Tbmm Haberleri — MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Terörsüz Türkiye ile etnik tahrikçilerin çapsız siyasetçilerine, emperyalizmin vekalet unsurlarına, mezhep simsarlarının istismarlarına kapımızı kapatıyoruz. Kan analizlerine, kemik yapılarına, kafatası boyutlarına göre değil, Türk'ün, Kürt'ün, Alevi'nin, Sünni'nin, Arap'ın, Süryani'nin, Doğulunun, Batılının aynı bayrak altında, aynı vatan üzerinde, aynı devlet çatısı altında, aynı kader ve istikamet birliğinde kenetlendiği bir Türkiye için çabalıyoruz. dedi.
Bahçeli, MHP TBMM Grup Toplantısı'nda, ABD/İsrail-İran geriliminin, yalnızca üç ülke arasında geçen bir askeri veya diplomatik çekişme olmadığını söyledi.Bu gerilimin, Türkiye'nin sınır güvenliğinden enerji maliyetlerine, tarımsal üretimden sanayi girdilerine, lojistik hatlardan dış ticaret dengelerine kadar geniş bir alanı etkileyebilecek büyük bir deprem potansiyeli taşıdığını belirten Bahçeli, Hürmüz Boğazı'nda yaşanan her sarsıntı, petrol tankerlerinin rotasını değiştirmekte, değişen rotalar, mazot fiyatlarına, gübre maliyetlerine, çiftçinin ekim kararına, sanayicinin üretim hesabına, ihracatçının rekabet gücüne, vatandaşımızın mutfağına kadar uzanmaktadır. diye konuştu.Duyan değil dinleyen, bakan değil gören gözler için Terörsüz Türkiye'nin ne denli hayati bir mesele olduğunu idrak etmek zor değildir. Sınır ötesindeki kriz ile sınır içindeki huzur aynı stratejik denklemin parçalarıdır. İşte biz bu denklemi görüyoruz ifadelerini kullanan Bahçeli, Türkiye'nin geleceğini bugünün tartışmalarına göre değil, 2023'te müjdeledikleri Türk ve Türkiye Yüzyılı'nın idrakine, 2053'ün ufkuna, 2071'in kavrayışına göre değerlendirdiklerini anlattı.MHP Genel Başkanı Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:Terörsüz Türkiye ile etnik tahrikçilerin çapsız siyasetçilerine, emperyalizmin vekalet unsurlarına, mezhep simsarlarının istismarlarına kapımızı kapatıyoruz. Kan analizlerine, kemik yapılarına, kafatası boyutlarına göre değil, Türk'ün, Kürt'ün, Alevi'nin, Sünni'nin, Arap'ın, Süryani'nin, Doğulunun, Batılının aynı bayrak altında, aynı vatan üzerinde, aynı devlet çatısı altında, aynı kader ve istikamet birliğinde kenetlendiği bir Türkiye için çabalıyoruz. Terörsüz Türkiye, komşunun komşuya güvenmesidir. Terörsüz Türkiye, annenin evladını okula huzurla göndermesidir. Terörsüz Türkiye, esnafın kepengini endişesiz açması, çiftçinin tarlasına korkusuz gitmesi, öğretmenin sınıfa başı dik girmesi, yatırımcının Anadolu'nun her köşesine güvenle erişmesidir. Terörsüz Türkiye, iç mukavemetimizin çelikten bir duvar gibi, kol kola, el ele ve tek vücut halinde milletçe ilmek ilmek örülmesidir.Hudutlarımızda canımıza kasteden, sivillerimizi hedef alan, karakollarımıza çıkartma yapan, köylerimizi yağmalayan, evlatlarımızı kaçıran, analarımızı gözü yaşlı, çocuklarımızı yetim, bacılarımızı dul bırakan terörü bitirmek artık farz olmuştur. Kalkınma irademize pusu kuran, ekmeğimizi küçülten, yatırımların, ihracatın önüne mayın döşeyen terör illetinden kurtulmak haysiyet meselesidir. Esendere'de, Üzümlü'de gümrük kapılarımızda ticari hayatımıza zincir vuran terör belası, Aydın'da, Muğla'da, Antalya'da turizme hançer olmamalıdır. Yıllar boyunca terörle mücadeleye ayrılmak zorunda kalınan devasa kaynakları artık çocuklarımıza okul, yaşlılarımıza hastane ve bakım hizmeti, çiftçimize sulama kanalı, tarımsal destek, kırsal kalkınma, gençlerimize teknoloji merkezi, üniversite yatırımı, gençlik projesi, kadınlarımıza istihdam ve sosyal refah, esnafımıza kredi, sanayicimize yatırım, şehirlerimize altyapı, köylerimize yol, meralarımıza ıslah, tarlalarımıza bereket olarak döndürmeliyiz.Dağlardaki korkunun sofralara çöreklenmemesi, sınır boylarında kazılan hendeklerin kalkınma hamlelerini gölgelememesi gerektiğini vurgulayan Bahçeli, Ekonomimiz terörün getirdiği güvenlik maliyetleriyle sınanırken çocuklarımızın rızkı savunma harcamalarına ayrılmamalıdır. Terörü milletimizin gündeminden geri dönülmemek üzere çıkarmak, güvenlik mecburiyetiyle tüketilen imkanları kalkınma seferberliğine dönüştürmek Terörsüz Türkiye ile vücut bulacaktır. Terörsüz Türkiye, güvenlikten kalkınmaya, acıdan umuda, korkudan huzura, kayıptan üretime geçişin adı olacaktır. Doğu ve Güneydoğu Anadolu yalnızca İçişleri Bakanlığımızın özel ilgi alanı, Milli Savunma Bakanlığımızın uzmanlık sahası, Milli İstihbarat Teşkilatımızın güvenlik raporlarının konusu olmamalıdır. Terörsüz Türkiye ile tarımın, hayvancılığın, yenilenebilir enerjinin, sınır ticaretinin, lojistik koridorların, kültür turizminin, girişimciliğin, sanayinin ve teknoloji yatırımlarının merkezleri haline gelmelidir. değerlendirmesinde bulundu.- Süreç titizlikle, güvenlik hassasiyetlerinden taviz verilmeden yürütülecektirTerörsüz Türkiye sürecinin en önemli yönlerinden birinin de meselenin Meclis'in çatısı altında ele alınması olunduğuna değinen Bahçeli, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun çalışmalarının son derece anlamlı olduğunu ve tarihi bir vazife üstlendiğini söyledi.Sırada siyasi ve hukuki düzenlemeler vardır diyen Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:Gazi Meclisimizde gerekli yasama faaliyetleri hız kazanacaktır. Teklifler değerlendirilecek, her partiden madde önerileri alınacak, kanunlaştırma sürecinin çerçevesi millet iradesiyle oluşturulacaktır. Günlük siyasi kazançların, küçük hesapların telaşıyla bu tarihi yükümlülüğe sırt çevrilmemelidir. Kalabalıkları galeyana getirmek, kitleleri yönlendirmek uğruna bu mühim dönemeçte milletimizi kutuplaştırma gafletine düşülmemelidir. Kimse şehitlerimizin aziz hatıralarını istismar etmemeli, kimse gazilerimizin fedakarlıklarına gölge düşürmemeli, kimse anaların gözyaşı üzerinden siyaset devşirmemeli, kimse kardeşliğimizi, birliğimizi, dirliğimizi zehirleyecek sözlerin, söylemlerin, sözde siyasetlerin peşine takılmamalıdır.Terörsüz Türkiye'nin, Türkiye'nin ortak mesajı olması gerektiğini belirten Bahçeli, Terörsüz Türkiye, sınır ötesinde kabaran kriz dalgalarına, bölgemizi saran istikrarsızlık kuşağına, küresel güç mücadelelerine karşı hazır bulunduğumuzun ilanı olmalıdır. Cenabıallah, Al-i İmran Suresi'nde 'Hep birlikte Allah'ın ipine sımsıkı yapışın, bölünüp parçalanmayın' buyurmaktadır. Bugün bize düşen de budur. Ayrılığa kapılarımızı kapatmak, kardeşliğe omuz vermek, gönül köprüleri inşa etmek milletimize borcumuzdur. dedi.Hıdırellez'in önemine değinen Bahçeli, Terörsüz Türkiye sürecinde geçmişte terör örgütü PKK'ya yönelik yaptığı çağrıları hatırlatarak, örgütün silah bırakmasının töreninin Terörsüz Türkiye iradesinin karşılık bulduğu önemli bir aşama olduğunu söyledi.Silah bırakmanın tek başına nihai sonuç getirmediğini belirten Bahçeli, şöyle konuştu:Süreç titizlikle, güvenlik hassasiyetlerinden taviz verilmeden yürütülecektir. Bu kapsamda Abdullah Öcalan'ın statü meselesinin konuşulması da daha önce ifade ettiğimiz gibi, bizim açımızdan önemlidir. Bu mesele yokmuş gibi davranarak sürecin sağlıklı işlemesi mümkün değildir. Sürecin yürütülmesini istiyorsak, çağrımızın bağlayıcı olmasını temenni ediyorsak, örgütün tüm unsurlarıyla feshi ve silahların teslimini takip eden bu süreçte bunun hukuki, siyasi ve vicdani ölçüler içinde açıkça değerlendirilmesi gerekir. Türkiye'nin güvenliği ve geleceği söz konusuysa ani reflekslere, duygusal tepkimelere, sosyal medya gürültülerine, siyasi yaygaralara, temelsiz muhalefet tantanalarına, takvimi meçhul belirsizliklere mahal veremeyiz. Abdullah Öcalan için statü açığı varsa, bu açık Türkiye Cumhuriyeti lehine, Terörsüz Türkiye hedefinin başarısına hizmet edecek biçimde ele alınmalıdır.Bu noktada ihtiyaç duyulacak mekanizmanın adı ne olursa olsun, özü açık olmalıdır. Bu mekanizma, toplumsal onarımı, siyasal normalleşmeyi, demokratik katılımı, kardeşlik hukukunu, kamu düzenini, milli güvenliği ve huzurlu geleceği birlikte gözetmelidir. Bu tartışmalara son vermek için bunun adının 'Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü' olmasını öneriyorum. Fakat elbette başka alternatifler de üretilebilir. Temennimiz PKK'nın kurucu önderliğinin bir tanım altında görev yapmasıdır. Çünkü meselenin esası, terörün tamamen tasfiye edilmesi, silahların susması, terörün gündemimizin dışına kesin biçimde çıkarılması, siyasetin terör vesayetinden arındırılması ve toplumsal bütünleşmenin sağlanmasıdır. Kimsenin en ufak kuşkusu olmasın. Şehitlerimiz bizim baş tacımızdır. Gazilerimiz bizim yüz akımızdır. Terörle mücadele kahramanlarımız, bu milletin ebedi şeref levhasına adlarını yazdırmışlardır. Terörsüz Türkiye hedefi, şehitlerimizin ve gazilerimizin adanmışlıklarını zafere ulaştırma, mücadelelerini nihayete erdirme iradesidir.- Terörsüz Türkiye meselesinde kaybedilecek her gün, Türkiye'nin geleceğinden eksilmiş bir gündürMHP Genel Başkanı Bahçeli, Cumhur İttifakı'nın yalnızca seçim dönemlerinde kurulan bir sandık birlikteliği olmadığını dile getirerek, Türkiye'nin terörle mücadelesinde, milli iradenin korunmasında, savunma sanayii hamlesinde, dış politika kararlılığında, devlet-millet sürekliliğinde ve kriz zamanlarında istikrarın muhafazasında önemli bir siyasi hat oluşturmuştur. Kabine, bürokrasi ve Cumhur İttifakı unsurları aynı hedefe bakmalı, aynı istikamete yürümeli, aynı tarihi sorumluluğun ağırlığını taşımalıdır. Her bakanlık bir cephe, her kurum bir mevzi, her karar Türkiye'nin büyük yürüyüşünün parçası olarak görülmelidir. dedi.İç siyasetin dili, seviyesi ve sorumluluk anlayışının da aynı ciddiyete ulaşması gerektiğinin altını çizen Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:Dünya ağır bir belirsizlik döneminden geçerken Türkiye'nin iç siyaseti ve Terörsüz Türkiye vizyonu küçük hesaplara, günlük çekişmelere ve dar parti menfaatlerine sıkıştırılamaz. Türkiye'yi yönetmek ciddiyet ister. Türkiye'yi yönetmeye talip olmak dirayet, azamet ve ağır bir mesuliyet ister. Milli meseleler, kişisel çıkar siyasetinin gölgesinde konuşulamaz. Milletin kaderi, devletin bekası ve vatanın istikameti böylesi bir hafiflikle taşınamaz. Bu ülkeyi yönetmeye talip olanın uykusu kaçmalı, saçları ağarmalı, kalbi acımalı, zihni yorulmalı, vicdanı sızlamalıdır. Çünkü devleti yönetmeye talip olanın zihnindeki ve kalbindeki yük, onun ayaklarının yerden kesilmesine izin vermez, onu sürekli yere, millete ve hakikate bağlar. Bu yük büyük, bu yük çetin, bu yük mukaddestir. Aklımız rehberimiz, imanımız kalkanımız, sabrımız siperimiz oldukça Allah'ın izniyle hiçbir engel önümüzü kesemeyecek, yürüyüşümüzü durduramayacaktır.Bahçeli, siyasetin bir rekabet alanı olduğunu belirterek, Farklı partiler olacaktır, eleştiri yapılacaktır. Demokrasinin tabiatı budur. Ancak eleştiri başka, ülkenin moralini yıpratmak başkadır. Rekabet başka, Türkiye'nin istikametini karartmak başkadır. Muhalefet etmek başka, milli meselelerde ortak aklı zehirlemek başkadır. diye konuştu.Önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben anlayışının, devlet ve siyaset ahlakının özü olduğuna dikkati çeken Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:Milli meselelerde sorumluluk almak, Türkiye'nin bekasını parti menfaatinin üstünde görmek, şehitlerimizin aziz hatırasını, gazilerimizin fedakarlığını, annelerin duasını, çocukların geleceğini ve milletin ortak huzurunu siyasi hesapların üzerinde tutmak demektir. Muhalefet yaparken düşülen temel zafiyet de burada ortaya çıkmaktadır. Mesele yalnız sert söz söylenmesi veya iktidarın eleştirilmesiyle sınırlı kalmamaktadır. Asıl sorun, Türkiye'nin içinde bulunduğu tarihi dönemecin doğru okunamaması, her meselenin günlük polemik, şahıs tartışması ve dar parti çıkarı üzerinden okunmasıdır ve bu ciddi bir ufuk eksikliğidir. Türkiye'ye muhalefet edilmez, edilemez, iktidara muhalefet edilir. Hükümete eleştiri yöneltilir. Fakat Türkiye yok edilemez. Politikalara alternatif teklif edilir. Ancak Türkiye'nin imkanlarını küçümseyen, milletin moralini bozan, dışarıdaki baskılara içeride söylem desteği veren, her stratejik adımı itibarsızlaştırmaya çalışan çizginin adı siyasal sığlıktır.Bu noktada Terörsüz Türkiye başlığını siyasi rekabetin gürültüsüne kurban etmeyeceğimizin altını çizmek gerekir. Devletin güvenlik anlayışını da milletin huzur arayışını da bölgemizdeki istikrar ihtiyacını da gündelik polemiklerin oyuncağı haline getirmeyiz. Kim bu süreci sığ hesaplara indirgerse, Türkiye'nin önündeki stratejik fırsatı okuyamamış olur. Kim bu hedefi karalamaya kalkarsa, anaların gözyaşını, gençlerin beklediği umudu, şehirlerin beklediği yatırımı, yarının şafağında bizi bekleyen büyük ve güçlü Türkiye'yi görmezden gelmiş olur. Terörsüz Türkiye meselesinde kaybedilecek her gün, Türkiye'nin geleceğinden eksilmiş bir gündür.Şehit ve gazilerin annelerinin Anneler Günü'nü kutlayan Bahçeli, Kahramanmaraş'ta yüreklerimizi yakan okul saldırısında evlatlarını ebediyete uğurlayan annelerimizin acısını yüreğimizde taşıyor, Anneler Günü vesilesiyle kendilerini derin bir hürmetle selamlıyor, kaybettiğimiz evlatlarımızın aziz hatıralarını rahmet ve dua ile yad ediyorum. dedi.Bahçeli, okul saldırısında hayatını kaybeden matematik öğretmeni Ayla Kara'yı rahmetle anarak, kadın milletvekillerinin ve tüm annelerin Anneler Günü'nü kutladı.- CHP, Cumhuriyet'in kurulduğu günden bu yana var olan önemli bir siyasi kurumdurMHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nın ardından bir gazetecinin, Kulislerde CHP'ye yönelik dile getirilen 'mutlak butlan' iddialarına ilişkin sorusu üzerine, şu yanıtı verdi:CHP, Cumhuriyet'in kurulduğu günden bu yana var olan önemli bir siyasi kurumdur. Bu kurumun içinin karıştırılması, parçalanması, hukuki yönden zedelenmesi veya başka amaçlarla kullanılmasına müsaade edilmemesini temenni ederiz. Onun için CHP ayrımdan, sert eleştirilerden, beraber olduğu insanları küçümseyerek yoluna devam edeceği yerde milletle buluşmayı tercih etsin ve CHP üzerine düşen tarihi sorumluluğu üstlenmiş olsun.Ayrıca, MHP TBMM Grup Toplantısı'nı izlemek üzere salonda bulunanlar, Bahçeli'nin Dünya ağır bir belirsizlik döneminden geçerken Türkiye'nin iç siyaseti ve Terörsüz Türkiye vizyonu küçük hesaplara, günlük çekişmelere ve dar parti menfaatlerine sıkıştırılamaz sözlerinin ardından, konuşması tamamlanana kadarki bölümü ayakta dinledi ve alkışladı.Öte yandan Bahçeli'nin, üzerinde Bakara Suresi'nin 249. ayetinden alınan Nice küçük topluluklar, Allah'ın izniyle büyük kalabalıklara üstün gelmiştir ve Tonyukuk yazıtındaki Çoklar diye korkma, azız diye çekinme ifadelerinin bulunduğu yüzük taktığı ve aynı konseptte hazırlanan rozet taktığı görüldü.(Bitti)
Bahçeli, MHP TBMM Grup Toplantısı'nda, ABD/İsrail-İran geriliminin, yalnızca üç ülke arasında geçen bir askeri veya diplomatik çekişme olmadığını söyledi.Bu gerilimin, Türkiye'nin sınır güvenliğinden enerji maliyetlerine, tarımsal üretimden sanayi girdilerine, lojistik hatlardan dış ticaret dengelerine kadar geniş bir alanı etkileyebilecek büyük bir deprem potansiyeli taşıdığını belirten Bahçeli, Hürmüz Boğazı'nda yaşanan her sarsıntı, petrol tankerlerinin rotasını değiştirmekte, değişen rotalar, mazot fiyatlarına, gübre maliyetlerine, çiftçinin ekim kararına, sanayicinin üretim hesabına, ihracatçının rekabet gücüne, vatandaşımızın mutfağına kadar uzanmaktadır. diye konuştu.Duyan değil dinleyen, bakan değil gören gözler için Terörsüz Türkiye'nin ne denli hayati bir mesele olduğunu idrak etmek zor değildir. Sınır ötesindeki kriz ile sınır içindeki huzur aynı stratejik denklemin parçalarıdır. İşte biz bu denklemi görüyoruz ifadelerini kullanan Bahçeli, Türkiye'nin geleceğini bugünün tartışmalarına göre değil, 2023'te müjdeledikleri Türk ve Türkiye Yüzyılı'nın idrakine, 2053'ün ufkuna, 2071'in kavrayışına göre değerlendirdiklerini anlattı.MHP Genel Başkanı Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:Terörsüz Türkiye ile etnik tahrikçilerin çapsız siyasetçilerine, emperyalizmin vekalet unsurlarına, mezhep simsarlarının istismarlarına kapımızı kapatıyoruz. Kan analizlerine, kemik yapılarına, kafatası boyutlarına göre değil, Türk'ün, Kürt'ün, Alevi'nin, Sünni'nin, Arap'ın, Süryani'nin, Doğulunun, Batılının aynı bayrak altında, aynı vatan üzerinde, aynı devlet çatısı altında, aynı kader ve istikamet birliğinde kenetlendiği bir Türkiye için çabalıyoruz. Terörsüz Türkiye, komşunun komşuya güvenmesidir. Terörsüz Türkiye, annenin evladını okula huzurla göndermesidir. Terörsüz Türkiye, esnafın kepengini endişesiz açması, çiftçinin tarlasına korkusuz gitmesi, öğretmenin sınıfa başı dik girmesi, yatırımcının Anadolu'nun her köşesine güvenle erişmesidir. Terörsüz Türkiye, iç mukavemetimizin çelikten bir duvar gibi, kol kola, el ele ve tek vücut halinde milletçe ilmek ilmek örülmesidir.Hudutlarımızda canımıza kasteden, sivillerimizi hedef alan, karakollarımıza çıkartma yapan, köylerimizi yağmalayan, evlatlarımızı kaçıran, analarımızı gözü yaşlı, çocuklarımızı yetim, bacılarımızı dul bırakan terörü bitirmek artık farz olmuştur. Kalkınma irademize pusu kuran, ekmeğimizi küçülten, yatırımların, ihracatın önüne mayın döşeyen terör illetinden kurtulmak haysiyet meselesidir. Esendere'de, Üzümlü'de gümrük kapılarımızda ticari hayatımıza zincir vuran terör belası, Aydın'da, Muğla'da, Antalya'da turizme hançer olmamalıdır. Yıllar boyunca terörle mücadeleye ayrılmak zorunda kalınan devasa kaynakları artık çocuklarımıza okul, yaşlılarımıza hastane ve bakım hizmeti, çiftçimize sulama kanalı, tarımsal destek, kırsal kalkınma, gençlerimize teknoloji merkezi, üniversite yatırımı, gençlik projesi, kadınlarımıza istihdam ve sosyal refah, esnafımıza kredi, sanayicimize yatırım, şehirlerimize altyapı, köylerimize yol, meralarımıza ıslah, tarlalarımıza bereket olarak döndürmeliyiz.Dağlardaki korkunun sofralara çöreklenmemesi, sınır boylarında kazılan hendeklerin kalkınma hamlelerini gölgelememesi gerektiğini vurgulayan Bahçeli, Ekonomimiz terörün getirdiği güvenlik maliyetleriyle sınanırken çocuklarımızın rızkı savunma harcamalarına ayrılmamalıdır. Terörü milletimizin gündeminden geri dönülmemek üzere çıkarmak, güvenlik mecburiyetiyle tüketilen imkanları kalkınma seferberliğine dönüştürmek Terörsüz Türkiye ile vücut bulacaktır. Terörsüz Türkiye, güvenlikten kalkınmaya, acıdan umuda, korkudan huzura, kayıptan üretime geçişin adı olacaktır. Doğu ve Güneydoğu Anadolu yalnızca İçişleri Bakanlığımızın özel ilgi alanı, Milli Savunma Bakanlığımızın uzmanlık sahası, Milli İstihbarat Teşkilatımızın güvenlik raporlarının konusu olmamalıdır. Terörsüz Türkiye ile tarımın, hayvancılığın, yenilenebilir enerjinin, sınır ticaretinin, lojistik koridorların, kültür turizminin, girişimciliğin, sanayinin ve teknoloji yatırımlarının merkezleri haline gelmelidir. değerlendirmesinde bulundu.- Süreç titizlikle, güvenlik hassasiyetlerinden taviz verilmeden yürütülecektirTerörsüz Türkiye sürecinin en önemli yönlerinden birinin de meselenin Meclis'in çatısı altında ele alınması olunduğuna değinen Bahçeli, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun çalışmalarının son derece anlamlı olduğunu ve tarihi bir vazife üstlendiğini söyledi.Sırada siyasi ve hukuki düzenlemeler vardır diyen Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:Gazi Meclisimizde gerekli yasama faaliyetleri hız kazanacaktır. Teklifler değerlendirilecek, her partiden madde önerileri alınacak, kanunlaştırma sürecinin çerçevesi millet iradesiyle oluşturulacaktır. Günlük siyasi kazançların, küçük hesapların telaşıyla bu tarihi yükümlülüğe sırt çevrilmemelidir. Kalabalıkları galeyana getirmek, kitleleri yönlendirmek uğruna bu mühim dönemeçte milletimizi kutuplaştırma gafletine düşülmemelidir. Kimse şehitlerimizin aziz hatıralarını istismar etmemeli, kimse gazilerimizin fedakarlıklarına gölge düşürmemeli, kimse anaların gözyaşı üzerinden siyaset devşirmemeli, kimse kardeşliğimizi, birliğimizi, dirliğimizi zehirleyecek sözlerin, söylemlerin, sözde siyasetlerin peşine takılmamalıdır.Terörsüz Türkiye'nin, Türkiye'nin ortak mesajı olması gerektiğini belirten Bahçeli, Terörsüz Türkiye, sınır ötesinde kabaran kriz dalgalarına, bölgemizi saran istikrarsızlık kuşağına, küresel güç mücadelelerine karşı hazır bulunduğumuzun ilanı olmalıdır. Cenabıallah, Al-i İmran Suresi'nde 'Hep birlikte Allah'ın ipine sımsıkı yapışın, bölünüp parçalanmayın' buyurmaktadır. Bugün bize düşen de budur. Ayrılığa kapılarımızı kapatmak, kardeşliğe omuz vermek, gönül köprüleri inşa etmek milletimize borcumuzdur. dedi.Hıdırellez'in önemine değinen Bahçeli, Terörsüz Türkiye sürecinde geçmişte terör örgütü PKK'ya yönelik yaptığı çağrıları hatırlatarak, örgütün silah bırakmasının töreninin Terörsüz Türkiye iradesinin karşılık bulduğu önemli bir aşama olduğunu söyledi.Silah bırakmanın tek başına nihai sonuç getirmediğini belirten Bahçeli, şöyle konuştu:Süreç titizlikle, güvenlik hassasiyetlerinden taviz verilmeden yürütülecektir. Bu kapsamda Abdullah Öcalan'ın statü meselesinin konuşulması da daha önce ifade ettiğimiz gibi, bizim açımızdan önemlidir. Bu mesele yokmuş gibi davranarak sürecin sağlıklı işlemesi mümkün değildir. Sürecin yürütülmesini istiyorsak, çağrımızın bağlayıcı olmasını temenni ediyorsak, örgütün tüm unsurlarıyla feshi ve silahların teslimini takip eden bu süreçte bunun hukuki, siyasi ve vicdani ölçüler içinde açıkça değerlendirilmesi gerekir. Türkiye'nin güvenliği ve geleceği söz konusuysa ani reflekslere, duygusal tepkimelere, sosyal medya gürültülerine, siyasi yaygaralara, temelsiz muhalefet tantanalarına, takvimi meçhul belirsizliklere mahal veremeyiz. Abdullah Öcalan için statü açığı varsa, bu açık Türkiye Cumhuriyeti lehine, Terörsüz Türkiye hedefinin başarısına hizmet edecek biçimde ele alınmalıdır.Bu noktada ihtiyaç duyulacak mekanizmanın adı ne olursa olsun, özü açık olmalıdır. Bu mekanizma, toplumsal onarımı, siyasal normalleşmeyi, demokratik katılımı, kardeşlik hukukunu, kamu düzenini, milli güvenliği ve huzurlu geleceği birlikte gözetmelidir. Bu tartışmalara son vermek için bunun adının 'Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü' olmasını öneriyorum. Fakat elbette başka alternatifler de üretilebilir. Temennimiz PKK'nın kurucu önderliğinin bir tanım altında görev yapmasıdır. Çünkü meselenin esası, terörün tamamen tasfiye edilmesi, silahların susması, terörün gündemimizin dışına kesin biçimde çıkarılması, siyasetin terör vesayetinden arındırılması ve toplumsal bütünleşmenin sağlanmasıdır. Kimsenin en ufak kuşkusu olmasın. Şehitlerimiz bizim baş tacımızdır. Gazilerimiz bizim yüz akımızdır. Terörle mücadele kahramanlarımız, bu milletin ebedi şeref levhasına adlarını yazdırmışlardır. Terörsüz Türkiye hedefi, şehitlerimizin ve gazilerimizin adanmışlıklarını zafere ulaştırma, mücadelelerini nihayete erdirme iradesidir.- Terörsüz Türkiye meselesinde kaybedilecek her gün, Türkiye'nin geleceğinden eksilmiş bir gündürMHP Genel Başkanı Bahçeli, Cumhur İttifakı'nın yalnızca seçim dönemlerinde kurulan bir sandık birlikteliği olmadığını dile getirerek, Türkiye'nin terörle mücadelesinde, milli iradenin korunmasında, savunma sanayii hamlesinde, dış politika kararlılığında, devlet-millet sürekliliğinde ve kriz zamanlarında istikrarın muhafazasında önemli bir siyasi hat oluşturmuştur. Kabine, bürokrasi ve Cumhur İttifakı unsurları aynı hedefe bakmalı, aynı istikamete yürümeli, aynı tarihi sorumluluğun ağırlığını taşımalıdır. Her bakanlık bir cephe, her kurum bir mevzi, her karar Türkiye'nin büyük yürüyüşünün parçası olarak görülmelidir. dedi.İç siyasetin dili, seviyesi ve sorumluluk anlayışının da aynı ciddiyete ulaşması gerektiğinin altını çizen Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:Dünya ağır bir belirsizlik döneminden geçerken Türkiye'nin iç siyaseti ve Terörsüz Türkiye vizyonu küçük hesaplara, günlük çekişmelere ve dar parti menfaatlerine sıkıştırılamaz. Türkiye'yi yönetmek ciddiyet ister. Türkiye'yi yönetmeye talip olmak dirayet, azamet ve ağır bir mesuliyet ister. Milli meseleler, kişisel çıkar siyasetinin gölgesinde konuşulamaz. Milletin kaderi, devletin bekası ve vatanın istikameti böylesi bir hafiflikle taşınamaz. Bu ülkeyi yönetmeye talip olanın uykusu kaçmalı, saçları ağarmalı, kalbi acımalı, zihni yorulmalı, vicdanı sızlamalıdır. Çünkü devleti yönetmeye talip olanın zihnindeki ve kalbindeki yük, onun ayaklarının yerden kesilmesine izin vermez, onu sürekli yere, millete ve hakikate bağlar. Bu yük büyük, bu yük çetin, bu yük mukaddestir. Aklımız rehberimiz, imanımız kalkanımız, sabrımız siperimiz oldukça Allah'ın izniyle hiçbir engel önümüzü kesemeyecek, yürüyüşümüzü durduramayacaktır.Bahçeli, siyasetin bir rekabet alanı olduğunu belirterek, Farklı partiler olacaktır, eleştiri yapılacaktır. Demokrasinin tabiatı budur. Ancak eleştiri başka, ülkenin moralini yıpratmak başkadır. Rekabet başka, Türkiye'nin istikametini karartmak başkadır. Muhalefet etmek başka, milli meselelerde ortak aklı zehirlemek başkadır. diye konuştu.Önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben anlayışının, devlet ve siyaset ahlakının özü olduğuna dikkati çeken Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:Milli meselelerde sorumluluk almak, Türkiye'nin bekasını parti menfaatinin üstünde görmek, şehitlerimizin aziz hatırasını, gazilerimizin fedakarlığını, annelerin duasını, çocukların geleceğini ve milletin ortak huzurunu siyasi hesapların üzerinde tutmak demektir. Muhalefet yaparken düşülen temel zafiyet de burada ortaya çıkmaktadır. Mesele yalnız sert söz söylenmesi veya iktidarın eleştirilmesiyle sınırlı kalmamaktadır. Asıl sorun, Türkiye'nin içinde bulunduğu tarihi dönemecin doğru okunamaması, her meselenin günlük polemik, şahıs tartışması ve dar parti çıkarı üzerinden okunmasıdır ve bu ciddi bir ufuk eksikliğidir. Türkiye'ye muhalefet edilmez, edilemez, iktidara muhalefet edilir. Hükümete eleştiri yöneltilir. Fakat Türkiye yok edilemez. Politikalara alternatif teklif edilir. Ancak Türkiye'nin imkanlarını küçümseyen, milletin moralini bozan, dışarıdaki baskılara içeride söylem desteği veren, her stratejik adımı itibarsızlaştırmaya çalışan çizginin adı siyasal sığlıktır.Bu noktada Terörsüz Türkiye başlığını siyasi rekabetin gürültüsüne kurban etmeyeceğimizin altını çizmek gerekir. Devletin güvenlik anlayışını da milletin huzur arayışını da bölgemizdeki istikrar ihtiyacını da gündelik polemiklerin oyuncağı haline getirmeyiz. Kim bu süreci sığ hesaplara indirgerse, Türkiye'nin önündeki stratejik fırsatı okuyamamış olur. Kim bu hedefi karalamaya kalkarsa, anaların gözyaşını, gençlerin beklediği umudu, şehirlerin beklediği yatırımı, yarının şafağında bizi bekleyen büyük ve güçlü Türkiye'yi görmezden gelmiş olur. Terörsüz Türkiye meselesinde kaybedilecek her gün, Türkiye'nin geleceğinden eksilmiş bir gündür.Şehit ve gazilerin annelerinin Anneler Günü'nü kutlayan Bahçeli, Kahramanmaraş'ta yüreklerimizi yakan okul saldırısında evlatlarını ebediyete uğurlayan annelerimizin acısını yüreğimizde taşıyor, Anneler Günü vesilesiyle kendilerini derin bir hürmetle selamlıyor, kaybettiğimiz evlatlarımızın aziz hatıralarını rahmet ve dua ile yad ediyorum. dedi.Bahçeli, okul saldırısında hayatını kaybeden matematik öğretmeni Ayla Kara'yı rahmetle anarak, kadın milletvekillerinin ve tüm annelerin Anneler Günü'nü kutladı.- CHP, Cumhuriyet'in kurulduğu günden bu yana var olan önemli bir siyasi kurumdurMHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nın ardından bir gazetecinin, Kulislerde CHP'ye yönelik dile getirilen 'mutlak butlan' iddialarına ilişkin sorusu üzerine, şu yanıtı verdi:CHP, Cumhuriyet'in kurulduğu günden bu yana var olan önemli bir siyasi kurumdur. Bu kurumun içinin karıştırılması, parçalanması, hukuki yönden zedelenmesi veya başka amaçlarla kullanılmasına müsaade edilmemesini temenni ederiz. Onun için CHP ayrımdan, sert eleştirilerden, beraber olduğu insanları küçümseyerek yoluna devam edeceği yerde milletle buluşmayı tercih etsin ve CHP üzerine düşen tarihi sorumluluğu üstlenmiş olsun.Ayrıca, MHP TBMM Grup Toplantısı'nı izlemek üzere salonda bulunanlar, Bahçeli'nin Dünya ağır bir belirsizlik döneminden geçerken Türkiye'nin iç siyaseti ve Terörsüz Türkiye vizyonu küçük hesaplara, günlük çekişmelere ve dar parti menfaatlerine sıkıştırılamaz sözlerinin ardından, konuşması tamamlanana kadarki bölümü ayakta dinledi ve alkışladı.Öte yandan Bahçeli'nin, üzerinde Bakara Suresi'nin 249. ayetinden alınan Nice küçük topluluklar, Allah'ın izniyle büyük kalabalıklara üstün gelmiştir ve Tonyukuk yazıtındaki Çoklar diye korkma, azız diye çekinme ifadelerinin bulunduğu yüzük taktığı ve aynı konseptte hazırlanan rozet taktığı görüldü.(Bitti)

