Tbmm Haberleri - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız, egemen, toprak bütünlüğüne sahip bir Filistin Devleti kuruluncaya kadar, inşallah mücadelemiz sürecek. dedi.Erdoğan, TBMM'nin 28. Dönem 4. Yasama Yılı açılışı dolayısıyla Meclis Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, geçen hafta katıldığı New York'taki 80. Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu başta olmak üzere her platformda, Filistin davasının gür sesi olduklarını belirtti.
Şahsımızı, hükümetimizi ve ülkemizi hedef alan karalama kampanyaları karşısında izzetli duruşumuzu en güçlü şekilde muhafaza ettik. Dünyanın en modern silahlarıyla topraklarına saldıran işgal kuvvetlerine kahramanca direnen Gazze'nin yiğit evlatlarını asla yalnız bırakmadık. diyen Erdoğan, Gazze'ye 102 bin tonu aşan insani yardım ulaştırarak, İsrail ile ticareti 1,5 yıl önce tamamen keserek, Uluslararası Adalet Divanı'nda açılan soykırım davasına müdahil olarak ve daha nice diplomatik, hukuki, ekonomik adımla Gazzelilerin yanında dimdik durduklarını, Türkiye'nin çabalarının en yakın şahidinin Gazzeliler olduğunu söyledi.- Filistin davasıyla 2 yıl önce tanışmadık, biz bu davaya ömrümüzü adadıkFilistin halkının Türkiye'nin kendileri için neler yaptığını ve nasıl bir özveriyle gayret ettiğini çok iyi bildiğini dile getiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:Ancak buna rağmen ülkemizin ve hükümetimizin, bu konuda sicili hiç de parlak olmayan çevrelerden gelen haksız ve hadsiz eleştirilere maruz kaldığını görüyor, bundan dolayı büyük üzüntü duyuyoruz. Ne şahsımız ne de birlikte yol yürüdüğümüz arkadaşlarımız, birileri gibi Filistin davasıyla 2 yıl önce tanışmadık, biz bu davaya ömrümüzü adadık. Allah izin verirse son nefesimize kadar da Filistin'in ve ilk kıblemiz Kudüs-ü Şerif'in hakkını korkusuzca savunmaya devam edeceğiz. Şundan hiçbir şüphe duymuyorum, inşallah tarih, Gazze'deki bu omurgalı duruşumuz sebebiyle Türkiye Cumhuriyeti'ni çağının vicdan abidesi olarak altın harflerle yazacaktır.Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdikleri görüşmede Gazze'de akan kanın durdurulmasının gündemlerinin ilk sırasında olduğunu belirterek, şöyle konuştu:Bu konuda tekliflerimizi yaptık, çıkış yollarını gösterdik, kalıcı barış için nelere ihtiyaç duyulduğunu çok net biçimde ortaya koyduk. Bizim ilkemiz şudur, savaşın kazananı, adil bir barışın kaybedeni olmaz. Filistinli kardeşlerimiz onurlu mücadeleleriyle barışı ve huzuru dünyada en fazla hak eden millettir. Hak ettikleri o kalıcı barış ortamıyla Filistinlileri buluşturmak, önce İslam dünyasının sonra da uluslararası toplumun Gazze'ye borcudur. Gazze kana, gözyaşına ve yıkıma artık doymuştur. Bu utanç, bir an önce son bulmalıdır. Biz tek bir masumun daha hayattan kopartılmasını, tek bir çocuğun daha açlıktan ölmesini, Gazze'ye tek bir bombanın daha düşmesini istemiyoruz. Türkiye olarak bunun için çalışmaya tüm gücümüzle devam edeceğiz. 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız, egemen, toprak bütünlüğüne sahip bir Filistin Devleti kuruluncaya kadar, inşallah, mücadelemiz sürecek.Yaşanan onca acıya, oluk oluk akıtılan onca masum kanına rağmen umutlarını muhafaza ettiklerini söyleyen Erdoğan, Nasıl ki 14 yıllık karanlığın ardından Suriye'nin özgürlüğüne kavuştuğunu görmeyi Rabb'im bizlere nasip ettiyse inşallah nehirden denize, barışın, huzurun ve güvenliğin hakim olduğu güzel günleri de göreceğimize tüm kalbimle inanıyorum. Gazzeli ve Filistinli kardeşlerimize de buradan dayanışma mesajlarımızı gönderiyor, her zaman yanlarında olan Türkiye'nin, inşallah bundan sonra da yanlarında olmaya devam edeceğini önemle ifade ediyorum. dedi.- Sürecin son derece hassas olduğunun farkındayızErdoğan, geçen yıl tam bu vakitte, yeni yasama dönemi başlangıcında, bu kürsüde, iç cephenin tahkimine dikkati çektiğini, topluma örnek olacak şekilde Meclis'in iktidar ve muhalefetiyle, uyum, ittifak, uzlaşı, karşılıklı saygı çerçevesinde çalışması temennilerini dile getirdiğini hatırlattı.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin aynı gün gerek Meclis Genel Kurulu'ndaki nazik tavrıyla gerekse Meclis dışında yaptığı ufuk açıcı beyanatlarıyla, iktidar ve muhalefetiyle, terörsüz bir Türkiye'nin inşası için düşüncelerini paylaştığını anımsatan Erdoğan, geride bırakılan bir yıl içinde Terörsüz Türkiye hedefine yönelik tarihi nitelikte adımlar atıldığını, önemli mesafeler alındığını dile getirdi.
Erdoğan, Bu vesileyle, engin siyasi tecrübesi birikimi ve dirayetiyle Terörsüz Türkiye idealimizin mimarlarından olan Sayın Devlet Bahçeli'ye bir kez de huzurlarınızda ülkem ve milletim adına teşekkürlerimi ifade ediyorum. Aynı şekilde, bu 1 yıllık süreçte, yapıcı duruş ve çabalarıyla Türkiye'nin terörden arındırılması yolunda önemli katkılar vermiş olan DEM Parti heyetine ve yönetimine de şükranlarımı sunuyorum. Son nefesine kadar terör duvarının yıkılması, ülkemizin her karışında barış ve kardeşliğin egemen olması için ter döken İstanbul Milletvekili Sayın Sırrı Süreyya Önder'i de burada rahmetle anıyorum. ifadelerini kullandı.Geride bırakılan 1 yıl içinde, terör örgütünün saldırılarını durdurduğunu, kendisini feshettiğini açıkladığını, sembolik bir törenle silahlarını yaktığını hatırlatan Erdoğan, 1984'ten bu yana hem on binlerce can kaybına, hem de 2 trilyon dolarlık ekonomik kayba yol açan terör belasının böylece bitme noktasına geldiğini söyledi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:Sürecin son derece hassas olduğunun farkındayız. Ancak en başından itibaren olumlu bakıyoruz, olumlu bakmak için çaba sarf ediyoruz. Buradan, Meclis kürsüsünden tekrar ifade etmek isterim, Türkiye Cumhuriyeti devleti, hiçbir dünyevi güç karşısında diz çökmez, boyun eğmez, taviz vermez ve egemenliğini asla pazarlık konusu yapmaz. Bu meyanda, bazı muhalefet partilerinin tahrikleriyle, zihinlerinde soru işareti oluşan vatandaşlarımız varsa hepsi müsterih olsun. Özellikle şehitlerimizin muhterem aileleri ve gazilerimiz bilsinler ki onların aziz hatıralarına gölge düşürecek hiçbir adımın atılmasına ne hükümet olarak biz ne Cumhur İttifakı'ndaki ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi ne de bu yüce Meclis müsaade edecektir.Hedefimiz, terörün bitmesi, kardeşliğin kuvvetlendirilmesidir. Adımlarımızı sadece ve sadece bu hedefe yönelik atıyoruz. Terörsüz Türkiye idealimizin en önemli merkezi, hiç kuşku yok ki burası, yani Türkiye Büyük Millet Meclisi'dir. Meclis çatısı altında, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, siyasi partilerimizin kahir ekseriyetinin temsilcileriyle çalışmalarına başlamış, șu ana kadar da 12 toplantı yapmıştır. Komisyon, çalışmalarını tamamladığında, şüphesiz elimizde çok önemli doneler olacaktır.(Sürecek)
Şahsımızı, hükümetimizi ve ülkemizi hedef alan karalama kampanyaları karşısında izzetli duruşumuzu en güçlü şekilde muhafaza ettik. Dünyanın en modern silahlarıyla topraklarına saldıran işgal kuvvetlerine kahramanca direnen Gazze'nin yiğit evlatlarını asla yalnız bırakmadık. diyen Erdoğan, Gazze'ye 102 bin tonu aşan insani yardım ulaştırarak, İsrail ile ticareti 1,5 yıl önce tamamen keserek, Uluslararası Adalet Divanı'nda açılan soykırım davasına müdahil olarak ve daha nice diplomatik, hukuki, ekonomik adımla Gazzelilerin yanında dimdik durduklarını, Türkiye'nin çabalarının en yakın şahidinin Gazzeliler olduğunu söyledi.- Filistin davasıyla 2 yıl önce tanışmadık, biz bu davaya ömrümüzü adadıkFilistin halkının Türkiye'nin kendileri için neler yaptığını ve nasıl bir özveriyle gayret ettiğini çok iyi bildiğini dile getiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:Ancak buna rağmen ülkemizin ve hükümetimizin, bu konuda sicili hiç de parlak olmayan çevrelerden gelen haksız ve hadsiz eleştirilere maruz kaldığını görüyor, bundan dolayı büyük üzüntü duyuyoruz. Ne şahsımız ne de birlikte yol yürüdüğümüz arkadaşlarımız, birileri gibi Filistin davasıyla 2 yıl önce tanışmadık, biz bu davaya ömrümüzü adadık. Allah izin verirse son nefesimize kadar da Filistin'in ve ilk kıblemiz Kudüs-ü Şerif'in hakkını korkusuzca savunmaya devam edeceğiz. Şundan hiçbir şüphe duymuyorum, inşallah tarih, Gazze'deki bu omurgalı duruşumuz sebebiyle Türkiye Cumhuriyeti'ni çağının vicdan abidesi olarak altın harflerle yazacaktır.Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdikleri görüşmede Gazze'de akan kanın durdurulmasının gündemlerinin ilk sırasında olduğunu belirterek, şöyle konuştu:Bu konuda tekliflerimizi yaptık, çıkış yollarını gösterdik, kalıcı barış için nelere ihtiyaç duyulduğunu çok net biçimde ortaya koyduk. Bizim ilkemiz şudur, savaşın kazananı, adil bir barışın kaybedeni olmaz. Filistinli kardeşlerimiz onurlu mücadeleleriyle barışı ve huzuru dünyada en fazla hak eden millettir. Hak ettikleri o kalıcı barış ortamıyla Filistinlileri buluşturmak, önce İslam dünyasının sonra da uluslararası toplumun Gazze'ye borcudur. Gazze kana, gözyaşına ve yıkıma artık doymuştur. Bu utanç, bir an önce son bulmalıdır. Biz tek bir masumun daha hayattan kopartılmasını, tek bir çocuğun daha açlıktan ölmesini, Gazze'ye tek bir bombanın daha düşmesini istemiyoruz. Türkiye olarak bunun için çalışmaya tüm gücümüzle devam edeceğiz. 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız, egemen, toprak bütünlüğüne sahip bir Filistin Devleti kuruluncaya kadar, inşallah, mücadelemiz sürecek.Yaşanan onca acıya, oluk oluk akıtılan onca masum kanına rağmen umutlarını muhafaza ettiklerini söyleyen Erdoğan, Nasıl ki 14 yıllık karanlığın ardından Suriye'nin özgürlüğüne kavuştuğunu görmeyi Rabb'im bizlere nasip ettiyse inşallah nehirden denize, barışın, huzurun ve güvenliğin hakim olduğu güzel günleri de göreceğimize tüm kalbimle inanıyorum. Gazzeli ve Filistinli kardeşlerimize de buradan dayanışma mesajlarımızı gönderiyor, her zaman yanlarında olan Türkiye'nin, inşallah bundan sonra da yanlarında olmaya devam edeceğini önemle ifade ediyorum. dedi.- Sürecin son derece hassas olduğunun farkındayızErdoğan, geçen yıl tam bu vakitte, yeni yasama dönemi başlangıcında, bu kürsüde, iç cephenin tahkimine dikkati çektiğini, topluma örnek olacak şekilde Meclis'in iktidar ve muhalefetiyle, uyum, ittifak, uzlaşı, karşılıklı saygı çerçevesinde çalışması temennilerini dile getirdiğini hatırlattı.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin aynı gün gerek Meclis Genel Kurulu'ndaki nazik tavrıyla gerekse Meclis dışında yaptığı ufuk açıcı beyanatlarıyla, iktidar ve muhalefetiyle, terörsüz bir Türkiye'nin inşası için düşüncelerini paylaştığını anımsatan Erdoğan, geride bırakılan bir yıl içinde Terörsüz Türkiye hedefine yönelik tarihi nitelikte adımlar atıldığını, önemli mesafeler alındığını dile getirdi.
Erdoğan, Bu vesileyle, engin siyasi tecrübesi birikimi ve dirayetiyle Terörsüz Türkiye idealimizin mimarlarından olan Sayın Devlet Bahçeli'ye bir kez de huzurlarınızda ülkem ve milletim adına teşekkürlerimi ifade ediyorum. Aynı şekilde, bu 1 yıllık süreçte, yapıcı duruş ve çabalarıyla Türkiye'nin terörden arındırılması yolunda önemli katkılar vermiş olan DEM Parti heyetine ve yönetimine de şükranlarımı sunuyorum. Son nefesine kadar terör duvarının yıkılması, ülkemizin her karışında barış ve kardeşliğin egemen olması için ter döken İstanbul Milletvekili Sayın Sırrı Süreyya Önder'i de burada rahmetle anıyorum. ifadelerini kullandı.Geride bırakılan 1 yıl içinde, terör örgütünün saldırılarını durdurduğunu, kendisini feshettiğini açıkladığını, sembolik bir törenle silahlarını yaktığını hatırlatan Erdoğan, 1984'ten bu yana hem on binlerce can kaybına, hem de 2 trilyon dolarlık ekonomik kayba yol açan terör belasının böylece bitme noktasına geldiğini söyledi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:Sürecin son derece hassas olduğunun farkındayız. Ancak en başından itibaren olumlu bakıyoruz, olumlu bakmak için çaba sarf ediyoruz. Buradan, Meclis kürsüsünden tekrar ifade etmek isterim, Türkiye Cumhuriyeti devleti, hiçbir dünyevi güç karşısında diz çökmez, boyun eğmez, taviz vermez ve egemenliğini asla pazarlık konusu yapmaz. Bu meyanda, bazı muhalefet partilerinin tahrikleriyle, zihinlerinde soru işareti oluşan vatandaşlarımız varsa hepsi müsterih olsun. Özellikle şehitlerimizin muhterem aileleri ve gazilerimiz bilsinler ki onların aziz hatıralarına gölge düşürecek hiçbir adımın atılmasına ne hükümet olarak biz ne Cumhur İttifakı'ndaki ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi ne de bu yüce Meclis müsaade edecektir.Hedefimiz, terörün bitmesi, kardeşliğin kuvvetlendirilmesidir. Adımlarımızı sadece ve sadece bu hedefe yönelik atıyoruz. Terörsüz Türkiye idealimizin en önemli merkezi, hiç kuşku yok ki burası, yani Türkiye Büyük Millet Meclisi'dir. Meclis çatısı altında, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, siyasi partilerimizin kahir ekseriyetinin temsilcileriyle çalışmalarına başlamış, șu ana kadar da 12 toplantı yapmıştır. Komisyon, çalışmalarını tamamladığında, şüphesiz elimizde çok önemli doneler olacaktır.(Sürecek)

