Yeşilay, tüm kadrosuyla gece gündüz bağımlılıkları önlemeye yönelik çalışmalara yoğunlaşıyor
Cenevre — Yeşilay Genel Başkan Yardımcısı ve Uluslararası Yeşilay Federasyonu Genel Sekreteri Büyükelçi Dr. Mehmet Güllüoğlu: - Yeşilay olarak bizim gecemiz gündüzümüz bağımlılıklar ve bağımlılıkları önleme. Bu anlamda bu konu bizim için en önemli konu, bizim tek konumuz. Bizim bütün ekibimizin, binden fazla çalışanımızla ekibimizin emeğini verdiği alan burası - İnsan, yardım alanında ruh sağlığı biraz ihmal edilen bir alan. İnsanlara gıda vermek daha popüler bir yardım faaliyeti. Ancak insanları bağımlıktan korumak, insanlara bağımlılıkları önleyici faaliyetler sunmak biraz ihmal edilen bir alan. Biz de bu alana dikkati çekmeye çalışıyoruz
Cenevre Haberleri — MUHAMMET İKBAL ARSLAN - Yeşilay Genel Başkan Yardımcısı ve Uluslararası Yeşilay Federasyonu (IFGC) Genel Sekreteri Büyükelçi Dr. Mehmet Güllüoğlu, Yeşilay olarak yerel ve küresel düzeyde gece gündüz bağımlılıkları önlemek için faaliyetler yürüttüklerini bildirerek, Bu anlamda bu konu bizim için en önemli konu, bizim tek konumuz. dedi.
Güllüoğlu, Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) en üst karar alma organı olan Dünya Sağlık Asamblesinin (DSA) 79'uncu toplantısına katılmak üzere ve Birleşmiş Milletler (BM) Uluslararası Göç Örgütü (IOM) ile imzaladıkları iyi niyet anlaşması dolayısıyla bulunduğu Cenevre'de AA muhabirinin sorularını yanıtladı.
Her yıl toplanan DSA'nın küresel sağlık meselelerinin konuşulduğu önemli bir platform olduğunu kaydeden Güllüoğlu, her yıl ilgili kuruluşlarla görüşme yapmak, anlaşmalar imzalamak, dünyada bu alanda olup bitenleri takip etmek ve tecrübelerini paylaşmak için Yeşilay olarak bu toplantıya katıldıklarını kaydetti.
Güllüoğlu, bağımlılıkların şu an dünyayı tehdit eden önemli halk sağlığı sorunlarından biri olduğunu ve sadece bireysel sorun olmadığını belirtti.
- Yeşilay olarak bizim gecemiz gündüzümüz bağımlılıklar ve bağımlılıkları önleme
Bağımlılıkların Çin'den Amerika'ya, Doğu'dan Batı'ya ve Kuzey'den Güney'e kadar dünyanın tamamını tehdit ettiğine değinen Güllüoğlu, Yeşilay olarak 1920'den bu yana tütün, alkol, uyuşturucu, kumar ve internetle ilişkili bağımlılıklar alanında gençlerimizi, insanımızı bağımlılıklardan korumaya, bağımlı olanlar varsa onları tedavi etmeye, rehabilite etmeye ve de bu konuda doğru yerde durmak için savunuculuk faaliyetlerini yürütmeye gayret ediyoruz. dedi.
Güllüoğlu, bağımlılıkla mücadelenin zor ancak genelde görmezden gelinen bir alan olduğunu söyledi.
IOM ile imzaladıkları iyi niyet anlaşmasında da göçmenlerin fiziki ihtiyaçlarının yanı sıra onların ruh sağlığına dair ihtiyaçları ve bağımlıkları da gördüklerine dikkati çeken Güllüoğlu, anlaşmanın sadece kağıt üzerinde kalmamasını ve IFGC olarak 70 ülkedeki göçmenlere dair projeler geliştirmeyi hedeflediklerini vurguladı.
Güllüoğlu, ruh sağlığının önemli bir başlık olduğunun altını çizerek, şunları aktardı:
Ruh sağlığının içinde birçok hastalık olmakla beraber bağımlılıklar da ruh sağlığının meselelerinden bir tanesi. Yeşilay olarak bizim gecemiz gündüzümüz bağımlılıklar ve bağımlılıkları önleme. Bu anlamda bu konu bizim için en önemli konu, bizim tek konumuz. Bizim bütün ekibimizin, binden fazla çalışanımızla ekibimizin emeğini verdiği alan burası. İnsanların bağımlı olması ülkelere de büyük zararlar veriyor, dünyaya da büyük zararlar veriyor.
Geçen yıl çalıştıkları bir raporda sadece 4 bağımlılık türünün Türkiye'ye ekonomik maliyetinin, direkt ve dolaylı maliyetlerinin 78 milyar dolar olduğunu gördüklerini ifade eden Güllüoğlu, Yine yapılan araştırmalarda eğer bağımlılıkları yönetilebilirse dünyadaki 17 sürdürülebilir kalkınma hedefinin 14'üne dair çok iyi gelişmeler kaydedilebiliyor. dedi.
Güllüoğlu, bağımlılıkları önlemek için birlik içinde mücadeleye ihtiyaç duyulduğuna dikkati çekerek, bu anlamda ulusal ve uluslararası alanda işbirliklerini artırmalarının önemine işaret etti.
- Bağımlılık endüstrisi, medyayı, algıyı ve psikolojiyi çok iyi kullanıyorlar
Bağımlılık endüstrisinin çok güçlü ve agresif olduğunu kaydeden Güllüoğlu, (Bağımlılık endüstrisi) Ürünlerini satmak için, pazar paylarını artırmak için çocukları, kadınları, yaşlıları ve herkesi bir hedef olarak görüyorlar. Medyayı, algıyı ve psikolojiyi çok iyi kullanıyorlar. Ancak onun karşısındaki iyi insanların, sağlık camiasının, yardım sektörünün ve sivil toplum kuruluşlarının da en az onlar kadar çok çalışması gerekiyor. O yüzden biz görevimizin, mesuliyetimizin farkındayız. ifadelerini kullandı.
Güllüoğlu, DSA'ya da bu bağımlılıklarla ilgili gelişmeleri takip etmek ve tecrübelerini paylaşmak için katıldıklarına anlattı.
BM'ye bağlı kuruluşlarla işbirliği yaptıklarını ancak özellikle DSÖ ile yoğun temas kurduklarını söyleyen Güllüoğlu, BM Mülteciler Yüksek Komiserliği ve BM Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) ile görüştüklerini belirtti.
Güllüoğlu, şu değerlendirmede bulundu:
İnsan, yardım alanında ruh sağlığı biraz ihmal edilen bir alan. İnsanlara gıda vermek daha popüler bir yardım faaliyeti. Ancak insanları bağımlıktan korumak, insanlara bağımlılıkları önleyici faaliyetler sunmak biraz ihmal edilen bir alan. Biz de bu alana dikkati çekmeye çalışıyoruz. İnsanların karnını belki doyuruyoruz ama ruhuna temas edemiyoruz. Onun hayatındaki boşlukları eğer biz dolduramazsak, bu sefer onu bağımlılık endüstrisi dolduruyor. Belki de bütün çabalar boşa gitmiş oluyor.