Boğaziçi Üniversitesi ve Hollanda'dan araştırmacılardan küresel vatandaşlık eğitimi

oğaziçi Üniversitesi ve Hollanda'dan araştırmacıların yürüttüğü projede, Türkiye ve Hollanda'dan fen bilimleri öğretmenlerine ve öğretmen...

13 Mayıs 2021 - 11:50
oğaziçi Üniversitesi ve Hollanda'dan araştırmacıların yürüttüğü projede, Türkiye ve Hollanda'dan fen bilimleri öğretmenlerine ve öğretmen adaylarına nanoteknoloji, küresel ısınma ve plastik kullanımı gibi sosyo-bilimsel konularda eğitimler verilecek. Eğitimlerde ortak sorunları çözmek için küresel vatandaş olmanın önemini kavrayacak öğretmenler, bu eğitimleri daha sonra öğrencilerine uygulayabilecek.

Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, Hollanda Bilim Diplomasi Fonu (Science Diplomacy Fund) tarafından desteklenen projede, Hollanda'dan Eindhoven Teknoloji Üniversitesi ve Radboud Üniversitesi ile Türkiye'den Boğaziçi Üniversitesi yer alıyor. Koordinatörlüğünü Eindhoven Teknoloji Üniversitesinden Dr. Dürdane Bayram-Jacobs'ın yaptığı projenin Boğaziçi Üniversitesi tarafındaki yürütücülüğünü Matematik ve Fen Bilimleri Eğitimi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sevil Akaygün yapıyor.

Akaygün, çalışmaya ilişkin bilgi verirken, proje kapsamında İstanbul'dan 24 farklı okuldan 24 öğretmene eğitim verileceğine belirterek, şöyle devam etti:

"Eğitim içeriği, araştırmacıların daha önce yürüttükleri ENGAGE ve Irresistible projelerindeki etkinliklerden oluşuyor. Boğaziçi ekibi olarak 2013-2016 arasında yürüttüğümüz Irresistible projesinde 'Nano ve Sağlık' isimli bir modül geliştirmiş, iklim değişikliği ve plastik atıklar konularındaki modülleri de uyarlamıştık. Hollanda'dan Dr. Dürdane Bayram-Jacobs'ın dahil olduğu ENGAGE projesinde de farklı sosyo-bilimsel konular ve sürdürülebilirlik konusunda öğretim materyalleri geliştirildi. Bu defa geliştirilen bu etkinlikleri ve materyalleri küresel vatandaşlık bağlamında ve daha kapsamlı şekilde uygulayabileceğiz."

"Nano ve Sağlık" modülünün, nanoteknolojinin araştırma ve sorgulamaya dayalı fen eğitimi yöntemiyle ele alınmasını içerdiğini aktaran Akaygün, 12 haftayı kapsayan eğitimi alan öğretmenlerin, öğrendiklerini kulüp aktivitelerinde öğrencilerine de uygulayacağını kaydetti.

Akaygün, normalde yüz yüze yapılması planlanan etkinliklerin salgın önlemleri nedeniyle çevrim içi sürdürüleceğini ifade ederek, Hollanda ve Türkiye'deki araştırmacıların karşılıklı gidip gelmesini ve kendi eğitim modüllerini diğer ülkedeki öğretmenlerle uygulamasının planlandığını ancak sınırların kapalı kalmaya devam etmesi halinde çevrim içi yöntemlerin kullanılacağını anlattı.

- "Ortak arayışlara yönelebilirsek çözümlere daha kolay ulaşabiliriz"

Projenin odak noktası olan sosyo-bilimsel konuların, fen bilimleriyle ilişkili ve toplum üzerinde etkisi olan, tartışmalı ve çok yönlü düşünülmesi gereken nükleer enerji kullanımı, nanoteknoloji, biyoteknoloji, GDO, plastik atık kullanımı veya klonlama gibi konuları içerdiğini kaydeden Akaygün, "Bu konularla ilgili bir sorun ortaya çıktığında tüm dünya etkileniyor. Artık dünya küçük bir köy. Bir problem ortaya çıktığında tüm dünya etkileniyor, pandemi ve küresel ısınma bu duruma en güncel örnekler. İnsanların aynı gezegeni paylaştığı, ortak küresel sorunlara sahip olduğu konusunda bir farkındalık geliştirebilir ve ortak arayışlara yönelebilirsek çözümlere daha kolay ulaşabiliriz." değerlendirmesini yaptı.

Doç. Dr. Sevil Akaygün, fen eğitiminin kişilere bireysel okur-yazarlık kazandırma amacının öne çıktığını ve bilimsel bilgiye sahip bireylerin bu bilgiyi kendi hayatlarına entegre edebileceklerini vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Pandemi, bilimsel okur-yazarlığın önemini bir kez daha ortaya koydu. Örneğin, çeşitli yerlerde maskenin nasıl takılması gerektiğiyle ilgili görseller görüyoruz. Bunu uygulayabilmek için kişilerin virüs nasıl bir organizma, nasıl yayılıyor gibi temel bilgilere sahip olması gerekir ki virüsün her türlü solunum yolundan vücuda girebileceğini ve maskeyi buna göre takması gerektiğini kavrayabilsin. Fen eğitiminde doğrudan maske takmakla ilgili bir kazanım yok ama virüslerin nasıl yayıldığı öğretiliyor, dolayısıyla kişiler bu bilimsel bilgiyi maske üzerinden hayatına entegre edebilir. Eğer toplumdaki bireylerin bilimsel okur-yazarlığı düşük ise maske kullanımını hayatına entegre etmesi de zorlaşıyor."