İstanbul Haberleri — Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Evlilik yaşı yükselmekte, boşanma oranları artmakta, bunların bir sonucu olarak doğurganlık hızımız düşmektedir. Doğrusunu söylemek gerekirse rakamlar hepimiz için tedirgin edicidir. Mesela doğurganlık hızımız 2017'den itibaren nüfusun yenilenme seviyesi olan 2,1'in altına indi. 2024'te 1,48'e düşen oranın maalesef 2025 yılında daha da geriye gittiğini tahmin ediyoruz. dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen Aile ve Nüfus 10 Yılı Tanıtım Programı'nda yaptığı konuşmada, anayasanın 41'inci maddesinde yer alan Aile Türk toplumunun temelidir. ilkesinin hem bir yükümlülüğü hem de Türk milletinin asli kimliğini ortaya koyan son derece veciz bir ifade olduğunu söyledi.Türk milletinin tarih boyunca aile bağlarının güçlülüğü, devamlılığı sayesinde varlığını sürdürdüğüne, maruz kaldığı tüm tehditleri bertaraf ettiğine ve kültürel kodlarını korumayı başardığına dikkati çeken Erdoğan, Vatanımızın, anavatan olması tesadüf değildir, devletimizin devlet ana olması tesadüf değildir. İnsanımızın gönlünde tüten ocağın, aile ocağı, ana ocağı, baba ocağı olması asla ve asla tesadüf değildir. diye konuştu.Erdoğan, bu kavramların her birinin temelinde binlerce yıllık hayat tecrübesi, kültür mirası, inanç dünyasından neşet eden kadim değerlerin olduğunu kaydederek, Güçlü ve sağlıklı aileler, aziz milletimizin mutlu ve müreffeh geleceğinin güvencesi, artan saldırılar karşısında sığınılabileceği en güvenli limandır. ifadelerini kullandı.Dijital teknokültür çağında insana ve hayata dair hemen her şey gibi ailenin de dönüşüp, form değiştirip ciddi sınamalarla karşılaştığını vurgulayan Erdoğan, Alışageldiğimiz yapıların çözüldüğü, insanın yol ve yön arayışının arttığı bir dönemdeyiz. Böyle bir dönemde 86 milyonun sorumluluğunu taşıyan kadrolar olarak, ülkemiz ve milletimiz için en iyisini yapmanın muhtemel riskleri, tehditleri ve fırsatları öngörerek Türkiye'yi yarınlara hazırlamanın gayretindeyiz. Aslında buna yeni de başlamadık. Ülkeyi yönetme vazifesini üstlendiğimiz 2002'den beri bunun mücadelesini veriyoruz. sözlerini sarf etti.- Üç çocuk çağrılarımızın haklılığı ispat edilmiş olduErdoğan, 2007 yılında en az üç çocuk deyip hızla yaklaşan bir tehlikeye dikkati çektiklerini hatırlatarak, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:Bu çağrımız ülkeye dair her konuya ideolojik gözlükle bakanların tepkisini çekmiş, bizi son derece seviyesiz ifadelerle eleştirmişlerdi. Hayat tarzına müdahale eden, inanç değerlerimizi hedef alan küstahlıklara kadar nice akıl ve ahlak dışı ithama, iftiraya, edepsizliğe maruz kaldık. Sonuçta ne oldu? Aradan geçen sürede üç çocuk çağrılarımızın haklılığı ispat edilmiş oldu. O günlerde bizi eleştirenler bugün hakkımızı teslim etmek zorunda kalıyor. Şundan emin oluyoruz ki yarın tarih tekerrür edecek. Aileye önem ve öncelik verdiğimiz için bizi bireyi önemsizleştirmekle, kadını zayıflatmakla suçlayanların iddialarının absürtlüğü ortaya çıkacak. Ailenin korunmasına ve güçlendirilmesine yönelik çabalarımızın doğruluğu gelecekte çok daha iyi anlaşılacak.Türkiye olarak aile ve nüfus meselesinde sadece dünyada yaşanan hızlı değişimlerin etkilerini hissetmekle kalmadıklarını belirten Erdoğan, aynı zamanda 1960'lardan itibaren devreye konulan yanlış politikaların ve algıların olumsuz sonuçlarıyla da yüzleştiklerini dile getirdi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:Bilhassa yaşı 50'nin üzerinde olanlar çok iyi hatırlayacaklar. Ülkemizde yıllarca şöyle bir propaganda yağmuruna tutuldu. Bize nüfusla kalkınma arasında birbirine zıt bir ilişkinin olduğu söylendi. Yani nüfus ve doğurganlık arttıkça yoksulluğun artacağı, refahın azalacağı ifade edildi. Nüfus kontrol politikalarını bir tabu haline getirerek en küçük bir aykırı sese, fikre müsaade etmediler. Ayrıca aileyi değersizleştirirken çok çocuklu aileleri cehaletle, taşralıkla, yobazlıkla suçladılar. İstanbul'un göbeğindeki hastanelerde sırf ücret ödenmediği için cenazeler rehin alınırken, Sağlık sisteminin iyileştirilmesi için kullanılması gereken kaynaklar dışarıdan reçete edilen nüfus kontrol politikalarıyla çarçur edildi. Bugün ise çocuğu aileye, nüfusu ülkeye yük gören anlayış tamamen iflas etmiş durumda.Refah toplumu olarak dünyaya örnek gösterilen ülkelerin hemen hepsinin nüfus artış hızının azalmasından dert yandığına işaret eden Erdoğan, Aynı şekilde küresel cinsiyetsizleştirme akımları karşısında aile kurumunun irtifa kaybetmesine mani olamıyorlar. Kimi ülkelerde sorun öyle bir boyuta ulaştı ki eğer göçmenler olmasa Ekonomi çökecek, hayat duracak, en temel hizmetler verilemeyecek. dedi.Erdoğan, ekonomik, ticari ve beşeri bakımdan dünya ile bütünleşmiş bir ülke olarak bütün bunlardan maalesef Türkiye'nin de etkilendiğini belirterek, konuşmasına şöyle devam etti:Evlilik yaşı yükselmekte, boşanma oranları artmakta, bunların bir sonucu olarak doğurganlık hızımız düşmektedir. Doğrusunu söylemek gerekirse rakamlar hepimiz için tedirgin edicidir. Mesela doğurganlık hızımız 2017'den itibaren nüfusun yenilenme seviyesi olan 2,1'in altına indi. 2024'te 1,48'e düşen oranın maalesef 2025 yılında daha da geriye gittiğini tahmin ediyoruz. Ülkemizde 2014'te yılda 1 milyon 35 bin bebek dünyaya gelirken 2023'te bu rakam 1 milyonun altına düştü. Oysa bizim kültürümüzde çocuk, evin neşesi, bunun yanında kızdan torun, bahçe gülü, oğuldan torun ise oğul balı olarak görülür.Sofralardan 10 yılda yarım milyona yakın küçük kaşığın eksildiğini belirten Erdoğan, Şurası da endişe vericidir. Ortanca yaşımız 2025'te 34,9'a çıktı. Yani her iki vatandaşımızın biri artık yaklaşık 35 yaşındadır. Yaşlı nüfus oranımız ise 2025 itibariyle yüzde 11,1'e yükseldi. Üstelik kırsalda yaşayan yaşlı nüfus çocuk nüfusunu geçmiş durumda. diye konuştu.(Sürecek)
Yerel Haberler
Yayınlanma: 02 Mayıs 2026 - 15:18
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Aile ve Nüfus 10 Yılı Tanıtım Programı'nda konuştu: (2)
İstanbul — Evlilik yaşı yükselmekte, boşanma oranları artmakta, bunların bir sonucu olarak doğurganlık hızımız düşmektedir. Doğrusunu söylemek gerekirse rakamlar hepimiz için tedirgin edicidir. Mesela doğurganlık hızımız 2017'den itibaren nüfusun yenilenme seviyesi olan 2,1'in altına indi. 2024'te 1,48'e düşen oranın maalesef 2025 yılında daha da geriye gittiğini tahmin ediyoruz - Aileye önem ve öncelik verdiğimiz için bizi bireyi önemsizleştirmekle veya kadını zayıflatmakla suçlayanların iddialarının absürtlüğü ortaya çıkacak. Ailenin korunmasına ve güçlendirilmesine yönelik çabalarımızın doğruluğu gelecekte çok daha iyi anlaşılacak - Ortanca yaşımız 2025'te 34,9'a çıktı. Yani her iki vatandaşımızın biri artık yaklaşık 35 yaşındadır. Yaşlı nüfus oranımız ise 2025 itibariyle yüzde 11,1'e yükseldi. Üstelik kırsalda yaşayan yaşlı nüfus çocuk nüfusunu geçmiş durumda
Yerel Haberler
02 Mayıs 2026 - 15:18
EDİTÖR

Anadolu Ajansı haberleri, son dakika gelişmeleri. Bu haber Anadolu Ajansı tarafından servis edilmiştir. Anadolu Ajansı tarafından geçilen tüm...
İlginizi Çekebilir
