Cumhurbaşkanı Erdoğan, TRT canlı yayınına konuk oldu: (2)

"Artık parlamenter demokrasi bizim için mazi oldu. Bu millet için de mazi oldu. Hiçbir istikrarı olmayan, sürekli olarak koalisyonlarla iç içe ve bundan dolayı da sürekli zararda olan dönemleri yaşadık biz"

02 Haziran 2021 - 01:45
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Artık parlamenter demokrasi bizim için mazi oldu. Bu millet için de mazi oldu. Hiçbir istikrarı olmayan, sürekli olarak koalisyonlarla iç içe ve bundan dolayı da sürekli zararda olan dönemleri yaşadık biz." dedi.

Erdoğan, katıldığı TRT canlı yayınında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı.

Millet İttifakı'nın da anayasa çalışmaları yaptığı hatırlatılarak muhalefetin sistem tartışmasını sürekli açık tutmasına yönelik değerlendirmelerinin sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:

"Millet İttifakı neyi neyle yapacak, kimi kimle bir araya getirecek veya hazırlayacakları bir anayasa metni nasıl ortaya çıkacak, bu düşündürücüdür çünkü bunların anayasa metni hazırlığında millilik bir defa olmayacak, yerlilik o da hiç olmayacak. Şimdi çok açık net söylemem lazım yani dağdaki PKK'lıyla mı milli bir anayasaya yapacaksınız, o PKK'lının uzantılarıyla mı kalkıp da bir anayasa metni hazırlayacaksın? 'Bu milletin anayasası' dediğiniz zaman bunun bir defa milli, yerli bir boyutunun olması şart."

"Çünkü bu millet kendisi için milli ve yerli bir anayasa ister, gayri milli istemez." ifadesini kullanan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bunu da zaten çalışmalar esnasında çok açık, net görmek mümkün olacak. Hatırlarsanız çözüm süreci çalışmalarını yaptığımız zaman bunların bazı uzantılarıyla da biz o çalışmalarda bir arada olduk ve bunları gördük. Nerede, nasıl hakikaten milletin derdiyle dertlenmek gibi bir adımları var veya yok bunları gördük. Şimdi de bunlardan farklı bir şey beklemek yine mümkün değil. Biz bunların yapacağı çalışmadan rahatsız değiliz, varsın yapsınlar ama şunu söyleyeyim, bir defa parlamenter demokrasi dendiği zaman artık parlamenter demokrasi bizim için mazi oldu. Bu millet için de mazi oldu. Hiçbir istikrarı olmayan, sürekli olarak koalisyonlarla iç içe ve bundan dolayı da sürekli zararda olan dönemleri yaşadık biz."

Bu dönemleri yaşayan ve bunun neticesinde AK Parti'yi tek başına iktidara getirenin millet olduğunu dile getiren Erdoğan, "Kim vardı karşımızda? Sadece Cumhuriyet Halk Partisi vardı. Cumhuriyet Halk Partisi ile birlikte parlamentoda çalışmayı yaparken bizler, çok daha gerçekten pozitif kararlar alabilirken, bütçede vesairede çok çok başarılı adımlar atabilirken o dönemler içinde bizler huzur içinde rahatlıkla süreci işlettik." diye konuştu.

- "Koalisyonlar dönemine dönmeyi milletimiz asla istemiyor"

Bir sonraki seçime de parlamenter demokrasiyle gittiklerini ve AK Parti'nin oy oranının sürekli arttığını hatırlatan Erdoğan, olayın farklı bir sürece gittiğini ve Türkiye'nin çok partili koalisyonlardan huzur bulamadığının ve bundan netice de alamadığının söylendiğini ifade etti.

Erdoğan, "Koalisyonlar dönemine dönmeyi milletimiz asla istemiyor. 'Kurtulduk bundan' diyor, 'tekrar bizim başımızı belaya sokmayın' diyor." dedi.

Milletten aldıkları vekaletle kararlı bir şekilde yaptıkları çalışmalara değinen Erdoğan, eğitimden sağlığa, adaletten emniyete, dış politikadan ulaşıma attıkları adımlarla, alt ve üstyapı yatırımlarıyla gençliğe verdikleri önemle Türkiye'nin bir değişim, dönüşüm yaşadığını vurguladı. Havalimanı sayısının 26'dan 57'ye çıktığını ve iller arası seyahat sürelerinin azaldığını söyleyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu tabii Türkiye'nin refah düzeyinin yükseldiğinin alametiydi. Bunu biz çok partili dönemde yapmadık, tam aksine AK Parti iktidarıyla gerçekleştirdik ve şu anda AK Parti iktidarıyla bu süreci devam ettirirken bir de Cumhur İttifakı ile dedik ki 'Biz öyle bir sistem kuralım ki bu sistem dünyada gelişmekte olan ülkeler değil, gelişmiş olan ülkelerin kullandığı sistem neyse biz de o sistemi kullanalım.' Tabii ülkemiz önce AK Parti ile ardından da Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile birlikte devlet idaresine neyi getirdi? İstikrarı getirdi. Uluslararası alanda hızlı ve etkin kararlar alma kabiliyetini bu süreçte kazanmış oldu ve yeni sistem sayesinde son asrın en büyük sağlık krizi olan koronavirüs salgınında biz hızlı kararlar alabildik."

İstanbul Atatürk Havalimanı içerisinde ve Sancaktepe'de 45 gün içerisinde iki hastane yaptıklarını anlatan Erdoğan, Çam ve Sakura Şehir Hastanesinin açılışını da Japonya Başbakanı ile video konferansla yaptıklarını hatırlattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye'nin en mükemmel hastanelerinden bir tanesi. Ama birileri var ki anlamaz o işten. 'Bunun bütçesi nereden, bütçede yeri var mı?' diyor." değerlendirmesini yaptı.

- "Başkente yakışan neyse onu yapacaksın"

Şehir hastanelerine ilişkin eleştirilerin hatırlatılması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Amerika'da bu noktada en büyük hastane Cleveland'dır. Bize yakışan nedir? Onu da geçmek. Biz onu da geçtik. Şimdi onlar buraların methini duyuyorlar, buraları gelip gezdikten sonra 'Geri kalmışız.' diyorlar. Çünkü biz onların hepsinin incelemesini yaptırdık ve o incelemeden sonra da bu adımları attık. Şu anda biz büyük şehirlerimizin tamamında bunu gerçekleştireceğiz inşallah, devam ediyoruz. Bu büyük şehirlerin tamamında bu hastanelerimiz olacak ki biz bütün ülkeyi kucaklamış olalım, hepsinde bu olsun." diye konuştu.

Erdoğan, şehir hastanelerinin yapımlarının hızla devam ettiğini belirterek "Hocalarımız noktasında da güçlü kadroları var. Mesela, şimdi Ankara'yı düşünün, Ankara'daki şehir hastanemiz olmamış olsaydı Orta Anadolu'da bu Kovid döneminde biz birçok açığımızı gideremezdik. Ama Kovid ile mücadelede, koronavirüs salgını döneminde Ankara Bilkent'teki bu hastanemiz birçok sorunumuzu çok rahat çözmemize vesile oldu." dedi.

Ankara Etlik'teki şehir hastanesinin yapılmasına karşı olanların bulunduğunun hatırlatılması üzerine Erdoğan, "Bunlar böyle. Şimdi orası bitmek üzere, bitiyor. İnşallah bu yıl sonuna kadar orayı da açacağız. Bunlar tabii sorarsan Ankara'nın kasaba olduğunu zannederler, yani Ankara'nın büyük şehir olduğunu filan zannetmezler. Ankara, İstanbul'dan sonra Türkiye'nin ikinci büyük şehri ve burası başkent. Başkente yakışan neyse onu yapacaksın." diye konuştu.

İstanbul'da Anadolu yakasında da şehir hastanesi projesinin hazır olduğunu, ihalesini yaparak yapımına başlayacaklarını söyleyen Erdoğan, "Rabb'im tabii ki hastane kapısına falan düşürmesin ama eksikliğini de vermesin. En ideallerini bizim yapmamız lazım, en güzellerini yapmamız lazım ama bir taraftan da bizim ciddi manada doktor açığımızı gidermemiz lazım." dedi.

Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde hastasının bıçaklı saldırısına uğrayarak yaralanan ortopedi ve travmatoloji asistan doktoru Ertan İskender ile telefonda görüştüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

"İki yılı kalmış uzman olmaya, böyle bir noktada. Tedavi ettiği hasta onu geliyor bıçaklıyor. Buna benzer birçok olaylarla da karşı karşıyayız. Allah şifalar versin. Bu doktor açığımızı da yoğun bir şekilde kapamanın gayreti içerisinde, tabii tıp fakültelerimize büyük işler düşüyor. Bu konuda gerek YÖK gerek Sağlık Bakanlığımızın, Sağlık Bilimleri Üniversitemizin ortaklaşa çalışmalarıyla bu açığı da kapatacağız. Onun için bizim dört sacayağımız var, hep onu söylüyorum, bunun birincisi eğitimdir, ikincisi sağlıktır, üç adalettir, dört emniyettir. Ondan sonrası ulaşım, tarım, dış politika, enerji vesaire."

(Sürecek)