
Ankara Haberleri — TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda milletvekilleri, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 2027 yılı bütçesi üzerinde görüşlerini dile getirdi.
İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Adana Milletvekili Ayyüce Türkeş, dünyanın çalışma hayatının temelini değiştirecek tarihi bir dönüşümün içinde olduğunu vurgulayarak, yapay zeka alanındaki gelişmelere dikkati çekti.
Bu dönüşümün sadece bir teknolojik gelişim olarak değerlendirilemeyeceğini, ücretlerin, vergilendirmenin ve sosyal güvenlik sisteminin geleceğini ilgilendiren çok önemli bir ekonomik kırılmanın söz konusu olduğunu dile getiren Türkeş, "Bugün, sosyal güvenlik sistemimiz büyük ölçüde, çalışanların ve işverenlerin ödediği primlerle ve kamu katkılarıyla finanse edilmektedir. Peki yarın, aynı üretimi 100 işçi yerine, 10 işçi ve 90 robot gerçekleştirirse ne olacak? Üretim artacak, verimlilik yükselecek, şirketlerin karı büyüyecek ancak sosyal güvenlik sistemine prim ödeyen çalışan sayısı azalırsa emekli aylıklarını, sağlık harcamalarını ve sosyal korumayı kim, nasıl finanse edilecek? Makineler üretirken insanlar işsiz kalırsa sosyal güvenlik sistemimiz nasıl ayakta kalacak? Önümüzdeki dönemin en önemli sorunlarından biri budur." ifadelerini kullandı.
DEM Parti Ağrı Milletvekili Heval Bozdağ, Türkiye'de çalışanların yüzde 50'sinden fazlasının asgari ücretle çalıştığını belirtti.
Açlık sınırının 38 bin, yoksulluk sınırının ise 123 bin lira olduğunu aktaran Bozdağ, "Siz Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanısınız. Nasıl çalıştırıyorsunuz? Aç çalıştırıyorsunuz, kölelik koşullarında çalıştırıyorsunuz. Büyük patron sizsiniz, eğer siz izin vermezseniz işveren ya da diğer bir patron işçiye, emekçiye, memura bu şekilde davranmaz" dedi.
Yeni Parti İstanbul Milletvekili Özgür Karabat ise işsizlik oranına dikkati çekerek, çalışmak isteyip de çalışamayanlarla birlikte her üç kişiden birinin işsiz olduğunu söyledi.
Hükümetin politikalarını eleştiren Karabat, işsizliğin her geçen gün arttığını, fabrikaların kapılarına kilit vurulduğunu, sınavlarda başarılı olan gençlerin mülakatlarda elendiğini, gençlerin artık iş konusunda umutlarının kalmadığını savundu.
İstihdam oranının üretimde, sanayide, tarımda azalırken hizmet sektöründe arttığını belirten Karabat, şunları kaydetti:
"Gençlerimiz, sanayide, tarımda iş bulamıyor, kafede, restoranda, AVM'de, kuryede düşük ücretle ve güvencesiz bir ortamda ne yazık ki çalışıyor. Bunu dert edinmeden bu ülkenin sorunlarına çözüm bulamayız. 10 kadından 3'ünün işte olduğu bir ortamda yaşıyoruz. 8 milyon kişi kayıt dışı çalışıyor. Bu kayıt dışılık Türkiye'nin en temel sorunlarından biri. Kayıt dışı çalışma, Türkiye'nin bütün ekonomisini zehirleyen, suçu arttıran bir konu. Türkiye'de ne yazık ki asgari ücretle normal ücret yapışık hale geldi. Asgari ücret genel ücret oldu."
"Kreş ve bakım hizmetleri yaygınlaştırılmalıdır"
MHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili İsmail Faruk Aksu, ekonomide sağlanan nitelikli büyümenin, istihdama doğrudan yansıdığını vurguladı.
"Her ailenin yeterli ve sürekli bir gelire sahip olması anlayışıyla her aileden en az bir kişiye iş imkanı sağlanmalıdır." diyen Aksu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Gençlerin, kadınların ve dezavantajlı grupların istihdamını teşvik eden politikalar ailenin güçlendirilmesi perspektifinde ele alınmalıdır. Kreş ve bakım hizmetleri yaygınlaştırılmalıdır. Esnek çalışma imkanları geliştirilmelidir. Nitekim doğum sonrası izin sürelerine ilişkin yapılan iyileştirmeler hem kadının ekonomik olarak güçlenmesine hem de Türk ailesinin geleceğine hizmet eden adımlar olmuştur. Çocuk işçiliğinin önlenmesine yönelik mücadele kararlılıkla sürdürülmeli, toplumda bu yöndeki bilinç artırılmalıdır. Sosyal devlet ilkesi hiçbir vatandaşımızın geride kalmadığı bir düzenin güvencesidir. Bu doğrultuda emeklilerimizin refah seviyesi ilave desteklerle artırılmalıdır. Aylıklarındaki artışlar, refah payı içeren şekilde genel enflasyon endeksi yerine bu kesimin tüketim kalıplarını ve hayat standartlarını dikkate alan özel bir endekse göre yapılması sağlanmalıdır. Emeklilerimizin bilgi ve deneyimlerinden istifade edecek mekanizmalarla tecrübelerinin paylaşılması sağlanmalı, her durumda huzurlu bir hayat sürmesi temin edecek şartlar oluşturulmalıdır."
Aksu, çeşitli tarihlerde yapılmış, farklı emekli aylığı bağlanmasına yol açan düzenlemelerin ortaya çıkardığı haksızlıkların giderilmesi gerektiğini söyledi.
Yeni Yol Partisi Adana Milletvekili Sadullah Kısacık, geçen yıl konuştukları sorunların aynı şekilde çözülmeden devam ettiğini söyledi.
SGK borçlarının yapılandırılmasına ilişkin tartışmalara değinen Kısacık, "Esnafımız yıllardır dert yanıyor, borçlarını ödeyecek durumu yok. Bir taraftan da kendini çevirmeye çalışıyor. Biz bu borçlara neden bir çözüm bulamıyoruz? Esnafın halini siz de görüyorsunuz. Hazine ve Maliye Bakanlığı zaten esnafı canından bezdirdi. Maşallah şu anda SGK, Hazine ve Maliye Bakanlığını aratmıyor. Esnafın müşterisine yazı yazma, esnafın bankasına, kredi kartına bloke koyma, tüm yöntemleri uyguluyor. Esnaf, imkanı olsa ödeyecek zaten ama ödeyemiyor." şeklinde konuştu.
Emeklilerin durumuna da dikkati çeken Kısacık, "Emekliler artık açlık sınırı altında değil, ölüm sınırının altına geldi." dedi.
CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, en düşük emekli aylığının 23 bin 552 lira olduğunu belirterek "Bu övünülecek bir durum değil. Emekliler açlık sınırının altından sefalet sınırının da altına doğru gerilemiş durumdalar. 2019 yılında en düşük emekli aylığı alanların emekliler arasındaki oranı yüzde 7'ydi. 2026'ya geldiğimizde en düşük emekli aylığı alanların emekliler arasındaki oranı yüzde 30 olmuş. Emekli aylıklarının bu kadar düşük, bu kadar sefalet sınırının altında olması kabul edilebilir değil." şeklinde konuştu.
AK Parti Ankara Milletvekili Orhan Yegin, AK Parti hükümetleri döneminde yapılan hizmetleri anlattı.
Siyasal bir ayrım gözetmeksizin herkese ihtiyaç duyulan hizmetleri ulaştırmanın gayreti içinde olduklarını anlatan Yegin, "Bu gayreti ortaya koyarken türlü türlü engellerle karşılaşmadık mı? Hep beraber karşılaştık. Kimi zaman terör engeliyle, kimi zaman darbesel engellerle karşılaştık. Kimi zaman belki kendi yetersizliklerimiz oldu, planlamalarda hatalarımız oldu ama ülkede hangi meseleye el atılmışsa Allah'a hamdolsun bu dengeyi kurmanın büyük bir mücadelesini verdik. Partizanlık yapmadık, sandıklara bakmadık, hemşericilik, mezhepçilik, etnikçilik, camiacılık, cemaatçilik, zihniyetçilik yapmadık. İhtiyaca, imkana baktık, millete dayandık. Ülkemizi hamdolsun belli bir mesafeye getirdik." değerlendirmesinde bulundu.
Yegin, AK Parti hükümetleri döneminde sağlanan refahta son 5 yılda bir miktar kayıp yaşandığını ifade ederek, tekrar o refahı sağlamak için uğraştıklarını belirtti.
MHP İzmir Milletvekili Tamer Osmanağaoğlu ise İzmir'in sorunlarına değinerek, Buca ilçesinde İŞKUR hizmet merkezine ihtiyaç duyulduğunu, hizmet merkezi açılması durumunda Bucalı vatandaşların çok rahat edeceğini belirtti.
İzmir'in bir deniz kenti olduğuna işaret eden Osmanağaoğlu, balıkçılık sektöründe çalışan işçilerin sigortasız çalıştığını, bunun maddi ve manevi mağduriyetlere neden olduğunu söyledi.
Bu sorunun çözülmesini isteyen Osmanağaoğlu, "Bunun için su ürünleri ruhsat tezkeresi yani sarı kağıt verilmesinde sigorta kaydı aranması yerinde olacaktır. SGK sisteminin su ürünleri ruhsat sistemi ile koordine edilmesi önem arz etmektedir. Bu durum denizlerde çalışan işçilerin sigortasız çalışmasının önüne geçecektir." ifadelerini kullandı.
Osmanağaoğlu, balıkçılık sektöründeki işverenlere de sigorta primi konusunda teşvik verilmesinin yerinde olacağını kaydetti.
Komisyonda, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan milletvekillerinin soru ve eleştirilerini yanıtlıyor.


