UTEP'ten Türkiye'nin tarımsal potansiyeline ilişkin değerlendirme
Ekonomi / Uluslararası Ticari Eşleştirme Platformu Başkanı Sami Bektaş: - Türkiye'nin toprağı var, üreticisi var, coğrafyası var ve güçlü bir ihracat kabiliyeti bulunuyor. Önümüzdeki dönemde bu potansiyeli teknoloji ve doğru planlamayla daha yüksek katma değere dönüştürebiliriz
Ekonomi Haberleri : Uluslararası Ticari Eşleştirme Platformu (UTEP) Başkanı Sami Bektaş, Türkiye'nin güçlü tarımsal potansiyelinin teknoloji, doğru planlama, su kaynaklarının verimli kullanımı ve ihracat odaklı üretim anlayışıyla daha da güçlendirilebileceğini belirtti.
Platformdan yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Bektaş, dünyada yaşanan gelişmelerin gıdanın stratejik önemini artırdığına dikkati çekerek, Kovid-19 salgını döneminde tedarik zincirlerinde yaşanan kırılmaların, savaşların ortaya çıkardığı gıda ve enerji risklerinin ve iklim değişikliğinin tarım politikalarını ülkeler açısından daha kritik hale getirdiğini vurguladı.
Türkiye'nin farklı iklim ve coğrafi özellikleri sayesinde çok geniş bir ürün yelpazesine sahip olduğunu aktaran Bektaş, Türkiye'nin toprağı var, üreticisi var, coğrafyası var ve güçlü bir ihracat kabiliyeti bulunuyor. Önümüzdeki dönemde bu potansiyeli teknoloji ve doğru planlamayla daha yüksek katma değere dönüştürebiliriz. ifadelerini kullandı.
Bektaş, Türkiye'nin her bölgesinin farklı üretim avantajlarına sahip olduğuna işaret ederek, tarımsal planlamanın havza ve ilçe bazında daha ayrıntılı şekilde ele alınmasının verimliliği artıracağını kaydetti.
Su kaynakları, toprak yapısı, iklim koşulları, lojistik maliyetleri ve pazar imkanlarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğine dikkati çeken Bektaş, Artık yalnızca ne kadar üretildiğine değil, nerede, hangi ürünün, hangi maliyetle ve hangi kaynak kullanımıyla üretildiğine bakmak gerekiyor. değerlendirmesinde bulundu.
Tarımda teknoloji ve verimlilik konusuna dikkati çeken Bektaş, sınırlı ekilebilir arazisine rağmen Çin'in yüksek miktarda tahıl üretimi gerçekleştirdiğine işaret ederek, bu başarının teknoloji, makineleşme, sulama altyapısı, tohum geliştirme çalışmaları ve uzun vadeli planlamanın önemini gösterdiğini belirtti.
Tarım ile su politikalarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Bektaş, Türkiye'nin su kaynaklarının etkin kullanılmasının geleceğin tarımı açısından büyük önem taşıdığını kaydetti.
Bektaş, suyun hesabını yapmadan tarımın hesabının yapılamayacağını vurgulayarak, Bundan sonra dönüm başına verimin yanında, kullanılan su karşılığında ne kadar ekonomik değer üretildiğine de bakmalıyız. bilgisini paylaştı.
Su tüketimi yüksek ürünlerin doğru bölgelerde yetiştirilmesi, modern sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması ve su tasarrufu sağlayan üretim modellerinin desteklenmesinin Türkiye'nin tarımsal rekabet gücünü artıracağını belirten Bektaş, uydu görüntüleri, toprak analizleri, hava tahminleri, su verileri ve pazar bilgilerinin tarımsal üretimde daha etkin kullanılabileceğini ve yapay zekanın da çiftçilerin karar alma süreçlerine önemli katkılar sağlayabileceğini aktardı.
Teknoloji çiftçinin yanına konulmalı
Bektaş, teknolojinin çiftçinin yerine değil, yanına konulması gerektiğini vurgulayarak, çiftçinin toprağı bildiğini, teknolojinin ise daha büyük resmi görmeyi sağlacağını ve erken uyarı sistemleri dolayısıyla kuraklık, hastalık ve arz-talep dengesizliklerinin daha önceden öngörülebileceğini belirtti.
İklim değişikliği ve su kaynakları üzerindeki baskının gelecek yıllarda tarımsal üretim açısından daha belirleyici olacağını kaydeden Bektaş, Türkiye'nin 2050 perspektifiyle tarım politikalarını bugünden şekillendirmesinin önemli olduğunu ifade etti.
Bektaş, hangi bölgede hangi ürünlerin daha avantajlı olacağının, su risklerinin nerelerde artacağının ve Türkiye'nin dünya pazarında hangi ürünlerde daha fazla söz sahibi olabileceğinin şimdiden değerlendirilmesi gerektiğini aktararak, bugünden doğru planlama yapılırsa, Türkiye'nin tarımsal gücünün gelecekte çok daha ileri bir noktaya taşınabileceğini vurguladı.
Türkiye'nin güçlü tarımsal altyapısının, üretici gücünün, coğrafi çeşitliliğinin ve ihracat kapasitesinin önemli bir avantaj olduğunu belirten Bektaş, yeni dönemde bu unsurların teknoloji ve planlama ile desteklenmesinin Türkiye'yi küresel tarım ve gıda ticaretinde daha güçlü bir konuma taşıyacağını aktardı.
Bektaş, meselenin sadece daha çok üretmek olmadığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:
Doğru yerde, doğru ürünü, doğru maliyetle üretmek ve Türkiye'nin bundan daha fazla değer elde etmesini sağlamak. Toprağımızı, suyumuzu, teknolojimizi ve üretim gücümüzü aynı hedef doğrultusunda buluşturduğumuzda Türkiye'nin tarımda çok daha güçlü bir geleceğe sahip olacağına inanıyorum.