COP31 dünya basınının gündeminde

Dünya Haber — Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un Birleşmiş Milletler’de COP31 Eylem Gündemi’ni açıklaması ve Fiji’deki Pre-COP etkinliklerine başkanlık etmesinin ardından uluslararası basının COP31’e ilgisinin daha da arttığını bildirdi.

COP31 dünya basınının gündeminde
COP31 dünya basınının gündeminde

Dünya Haberleri — Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un Birleşmiş Milletler'de COP31 Eylem Gündemi'ni açıklaması ve Fiji'deki Pre-COP etkinliklerine başkanlık etmesinin ardından uluslararası basının COP31'e ilgisinin daha da arttığını bildirdi.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından yapılan açıklamada, Kurum'un BM'de COP31 Eylem Gündemi'ni açıklaması ve Fiji'deki Pre-COP etkinliklerine başkanlık etmesinin ardından uluslararası basının COP31'e ilgisi daha da arttığı ifade edildi.

"The Guardian, Reuters, Bloomberg, AFP, Euronews ve Climate Home News gibi uluslararası yayın kuruluşlarının haberlerinde, Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek zirvenin küresel iklim mücadelesi açısından taşıdığı önem öne çıkıyor." değerlendirmesine yer verilen açıklamada, "COP31 Başkanlığının iklim taahhütlerini somut sonuçlara dönüştürme hedefi, iklim finansmanı, elektrifikasyon hedefi ve iklim krizinden en fazla etkilenen ülkelerin taleplerine karşı Türkiye'nin gösterdiği duyarlılığa dikkati çekildi. Haberlerde COP31 Başkanı Kurum'un, NATO ülkelerinin savunma harcamalarını gayrisafi yurt içi hasılalarının yüzde 5'ine çıkarma hedefi üzerinden yaptığı değerlendirmeler geniş yer buldu." ifadeleri kullanıldı.

"Türkiye’nin ortaya koyduğu öncelikler, dünya basınında geniş yankı buldu"

Bakan Kurum'un BM'de COP31 Eylem Gündemi'ni açıklaması ve Fiji'deki Pre-COP etkinliklerine başkanlık etmesinin ardından küresel iklim gündeminin yeniden uluslararası haber akışının ön sıralarına taşındığı kaydedilen açıklamada, Türkiye'nin COP31 Başkanlığı kapsamında ortaya koyduğu önceliklerin de dünya basınında geniş yankı bulduğu aktarıldı.

İngiliz The Guardian gazetesinin, Bakan Kurum ile gerçekleştirdiği özel röportajı hem internet ana sayfasında hem de iklim krizi sayfasında öne çıkardığına dikkati çekilen açıklamada, "Reuters, Bloomberg ve Fransız haber ajansı AFP'nin haberleri ise Asya'dan Avrupa'ya, Amerika'dan Pasifik ülkelerine kadar çok sayıda yayın kuruluşu tarafından okuyuculara aktarıldı. İlginin artmasında, küresel iklim diplomasisi gündemindeki değişim ve Antalya'daki zirveden beklenen somut sonuçlar belirleyici oluyor." ifadelerine yer verildi.

Uluslararası basının COP31'e ilgisinin başlıca nedenlerinden birinin, Türkiye'nin zirveyi bir "Uygulama COP'u" olarak konumlandırması olduğu belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Son yıllarda iklim müzakerelerinde ülkelerin açıkladığı hedeflerle bu hedeflerin hayata geçirilmesi arasındaki fark giderek daha fazla tartışılırken, COP31 Başkanlığı yeni vaatler üretmekten çok mevcut taahhütlerin uygulanmasına odaklanıyor. Bu yaklaşım uluslararası medyada da karşılık buluyor. The Guardian, Bakan Kurum'un iklim finansmanının artırılması ve taahhütlerin somut eylemlere dönüştürülmesi yönündeki mesajlarına dikkati çekerken, Çin'in resmi haber ajansı Xinhua da Kurum'un küresel ölçekte somut iklim eylemi çağrısını haberleştirdi. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi İcra Sekreteri Simon Stiell'in Fiji'de yaptığı açıklamalar da aynı ihtiyaca işaret etti. Stiell, COP31'in verilen sözlerin gerçek dünyada sonuçlara dönüştürülmesini sağlaması gerektiğini vurguladı. Böylece Antalya Zirvesi, yalnızca yeni iklim hedeflerinin tartışılacağı bir toplantı olmaktan ziyade, geçmiş yıllarda alınan kararların ne ölçüde uygulandığının sorgulanacağı, daha ötesinde işlemeyen finans mekanizmalarının Türkiye COP Başkanlığı tarafından ortaya koyulan inisiyatiflerle işler hale getirileceği bir platform olarak öne çıktı."

Bakan Kurum’un küresel savunma harcamaları ile iklim finansmanını karşılaştıran açıklamaları

COP31'in dünya basınında daha fazla yer bulmasının bir diğer nedeninin, iklim krizinin artık yalnızca çevresel değil, ekonomik ve ulusal güvenlikle doğrudan bağlantılı bir sorun olarak ele alınması olduğu vurgulanan açıklamada, Bakan Kurum'un Fiji'de küresel savunma harcamaları ile iklim finansmanını karşılaştıran açıklamalarının, The Guardian, Reuters ve Bloomberg'in dikkatini çektiği belirtildi.

The Guardian'ın, 9 Ekim tarihli haberinde Murat Kurum'un zengin ülkelerin iklim kriziyle mücadeleye savunma harcamalarından çok daha fazla kaynak ayırması gerektiği yönündeki çağrısını manşetine taşıdığına işaret edilen açıklamada, Kurum'un, NATO ülkelerinin savunma harcamalarını gayri safi yurt içi hasılalarının yüzde 5'ine çıkarma hedefi üzerinden yaptığı değerlendirmenin, iklim krizinin güvenlik boyutunu gündeme getirdiği ifade edildi.

Reuters'ın aktardığı açıklamada Kurum'un, Pre COP'un ev sahiplerinden, yükselen deniz seviyeleri nedeniyle varlığı tehdit altında olan Pasifik'teki ada ülkesi Tuvalu'ya dikkat çekerek, "Yaşayabileceğiniz bir ülkeniz yoksa savunmaya yüzde 5 harcamanın anlamı nedir?" sorusunu yönelttiği belirtilen açıklamada, "Bloomberg de iklim kriziyle mücadelede savunma harcamalarındaki kadar güçlü bir siyasi kararlılığa ihtiyaç duyulduğu mesajını öne çıkardı. Ajansın haberi Japonya'da The Japan Times, Hindistan'da The Economic Times ve Filipinler'de Business Mirror gibi yayın organlarına taşındı." bilgisine yer verildi.

Pasifik ada ülkelerinin talepleri

COP31'e yönelik uluslararası ilginin önemli kaynaklarından bir diğerinin ise iklim değişikliğinin sonuçlarını en ağır biçimde yaşayan Pasifik ada ülkelerinin talepleri olduğu kaydedilen açıklamada, şu tespitlere yer verildi:

"Fiji'de düzenlenen Pre-COP toplantıları ve Tuvalu ziyareti, iklim krizinin insan yaşamı üzerindeki etkilerini dünya kamuoyunun gündemine taşıdı. Deniz seviyesindeki yükselme nedeniyle topraklarını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya bulunan Tuvalu'nun durumu, Reuters, AFP, The Guardian, Bloomberg ve Climate Home News tarafından geniş biçimde haberleştirildi. Bakan Kurum'un 1,5 derece hedefini yalnızca bilimsel bir eşik değil, toplumların, kültürlerin, tarihin ve yaşam alanlarının korunması açısından bir hayatta kalma meselesi olarak tanımlaması bu haberlerde öne çıktı. Pasifik ülkelerinin iklim finansmanına erişimde karşılaştığı güçlükler de uluslararası basının temel gündem maddelerinden biri oldu. Özellikle Pasifik Dirençlilik Fonu'nun güçlendirilmesi, fona yönelik katkı taahhütleri ve iklim finansmanının kırılgan ülkelere daha hızlı ulaştırılması talepleri Bloomberg, The Guardian, Xinhua ve bölge basınında geniş yer buldu. Böylece Antalya'daki COP31, iklim finansmanı konusunda verilen sözlerin ihtiyaç sahibi ülkelere ne ölçüde ulaştırılabileceğinin de önemli bir sınavı olarak görülmeye başlandı."

COP31 Başkanlığının Zirveden kapsamlı bir siyasi karar çıkmasına yönelik çalışmaları

Dünya basınının dikkatini Antalya'ya yönelten bir başka gelişmenin ise COP31 Başkanlığının Zirveden kapsamlı bir siyasi karar çıkmasına yönelik çalışmaları olduğu ifade edilen açıklamada, Türkiye ve Avustralya'nın üzerinde çalıştığı, COP31 Başkanlığı öncülüğünde hazırlanması öngörülen çerçeve kararın, özellikle AFP ve Climate Home News'in haberlerinde öne çıktığı bildirildi.

Bu kararın, küresel sıcaklık artışını 1,5 dereceyle sınırlandırma hedefini ulaşılabilir tutmak, iklim eylemini hızlandırmak ve ülkeler arasında ortak bir siyasi yön oluşturmak açısından önem taşıdığı iklim camiasının uzun zamandır gündeminde yer aldığı ifade edilen açıklamada, Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı ve COP31 Müzakereler Başkanı Chris Bowen'ın, AFP'ye yaptığı açıklamada böyle bir kararın COP31'den güçlü ve iddialı bir sonuç çıkması için en iyi fırsatı sunacağını belirttiği hatırlatıldı.

Türkiye’nin küresel nihai enerji tüketiminde elektriğin payını yüzde 35’e çıkarma hedefi

COP31 Başkanlığı'nın öncelikli girişimlerinden biri olan elektrifikasyonun da dünya basınının ilgisini çeken başlıklar arasında bulunduğu belirtilen açıklamada, Türkiye'nin küresel nihai enerji tüketiminde elektriğin payını 2035 yılına kadar yüzde 35'e çıkarma hedefinin, özellikle Euronews, The Australian, Table Briefings ve Climate Home News tarafından haberleştirildiği bildirildi.

Enerji dönüşümünü hızlandırmayı amaçlayan girişimin, ulaşım, sanayi ve binalar gibi sektörlerde elektrifikasyonun yaygınlaştırılmasını öngördüğü aktarılan açıklamada, "Climate Home News, kendisinin de bir elektrifikasyon girişimi olan Avrupa Birliği'nin eski İklim Komiseri Wopke Hoekstra'nın COP31 Başkanlığı'nın elektrifikasyon girişimine yönelik olumlu değerlendirmeleri haberleştirdi. Bununla birlikte, elektrifikasyon hedefinin COP31'in nihai karar metnine dahil edilip edilmeyeceği ve elektrik üretiminde temiz enerji kaynaklarının nasıl önceliklendirileceği uluslararası basında tartışılmaya devam ediyor." ifadeleri yer buldu.

Açıklamada, COP31 Başkanlığı'nın New York İklim Haftası'nda imzaya açtığı "Elektrifikasyon Sözü" ile kurumsallaşan elektrifikasyon inisiyatif ve hedefine yönelik olumlu tepkilerin uzun süredir özellikle iklim basını ve camiasının dikkatini çektiği kaydedildi.

"Uluslararası basının bu ilgisi, Zirveye yönelik uluslararası beklentilerin arttığını ortaya koyuyor"

Fiji ve Tuvalu'daki toplantılarda kabul edilen Taku Pakasoa Bildirisinin de uluslararası basında geniş yer bulduğuna dikkat çekilen açıklamada, Bildiride küresel sıcaklık artışının 1,5 dereceyle sınırlandırılması, fosil yakıtlardan uzaklaşılması ve henüz sunulmayan 2035 yılı Ulusal Katkı Beyanlarının tamamlanması çağrılarının öne çıktığı belirtildi.

Özellikle Pasifik ülkelerinin iklim müzakerelerinde daha güçlü temsil edilme talepleri ve okyanusların korunmasına yönelik öncelikleri, Antalya Zirvesinin gündemini şekillendiren unsurlar arasında yer aldığı ifade edilen açıklamada, "Alman Table Briefings, Pasifik ülkelerinin fosil yakıtlardan uzaklaşmaya yönelik kendi yol haritalarını hazırladığını yazarken, bölgesel yayın kuruluşları iklim finansmanı ve dirençlilik konularında somut sonuç alınması gerektiğini vurguladı. Uluslararası basının bu ilgisi COP31'in küresel iklim diplomasisindeki öneminin ve Zirveye yönelik uluslararası beklentilerin giderek arttığını ortaya koyuyor." değerlendirmesi yer aldı.

Uluslararası iş dünyasının iklim gündemine yönelik mesajları

COP31 öncesinde yalnızca hükümetlerin değil, uluslararası iş dünyasının da iklim gündemine yönelik mesajlarının dikkati çektiği kaydedilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Dünya Ekonomik Forumu bünyesinde faaliyet gösteren İklim Lideri CEO'lar İttifakı'nın Pre-COP sırasında yayımladığı açık mektup, COP31 Başkanlığının Eylem Gündemi'nde yer alan birçok öncelikle örtüşen çağrılar içerdi. Elektrifikasyon, enerji verimliliği, iklim finansmanı, dirençlilik ve Sıfır Atık gibi başlıkların iş dünyasının gündeminde de yer alması, Antalya Zirvesine ilişkin beklentilerin hükümetler arası müzakerelerin ötesine uzandığını gösterdi. Finans ve iş dünyasının ilgisi ise COP31 Başkanlığının finans ile uygun projeleri buluşturarak iklim finansmanını hızlandırmaya yönelik çalışmanın uluslararası iş dünyası tarafından da desteklendiğini gösterdi."

  • Muhabir: AYNUR EKİZ
  • Yayınlayan: EMİNE KONUK
  • Düzenleyen: MERVE YILDIZALP YORMAZ