Hollanda Haberleri — Aralarında Filistinli ve uluslararası sivil toplum kuruluşları ile akademisyenlerin de bulunduğu 140'dan fazla kişi ve kurum, Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) Başsavcısı Kerim Han hakkında yürütülen disiplin sürecinin adil yargılanma ilkelerini ihlal ettiğini ve Mahkeme'nin bağımsızlığını siyasi baskılara açık hale getirdiğini öne sürerek Birleşmiş Milletler (BM) özel raportörlerine acil çağrıda bulundu.Filistin Sivil Toplum Kuruluşları Ağı (PNGO) ve Filistin İnsan Hakları Örgütleri Konseyi (PHROC) öncülüğünde kaleme alınan çağrı mektubu, İşgal Altındaki Filistin Topraklarında İnsan Hakları Durumu Özel Raportörü Francesca Albanese, Yargıç ve Avukatların Bağımsızlığı Özel Raportörü Margaret Satterthwaite'in de aralarında bulunduğu çok sayıda özel raportöre 21 Temmuz'da iletildi.Aralarında Filistinli ve uluslararası sivil toplum kuruluşları ile akademisyenlerin de bulunduğu 140'dan fazla kişi ve kurumun imzaladığı mektupta, UCM Taraf Devletler Meclisi (ASP) Bürosunun Han hakkındaki disiplin sürecinin siyasi bir referanduma dönüştürüldüğü savunuldu.İmzacıların Han hakkındaki iddiaların doğruluğu ya da yanlışlığı konusunda taraf olmadığı belirtilen mektupta, disiplin sürecindeki hak ihlallerinin Mahkeme'yi hukukun üstünlüğü ilkesinden ciddi sapmalara açık hale getirdiği vurgulandı.
Mektupta, Mayıs 2024'te UCM'nin Bağımsız Denetim Mekanizmasının (IOM) Han'a yönelik cinsel taciz iddialarından haberdar edilmesiyle başlayan süreçte, Roma Statüsü'nün 112. maddesi kapsamındaki şikayet mekanizmasının terk edilmesi ve statüde dayanağı bulunmayan bir düzenlemeyle BM İç Denetim Hizmetleri Ofisine (OIOS) devredilmesi eleştirildi.
OIOS'un disiplin soruşturmalarında makul şüphenin ötesinde kanıt standardı yerine daha düşük bir eşik olan açık ve ikna edici kanıt standardını uyguladığına, oysa UCM'nin bağlı olduğu Uluslararası Çalışma Örgütü İdari Mahkemesinin (ILOAT) daha yüksek bir kanıt standardı aradığına vurgu yapılan mektupta, Aralık 2025'te UCM'deki yetkililerin soruşturulması ve görevden alınmasına ilişkin usul kurallarında değişikliğe gidildiği hatırlatıldı.
Mektupta, Mayıs 2024'te UCM'nin Bağımsız Denetim Mekanizmasının (IOM) Han'a yönelik cinsel taciz iddialarından haberdar edilmesiyle başlayan süreçte, Roma Statüsü'nün 112. maddesi kapsamındaki şikayet mekanizmasının terk edilmesi ve statüde dayanağı bulunmayan bir düzenlemeyle BM İç Denetim Hizmetleri Ofisine (OIOS) devredilmesi eleştirildi.
OIOS'un disiplin soruşturmalarında makul şüphenin ötesinde kanıt standardı yerine daha düşük bir eşik olan açık ve ikna edici kanıt standardını uyguladığına, oysa UCM'nin bağlı olduğu Uluslararası Çalışma Örgütü İdari Mahkemesinin (ILOAT) daha yüksek bir kanıt standardı aradığına vurgu yapılan mektupta, Aralık 2025'te UCM'deki yetkililerin soruşturulması ve görevden alınmasına ilişkin usul kurallarında değişikliğe gidildiği hatırlatıldı.




