Eşi ile eşinin ağabeyini silahla yaralayan sanığa yeniden yargılandığı davada 23 yıl 4 ay hapis

Mahkeme heyeti, tutuklu sanık Emre Aşkın'ı "eşe karşı kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan 14 yıl 2 ay, eşinin ağabeyine karşı "kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan da 9 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırdı

21 Nisan 2021 - 15:50
Gaziosmanpaşa'da boşanma aşamasında olduğu eşi ve eşinin ağabeyini silahla yaraladığı gerekçesiyle çarptırıldığı 29 yıl 2 aylık hapis cezası Yargıtay tarafından bozulan tutuklu sanık Emre Aşkın'ın, yeniden yargılandığı davada bu kez 23 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırılmasına karar verildi.

Yargıtay'ın bozma ilamı sonrası İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan 2. duruşmaya, tutuklu sanık Emre Aşkın, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı. Müdahiller Handan Aşkın ve Sedat Sevin ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nı da avukatları temsil etti.

Duruşmada görüşü sorulan cumhuriyet savcısı, esasa ilişkin mütalaasının hazır olduğunu belirterek, mahkemeye sundu.

Savcılık mütalaasında, olay tarihinde sanığın resmi nikahlı eşi olan Handan Aşkın'ın evden bir kısım eşyaları almak için kardeşi Sedat Sevin ile eve geldiği ve sanığın her iki müştekiye yönelik sataşma şeklinde sözler sarf ettiği anlatılarak, "Sanığın daha sonra bir kısım eşyaları alarak olay yerinden ayrılan müştekilere yönelik kısa mesafeden hedef alarak ve öldürücü bölgelere yönelik ateş etmek suretiyle yaraladığı anlaşılmıştır." denildi.

İddianamede eylemin "kasten yaralama" olarak değerlendirildiğine dikkat çekilen mütalaada, olayın oluş şekli, silahın elverişli olması ve kısa mesafeden her iki müştekiye ayrı ayrı hedef alınarak ateş edilmiş olması nedeniyle sanığın eyleminin "kasten öldürmeye teşebbüs" mahiyetinde gerçekleştiği ve bu suçun sabit olduğu vurgulandı.

Mütalaada, sanığın Handan Aşkın'a yönelik eylemi nedeniyle "eşe karşı kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan 13 yıldan 20 yıla, Sedat Sevin'e yönelik, "kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan da 9 yıldan 15 yıla kadar olmak üzere toplam 22 yıldan 35 yıla kadar hapisle cezalandırılması istendi.

Mütalaaya karşı beyanı sorulan müdahiller avukatlarından Muhittin Refik Güçlü, mütalaa doğrultusunda sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasını talep etti.

Diğer müdahil avukatı Gül Erdoğmuş da, yerel mahkemenin ilk kararının yerinde olduğunu belirterek, eski kararda direnilmesini talep etti. Erdoğmuş, "Müvekkilim hayatta kaldı diye sanık az cezayı hak etmiyordu. En üst hadden cezalandırılmasını talep ediyoruz." dedi.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı da, sanığın cezalandırılmasını ve haksız tahrik indiriminin uygulanmamasını istedi.

Savunması sorulan sanık Emre Aşkın ise, "Böyle bir olayın yaşanmasını istemezdim. Benim öldürme veya yaralamaya dair bir kastım yoktur." dedi.

Sanığın avukatı da müvekkilinin beraatine, tahliyesine ve lehe olan hükümlerin uygulanmasına karar verilmesini talep etti.

- "İyi hal" indirimi uygulandı

Karar verileceği belirtilerek son sözü sorulan sanık Aşkın, "Böyle bir olayın meydana gelmesinden dolayı son derece pişmanım." dedi.

Hükmünü açıklayan mahkeme heyeti, sanık Emre Aşkın'ın "eşine yönelik kasten öldürme" suçundan 17 yıl hapisle cezalandırılmasına karar verdi. Fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları ile verilecek cezanın geleceği üzerindeki olası etkilerini lehe indirim sebebi sayan heyet, cezayı 14 yıl 2 aya düşürdü. Sedat Sevin'e yönelik "kasten öldürme teşebbüs" suçundan da 11 yıl hapis cezası öngören heyet, aynı gerekçelerle indirim uygulayarak bu cezayı da 9 yıl 2 ay hapis cezasına çevirdi.

Sonuç olarak iki kişiye karşı "kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan toplam 23 yıl 4 ay hapisle cezalandırılan sanık Emre Aşkın'n tutukluluk halinin de devamına karar verildi.

- Davanın geçmişi

Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, sanık Emre Aşkın ile müşteki Handan Aşkın'ın bazı sorunlar nedeniyle ayrı yaşadıkları ve boşanma davalarının sürdüğü, müşteki ile ağabeyi Sedat Sevin'in 11 Mart 2016'da sanıkla ortak evlerine giderek eşyalarını aldığı belirtilmişti.

Bu sırada sanık Emre Aşkın'ın tehdit ettiği eşi ve eşinin ağabeyini silahla yaraladığı aktarılan iddianamede, sanığın kullandığı ruhsatsız silahın Fatih Uzun'a ait olduğunun belirlendiği kaydedilmişti.

İddianamede, sanık Emre Aşkın'ın iki kez ''kasten yaralamaya teşebbüs'' ve ''tehdit'' suçlarından, diğer şüpheli Fatih Uzun'un da ''ruhsatsız silah bulundurmak'' suçundan hapis cezasına çarptırılması istenmişti.

İddianameyi kabul eden Gaziosmanpaşa 5. Asliye Ceza Mahkemesi, olayın oluş şekli ve alınan raporlar dikkate alındığında eylemin ''kasten öldürmeye teşebbüs'' olarak değerlendirilmesi gerektiğine hükmederek, "görevsizlik" kararıyla dosyanın yetkili İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilmesine karar vermişti.

İstanbul 5. Asliye Ceza Mahkemesinin bu kararının ardından sanık hakkında ''kasten öldürmeye teşebbüs'' suçundan İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılama başlamıştı.

- Mahkeme 29 yıl 2 ay hapis cezası vermişti

İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi, 28 Şubat 2019'daki duruşmada davayı karara bağlayarak, sanık Emre Aşkın'ın, "eşine yönelik kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan 16 yıl 8 ay, Sedat Sevin'e karşı da "kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan 12 yıl 6 ay olmak üzere toplam 29 yıl 2 ay hapisle cezalandırılmasına hükmetmişti.

Heyet, "ruhsatsız silah bulundurma" suçundan sanık Emre Aşkın'a verdiği 10 aylık hapis cezasının hükmünün açıklanmasının geriye bırakılmasına karar vermişti.

Diğer sanık Fatih Uzun hakkında da "ruhsatsız silah bulundurma" suçundan, suçun yasal unsurları oluşmadığı gerekçesiyle beraat kararı veren heyet, bu sanığa, "delil saklama" suçundan verdiği 1 aylık hapis cezası hükmünün açıklanmasını da geri bırakmıştı.

-Yargıtay kararı bozdu

Dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesi sanık Emre Aşkın'ın, Handan Aşkın'ı organlardan birinin işlevini sürekli olarak yitirecek şekilde ağır derecede, mağdur Sedat Sevin'i ise vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarını ağır derecede etkileyecek nitelikte yaraladığını saptamıştı.

Kararda, her iki mağdura karşı ayrı ayrı makul cezalar verilmesi yerine üst sınırdan hapis cezası belirlenerek fazla cezalar verildiği belirtilerek, bu hususların bozmayı gerektirdiği belirtilmişti.