
Güncel Haberleri — Editör Masası'na konuk olan Yılmaz, gündeme ilişkin soruları yanıtladı, değerlendirmelerde bulundu.
Fonlardan olumsuz etkilenen yatırımcılara yapılacak iadelerde kullanılacak kaynaklara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yılmaz, bu kapsamda üç ayrı kaynak öngörüldüğünü söyledi.
Bunların fonlarda kalan ve nakde dönüştürülebilecek varlıklar, haksız veya fahiş kazançların iadesiyle oluşturulacak kaynaklar ve sorumlu kişi ya da şirketlerin mal varlıklarının değerlendirilmesinden elde edilecek gelirler olduğunu anlatan Yılmaz, iadelerde herhangi bir kamu kaynağının kullanılmayacağını vurguladı.
Yılmaz, ilgili hesapların açıldığını ve sürecin başladığını belirterek, TBMM'ye sunulan kanun teklifinin kabul edilmesiyle çalışmaların daha sağlıklı bir hukuki zeminde hızlanacağını ifade etti.
Kazançların iade edilmesinin hukuki sorumlulukları ortadan kaldırıp kaldırmayacağına ilişkin soruya da yanıt veren Yılmaz, hukuk dışı işlem yapmak ile fahiş gelir elde etmek arasında ayrım yapılması gerektiğini dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "Fahiş gelirden dolayı hukuk dışı bir işlem yapmamış olsa bile iade olmuşsa orada tabii söyleyecek bir şey yok. Ama hukuk dışı bir işlem söz konusuysa hukuk dışı işlemde sorumluluklar elbette ortadan kalkmaz." dedi.
Piyasa bozucu faaliyetlerin nihai olarak yargı süreçlerinde belirleneceğini aktaran Yılmaz, bağımsız otoritelerin karar ve analizlerinin de sürecin netleşmesinde etkili olacağını belirtti.
Yılmaz, sermaye piyasalarının Türkiye'nin kalkınması, üretimi ve finansmanı açısından büyük önem taşıdığına dikkati çekerek, "Yıllardır, bakın planlarımızda, programlarımızda, hükümet politikalarımızda sermaye piyasalarımızı her zaman öncelikli gördük, destekledik. Bundan sonra da en güçlü şekilde desteklemeye devam edeceğiz." diye konuştu.
Yatırımcılarla piyasa bozucu faaliyetlerde bulunan kişilerin birbirinden ayrılması gerektiğini vurgulayan Yılmaz, "Yatırımcı ayrı, manipülatör ayrı, spekülatör ayrı. Bunun altını kalın çizgilerle çizmek istiyorum." dedi.
Yılmaz, "Hiç kimse bu piyasalara genel anlamda gölge düşürmesin. Buralara yapılan yatırımı sanki suçmuş gibi göstermesin. Bunu yapanlar bu ülkeye zarar verirler. Bir defa bunun altını çok net çizmek istiyorum. Burada 455 bin insan var. Yatırım yapmışlar. Biz bunlara suçlu diyebilir miyiz hepsine? Böyle bir mantık olabilir mi? Bunlar gelmiş yatırım yapmış. Bir getiri elde etmeye çalışmış. Makul bir getiri elde etmişse de buna da söyleyecek hiçbir şey yok." değerlendirmesinde bulundu.
Hedeflerinin piyasa bozucu işlem yapan, manipülatif faaliyetlerde bulunan ve yatırımcıların zarar görmesine neden olan hukuka aykırı davranışları ortaya çıkarmak olduğuna işaret eden Yılmaz, yatırımcıların müsterih olması gerektiğini bildirdi.
Yılmaz, şunları kaydetti:
"Yeni Fon Rehberi'yle birlikte, sorunlu fonların bu sistemden çıkmasıyla birlikte, sermaye piyasalarımız eskisinden de daha güçlü bir şekilde yoluna devam edecek, bunda hiç tereddüt yok. Biz hastalıklı bir yapıyı, tabiri caizse bir virüsü sistemden çıkarma gayreti içindeyiz ve bu, bünyeye çok daha güç katacak. Sermaye piyasalarımızı zayıflatmayacak, aksine daha da güçlendirecek. Yeni Fon Rehberi ile birlikte bu yapılar, bu sorunlu yapılar ortaya çıktığı gibi, kalan yapılar için de çok daha ek bir güvence sağlanmış oldu aslında. Şu anki fonlar için, şu anki borsamız için çok daha sağlıklı bir zemin oluşturulmuş oldu. Dolayısıyla şu an biz borsamıza da sermaye piyasalarımıza da güveniyoruz."
"Tasfiye süreçleri borsamızı olumsuz etkilemeyecek şekilde sürdürülecek"
Devlet Denetleme Kurulunun (DDK) yürüttüğü incelemelere de değinen Yılmaz, hazırlanacak raporun hem sorumluların belirlenmesi hem de sistemdeki yapısal eksikliklerin ortaya çıkarılması açısından önem taşıdığını belirtti.
Yılmaz, incelemelerin devlet kurumları ve bağımsız kurumlar dahil ilgili bütün kuruluşları kapsayacağını ifade ederek, rapor doğrultusunda ihtiyaç duyulması halinde yapısal iyileştirmelere yönelik yeni yasal düzenlemelerin de TBMM'nin takdirine sunulabileceğini kaydetti.
Fon Koordinasyon Kurulunda tasfiye süreçlerine ilişkin bir prensip kararı aldıklarını bildiren Yılmaz, olağan ve olağanüstü tasfiye işlemlerinin borsa üzerinde olumsuz etki oluşturmayacak şekilde yürütülmesine önem verdiklerini vurguladı.
Yılmaz, "Borsadaki gelişmelerin tamamını bu fon piyasalarındaki durumla izah etmek mümkün değil ama tabii ki bu fon piyasalarındaki gelişmeler, bunun etrafındaki tartışmalar ister istemez yatırımcı davranışlarına da yansıyabiliyor." ifadesini kullandı.
Borsanın seyrinde birçok gelişmenin etkili olabildiğine işaret eden Yılmaz, küresel faiz oranları ve güvenlik riskleri gibi birçok unsurun da piyasaları etkilediğine dikkati çekti.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "Borsamızı olumsuz etkilemeyecek bir anlayış içinde bu tasfiye süreçleri sürdürülecektir. Bu konuda Fon Koordinasyon Kurulumuzun da tüm kurumlarımıza yönlendirici bir yaklaşımı söz konusudur." ifadesini kullandı.
(Sürecek)




