
İstanbul Haberleri — Atlas Üniversitesi Hastanesi DİMER Diyabet Merkezi, İstanbul'da DİMER Diabetes 2026 kongresi düzenleyecek.
Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, 29-31 Ekim arasında düzenlenecek kongrede, diyabet, obezite, prediyabet, insülin direnci, metabolik karaciğer hastalıkları ve kardiyometabolik risk alanlarındaki güncel bilimsel gelişmeler ele alınacak.
Kongrenin ana bilimsel yaklaşımı, diyabete yalnızca kan şekeri yüksekliği üzerinden değil, hastalığın altında yatan patofizyolojik mekanizmalar üzerinden bakmak olacak. Bu doğrultuda özellikle "diyabetin erken dönemde önlenmesi ve patofizyolojiye dayalı tedavi" yaklaşımı ön plana çıkacak.
Kongrenin öne çıkan konuşmacılarından, Tip 2 diyabetin patofizyolojisi ve insülin direnci alanındaki çalışmalarıyla öne çıkan Prof. Dr. Ralph A. DeFronzo, Atlas Üniversitesinde "Tip 2 Diyabet Tedavisinde Paradigma Değişimi: Glikoz Kontrolünden Patofizyoloji Temelli Tedaviye" başlıklı konferans verecek.
DeFronzo, Tip 2 diyabet tedavisinde yalnızca glisemik kontrolün hedeflenmesinden, hastalığın temel mekanizmalarını dikkate alan daha kapsamlı ve patofizyoloji temelli tedavi anlayışına geçişi ele alacak.
DİMER Diabetes 2026'da diyabet ortaya çıkmadan önceki risk dönemleri de değerlendirilecek. Prediyabet, insülin direnci, beta hücre yetmezliği ve obezitenin Tip 2 diyabet gelişimindeki rolünün yanı sıra, erken dönemde uygulanabilecek yaşam tarzı ve farmakolojik müdahaleler tartışılacak.
Açılış oturumlarından birinde, diyabetin önlenmesi açısından önem taşıyan "Yaşam tarzı değişikliği mi, erken farmakolojik tedavi mi?" başlığı farklı bilimsel bakış açılarıyla ele alınacak.
Son yıllarda hem diyabet hem de obezite tedavisinde önemli bir dönüşüm yaratan GLP-1 reseptör agonistleri ve çift inkretin tedavileri de kongrenin önemli başlıkları arasında yer alacak.
Kamuoyunda "diyabet iğneleri" veya "zayıflama iğneleri" olarak bilinen bu tedavilerin yalnızca vücut ağırlığı üzerindeki etkileri değil, kan şekeri kontrolü, kardiyovasküler risk ve metabolik komplikasyonlar üzerindeki etkileri de bilimsel veriler ışığında değerlendirilecek.
İnkretin hormonları ve GLP-1 temelli tedaviler konusunda çalışamalar yapan Prof. Dr. Michael A. Nauck, kongrede inkretin sisteminin gelişimini ve bu tedavilerin glisemik kontrolün ötesindeki etkilerini ele alacak.
Tedavilerin hangi hastalarda kullanılacağı, uzun dönem sonuçları, potansiyel yan etkileri ve hasta özelliklerine göre tedavinin nasıl bireyselleştirileceği de kongrenin tartışma başlıkları arasında bulunacak.
Diyabetin kardiyometabolik sonuçları multidisipliner bakış açısıyla ele alınacak
Modern diyabet yaklaşımında hastalığın yalnızca kan şekeri yüksekliğiyle sınırlı olmadığına dikkati çekilen kongrede, diyabetin kardiyometabolik sonuçları da multidisipliner bakış açısıyla ele alınacak.
Kalp-damar hastalıkları, böbrek hastalıkları, obezite ve metabolik ilişkili yağlı karaciğer hastalığı ile diyabet arasındaki ilişkiler; erken tanı, korunma ve tedavi perspektifinden değerlendirilecek.
Bu kapsamda kardiyoloji ve kalp yetersizliği alanında çalışan bilim insanlarından Prof. Dr. Biykem Bozkurt, diyabet ve kardiyometabolik hastalıklar alanındaki çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Peter M. Nilsson ve metabolik karaciğer hastalıkları alanındaki çalışmalarıyla uluslararası alanda öne çıkan Prof. Dr. Zobair Younossi kongrenin bilimsel programına katkı sağlayacak.
Kongrede DeFronzo ve Nauck'un yanı sıra, diyabetin önlenmesi alanındaki çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Ambady Ramachandran ve Prof. Dr. Muhammad Abdul-Ghani, metabolik hastalıklar alanında çalışan Prof. Dr. Mustafa Kanat, ayrıca Türkiye'den alanında çalışmalara imza atan çok sayıda bilim insanı yer alacak.
Bilimsel programa Prof. Dr. İlhan Satman, Prof. Dr. Tevfik Ecder, Prof. Dr. Mehmet Ağırbaşlı, Prof. Dr. Mustafa Şahin, Prof. Dr. Murat Sipahioğlu ve Prof. Dr. Muhammad Hassanein de katkı sağlayacak.
DİMER Diabetes 2026'nın temel hedeflerinden biri, diyabetin önlenmesinden tedavisine kadar geniş bir yelpazede güncel bilimsel kanıtları farklı uzmanlık alanlarının katkısıyla değerlendirmek olacak.
Kongrede özellikle üç temel mesajın öne çıkarılması hedefleniyor. Bunlar, Tip 2 diyabet riskinin mümkün olduğunca erken belirlenmesi ve önlenmeye çalışılması, tedavinin yalnızca HbA1c ve kan şekeri hedefleriyle sınırlı kalmayarak kalp, böbrek, karaciğer ve vücut ağırlığının birlikte değerlendirilmesi ve tedavinin ise hastanın özelliklerine ve diyabetin altında yatan patofizyolojik mekanizmalara göre bireyselleştirilmesi olarak dikkati çekiyor.




