EDİTÖR MASASI 5 - Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’dan Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin değerlendirme

Güncel Haber — Editör Masası’na konuk olan Yılmaz, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı.

EDİTÖR MASASI 5 - Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’dan Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin değerlendirme
EDİTÖR MASASI 5 - Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’dan Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin değerlendirme

Güncel Haberleri — Editör Masası'na konuk olan Yılmaz, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı.

Enflasyonla mücadele programında 3'üncü yılın geride bırakıldığı hatırlatılarak, enflasyonda gelecek yıl belirgin bir düzelme görülüp görülmeyeceğine ilişkin soruya Yılmaz, eylül ayında enflasyonun yüzde 29,7 olarak açıklandığını anımsattı.

Enflasyonun bu şekilde olmasının savaşa ve enerji piyasalarındaki olağanüstü yükselişe rağmen gerçekleştiğini vurgulayan Yılmaz, bu durumun sevindirici olduğunu söyledi.

Merkez Bankasının ABD-İran savaşının enflasyona 7 puan civarı yansıdığını hesapladığını aktaran Yılmaz, buna rağmen enflasyonun yüzde 30'un altına düştüğünü ifade etti.

Enflasyonu yukarı çekenin hizmet kalemleri olduğunu dile getiren Yılmaz, şöyle devam etti:

"Orada da bir aşağı doğru gidiş var ama henüz tam arzu ettiğimiz noktada değiliz. Hizmet derken kira ve eğitim gibi kalemler. Eğitim boyutu toplumun yüzde 10'unu aşağı yukarı ilgilendiriyor. Yüzde 90 parasız devlet okullarından istifade ediyor ama o yüzde 10 da olsa eğitimdeki o artışlar 'manşet enflasyon' dediğimiz enflasyonu yukarı çekmiş oluyor. Kira daha geniş bir sosyal boyuta sahip. TÜİK'in yine rakamlarıyla toplumun yüzde 28'i kirada oturuyor. Özellikle metropollerde bu önemli bir unsur. Burada çok yönlü politikalarla mücadelemizi sürdürüyoruz. Özellikle 500 bin sosyal konut ve kiralık sosyal konut projelerimizle bir taraftan para politikası, diğer yandan da arz yönlü politikalarla mücadeleyi devam ettiriyoruz. İnanıyorum ki bir süre sonra kiralarda da çok daha farklı bir döneme geleceğiz.

Gıda konusunda olumlu gelişmeler var. Bu sene çok şükür bereketli bir yıl oldu. Geçen yıl biliyorsunuz hem don hem kuraklık yaşamıştık. Bu da gıda fiyatlarında olumsuz bir etkide bulunmuştu. Büyümemizi de olumsuz etkilemişti. Bu sene ise hem büyüme üzerinde hem de enflasyon üzerinde tarım sektörünün olumlu bir etkisi söz konusu. Gıda fiyatları da oldukça iyi geldi. Son enflasyon rakamının beklentilerin altında oluşmasında gıda fiyatlarındaki düşüş çok etkili bir yere sahip. Bu da sosyal açıdan çok önemli."

"Kararlılığımızdan en küçük bir ödün vermiş değiliz"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, konut, gıda ve kent içi ulaşımın genel enflasyon başlığını ilgilendiren en kritik kalemler olduğunu belirtti.

Kent içi ulaşımın "manşet enflasyonu" yukarı çeken bir husus olduğuna dikkati çeken Yılmaz, "Orada yerel yönetimlerin sorumluluğu söz konusu. Yerel yönetimlerin maliyetlerin ötesinde gerçekleşen kent içi ulaşım fiyatlarındaki artışları da enflasyona olumsuz yansıyor. Bu yönüyle buna 'yönetilen yönlendirilen fiyatlar' da diyoruz. Bu konuda da bir yaklaşımımız var. Burada bir sınır oluşturma, o sınırın ötesine geçmeme. Eğitimde bunu yaptık biliyorsunuz, kurallar kondu. Önümüzdeki döneme ilişkin eğitimde bu anlamda daha olumlu bir süreç bekliyoruz." şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, şunları kaydetti:

"Aslında kent içi ulaşım konusunda da mutlaka birtakım kuralların gelmesi lazım. Enflasyonun çok üstünde artışlar yapılmaması lazım. Bir taraftan bu kurallar, bir taraftan arz yönlü politikalar, diğer taraftan para politikaları.... Bütün bunların bütüncül bir etkisiyle önümüzdeki yıl biz yüzde 21 diye ifade ettik Orta Vadeli Program'da. Orta vadede de tek haneli enflasyona yeniden dönüş. Gerçekçi bir çerçeve çizme gayreti içinde olduk. Çünkü dünyanın hali de bölgemizin hali de ortada. Ama hiçbir şekilde kararlılığımızdan en küçük bir ödün de vermiş değiliz. Bizim enflasyonla mücadele politika çerçevemiz olduğu gibi duruyor. Buna bağlıyız ve istikametimiz belli. Enflasyonu daha düşük seviyelere indirme, halkımızı bu anlamda rahatlatma. Belli bir yere geldik, yüzde 75'lerden şimdi 29 küsurlara gelmiş durumdayız. Daha da iyi bir noktaya gideceğiz. Bundan hiç şüphesi olmasın halkımızın. Kontrolümüz dışında gelişen dünyadan, bölgemizden gelen etkiler söz konusu. Ama her zaman şunun da altını çizmek gerekiyor. Asıl olan programınızdır. Programınız doğruysa, sonuç veriyorsa aşama aşama hedeflerinize yürürsünüz. Dışsal etkiler sizi bir miktar geciktirebilir, bir miktar etkileyebilir ama bu etkiler geçicidir. Sonuçta o etkileri geride bırakırsınız ve istikametinizde yürümeye devam edersiniz."

Enflasyonla ilgili kararlı adımlarla yollarına devam ettiklerini vurgulayan Yılmaz, Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından depremin yaralarını sarmak için 5,4 trilyon lira para harcadıklarını dile getirdi.

Bu miktarın 104 milyar dolara denk geldiğine dikkati çeken Yılmaz, "Bu yıl sonu itibarıyla 104 milyar doları Türkiye Cumhuriyeti koca bir bölgenin yeniden inşası için harcamış oldu. Savaşlar bir taraftan, depremin etkileri diğer taraftan. Bütün bunlara rağmen programımız sonuç üretti ve üretmeye devam edecek ve inşallah hedeflerimize ulaşacağız." diye konuştu.

"Tarihi bir fırsat yakalamış durumdayız"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Terörsüz Türkiye sürecindeki son durumun sorulması üzerine, süreç kapsamında Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un 467 gibi tarihi bir oyla yasalaştığını bildirdi.

Uzun süren bir komisyon çalışmasının ardından Türkiye'ye özgü bir modelin ortaya çıktığını anlatan Yılmaz, "Meclis'imizin iradesi, Cumhurbaşkanı'mızın liderliği ve bu işin bir devlet politikasına dönüşmesi ve bu çerçevede yürütülen çalışmalarla Terörsüz Türkiye, mecrasında ve olumlu bir şekilde ilerliyor." dedi.

Bunun kolay bir konu olmadığını, on yılların birikiminden oluşan bir meseleden söz edildiğini vurgulayan Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye'ye, yaptığımız bir hesaba göre en az 2,3 trilyon dolar maliyeti olan bir sorundan bahsediyoruz ama şimdi tarihi bir fırsat yakalamış durumdayız. Terörün artık gündemden kalıcı bir şekilde çıktığı bir dönemde biz, terörle mücadeleye harcadığımız enerjiyi, kalkınmaya, demokratik standartlarımızı, yaşam standartlarımızı geliştirmeye yönelteceğiz inşallah. Büyük bir fırsat penceresi olarak görüyoruz bunu. Demokrasimiz için, kalkınmamız için yeni bir dönem oluşacak. Türkiye Yüzyılı diyoruz, Cumhurbaşkanı'mız hep altını çiziyor. Türkiye Yüzyılı aynı zamanda huzurun ve kardeşliğin yüzyılı olacak diyoruz.

Bir taraftan da bölgemizdeki gelişmeleri herkes görüyor, tüm vatandaşlarımız görüyor. Yıllardır etnik kimlikler, mezhebi kimlikler ve inançlar üzerinden bölgemizdeki yaşayan topluluklar birbiriyle tabiri caizse karşı karşıya getirilip, çarpıştırılıp, enerjimizi buralara harcamamız sağlanırken emperyalist birtakım güçler gelip bu bölgenin kaynaklarını alıp kendileri istifade ediyorlar. Terörsüz Bölge derken bizim en büyük vurgularımızdan biri budur. Irak'ın kaynaklarını Iraklılar kullansın, Suriye'nin kaynaklarını Suriyeli kardeşlerimiz kullansın. Bütün bölge için bu geçerli. Niye başkaları gelip bu kaynakları götürsün? Niye burada yaşayan insanlar bunlardan mahrum kalsınlar? Bir taraftan Türkiye'nin huzuru, güveni ve iç yapısının kuvvetlendirilmesi, diğer taraftan bu emperyalist tuzakların boşa düşürülüp bölgemizde bir huzur, güven ortamının tesisi ve bölgenin topyekun refahının yükseltilmesi. Bu vizyon işte Türkiye Yüzyılı vizyonudur ve inşallah bunu adım adım hayata geçireceğiz."

"Tam bir başarıya ulaştığında dünyaya da örnek olacak bir başarı hikayesi olacak"

Yılmaz, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun kapsamında kurulan Takip ve Değerlendirme Kurulu kapsamında 4 alt kurulun oluşturulduğunu hatırlattı.

TBMM'de çıkan Kanun'da iki ana aşama bulunduğunun altını çizen Yılmaz, "Birinci aşama silahların bırakılması, bunun sahada tespiti, teyidi ve yine Milli Güvenlik Kurulumuz tarafından bunun teyit edilmesi. Yani silahların bırakıldığının ve örgütün fesholduğunun MGK tarafından teyit edilmesi. İkinci aşama belli suçlarda biliyorsunuz bir geçici denetimli serbestlik dediğimiz bir serbestlik oluşuyor ve gelip bu imkandan faydalanmak mümkün oluyor. Orada da 6 aylık bir süreçte başvurular yapılacak." ifadelerini kullandı.

İkinci aşamada Adli ve Hukuki İşler Koordinasyon Alt Komisyonu ile Sosyal Uyum ve Bütünleşme Alt Komisyonu'nun devreye gireceğini aktaran Yılmaz, bu kuruluşların ön hazırlıklarını gerçekleştirdiklerini söyledi.

Terörsüz Türkiye sürecinde sahada olumlu gelişmeler gördüklerini belirten Yılmaz, konuşmasına şu sözlerle devam etti:

"Özellikle sınırımızda hassas birtakım bölgelerde bazı mağaraların boşaltılması, buradaki yapıların artık tehdit olmaktan çıkması söz konusu. Bir diğer yandan Sincar dediğimiz bölgenin de yine Irak hükümetinin kontrolüne bırakılması ve Başika kampının artık görevini tamamlaması gibi birtakım sahada olumlu gelişmeler olduğunu görüyoruz. Olumlu yönde bir ilerleme söz konusu ama zor süreçler bunlar. Sonuçta yılların getirdiği süreçler. Burada biraz sabırla bu süreci takip etmek ve adım adım hedefe doğru yürümek gerekiyor. Şunu da unutmamak lazım, bu süreçte sonuçta fesih kararını ve silahları bırakma kararını veren bizzat örgüt, kendisi. 'Ben artık bu yöntemlerle devam etmek istemiyorum.' diyen örgütün kendisi. Dolayısıyla bu adımları aşama aşama atmalarını bekliyoruz. Biz de sahada gelişmeleri teyit edip, tespit edip bunu ilgili kurullarımıza sunacağız. Meclis'imizde de tüm bu süreçleri izleyecek bir yapının oluşmasını bekliyoruz. Meclis Başkanı'mız bu konuda partilerle bir çalışma başlatmış durumda.

Türkiye kendi sorunlarını başka bir güce, başka bir üçüncü göze, uluslararası bir kuruluşa götürmeden kendi içinde çözen bir ülke. Bu inşallah tam bir başarıya ulaştığında dünyaya da örnek olacak bir başarı hikayesi olacak diye inanıyorum. Bu aynı zamanda başka sorunları çözme kapasitemizi de gösteren önemli bir başarı diye inanıyorum. Yani Meclis'imizle, hükümetimizle, sivil toplumla hep birlikte bunu başarmak durumundayız. Bunun partisi yok, bunun siyasi görüşü yok. Bu prangadan ülkemizi kurtarıp yolumuza çok daha güçlü bir şekilde devam edeceğiz. Meclis'imize tekrar şükranlarımı sunuyorum. Keşke başka bazı milli konularda da aynı birlikteliği partilerimiz sergileyebilse... Buna ihtiyacı var bu ülkenin, temel konularda en azından. Şunu anlıyorum, demokratik siyaset, bazen polemikler de olur, sert tartışmalar da olur, bir ölçüde siyasi mücadelelerin tabiatında bu var diyebiliriz ama hiç olmazsa temel milli bazı konularda bütün partilerin katkısıyla süreçlerin yönetilmesi elbette bizim de arzumuz. Bunun örneğini Terörsüz Türkiye'de gördük ve gerçekten tüm toplumumuz da takdir etti. Meclis'imizin gücünü de ortaya koydu bu aslında bütün bu gelişmeler. İnşallah yeni anayasa başta olmak üzere başka alanlarda da bu tavrı partilerden görürüz."

(Sürecek)

  • Muhabir: BUĞRAHAN AYHAN
  • Yayınlayan: SİBEL KURTOĞLU
  • Düzenleyen: MEHMET YILMAZ GÜLDAŞ