Uzmanlara göre, Kenya'nın Batı ile yakınlaşması yeni gerilimleri tetikleyebilir
İstanbul — Afrika uzmanı ve jeopolitik risk analisti Agnes Gitau: - Dış ortaklıkların yerel çıkarlardan ziyade yabancı çıkarlara hizmet ettiğine dair birikmiş öfke söz konusuydu. Kenya'nın riski de sanıldığından daha yakın ve bu risk, Batı ile ilişkiler bağlamında iç gerilim üretebilir - Nijerya ve Afrika Boynuzu araştırmaları uzmanı Roger Middleton: - Kenya bir 'kukla' olarak görülmeye başlanırsa, aynı gerilimler kuşkusuz yükselecektir
İstanbul Haberleri — GÜLSÜM İNCEKAYA - Uzmanlar, Kenya'nın Batılı güçlerle artan yakınlaşmasının Doğu Afrika'da yeni jeopolitik gerilimleri tetikleyebileceğini belirterek, bu sürecin ülkenin stratejik konumunu güçlendirme potansiyeli taşısa da dış aktörlerle kurulan ilişkilerin yerel dinamikler ve toplumsal denetim açısından riskler barındırdığı uyarısında bulundu.
Afrika uzmanı, jeopolitik risk analisti ve GBS Africa Yönetici Ortağı Agnes Gitau ile Nijerya ve Afrika Boynuzu araştırmaları uzmanı ve İngiltere merkezli Sabi Insight Yönetici Direktörü Roger Middleton, Kenya'nın Batılı ülkeler nezdinde giderek daha önemli bir stratejik ortak olarak öne çıktığı, bazı Batılı aktörlerin Güney Afrika yerine Nairobi ile daha yakın ilişkiler kurmaya yöneldiğiyle ilgili devam eden tartışmalara ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.
Gitau, Fransa'nın eski sömürgeleri üzerindeki siyasi ve ekonomik nüfuzunu ifade eden Françafrique düzeninin yalnızca terk edilmediğini, egemen tercihler yapan halklar tarafından dışarı itildiğini ve Paris'in bu durumu sindirmeye çalıştığını söyledi.
Fransa'nın yeni bir model oluşturmaya çalıştığını ancak bunun bir yeniden icat değil, mevzi alma çabası olduğunu belirten Gitau, Kenya'nın kendine sorması gereken asıl soru şudur: Fransa ile kendi ulusal kalkınma önceliklerimiz temelinde mi ilişki kuruyoruz, yoksa bir başkasının stratejik toparlanma sürecine tiyatro sahnesi mi oluyoruz? dedi.
Her büyük gücün riskten kaçındığı bir dünyada Kenya gibi orta ölçekli güçlerin tam olarak ne istediklerini bilmeleri gerektiğini dile getiren Gitau, Sadece istenmek veya seçilmiş olmak yeterli değildir. ifadesini kullandı.
Gitau, Kenya'nın Batılı ortaklara kurumsal istikrar, diplomatik güvenilirlik ve harekete geçme isteği sunduğunu aktararak, Haiti'ye asker gönderilmesini buna örnek gösterdi.
Güney Afrika'nın büyük ekonomik ağırlığa sahip olmasına rağmen jeopolitik açıdan daha karmaşık bir yapıda olduğunu söyleyen Gitau, bu ülkenin BRICS taahhütleri ve Rusya-Ukrayna konusundaki tutumunun Batı'da rahatsızlık yarattığını anlattı.
Batı'nın hesabına göre Kenya, daha az karmaşık bir ortak. diyen Gitau, ancak bu yaklaşımın içinde gizli bir uyarı da bulunduğu yorumunu yaptı.
Gitau, Afrika İleriye Zirvesi'nin sessizce ortaya çıkardığı gerçeğin, Kenya'nın en büyük ticari ortaklarının Uganda, Kongo Demokratik Cumhuriyeti (KDC) ve Tanzanya olduğunu gösterdiğini söyledi.
Bu ülkelerle ticaret hacminin Fransa ile olan ilişkileri gölgede bıraktığını belirten Gitau, Bu ülkeler zirveye alt düzey temsilciler gönderdi. KDC lideri ise hiç gelmedi. Eğer Kenya bölgesel liderlik konusunda ciddiyse, bu ilişkilerin sağlığı bizi Paris ile olan herhangi bir ikili ilişkiden çok daha fazla endişelendirmelidir. dedi.
- Devasa bir altyapı projesi, Kenyalı gençlerin yüksek sesle 'Hayır' demesiyle çöktü
Kenya'nın stratejik coğrafi konumuna işaret eden Gitau, Hint Okyanusu'na erişimi, Afrika Boynuzu'ndaki konumu ve Doğu Afrika'ya açılan kapı olması nedeniyle Batılı güçlerin dikkatini çektiğini dile getirdi.
Batı Afrika'daki tepkilerin yalnızca Fransız karşıtlığından kaynaklanmadığına değinen Gitau, şöyle konuştu:
Dış ortaklıkların yerel çıkarlardan ziyade yabancı çıkarlara hizmet ettiğine dair birikmiş öfke söz konusuydu. Kenya'nın riski de sanıldığından daha yakın ve bu risk, Batı ile ilişkiler bağlamında iç gerilim üretebilir. Artık karşımızda 2024'teki Gen Z protestolarıyla şekillenmiş, her anlaşmayı titizlikle inceleyen, küçük yazıları okuyan ve hızla organize olan bir nesil var. değerlendirmesinde bulundu.
Gitau, Hindistan merkezli Adani Group'a verilen Nairobi Jomo Kenyatta Uluslararası Havalimanı'nın genişletilmesi ve işletilmesi projesinin Kenyalı gençlerin itirazıyla çöktüğünü söyleyerek, En üst düzeyde desteklenen devasa bir altyapı projesi, genç Kenyalıların hükümeti dinlemek zorunda bırakacak kadar yüksek sesle 'hayır' demesiyle çöktü. Bu artık yeni bir gerçek. Bunu hesaba katmayan her yabancı ortağın, her Batılı aktörün tekrar yanlış hesap yapacağı anlamına geliyor. dedi.
Gitau, sorunun, Kenya hükümetinin Batı ile ilişkileri derinleştirmekten memnun olup olmadığı değil asıl meselenin bu anlaşmaların, pasif kalmayacağını çoktan kanıtlamış bir halkın denetimine dayanıp dayanamayacağı olduğunun altını çizerek, sözlerini şöyle tamamladı:
Yeni ortaklar, mevcut olanları yabancılaştırmadan kabul edilmelidir. Anlaşmalar, Kenya'nın çıkarlarına hizmet ettiği sadece diplomatik bildirilerde değil, Nairobi'deki 22 yaşındaki bir gencin de kabul edeceği somut ve doğrulanabilir şartlarla yapılandırılmalıdır. Başarının nihai ölçüsü, zirveye hangi güçlerin katıldığı değil, Kenya'nın kalkınma önceliklerinin gerçekten ilerleyip ilerlemediği ve Kenyalıların buna inanıp inanmadığıdır.
- Fransa'nın Batı Afrika ve Sahel'de eskisi gibi hoş karşılanacağını düşünmek zor
Nijerya ve Afrika Boynuzu araştırmaları uzmanı ve İngiltere merkezli Sabi Insight Yönetici Direktörü Roger Middleton da Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un Kenya ve Nijerya'ya üst düzey ziyaretlerde bulunduğunu hatırlatarak, Fransa'nın Sahel ve Batı Afrika'daki ilişkileri kötüleştikçe Fransızca konuşulmayan ülkelerle ortaklıklarını derinleştirmeye yöneldiğini belirtti.
Middleton, Kenya ve Nijerya'nın kendilerini yeni ekonominin parçası olarak pazarladığını ifade ederek, Fransa'nın ekonomik potansiyeli yüksek görülen ülkelerle ilişkilerini geliştirmeye çalışmasının mantıklı olduğunu dile getirdi.
Fransa'nın geleneksel Françafrique modelinin, büyük ölçüde çöktüğünü ancak tamamen sona ermediğini söyleyen Middleton, Birçok ülkede hala önemli Fransız ticari yatırımları ve kıta genelinde nüfuz sağlayan güçlü bir medya varlığı mevcut. Ancak bu sistemle ilişkilendirilen 'eski dostlar' ağı ve şaibeli ilişkiler, son 20 yıldır yoğun baskı altında. dedi.
Sahel'deki Fransa karşıtı politikaların arkasında, Fransa'nın eski sömürgelerini perde arkasından yönettiği düşüncesinin bulunduğunu belirten Middleton, şöyle devam etti:
Kıtada Françafrique modeline karşı duyulan kızgınlık ve öfke, Fransa'nın eski sömürgelerini arka koltuktan yönettiği düşüncesi ve bu ilişkiyle bağlantılı yolsuzluk, şu anda Sahel'de popüler olan Fransa karşıtı politikalar için elverişli bir ortam yarattı. Bu nedenle, bir süre için Fransa'nın Batı Afrika ve Sahel'de eskisi gibi hoş karşılanacağını düşünmek zor.
Kenya'nın Batılı güçler tarafından neden güvenilir ortak olarak görüldüğüne ilişkin soruyu yanıtlayan Middleton, bunun yeni bir durum olmadığını, Kenya'nın uzun süredir kendisini güvenilir bir uluslararası ortak olarak konumlandırdığını aktardı.
Middleton, Birleşmiş Milletlerin (BM) Nairobi'deki merkezine daha fazla personel kaydırdığını ve Kenya'nın İngiltere ile ABD için önemli bir savunma ortağı olduğunu belirtti.
İngiliz ordusunun Kenya'daki varlığına ilişkin tartışmalara da değinen Middleton, yabancı askerlerin karıştığı suç iddialarının ciddi halk tepkisine yol açtığını anlatarak, Kenya'nın bir 'kukla' olarak görülmeye başlanması halinde Batı Afrika'dakine benzer gerilimler kuşkusuz yükselecektir. dedi.
Hint Okyanusu'ndaki nüfuz rekabeti yoğunlaştıkça Kenya gibi güvenilir müttefiklerin daha fazla önem kazandığını söyleyen Middleton, bazı Batılı ülkelerin Güney Afrika'dan ziyade Kenya'ya daha fazla odaklanmasının bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
Middleton, Güney Afrika'nın ekonomik, kültürel ve diplomatik etkisini hala koruduğunu, buna rağmen Kenya'nın ek bir stratejik odak noktası haline geldiğini ifade etti.
Güney Afrika'nın küresel düzeyde etkili bir ülke olmaya devam edeceğine ilişkin hiç şüphesi olmadığını vurgulayan Middleton, şunları kaydetti:
Güney Afrika, hem Gazze'deki savaş gibi vicdani meselelerde hem de BRICS'teki varlığıyla farklı bir dünya düzenini savunma konusunda uluslararası alanda daha iddialı bir rol üstlenmeye istekli. Bu ülkenin bazı Batılı devletlerle ilişkilerini daha zorlu hale getirdi. ABD ile ilişkilerinde dezenformasyonun, tarihsel yanlışlıkların ve ırksal önyargıların rolünü de unutmamak gerekir.