İstanbul Haberleri — Yönetmenliğini Mesut Gengeç'in üstlendiği Bağ Bozumu filminin dünya prömiyeri, Rusya'nın Soçi kentinde düzenlenen Uluslararası Avrasya Film Festivali'nin uzun metraj ana yarışma bölümünde gerçekleşti.Yapım ekibinden yapılan açıklamaya göre, festival gösterimine Gengeç ile filmin başrol oyuncusu Barış Yurtsever katıldı.Çekimleri İstanbul, Bozcaada, Silivri ve Çanakkale'de yapılan filmin başrollerini Yurtsever ile Zeynep Erkekli, Melissa Yıldırımer, Berke Üzrek, Müşerref Göksever, Ali Barkın ve Kaan Songün paylaştı.Bu yıl 13-19 Haziran'da düzenlenen festivale, 38 ülkeden 911 başvuru yapıldı. Festival kapsamında 27 ülkeden 93 film gösterilirken, uzun metraj, kısa film ve belgesel kategorilerindeki yarışma programlarında toplam 56 film yer aldı.
Açıklamada görüşlerine yer verilen yönetmen Mesut Gengeç, filmi geçmişle yüzleşme hikayesinin yanı sıra içsel bir yolculuğun metaforu olarak kurguladığını belirtti.Bozcaada'nın filmde önemli bir yere sahip olduğunu kaydeden Gengeç, doğanın yalnızca arka plan değil başlı başına bir karakter olarak ele alındığını vurguladı.Gengeç, geçmişiyle yüzleşmek zorunda kalan Burak'ın hikayesinin anlatıldığı filme ilişkin şunları kaydetti:Amacım izleyiciyi sadece karakterlerin dramıyla değil, içinde yaşadığımız ekosistem ve tüketim çarkıyla yüzleştirmek. Uygarlığın sınır tanımayan gelişimi, tüm canlıların yaşam alanlarını etkilerken, insanın kendisine ve doğaya yabancılaşmasına yol açıyor. Bu filmle özellikle yüksek tüketime sahip kentli kesimlere, başka bir yaşam biçiminin mümkün olduğunu göstermek ve izleyiciyi hem düşünmeye hem de duygusal bir yolculuğa çıkarmak istiyorum.Filmin müziklerini Türkay Nişancı, görüntü yönetmenliğini Emrah Durmuş üstlendi.Dram türündeki filmin senaryosunu ise Bülent Günal ile Gengeç kaleme aldı.
Açıklamada görüşlerine yer verilen yönetmen Mesut Gengeç, filmi geçmişle yüzleşme hikayesinin yanı sıra içsel bir yolculuğun metaforu olarak kurguladığını belirtti.Bozcaada'nın filmde önemli bir yere sahip olduğunu kaydeden Gengeç, doğanın yalnızca arka plan değil başlı başına bir karakter olarak ele alındığını vurguladı.Gengeç, geçmişiyle yüzleşmek zorunda kalan Burak'ın hikayesinin anlatıldığı filme ilişkin şunları kaydetti:Amacım izleyiciyi sadece karakterlerin dramıyla değil, içinde yaşadığımız ekosistem ve tüketim çarkıyla yüzleştirmek. Uygarlığın sınır tanımayan gelişimi, tüm canlıların yaşam alanlarını etkilerken, insanın kendisine ve doğaya yabancılaşmasına yol açıyor. Bu filmle özellikle yüksek tüketime sahip kentli kesimlere, başka bir yaşam biçiminin mümkün olduğunu göstermek ve izleyiciyi hem düşünmeye hem de duygusal bir yolculuğa çıkarmak istiyorum.Filmin müziklerini Türkay Nişancı, görüntü yönetmenliğini Emrah Durmuş üstlendi.Dram türündeki filmin senaryosunu ise Bülent Günal ile Gengeç kaleme aldı.



