
Erzincan Haberleri — KEMAL ÖZDEMİR - Erzincan'da 61 yıldır terzilik yapan ve bu sene "yılın ahisi" seçilen 72 yaşındaki Yavuz Altın, el emeğiyle diktiği takım elbiselerle geleneksel zanaatını yaşatıyor.
İlkokul 3. sınıftan ayrılarak 1965 yılında 11 yaşındayken terzi çırağı olarak mesleğe ilk adımını atan Altın, yarım asrı aşkın süredir elinden yüksük ve iğneyi düşürmedi.
Zamanla mesleğinin inceliklerini kavrayarak usta olan ve diktiği özel tasarım kıyafetlerle kentte tanınan Altın, bu yıl esnaf teşkilatı tarafından Erzincan'da "yılın ahisi" ünvanına layık görüldü.
Gelişen teknolojiye ve seri üretime dayalı hazır giyim sektörüne rağmen kişiye özel ölçü ve provalarla kıyafet dikmeyi sürdüren Altın, bir takım elbiseyi yaklaşık iki haftada tamamlıyor.
Yoğun iş temposuna rağmen atölyesinde yetiştirecek çırak ve kalfa bulmakta güçlük çeken emektar terzi, ömrünü adadığı zanaatın geleceğe taşınabilmesi için gençleri bu mesleği öğrenmeye davet ediyor.
"Yeni yetişen nesil bu mesleğe rağbet etmiyor"
Yavuz Altın, AA muhabirine, mesleğin temellerini disiplinli ustaların yanında öğrendiğini söyledi.
Kendisini yetiştiren ustalara minnettar olduğunu dile getiren Altın, şöyle konuştu:
"Mesleğe 11 yaşında iyi ustaların yanında yetişerek başladım. Bana bu mesleği öğrettikleri için ustalarıma sürekli dua ediyorum, bunu hiç ihmal etmem. İlkokul 3. sınıftan ayrılarak girdiğim bu yolda o gündür bugündür mesleğimi sürdürüyorum. İşimi çok seviyorum ve sağlığım elverdiği müddetçe de yapmayı düşünüyorum. Şu anda işlerimiz çok yoğun, zaman zaman siparişleri yetiştirmekte zorlanıyoruz ancak çalıştırmak ve mesleği öğretmek için eleman bulamıyoruz. Yeni yetişen nesil maalesef terziliğe ilgi duyup rağbet etmiyor. Oysa bu mesleği sürdürecek insan gücüne büyük ihtiyaç var. Gençlerimiz bu meslekten çok rahat ekmek yiyebilirler fakat daha kolay işleri tercih ediyorlar. Terzilik sanat ve emek isteyen, biraz da zahmetli bir meslektir, sanırım bu yüzden yeni nesil pek yanaşmıyor."
"Müşterilerimize bir nevi moda danışmanlığı yapıyoruz"
Altın, terziliğin yalnızca dikiş dikmekten ibaret olmadığını, yüksek dikkat ve estetik bakış açısı gerektirdiğini vurguladı.
Ortaya çıkan her ürünün bir sanat eseri niteliği taşıdığına dikkati çeken Altın, şunları anlattı:
"Mesleğimiz zorluklarının yanı sıra incelik isteyen, adeta zekaya dayalı bir zanaattır. Burada ortaya bir eser çıkardığınız zaman büyük bir haz ve mutluluk duyarsınız, oturup o esere baktığınızda yorgunluğunuzu unutursunuz. Hazır giyimde kaliteli ürünler elbette var ancak el emeğiyle yapılan bir iş her zaman hazır giyime oranla çok daha üstündür. İnsanlar hazır giyim ile bizim diktiğimiz bir takım elbise arasındaki farkı kumaşından dikişine kadar hemen anlıyor. Biz müşterinin tam vücut ölçüsüne göre dikim yapıyoruz, en az iki kez prova alarak taleplerine göre hareket ediyoruz. Kumaş seçiminden modeline kadar müşterimize fikir veriyor, bir nevi moda danışmanlığı yapıyoruz. Bizim mesleğimiz aslında güzel sanatların bir koludur."
"Bir takım elbisenin dikimi 10-12 günü bulabiliyor"
Kişiye özel dikim yaptıkları için il dışından da çok sayıda müşterisinin olduğunu aktaran Altın, bir takım elbisenin dikiminin 10 ila 12 gün sürebildiğini kaydetti.
Altın, kentte "yılın ahisi" seçilmekten büyük gurur duyduğunu ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bizi bu ödüle layık gören sayın valimize, belediye başkanımıza, Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanımıza ve derneğimize teşekkür ediyorum. Aslında bizim ürettiğimiz ürünler tamamen doğal, el emeği ürünlerdir. İşe ne kadar emek ve değer verirseniz o kadar güzel sonuç alırsınız. Ortaya koyduğunuz o eser bütün yorgunluğunuzu alır. Ben mesleğimi çok seviyorum, gözlerim gördüğü, ömrüm elverdiği müddetçe de dikiş dikmeye devam edeceğim."
Gençlere "altın bilezik" tavsiyesi
Gelecek nesillerin mesleği devralması gerektiğinin altını çizen Altın, gençlere tavsiyelerde bulunarak, şunları kaydetti:
"Gençlerimizden ricam, lütfen bu mesleği öğrensinler. Yeni terzilere gerçekten ihtiyacımız var. Maalesef bu zanaatı geleceğe taşıyacak ustalar artık kalmıyor. Bir zanaat öğrenmek koluna altın bilezik takmaktır. Terzilik hem saygın hem de keyifli bir meslektir. Hayatım boyunca başka hiçbir iş yapmadım, 61 yıldır elimdeki yüksüğü ve iğneyi hiç bırakmadım. Bugün de aynı hevesle ve büyük bir zevkle mesleğimi sürdürüyorum."




