Vietnam lideri Lam'a göre, uluslararası düzendeki krizler Asya-Pasifik güvenliğini etkiliyor:

TAKİP ET

Pekin — Küreselleşmeden en esaslı fayda gören Asya-Pasifik bölgesi, bugün tedarik zincirlerindeki parçalanmanın, iklim değişikliğinin, teknolojik dönüşümün ve yükselen jeo-ekonomik rekabetin baskısıyla karşı karşıya. Burası dünyanın en dinamik büyüme merkezi ama yoğun bir stratejik rekabetin sahnesi - Büyük veri, yapay zeka, siber uzay, kuantum teknolojileri, otonom sistemler ve dijital altyapı ülkelerin kalkınma kabiliyetlerini genişletiyor. Ancak bunlar aynı zamanda şüpheleri artırma, enformasyon manipülasyonuna yol açma, karar süreçlerini sıkıştırma ve hesap hatalarını artırma riski taşıyor. Teknolojik ilerlemeler, kuralların evriminin ve insan denetimin hızını aşarsa, stratejik istikrar daha kırılgan hale gelebilir

Pekin Haberleri — Vietnam Devlet Başkanı To Lam, bugünün dünyasında, uluslararası düzenin, kalkınma modellerinin ve stratejik güven algısının eş zamanlı krizlerden geçtiğini ve Asya-Pasifik bölgesinin bunlardan doğrudan etkilendiğini belirtti.

Lam, Singapur'da düzenlenen Asya-Pasifik bölgesindeki savunma ve güvenlik konuşlarının ele alındığı Shangri-La Diyaloğu'nun açılışında konuştu.

Uluslararası düzendeki krizin, uluslararası hukuk ilkelerinin seçici şekilde yorumlandığı, tutarsız uygulandığı ve güçlünün haklı olduğu, zayıf olanı ezebileceği mantığının hakim hale geldiği bir dünya tablosunu ortaya çıkardığına dikkati çeken Lam, böyle bir ortamın küçük ve orta büyüklükteki ülkeleri ekonomi, teknoloji ve güvenlik alanlarında baskı ve zorlamalarla karşı karşıya bıraktığını söyledi.

Lam, böylesi bir ortamın okyanuslar ve denizlerden siber uzaya, tedarik zincirlerinden dijital altyapıya kadar ülkeler arasındaki tüm bağlantısallık unsurlarını yoğun bir rekabetin konusu haline getirme riski taşıdığı uyarısında bulundu.

Orta Doğu'daki gerilimin, stratejik deniz rotalarında yarattığı krizin, tek bir çatışmanın ticareti, enerji tedarikini, lojistiği ve sosyo-ekonomik koşulları küresel çapta nasıl etkileyebileceğini gösterdiğine işaret eden Lam, Okyanuslar ve denizler, küresel ticaret, enerji, gıda ve tedarik zincirlerinin yaşamsal bağlantı hatlarıdır. Buraların baskı, cepheleşme ve güç gösterilerinin sahası olması hiçbir ülkenin faydasına olmayacaktır. ifadesini kullandı.

- Kalkınma ve stratejik güven

Lam, küreselleşmenin, ülkeler arasındaki ticaret ve yatırım akışlarının, teknolojinin yayılmasının ve tedarik zincirlerinin entegrasyonunun uzun yıllar gelişmiş ekonomiler dahil birçok ülkeye geniş kalkınma fırsatları sunduğunu vurguladı.

Ancak bugün bu büyüme motorların büyük zorluklarla karşı karşıya olduğuna, ekonomik büyümenin yavaşladığına, kamu borçlarının ve sermaye maliyetlerinin arttığına, iklim değişikliğinin yüz milyonlarca insanın geçimini tehdit ettiğine işaret eden Lam, ticaret, finans, tarifeler, enerji, gıda, veri ve ileri teknolojilerin baskı araçları haline gelme tehlikesi taşıdığının altını çizdi.

Kalkınmanın kalıcı güvenliğin temeli olduğuna dikkati çeken Lam, Kalkınma yolları tıkandığında, gelişmekte olan ülkelerin gelişme fırsatları daraltıldığında ortaya çıkan ekonomik kırılganlık hızla sosyal ve siyasi istikrarsızlığa ve hatta stratejik belirsizliğe dönüşebilir. dedi.

Lam, stratejik güvenin azaldığı bir ortamda savunmaya yönelik tedbirlerin dahi provokasyon olarak algılanacağına, çıkar farklarının cepheleşmeye dönüşme eğilimine gireceğine dikkati çekerek, diyalog, iletişim ve itidalin olmadığı bir ortamda küçük bir sürtüşmenin dahi büyük bir reaksiyon sarmalı yaratabileceğini vurguladı.

Stratejik güvenin farklılıkların yok sayılması ve rekabetin inkarı anlamına gelmediğini, farlılıkların kurallara dayalı bir çerçevede yönetilmesini, rekabetin belirli sınırlar içinde sorumlu ve öngörülebilir bir şekilde yönetilmesini gerektirdiğini belirten Lam, Kalıcı bir bölgesel düzen, sürekli korku ve karşılıklı güvensizlik üzerine kurulamaz. diye konuştu.

- Yükselen teknolojiler ve stratejik istikrar

Asya-Pasifik'in uluslararası düzenin, kalkınma modellerinin ve stratejik güvenin eş zamanlı krizlerinin en görünür olduğu bölge olduğuna dikkati çeken Lam, Küreselleşmeden en esaslı fayda gören Asya-Pasifik bölgesi, bugün tedarik zincirlerindeki parçalanmanın, iklim değişikliğinin, teknolojik dönüşümün ve yükselen jeo-ekonomik rekabetin baskısıyla karşı karşıya. Burası dünyanın en dinamik büyüme merkezi ama yoğun bir stratejik rekabetin de sahnesi. dedi.

Lam yükselen teknolojilerin söz konusu zorlukları daha karmaşık hale getirdiğine işaret ederek, şunları kaydetti:

Büyük veri, yapay zeka, siber uzay, kuantum teknolojileri, otonom sistemler ve dijital altyapı ülkelerin kalkınma kabiliyetlerini genişletiyor. Ancak bunlar aynı zamanda şüpheleri artırma, enformasyon manipülasyonuna yol açma, karar süreçlerini sıkıştırma ve hesap hatalarını artırma riski taşıyor. Teknolojik ilerlemeler, kuralların evriminin ve insan denetimin hızını aşarsa, stratejik istikrar daha kırılgan hale gelebilir.

- Shangri-La Diyaloğu

Merkezi Londra'da bulunan Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsünün (IISS) organize ettiği Shangri-La Diyaloğu, 29-31 Mayıs'ta Singapur'da düzenleniyor.

Bu yıl 23'üncüsü gerçekleştirilen foruma, Asya-Pasifik, Kuzey Amerika, Avrupa ve Orta Doğu'dan hükümet yetkilileri, savunma bakanları, askeri yetkililer ve güvenlik uzmanları katılıyor.

Asya-Pasifik Shangri-La Diyaloğu To Lam Vietnam