
Antalya Haberleri — Avrupa Denetimli Serbestlik Konfederasyonu (CEP) tarafından 1998'den bu yana iki yılda bir düzenlenen Elektronik İzleme Konferansı'nın 14'üncüsü Antalya'da başladı.
"Değişen Dünyada Elektronik İzleme-Algı ve Gerçeklik" temasıyla Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfı Antalya Eğitim ve Sosyal Tesisi'nde düzenlenen konferansa, 32 ülkeden elektronik izleme alanında çalışan uzmanlar, uygulayıcılar, akademisyenler ve teknoloji alanındaki temsilciler katıldı.
Konferansın açılışında konuşan CEP Başkanı Annie Devos, Türkiye'nin ceza ve tevkifevleri konusunda adalet sistemine çok büyük bir katkı sunduğunu söyledi.
Devos, 32 ülkeden 400 kişinin katıldığı konferansın amacının elektronik izlemeye ilişkin algıyı gerçekle örtüştürmek olduğunu belirtti.
Elektronik izlemenin teknolojik bir araç olduğunu ve bu araçtan her zaman yararlanmak zorunda olduklarını vurgulayan Devos, şöyle konuştu:
"Bir politika olarak, elektronik izlemenin bir araç olarak kullanılmasını oturtmamız gerekiyor. Elektronik izlemenin uygulaması ve sisteme entegre olması çok elzemdir. Elektronik izleme araçlarının doğru ve düzgün bir şekilde kullanılması için çalışıyoruz. Bu konuyu bir çerçeveye oturtmaya çalışıyoruz. Dünya çok hızlı değişiyor. Bir dönüşüm içerisindeyiz. Beraber oturup müzakere etmek, beyin fırtınası yapmak zorundayız."
Devos, elektronik izlemenin usulüne uygun bir şekilde, belli kurallar çerçevesinde kullanılması gerektiğini kaydetti.
"Bugün infazdan beklenen yalnızca hükmün yerine getirilmesi değildir"
Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Çelebi Yılmaz da dünyada suçun niteliğinin değiştiğini ve risklerin çeşitlendiğini, toplumların güvenlik beklentilerinin ise farklılaştığını söyledi.
Teknolojinin, ceza adalet sistemlerine yeni araçlar kazandırdığını ifade eden Yılmaz, şöyle devam etti:
"Bütün gelişmeler, ceza infaz sistemlerine ilişkin yaklaşımımızı da dönüştürüyor. Çünkü bugün infazdan beklenen yalnızca hükmün yerine getirilmesi değildir. Riskleri doğru değerlendirmek, ihtiyaçları belirlemek, denetimi etkin biçimde yürütmek ve bireyin yeniden topluma kazandırılmasını desteklemek, infaz sürecinin temel unsurlarıdır. Bu yaklaşımın önemli karşılıklarından biri denetimli serbestliktir."
"Teknoloji hiçbir zaman tek başına bir amaç değildir"
Genel Müdür Yılmaz, denetimli serbestlik uygulamalarının gelişiminde teknolojinin sağladığı imkanların giderek daha önemli hale geldiğine dikkati çekerek, "Yapay zeka, biyometrik sistemler ve uzaktan takip teknolojileri, daha etkin, daha ölçülebilir ve ihtiyaçlara daha duyarlı uygulamalar geliştirmemize imkan sağlıyor. Ancak bizim için teknoloji hiçbir zaman tek başına bir amaç değildir. Asıl mesele, teknolojiyi doğru kişide, doğru ihtiyaç tespitiyle ve doğru ölçüyle kullanabilmektir." diye konuştu.
Yılmaz, geleceğin infaz sisteminin daha doğru karar veren, daha etkin denetleyen, daha güçlü rehabilite eden, daha şeffaf, ölçülebilir ve teknolojik imkanları en iyi kullanan bir sistem olması gerektiğini söyledi.
Teknolojik imkanların geliştirilmesi için çalışmaları her geçen gün bir adım daha ileriye taşıdıklarını dile getiren Yılmaz, yakın zamanda hayata geçirilecek biyometrik imza yönteminin bunun en güzel örneklerinden biri olduğunu belirtti.
Biyometrik imza sistemi ile elektronik izleme kapasitesinin daha da artacağını belirten Yılmaz, çalışmaları yürütürken değişmeyen temel ölçütlerinin insan onuruna saygı, hukukun üstünlüğü ve toplumun güvenliği olduğunu kaydetti.
Konuşmaların ardından Çelebi Yılmaz, protokol üyelerine plaket takdim etti.
14. Elektronik İzleme Konferansı hakkında
Elektronik izleme alanında çalışan uzmanları, uygulayıcıları, akademisyenleri ve teknoloji alanındaki temsilcileri bir araya getiren konferansta, elektronik izlemenin ceza adalet sistemlerindeki yeri, uygulama örnekleri, mağdur güvenliği, dijital dönüşüm, biyometrik teknolojiler, etik ilkeler ve ölçülülük gibi güncel başlıklar üzerinde durulacak.
Üç gün sürecek program kapsamında genel oturumların yanı sıra farklı konu başlıklarında çalıştaylar ve tematik oturumlar da gerçekleştirilecek.
Konferans kapsamında elektronik izlemenin şiddet içeren aşırıcılığın önlenmesindeki rolü, mağdurların elektronik izlemeye ilişkin yaklaşımları, dijital çağda insan odaklı adalet anlayışı ile teknolojik yeniliklerin kurumsal ve toplumsal yapılara uyumu gibi konular da değerlendirilecek.
Konferansta, Türkiye'nin elektronik izleme alanında geliştirdiği uygulamaların, teknik altyapının ve kurumsal tecrübenin uluslararası katılımcılarla paylaşılmasına, farklı ülkelerdeki iyi uygulama örneklerinin yakından tanınmasına ve yeni teknolojik yaklaşımların takip edilmesine önemli katkı sağlaması hedefleniyor.
Konferans, 8 Ekim'de sona erecek




