hattı sisteminin inşasına yönelik çalışmaların başladığını açıklamıştı.

Bayraktar, yaklaşık 101 kilometre uzunluğunda olacak hattın 97 kilometresinin denizden, 4 kilometresinin karadan geçeceğini belirterek, Anamur ile Teknecik arasında 2 adet 22 inçlik boru hattı inşa edilmesinin planlandığını ifade etmişti. Hattın çift yönlü tasarlanacağını dile getiren Bayraktar, gelecekte adada üretilebilecek doğal gazın Türkiye'ye, buradan da Avrupa'ya taşınmasına imkan sağlayacak şekilde dizayn edileceğini söylemişti.

Uzmanlara göre, çift yönlü tasarlanan boru hattı, KKTC'nin doğal gaz ihtiyacının ötesinde kapasite sunarken projenin hayata geçmesi halinde Doğu Akdeniz gazı için yeni ihracat rotalarının önünü açabilir.

Oxford Enerji Çalışmaları Enstitüsü Kıdemli Misafir Araştırma Görevlisi Julian Bowden, projenin oldukça önemli olabileceğini, 2 hattın toplam kapasitesinin KKTC'nin potansiyel doğal gaz talebini aşacağını söyledi.

Bowden, boru hatlarının büyüklüğü ve çift yönlü tasarlanmasının projeyle yalnızca KKTC'ye doğal gaz arzının değil, adadan Türkiye'ye doğal gaz ihracatının da hedeflendiğini gösterdiğini belirterek, Boru hatlarının özellikleri dikkate alındığında, burada açıkça öngörülen şeyin Kıbrıs'tan Türkiye'ye doğal gaz ihracatı olduğu anlaşılıyor. dedi.

Projenin henüz başlangıç aşamasında bulunduğunu ifade eden Bowden, planlama, inşaat ve ticari düzenlemelere ilişkin müzakere süreçleri dikkate alındığında hattın 2030'dan önce hayata geçirilmesinin mümkün görünmeyebileceğini dile getirdi.

İsrail, gazını alması konusunda Mısır'a bağımlı

Doğu Akdeniz doğal gaz piyasasında İsrail ile Mısır arasında karşılıklı bir bağımlılık bulunduğunu belirten Bowden, İsrail'in doğal gaz fazlasına, Mısır'ın ise doğal gaz açığına sahip olması nedeniyle iki ülke arasındaki gaz ticaretinin mevcut piyasa yapısının temelini oluşturduğunu söyledi.

Bowden, İsrail'in doğal gaz fazlası bulunurken, Mısır doğal gaz açığı veren bir ülke. Bu nedenle İsrail için doğal bir ihracat seçeneği, Mısır için ise doğal bir ithalat seçeneği, gazın İsrail'den Mısır'a akması. İsrail açısından sorun, Mısır dışında başka bir ihracat alternatifinin bulunmaması. Bu nedenle İsrail, gazını alması konusunda Mısır'a bağımlı. Burada karşılıklı bir bağımlılık söz konusu. İsrail pazara ihtiyaç duyarken, Mısır da doğal gaz arzına ihtiyaç duymakta. Yani şu anda İsrail için fiilen yalnızca tek bir seçenek var ve o da Mısır. diye konuştu.

Mısır'ın doğal gaz açığı nedeniyle artık LNG ihracatı yapmadığına, bu durumun İsrail'in de Mısır'daki LNG tesislerine erişimini sınırlandırdığına işaret eden Bowden, Çünkü Mısır'ın hem boru hattıyla İsrail'den gelen gaza hem de uluslararası piyasadan LNG ithalatına ihtiyacı bulunuyor. Kıbrıs gazı da şu anda bölgedeki doğal gaz açığı bulunan pazar olan Mısır'a yönlendiriliyor. Kıbrıs gazının bir kısmı LNG tesislerine gidebilir, ancak bunun ticari olarak nasıl gerçekleştirileceği henüz net değil. Bugün Mısır bir LNG ihracat merkezi değildir. Aksine, doğal gaz açığı nedeniyle LNG ithal etmektedir. dedi.

Bowden, Türkiye bağlantılı bir doğal gaz hattı kurulmasının bölgede önemli etkiler yaratabileceğini, yeni ihracat imkanları oluşturabileceğini ve yeni doğal gaz aramalarını teşvik edebileceğini dile getirerek şu değerlendirmede bulundu:

Eğer Türkiye ile bağlantılı bir boru hattı kurulabilirse, bu bölge açısından dönüştürücü nitelikte bir altyapı yatırımı olur. İsrail ve ada için çok daha fazla ihracat seçeneği yaratır. Muhtemelen yeni doğal gaz arama faaliyetlerini de teşvik eder. Ancak Doğu Akdeniz'in yeni bir döneme girdiğini düşünmüyorum. Hala eski dönemdeyiz. Mısır bölgenin en büyük pazarı olmaya devam ediyor, bu pazar doğal gaz açığı veriyor ve İsrail'den, artık Kıbrıs'tan da doğal gaz çekiyor. Türkiye ile KKTC'yi birbirine bağlayacak bir boru hattı ise bölgedeki piyasa görünümünü köklü biçimde değiştirecektir. Ayrıca bu proje, Türkiye'nin bölgesel bir doğal gaz ticaret merkezi olma hedefinin inşasında önemli bir yapı taşı olacaktır.

Coğrafi ve ekonomik açıdan görece daha uygun bir seçenek

Akdeniz Enerji ve İklim Örgütü Petrol ve Gaz Direktörü Sohbet Karbuz da Türkiye ile KKTC arasında planlanan doğal gaz boru hattının mevcut ihracat alternatiflerine göre bazı ticari avantajlar sağlayabileceğini söyledi.

Bölgede üretilen gazın Avrupa pazarlarına ulaştırılması açısından KKTC ve Türkiye güzergahının coğrafi ve ekonomik açıdan öne çıkabileceğini belirten Karbuz, Ayrıca, Doğu Akdeniz'de ileride yeni keşiflerin (örneğin Lübnan açıklarında) devreye girmesi halinde bu kaynakların da aynı sistem üzerinden Avrupa'ya taşınması teorik olarak mümkün olabilir. dedi.

Karbuz, bunun Avrupa'nın LNG spot piyasalarına bağımlılığını azaltabilecek bir potansiyel taşıdığını, ancak mevcut ticari yapı ve sözleşmeler nedeniyle bugün için böyle bir senaryonun uygulanmasının zor göründüğünü belirtti.

Bölgesel bir doğal gaz koridorunun oluşturulmasının önündeki en önemli engelin siyasi faktörler olduğuna işaret eden Karbuz, Kıbrıs meselesinin çözümsüzlüğünün bu süreçte temel kısıt olmaya devam ettiğini vurguladı.

Karbuz, taraflar arasında uzlaşı sağlanması ve ortak işletim mekanizmasının kurulması halinde Doğu Akdeniz gazının Avrupa'ya taşınmasına yönelik daha kapsayıcı bir işbirliği zemininin oluşabileceğini belirterek şunları kaydetti:

Bölgede hem arama faaliyetleri hem de lisans ihaleleri hız kesmeden devam ediyor. Hatta bir petrol ve gaz arama fırtınası esiyor. Bu amaçla hemen hemen her ülkede petrol ve gaz arama ihaleleri düzenlenmekte veya ikili olarak uluslararası şirketlerle müzakereler yapılmakta. Yani uluslararası şirketlerle yürütülen müzakereler, keşif odaklı rekabetin sürdüğüne işaret ediyor. Kısa ve orta vadede bölgesel gaz akışının yönünü belirleyen ana unsur altyapıdan ziyade piyasa dinamikleri olmaya devam edecek. Özellikle Mısır'ın süregelen arz açığı, ülkeyi Doğu Akdeniz gazı için başlıca alıcı konumunda tutuyor. Şu anda yapımı devam eden veya yeni tamamlanmış tüm ihracat altyapısı Mısır'a İsrail ve Güney Kıbrıs gazını aktarma yönünde. Dolayısıyla Mısır, doğal gaz arz sıkıntısı ortadan kalkana kadar bölgedeki gazın müşterisi olmaya devam edecek.


Doğal Gaz Doğu Akdeniz israil KKTC Mısır Türkiye