Ekonomi Haberleri : Biruni Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Dişçilik Hizmetleri Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Tahir Ataözden, sabahları yaşanan çene ve baş ağrısı ile ağız açarken duyulan tıklama seslerinin önemsenmesi gerektiğini belirtti.
Üniversiteden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Ataözden, parafonksiyonun çiğneme, konuşma ve yutkunma gibi doğal işlevlerin dışında gerçekleştirilen gereksiz kas aktivitelerini ifade ettiğini aktardı.
Ataözden, diş sıkma, diş gıcırdatma, tırnak yeme, kalem ısırma ve çeneyi sürekli kasılı tutmanın parafonksiyonel alışkanlıklar arasında yer aldığına değinerek, Bu alışkanlıklar özellikle stres altında olan kişilerde istemsiz şekilde gelişebiliyor ve çene eklemine normalden çok daha fazla yük bindirebiliyor. Kişi, çoğu zaman bu hareketleri yaptığının farkında olmuyor. değerlendirmesini yaptı.
Temporomandibular eklemin alt çeneyi şakak bölgesinden kafatasına bağlayan ve insan vücudunun hareketli eklemlerinden biri olarak öne çıktığını kaydeden Ataözden, söz konusu eklemin konuşma, çiğneme ve yutkunma sırasında gün içerisinde binlerce kez çalıştığını vurguladı.Ataözden, sürekli diş sıkmanın veya çeneyi gereğinden fazla sağa ve sola hareket ettirmenin eklemin biyomekanik sınırlarını aşmasına neden olabileceğini belirterek, şunları kaydetti:
Çene eklemi bozuklukları toplumda yaygın görülürken, belirtiler çoğu zaman basit bir baş ağrısı veya kas yorgunluğu olarak değerlendiriliyor. Bu aşırı yüklenme zamanla eklem diskinin yer değiştirmesine, çiğneme kaslarında ağrıya, çene hareketlerinde kısıtlılığa ve eklemden tıklama sesleri gelmesine yol açabilir. İleri vakalarda ağız açıklığı azalabilir ve hasta ağzını açamaz hale gelebilir. Baş ve boyun ağrıları ortaya çıkabilir, yaşam kalitesi önemli ölçüde düşebilir.
Ataözden, son yıllarda geliştirilen üç boyutlu bilgisayar modellerinin çene ekleminde çalışma mekanizmasının daha ayrıntılı incelenmesine imkan sağladığını aktararak, şu ifadeleri kullandı:
Bu yöntemlerle eklem üzerine binen kuvvetler hesaplanabiliyor ve tedavi seçenekleri önceden değerlendirilebiliyor. Farkında olmadan yaptığımız küçük alışkanlıklar, uzun vadede büyük çene problemlerine dönüşebilir. Çeneden gelen sesleri, sabah ağrılarını ve diş sıkma belirtilerini önemsemek, daha ciddi eklem sorunlarının önlenmesine yardımcı olabilir.
Üniversiteden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Ataözden, parafonksiyonun çiğneme, konuşma ve yutkunma gibi doğal işlevlerin dışında gerçekleştirilen gereksiz kas aktivitelerini ifade ettiğini aktardı.
Ataözden, diş sıkma, diş gıcırdatma, tırnak yeme, kalem ısırma ve çeneyi sürekli kasılı tutmanın parafonksiyonel alışkanlıklar arasında yer aldığına değinerek, Bu alışkanlıklar özellikle stres altında olan kişilerde istemsiz şekilde gelişebiliyor ve çene eklemine normalden çok daha fazla yük bindirebiliyor. Kişi, çoğu zaman bu hareketleri yaptığının farkında olmuyor. değerlendirmesini yaptı.
Temporomandibular eklemin alt çeneyi şakak bölgesinden kafatasına bağlayan ve insan vücudunun hareketli eklemlerinden biri olarak öne çıktığını kaydeden Ataözden, söz konusu eklemin konuşma, çiğneme ve yutkunma sırasında gün içerisinde binlerce kez çalıştığını vurguladı.Ataözden, sürekli diş sıkmanın veya çeneyi gereğinden fazla sağa ve sola hareket ettirmenin eklemin biyomekanik sınırlarını aşmasına neden olabileceğini belirterek, şunları kaydetti:
Çene eklemi bozuklukları toplumda yaygın görülürken, belirtiler çoğu zaman basit bir baş ağrısı veya kas yorgunluğu olarak değerlendiriliyor. Bu aşırı yüklenme zamanla eklem diskinin yer değiştirmesine, çiğneme kaslarında ağrıya, çene hareketlerinde kısıtlılığa ve eklemden tıklama sesleri gelmesine yol açabilir. İleri vakalarda ağız açıklığı azalabilir ve hasta ağzını açamaz hale gelebilir. Baş ve boyun ağrıları ortaya çıkabilir, yaşam kalitesi önemli ölçüde düşebilir.
Gece diş sıkma alışkanlığı erken dönemde değerlendirilmeli
Özellikle gece diş sıkma alışkanlığı bulunan kişilerin erken dönemde değerlendirilmesinin önem taşıdığını vurgulayan Ataözden, gerekli durumlarda gece plağı kullanımı, stres yönetimi, çene kaslarını rahatlatan egzersizler ve uygun diş hekimi tedavileriyle eklem üzerindeki yükün azaltılabileceğini bildirdi.Ataözden, son yıllarda geliştirilen üç boyutlu bilgisayar modellerinin çene ekleminde çalışma mekanizmasının daha ayrıntılı incelenmesine imkan sağladığını aktararak, şu ifadeleri kullandı:
Bu yöntemlerle eklem üzerine binen kuvvetler hesaplanabiliyor ve tedavi seçenekleri önceden değerlendirilebiliyor. Farkında olmadan yaptığımız küçük alışkanlıklar, uzun vadede büyük çene problemlerine dönüşebilir. Çeneden gelen sesleri, sabah ağrılarını ve diş sıkma belirtilerini önemsemek, daha ciddi eklem sorunlarının önlenmesine yardımcı olabilir.







