
Ekonomi Haberleri — Biyoteknoloji Vadisi, yağmur suyu hasadı, yenilenebilir enerji, suyun geri kazanımı ve yapay zeka destekli akıllı altyapı uygulamalarını kapsayan yaklaşık 20 sürdürülebilirlik projesiyle Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı'nda (COP31) yer alacak.
Şirketten yapılan açıklamaya göre, 9-20 Kasım'da Antalya'da Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek COP31 kapsamında Biyoteknoloji Vadisi'nin sürdürülebilir sanayileşme yaklaşımı, uluslararası katılımcılara tanıtılacak.
Avrupa ve Asya'nın en büyük biyoteknoloji kümelenmesi olma hedefiyle geliştirilen Biyoteknoloji Vadisi, Türkiye Pavilyonu'ndaki yan etkinlik programında yer alacak tek organize sanayi bölgesi olacak.
Biyoteknoloji Sanayicileri Derneği (BİYOSAD) ve Biyoteknoloji İhtisas Organize Sanayi Bölgesi (BİOSB) Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Varlıbaş, 17 Kasım'da düzenlenecek panelde, bölgenin sürdürülebilirlik vizyonunu ve Türkiye'nin yeşil sanayileşme sürecine sunmayı hedeflediği katkıları anlatacak.
Avrupa Birliği destekli çalışmaların da bulunduğu projeler arasında yağmur suyu hasadı, dijital ikiz teknolojileri, çatı tipi güneş enerjisi sistemleri (GES), karbon yutak alanları, gri suyun geri kazanımı, iklim değişikliğine uyum ve yapay zeka destekli akıllı altyapı uygulamaları yer alıyor.
Söz konusu projelerle doğal kaynakların daha verimli kullanılması, enerji tüketiminin optimize edilmesi, çevresel etkilerin azaltılması ve iklim değişikliğine karşı daha dirençli bir sanayi altyapısının oluşturulması amaçlanıyor.
"Türkiye'nin yeşil sanayileşme hedeflerine katkı sunacak bir model geliştirmeyi önemsiyoruz"
Açıklamada görüşlerine yer verilen BİYOSAD ve BİOSB Yönetim Kurulu Başkanı Varlıbaş, geleceğin sanayisini inşa etmenin yalnızca üretim kapasitesini artırmakla sınırlı olmadığını, kullanılan kaynakların, teknolojilerin ve çevresel yaklaşımın da önem taşıdığını belirtti.
Biyoteknoloji Vadisi'ni bilim, teknoloji ve sürdürülebilirlik ekseninde geliştirdiklerini aktaran Varlıbaş, "Biyoteknoloji gibi geleceğin ekonomik ve stratejik alanlarından birinde öncü olmak, yalnızca bilimsel ve teknolojik gelişmelere değil, bu gelişmeleri sürdürülebilir üretim modellerine dönüştürebilmeye de bağlı. Biyoteknoloji Vadisi'nin vizyonunu, bu bütüncül anlayış üzerine kuruyoruz. Türkiye'nin yeni bilim, teknoloji ve üretim üssü olarak, ülkemizin yeşil sanayileşme hedeflerine katkı sunacak bir model geliştirmeyi önemsiyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
Varlıbaş, Biyoteknoloji Vadisi'nde sürdürülebilirliği planlama, altyapı ve teknoloji uygulamalarını kapsayan projelerle hayata geçirmeyi hedeflediklerini belirterek, su ve enerji yönetiminden karbon yutak alanlarına kadar farklı alanlarda çalışmalar yürüttüklerini kaydetti.
COP31'in sürdürülebilir sanayileşme alanında uluslararası işbirliklerinin geliştirilmesi açısından önemli fırsatlar sunduğuna değinen Varlıbaş, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Amacımız, kaynakların daha verimli kullanılmasına, enerji yönetiminin teknolojiyle güçlendirilmesime ve iklim değişikliğinin etkilerine karşı daha dirençli bir sanayi yapısının oluşturulmasına katkı sağlamak. COP31'i de bu çalışmaları uluslararası kamuoyu ve paydaşlarla paylaşmak, farklı ülkelerin deneyimlerinden yararlanmak ve sürdürülebilir sanayileşme alanında yeni işbirliklerinin önünü açmak için önemli bir platform olarak görüyoruz. Biyoteknoloji Vadisi'nde geliştirdiğimiz yaklaşımın ülkemizin yeşil dönüşümüne katkı sunarken, geleceğin sanayi bölgelerine yönelik çalışmalara da örnek oluşturmasını hedefliyoruz."

