Ekonomi Haberleri : Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Ekonomiden Sorumlu Üyesi Valdis Dombrovskis, AB-Türkiye ilişkilerinin geniş bir yelpazede stratejik öneme sahip olduğunu belirterek, Türkiye, bir AB aday ülkesi, önemli bir NATO müttefiki ve güvenlik ile istikrar açısından kilit bir bölgesel ortaktır. Giderek daha fazla zorlukla karşılaşan ve parçalanan bir dünyada hem komşu hem de ortağız. dedi.Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile AB Komisyonu Ekonomiden Sorumlu Üyesi Valdis Dombrovskis, Dolmabahçe Çalışma Ofisi'nde basına kapalı düzenlenen Türkiye-AB Yüksek Düzeyli Ekonomik Diyalog Toplantısı'nın ardından basın toplantısı düzenledi.Dombrovskis, burada yaptığı konuşmada, doğu ile batı arasında uzun süredir köprü görevi gören bir şehirde bir araya gelmenin tıpkı bugünkü ekonomik ortaklığın, karşılıklı büyüme ve refah paylaşımı adına iki ekonominin birbirine bağlamayı amaçlaması gibi oldukça anlamlı olduğunu söyledi.AB-Türkiye ilişkisinin ticaretten yatırıma, ekonomiden güvenlik ve savunmaya kadar geniş bir politika yelpazesinde stratejik öneme sahip olduğuna işaret eden Dombrovskis, Türkiye, bir AB aday ülkesi, önemli bir NATO müttefiki ve güvenlik ile istikrar açısından kilit bir bölgesel ortaktır. Giderek daha fazla zorlukla karşılaşan ve parçalanan bir dünyada hem komşu hem de ortağız. Güçlü ve güvene dayalı ortaklıklar inşa etmek ve bunları sürdürmek, özellikle bu dönemde büyük önem taşımaktadır. AB, ekonomik bağlarımızı ve işbirliğimizi daha da güçlendirme konusunda Türkiye ile ortak bir çıkarı paylaşmaktadır. Bugünkü diyaloğumuzun konusu da buydu. diye konuştu.
Dombrovskis, hazine ve maliye bakanı Şimşek'e AB'nin rekabet gücünü artırma hamlesindeki son gelişmeler hakkında bilgi verdiğini vurgulayarak, şöyle devam etti:Bu hamle, ticaret ağımızı güçlendirmeyi ve çeşitlendirmeyi, işletmelerimiz için bürokrasiyi azaltmayı ve AB tek pazarı içindeki mevcut engelleri kaldırmayı amaçlayan girişimleri içeriyor. Bu, uzun vadeli refahımızı, güvenliğimizi ve dayanıklılığımızı güvence altına alma stratejimizin merkezinde yer almaktadır. Hem AB'nin hem de Türkiye'nin, ekonomik rekabet gücünü ve dayanıklılığı artırmaya yönelik karşılıklı çabalardan kazanç sağlayacağı açıktır. Özellikle her iki Ekonomi için de kritik öneme sahip sektörlerde yeni işbirliği fırsatları aramak ortak çıkarımızadır ve burada keşfedilmeyi bekleyen muazzam, henüz değerlendirilmemiş bir potansiyel bulunmaktadır. Bu bağlamda, Türkiye'nin Avrupa Tek Ödeme Alanı'na (SEPA) katılma niyetini resmi olarak beyan etmesini memnuniyetle karşılıyorum. Bugünkü diyalog, uluslararası finans kuruluşlarının ortak siyasi hedeflerimizi somut yatırımlara dönüştürmede oynayabileceği önemli rolün de altını çizdi.
Türkiye'nin SEPA'ya katılma niyetini resmi olarak beyan etmesini memnuniyetle karşılıyorum
Dombrovskis, iki aktör arasındaki rakamların ekonomik ilişkilerin derinliğini açıkça ortaya koyduğunu kaydetti.AB ile Türkiye'nin Gümrük Birliği kapsamındaki ikili ticaretine değinen Dombrovskis, Türkiye-AB ticareti, 2025'te 217 milyar avronun üzerinde bir seviyeye ulaşarak rekor kırmıştır ve Türkiye, AB'nin en büyük beşinci ticaret ortağı olmayı sürdürmektedir. Dolayısıyla, ekonomik bağlarımızı güçlendirmeyi hedeflerken, sağlam temeller üzerine inşa ediyoruz. dedi.Dombrovskis, bugün pek çok konuyu kapsamlı bir şekilde ele aldıklarını belirterek, değişken ve istikrarsız dönemde ekonomik görünüme ilişkin karşılıklı değerlendirmelerini paylaştıklarını ifade etti.Rusya-Ukrayna Savaşı ve Orta Doğu'daki çatışmaların hassasiyetlerin ve tedarik zinciri kesintilerinin yüksek riskini gözler önüne serdiğini anlatan Dombrovskis, aynı zamanda rekabet güçlerini ve dayanıklılıklarını artırmanın aciliyetini de ortaya koyduğunu anlattı.Dombrovskis, hazine ve maliye bakanı Şimşek'e AB'nin rekabet gücünü artırma hamlesindeki son gelişmeler hakkında bilgi verdiğini vurgulayarak, şöyle devam etti:Bu hamle, ticaret ağımızı güçlendirmeyi ve çeşitlendirmeyi, işletmelerimiz için bürokrasiyi azaltmayı ve AB tek pazarı içindeki mevcut engelleri kaldırmayı amaçlayan girişimleri içeriyor. Bu, uzun vadeli refahımızı, güvenliğimizi ve dayanıklılığımızı güvence altına alma stratejimizin merkezinde yer almaktadır. Hem AB'nin hem de Türkiye'nin, ekonomik rekabet gücünü ve dayanıklılığı artırmaya yönelik karşılıklı çabalardan kazanç sağlayacağı açıktır. Özellikle her iki Ekonomi için de kritik öneme sahip sektörlerde yeni işbirliği fırsatları aramak ortak çıkarımızadır ve burada keşfedilmeyi bekleyen muazzam, henüz değerlendirilmemiş bir potansiyel bulunmaktadır. Bu bağlamda, Türkiye'nin Avrupa Tek Ödeme Alanı'na (SEPA) katılma niyetini resmi olarak beyan etmesini memnuniyetle karşılıyorum. Bugünkü diyalog, uluslararası finans kuruluşlarının ortak siyasi hedeflerimizi somut yatırımlara dönüştürmede oynayabileceği önemli rolün de altını çizdi.




