
Anadolu Ajansı'nın "Asırlık Mektepler" dosyasının bu bölümünde bir dönem Osmanlı'nın bilim insanlarından Başhoca İshak Efendi'ye tahsis edilen tarihi konağın Hoca İshak Efendi İmam Hatip Ortaokulu'na uzanan eğitim yolculuğu ele alındı.
Haliç'e hakim bir noktada bulunan tarihi yapı, 18. yüzyılın sonlarına doğru "Şahbaz" isimli bir Musevi'nin evi olarak inşa edildi.
Yaklaşık 50 santimetre kalınlığında dış duvarlara ve 4,3 metreyi bulan kat yüksekliğine sahip kagir yapı, daha sonraki yıllarda yabancı misafirlere ve Osmanlı bürokrasisinden isimlere tahsis edildi.
Tarihi yapının bir dönemki sakinlerinden biri de daha sonra okula adını verecek Başhoca İshak Efendi oldu.
Osmanlı'da modern bilimlerin gelişmesinde önemli rol üstlenen İshak Efendi, Mühendishane-i Berri-i Hümayun'da başhocalık yaptı.
Matematik başta olmak üzere farklı bilim dallarında çalışmalar yapan İshak Efendi'nin kullanımına da tahsis edilen tarihi yapı, ilerleyen yıllarda ailesinden kalanlara, farklı yabancı misafir ve bürokratlara mesken oldu.
Daha sonra hazineye geçen konağın yaklaşık iki asırdır süren konut işlevi 20. yüzyılın başlarında sona erdi.
Eğitim yuvasına dönüştü
Tarihi yapı 1912-1913 eğitim öğretim yılında Hoca İshak Efendi Zükur Numune Mektebi adıyla eğitim hayatına başladı.
Böylece Haliç'e bakan konak, 20. yüzyılın başından itibaren bir eğitim yuvası oldu.
Okul, Cumhuriyet'in ilk yıllarında eğitim sisteminde yaşanan dönüşümlerle farklı isimler aldı.
1924-1925 eğitim öğretim yılında Beyoğlu 1. Mektep, 1939-1940'ta Halıcıoğlu 1. İlkokul, 1945-1946'dan itibaren Beyoğlu Birinci İlkokul adıyla faaliyet gösterdi.
1948-1949 eğitim öğretim yılında yeniden Hoca İshak Efendi İlkokulu adını alan kurum, bir dönem kurslu akşam ilkokulu olarak da bölge sakinlerine hizmet verdi.
Tarihi binanın artan öğrenci sayısına yetersiz kalması üzerine okul için yeni bir bina yapılarak 1961-1962 eğitim öğretim yılında kullanıma açıldı.
Eğitim sistemindeki sonraki değişikliklerle Hoca İshak Efendi İlköğretim Okulu adını alan kurum, 2012-2013 eğitim öğretim yılında Hoca İshak Efendi İmam Hatip Ortaokulu'na dönüştürüldü.
Yangından sonra yeniden öğrencilerine kavuştu
Yüzyıllar boyunca kullanılan tarihi konak, zaman içerisinde yangın ve çeşitli tahribatlara da maruz kaldı.
1982'de çıkan yangında büyük zarar gören yapı, kapsamlı onarım çalışmalarının ardından yeniden eğitim hayatına kazandırıldı.
Yıllar içerisinde binanın özgün unsurlarında da bazı değişiklikler yapıldı. Binanın aslına uygun şekilde korunabilmesi için 2019'da kapsamlı bir restorasyon çalışması yapıldı.
Akademik bir kurulun rehberliğinde yürütülen çalışmalarda önceki dönemlerde yapılan bazı müdahaleler geriye alındı.
PVC pencereler yeniden ahşaplarıyla değiştirildi, özgün taşlar yerlerine konuldu ve yapının tarihi özellikleri görünür hale getirildi.
Sarnıcı ve kuyusu halen korunuyor
Restorasyonda tarihi yapının yaklaşık 2,5 asırlık geçmişinden kalan ayrıntıların korunmasına özen gösterildi.
Binanın bazı bölümlerinde eski yapı tuğlalarının görülebilmesi amacıyla kesitler bırakıldı. Tuğlalarda üretildikleri fabrikaya ait mühürler ise halen görünüyor.
Yapının sütunları, pencerelerindeki kavisler ve mimari yerleşiminin yanı sıra sarnıcı ve kuyusu da geçmişten bugüne ulaşan unsurlar arasında bulunuyor.
Bir dönem konut olarak kullanılan yapının günlük yaşamından kalan izlere alt bölümlerinde rastlanıyor. Tarihi kilerde kullanılan kancalar dahi yapının geçmişini bugünün öğrencilerine taşıyor.
"Her şeyde o eski izleri görebilirsiniz"
Hoca İshak Efendi İmam Hatip Ortaokulu Müdür Yardımcısı Engin Yolcu, AA muhabirine, tarihi binanın geçirdiği yangınlar ve tahribatlara rağmen geçmişinden önemli izleri koruduğunu söyledi.
2019'daki restorasyonun akademik bir kurulun rehberliğinde gerçekleştirildiğini anlatan Yolcu, şöyle devam etti:
"Normalinde ahşap olan pencereler plastikle değiştirilmiş, onlar değiştiriliyor. Taşlar yerine konuluyor. Baktığınızda halen binanın ana yapısında, tuğlalarında, tuğlayı yapan fabrikanın mührüne kadar her şeyi görebilirsiniz. Sütunlarında, binanın konumlanmasında, pencerelerinin kavislerinde, her şeyde o eski izleri görebilirsiniz. Buradaki en önemli şeylerden bir tanesi de şu. Burası sarnıcı ve kuyusu olan bir okuldur. Aşağıyı gezdiğinizde neredeyse mutfakta ve kilerdeki kancaları bile görebilirsiniz."
Yolcu, restorasyon sırasında eski yapı tuğlalarının görülebilmesi için bazı noktalarda kesitler bırakıldığını söyledi.
Tarihi yapılarda görev yapmanın kendisinde farklı bir duygu oluşturduğunu belirten Yolcu, "Binanın ruhu olur mu, olur. Kendine bağlayan bir yapısı olur. Hissediyorsunuz, burada daha fazla vakit geçiriyorsunuz. Daha fazla iş yapma arzusundasınız. Tarihi yapının ruhu, hikayesi sizi etkiliyor ve sizi okula daha bağımlı kılıyor." ifadelerini kullandı.



