Dünya Haberleri : ETHEM EMRE ÖZCAN - Lübnan'daki Beyrut Limanı patlamasında tek oğullarını kaybeden İbrahim Kaadan ile Hiyam Bekai çifti, 6 yıldır dinmeyen evlat acısıyla yaşamlarını sürdürürken, patlamanın sorumlularının yargı önüne çıkarılacağı günü bekliyor.Aradan 6 yıl geçmesine rağmen 4 Ağustos 2020'de meydana gelen Beyrut Limanı patlamasının açtığı yaralar Lübnan'da hala kapanmadı.Patlamada yakınlarını kaybeden aileler, hem sevdiklerinin yasını tutmayı sürdürüyor hem yıllardır sonuçlanmayan soruşturmada adaletin sağlanmasını bekliyor.Liman patlamasında yaşamını yitiren yüzlerce kişiden biri de Ahmed Kaadan'dı. PATLAMA günü arkadaşıyla birlikte otomobiliyle Beyrut Limanı'na yakın Cemmayze Caddesi'nden geçen Kaadan, şiddetli patlamada ağır yaralandı. Yanındaki arkadaşı kurtulurken, 27 yaşındaki Kaadan kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.Aradan geçen 6 yıla rağmen 59 yaşındaki baba İbrahim Kaadan ile 54 yaşındaki anne Hiyam Bekai için acı, ilk günkü tazeliğini koruyor.Tek oğullarını kaybetmenin yasını tutan aile, bir yandan da patlamanın tüm sorumlularının yargı önüne çıkarılmasını bekliyor.AA muhabirine konuşan anne Bekai, patlamanın ardından oğluna ulaşmaya çalıştıkları anları hala dün gibi hatırladığını söyledi.Patlamanın ardından telefonların çekmediğini daha sonra oğlunun arkadaşının kendisini arayarak Ahmed'in yaralandığını söylediğini anlatan Bekai, eşiyle birlikte motosiklete binerek Cemmayze Caddesi'ne gittiklerini ifade etti.Oğlunun otomobilini parçalanmış halde bulduklarını belirten Bekai, çevredeki insanların Ahmed'in tahta bir sedyeyle yakındaki Verdiyye Hastanesi'ne götürüldüğünü söylediğini aktardı.Hastaneye ulaştığında oğlunu kanlar içinde gördüğünü dile getiren Bekai, şöyle devam etti:
Ona sarıldım. Elim başına gitti. Darbeyi başına almıştı. Ahmed kanlar içindeydi. Ona dokundum. Hala nefes alıyordu. Elini tuttum. Ona sarıldım ve 'Korkma yavrum, ben yanındayım.' dedim. Sonra Allah’a yalvarmaya başladım.Patlamanın yaşandığı gün devlet kurumlarının ortada olmadığını savunan Bekai, Eğer o gün ortada bir devlet olsaydı, oğlum ölmezdi. diyerek üzüntüsünü ifade etti.
Bekai, Gerçek, adalet ve hesap verebilirlik istiyoruz. İsterse 100 yıl sonra olsun, sorumluların hesap vermesini istiyoruz. Oğlumun hakkını istiyorum. Nasıl öldüğünü bilmek istiyorum, çok şükür bu yıl mutluyuz. ifadelerini kullandı.Patlamadan bu yana kendilerine herhangi bir maddi tazminat ödenmediğini belirten Bekai, Tek bir kuruş bile almadık. Oğlum geri gelmeyecek ama hakkını ve suçluların hesap vermesini istiyorum. dedi.
Ona sarıldım. Elim başına gitti. Darbeyi başına almıştı. Ahmed kanlar içindeydi. Ona dokundum. Hala nefes alıyordu. Elini tuttum. Ona sarıldım ve 'Korkma yavrum, ben yanındayım.' dedim. Sonra Allah’a yalvarmaya başladım.Patlamanın yaşandığı gün devlet kurumlarının ortada olmadığını savunan Bekai, Eğer o gün ortada bir devlet olsaydı, oğlum ölmezdi. diyerek üzüntüsünü ifade etti.
Sorumluların hesap vermesini istiyoruz
Ahmed'in üniversitede işletme eğitimi aldığını ve evlenmeye hazırlandığını anlatan anne Bekai, Her anne gibi ben de onunla sevinmek, onu damat olarak görmek, çocuklarını görmek istiyordum ancak olmadı. diye konuştu.Patlamanın ardından mağdur ailelerin adalet talebiyle bir araya geldiğini aktaran Bekai, yıllardır gerçeğin ortaya çıkarılması ve sorumluların yargılanması için mücadele ettiklerini belirtti.Eski yönetimlerin soruşturmayı ilerletmediğini savunan Bekai, Cumhurbaşkanı Joseph Avn ile Başbakan Nevvaf Selam'ın göreve geldikten sonra liman patlaması dosyasının sonuna kadar takip edileceğine ilişkin verdikleri sözlerin kendilerine yeniden umut verdiğini dile getirdi.Konuşması sırasında gözyaşlarını tutamayan acılı anne, tek taleplerinin gerçeğin eksiksiz ortaya çıkarılması olduğunu belirtti.Bekai, Gerçek, adalet ve hesap verebilirlik istiyoruz. İsterse 100 yıl sonra olsun, sorumluların hesap vermesini istiyoruz. Oğlumun hakkını istiyorum. Nasıl öldüğünü bilmek istiyorum, çok şükür bu yıl mutluyuz. ifadelerini kullandı.Patlamadan bu yana kendilerine herhangi bir maddi tazminat ödenmediğini belirten Bekai, Tek bir kuruş bile almadık. Oğlum geri gelmeyecek ama hakkını ve suçluların hesap vermesini istiyorum. dedi.




