Berlin Haberleri — Londra merkezli düşünce kuruluşu Avrupa Reform Merkezi (CER) tarafından hazırlanan raporda, küresel mal piyasalarında ikinci Çin şoku dalgası derinleşirken, bu durumdan en çok etkilenen ülkenin Avrupa'nın en büyük ekonomisi Almanya olduğu bildirildi.Avrupa Reform Merkezi tarafından hazırlanan Çin Şoku 2.0 - Almanya'nın Rehavetinin Bedeli başlıklı raporda, Almanya’nın karşı karşıya olduğu sanayisizleşme tehlikesi ortaya konuldu.Ekonomistler Sander Tordoir ve Brad Setser tarafından kaleme alınan raporda, Çin'in agresif ihracat stratejisinin, Alman ekonomisinin can damarı sayılan otomotiv, makine teçhizatı, kimya ve havacılık gibi kilit sektörleri doğrudan sarstığı belirtildi.Çinli şirketlerin sadece kendi iç pazarlarında değil, Avrupa Birliği (AB) dışındaki üçüncü ülkelerde ve hatta Avrupa’nın yerel pazarında Alman rakiplerinin payını hızla ele geçirdiğine yer verilen raporda, Pekin'in ihracat kapasitesinin tahminlerin çok ötesinde büyüdüğüne işaret edildi.Raporda, küresel ticaret dengelerine ilişkin, şu değerlendirmelere yer verildi:Kovid-19 salgını sürecinden bu yana Çin'in ihracat hacmi yüzde 40'tan fazla artış gösterirken, ithalatı neredeyse hiç büyümedi. Bu durum Çin'in ekonomik büyümesini destekledi, nitekim 2019'dan bu yana net ihracatın Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’ya (GSYH) sağladığı 6 puanlık katkı, dünyanın en büyük ekonomilerinden biri için olağanüstü derecede yüksektir. Ancak bu tablo aynı zamanda Çin'in, karşılığında dünyaya fazla bir şey vermeden, küresel ölçekteki talebi tek taraflı olarak kendi lehine çektiği anlamına gelmektedir.”Raporda, daha önceki projeksiyonlarda Çin'in yıllık 10 milyon araç ihracat sınırına ancak 2030 yılında ulaşabileceğinin öngörüldüğü hatırlatılırken, ülkenin 2025 yılının son çeyreğindeki yıllıklandırılmış ihracat verilerinin bu eşiğin şimdiden aşıldığını gösterdiği aktarıldı.- Çin'in ihracat hacmi küresel ticaretin iki katından fazla büyüdüÇin’in üretim odaklı büyüme stratejisinin yalnızca otomotivle sınırlı kalmadığına işaret edilen raporda, Çin'in genel ihracat hacminin 2025 yılında küresel ticaretin iki katından fazla büyüme kaydettiği ifade edildi.Raporda, Bu agresif ivme 2026 yılının başında da hız kesmedi. Çin'in ilk çeyrek ihracat hacmi yüzde 15 artış gösterdi. denildi.Çin'in 2026-2030 yıllarını kapsayan yeni Beş Yıllık Kalkınma Planı'nda da bu rotadan sapacağına dair hiçbir işaret bulunmadığı vurgulanan raporda, Pekin yönetiminin, iç tüketimdeki zayıflığa ve gayrimenkul sektöründeki krize rağmen, dışa bağımlı olduğu az sayıdaki stratejik sektörde de yerli üretimi ikame ederek ihracat fazlasını artırmaya kararlı bir duruş sergilediği tespiti paylaşıldı.Uzmanların, Çin firmalarının küresel pazarı ucuz çelik, elektrikli araçlar ve yeşil teknolojilerle domine etmesinin arkasında sadece teknolojik gelişim değil, devlet eliyle yürütülen haksız rekabet politikalarının yattığına yönelik görüşlerine yer verilen raporda, Çinli üreticilerin, devlet sübvansiyonları, ucuz krediler ve düşük arazi maliyetleriyle desteklendiği aktarıldı.- Almanya'da 400 bin iş kaybıRaporda, Çin etkisinden en çok etkilenen ülkenin Avrupa'nın en büyük ekonomisi Almanya olduğuna, Almanya endüstrisinin, ihracat pazarlarının daralması nedeniyle ağır yaralar aldığına değinilerek, Çin'in küresel ihracat hegemonyası yüzünden Almanya'da şimdiden yaklaşık 400 bin istihdam kaybı yaşandığı bildirildi.Ülkedeki sanayi üretiminin Kovid-19 salgını öncesi ortalamanın yüzde 6 altında seyrettiği aktarılan raporda, özellikle Çin rekabetine en çok maruz kalan sektörlerde küçülmenin derinleştiği bilgisine yer verildi.Raporda, Almanya'nın borç frenini gevşeterek ekonomiyi canlandırmak amacıyla planladığı milyarlarca avroluk mali genişleme paketinin dahi ters tepebileceği uyarısı yapılarak, jeoekonomik dengelerin değiştiği bu yeni ortamda, yaratılacak iç talebin doğrudan ucuz Çin ithalatına akmasından ve Almanya'nın toparlanmasını baltalamasından endişe edildiği duyuruldu.Alman siyasetçilerin krizi doğru okuyamadığı ve reform yanılgısına düştüğü savunulan raporda, şu ifadeler kullanıldı:Almanya'nın krizin nedenlerini teşhis etmekte zorlanması, hayati bir organın kaybedildiği yerde hissedilen fantom (hayalet) ağrısına benziyor. Bürokrasiyi azaltmak elbette mantıklıdır ancak bunun olumlu etkileri, Çin baskısıyla yaşanan ihracat çöküşünün getirdiği sanayi kaybetmeyi telafi etmeye yetmeyecektir.Raporda, geçmişte küresel ticaret fazlası veren ülkelerin başında gelen Almanya'nın, uzun süre kendisini ihracatçı ülkeler koalisyonunun bir parçası olarak gördüğü için bu yapısal tehlikeyi görmezden geldiği hatırlatılarak, buna karşın Fransa'nın, Çin'in dengesiz büyüme modelini G7 gündeminin üst sıralarına taşıyarak AB'nin iç pazarını daha sert koruması çağrısında bulunduğu aktarıldı.Avrupa Parlamentosunun, çelik endüstrisini korumak adına gümrüksüz ithalat kotalarını neredeyse yarı yarıya düşürerek 18,3 milyon tona indirdiği ve kotayı aşan teslimatlara yüzde 50 cezai tarife getirdiği anımsatılan raporda, AB'nin ürün bazlı korumacı önlemlerine ve parça parça yürütülen Avrupa'dan Satın Al sanayi politikalarına rağmen, Çin'in AB ile olan ticaret fazlasının yıllık yaklaşık yüzde 30 büyümeye devam ettiği, dolayısıyla bu adımların çok yavaş ve dar kapsamlı kaldığı vurgulandı.- Sanayisizleşme riskiZamanın daraldığına dikkati çeken ekonomistlerin uyarılarına yer verilen raporda, Berlin ve Brüksel'in önünde iki seçenek kaldığı belirtildi.Raporda, ya ticaret savunma mekanizmaları ile radikal sanayi politikalarının tahkim edileceği ya da Çin eliyle gerçekleşecek sanayisizleşmenin getireceği ağır sosyal ve ekonomik maliyetlere katlanılacağı ifade edildi.Çin'in 2030 yılına kadar küresel sanayi üretiminin yüzde 40'ını tek başına gerçekleştirmesinin beklendiği vurgulanan raporda, bu durumun Almanya'daki AR-GE ve inovasyon altyapısını kurutacağı, aynı zamanda nadir toprak elementlerinde olduğu gibi Pekin'in tedarik zincirlerini kesme tehdidiyle Berlin üzerinde siyasi şantaj gücünü artıracağı uyarılarında bulunuldu.
Ekonomi
Yayınlanma: 21 Mayıs 2026 - 11:57
Avrupa Reform Merkezi raporuna göre ikinci Çin şokundan en çok Almanya etkileniyor
Berlin — Raporda, geçmişte küresel ticaret fazlası veren ülkelerin başında gelen Almanya'nın, uzun süre kendisini ihracatçı ülkeler koalisyonunun bir parçası olarak gördüğü için yapısal tehlikeyi görmezden geldiği belirtildi
Ekonomi
21 Mayıs 2026 - 11:57
EDİTÖR

Anadolu Ajansı haberleri, son dakika gelişmeleri. Bu haber Anadolu Ajansı tarafından servis edilmiştir. Anadolu Ajansı tarafından geçilen tüm...
İlginizi Çekebilir





