İstanbul Haberleri — Hemofili Dernekleri Federasyonu, Türkiye Hemofili Derneği ve Roche İlaç Türkiye 17 Nisan Dünya Hemofili Günü kapsamında hemofili bakımında güçlenen işbirliği modeline ve hemofilik bireylerin daha bağımsız ve aktif bir yaşam sürdürebilmesine katkı sağlayan dönüşüme dikkati çekti.
Roche İlaç Türkiye'den yapılan açıklamaya göre, kanın pıhtılaşmasını sağlayan faktörlerin eksikliğine bağlı gelişen genetik bir hastalık olan hemofili, bireylerin yaşamının farklı evrelerinde önemli zorluklara yol açabiliyor.Tedavi edilmediğinde, henüz bebeklik döneminden itibaren sık damar yolu açılması gerekliliği, çocukluk çağında Eğitim hayatında yaşanan güçlükler, gençlik döneminde sosyal hayata katılımın kısıtlanması ve erişkinlikte çalışmayla aile kurma gibi temel yaşam hedeflerine ulaşmada yaşanan zorluklar, hastalığın yaşam boyu etkisini ortaya koyuyor.Hemofili nadir görülen bir hastalık olmakla birlikte, dünya genelinde yaklaşık her 10 bin doğumdan 1'inde ortaya çıkarken, hemofili A tipi yaklaşık her 5 bin erkek doğumdan birinde görülüyor.Türkiye'de ise yaklaşık 6 bin kayıtlı hemofilik birey bulunuyor. Bu kapsamda, 17 Nisan Dünya Hemofili Günü, hemofili ile yaşayan bireylerin ihtiyaçlarını görünür kılmak ve yaşam kalitesini artırmaya yönelik farkındalığı güçlendirmek açısından önemli bir fırsat sunuyor.
Türkiye Hemofili Derneği, Hemofili Dernekleri Federasyonu, Roche İlaç Türkiye 17 Nisan Dünya Hemofili Günü kapsamında, hemofili bakımında güçlenen işbirliği modeline ve hemofilik bireylerin daha bağımsız ve aktif bir yaşam sürdürebilmesine katkı sağlayan dönüşüme dikkati çekti.
- Türkiye, hemofili tedavisinde dünya standartlarındaHemofili alanında güçlü Sağlık altyapısı ve uzman hekim kadrosuyla dünya standartlarında bulunan Türkiye, kamu kurumları ve hekimler başta olmak üzere sağlık çalışanları, hasta ve hekimlerin birlikte olduğu dernekler ile özel sektörün oluşturduğu güçlü yapı, hemofili bakımını sürdürülebilir kılıyor.Tedavi alanındaki gelişmeler ise hemofili yönetiminde önemli bir dönüşümü beraberinde getiriyor. Özellikle yenilikçi tedavi yaklaşımları, hemofilik bireylerin günlük yaşamlarını daha bağımsız ve aktif şekilde sürdürebilmelerine katkı sağlıyor.Hemofili alanında son yıllarda kaydedilen bilimsel ve klinik ilerlemeler, hemofilik bireylerin yaşam kalitesini köklü biçimde dönüştürürken, erken tanı, düzenli takip ve yenilikçi tedavi yaklaşımları bu dönüşümün temelini oluşturuyor.- Gelişmeler, hemofili bakımında önemli bir paradigma değişimini temsil ediyorAçıklamada görüşlerine yer verilen Türkiye Hemofili Derneği Başkanı ve İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bülent Zülfikar, erken tanı ve düzenli takip sayesinde hemofilik bireylerin yaşam süresi ve kalitesinin geçmişe kıyasla belirgin şekilde iyileştiğini belirtti.Zülfikar, hemofilinin, erken tanı ve düzenli tedaviyle yönetilebilen bir hastalık olmasına rağmen, geçmişte hemofilik bireylerin yaşam kalitesinin oldukça sınırlı olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:Günümüzde ise koruyucu profilaktik tedavi yaklaşımları ve gelişen yenilikçi tedavi yaklaşımları sayesinde hemofilik bireyler çok daha aktif bir yaşam sürdürebiliyor. Bu tedavi yaklaşımlarının sağladığı kazanımların, gelecekte tüm hasta gruplarının en güncel tedavi seçeneklerine erişebilmesini sağlayacak şekilde yaygınlaşması, hemofili bakımındaki ilerlemenin doğal bir devamı olacaktır. Bu kapsamda yenilikçi tedavi yaklaşımları, hemofilik bireylerin tedaviye uyumunu artırırken, günlük yaşamlarını da önemli ölçüde kolaylaştırıyor. Bunun yanı sıra, öğrencilerin okula devamlılığını artırarak akademik başarılarına katkı sağlıyor. Bu gelişmeler, hemofili bakımında önemli bir paradigma değişimini temsil ediyor.- Yenilikçi tedavilere erişimin artmasıyla hemofilik bireylerin yaşam kalitesi iyileştiHemofili Dernekleri Federasyonu Başkanı Prof. Dr. Kaan Kavaklı da hemofili alanındaki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, hasta derneklerinin rolü ve işbirliği modelinin önemini vurguladı.Türkiye'de hemofili alanında son yıllarda önemli bir ilerleme kaydedildiğini aktaran Kavaklı, Uzman merkezlerin yaygınlaşması ve multidisipliner yaklaşımın benimsenmesi bu sürecin temelini oluşturuyor. Türkiye'deki hasta dernekleri ise hem farkındalık hem de hasta hakları konusunda son derece güçlü bir yapı sunuyor. Kamu, hekimler, hasta dernekleri ve sektör arasındaki stratejik uyum sayesinde hemofili bakımında sürdürülebilir bir başarı yakalandı. Yenilikçi tedavilere erişimin artmasıyla birlikte hemofilik bireylerin yaşam beklentisi ve yaşam kalitesi de belirgin şekilde iyileşti. değerlendirmesinde bulundu.Kavaklı, yenilikçi tedavi yaklaşımlarının, hemofilik bireylerin çalışma hayatı ve aile kurma gibi temel yaşam süreçlerinde karşılaştıkları engellerin azalmasına katkı sağladığını vurgulayarak, tıbbi gelişmelerin, bireylerin toplumsal yaşama katılımını kolaylaştırarak sosyal ve ekonomik üretkenliği destekleyen bir zemin oluşmasına destek olduğunu anlattı.Roche İlaç Türkiye Genel Müdürü Farid Bidgoli ise amaçlarının, bilimsel yeniliklerin hemofilik bireylere en hızlı ve sürdürülebilir şekilde ulaşmasını sağlamak olduğunu aktardı.Bidgoli, Hemofili alanındaki bilimsel gelişmeler, hemofilik bireylerin günlük yaşamlarını daha özgür ve bağımsız şekilde sürdürebilmelerine de olanak tanıyor. Türkiye’de paydaşların ortak çabaları, ortak bir hedefte birleşmeleri sayesinde önemli bir ilerleme kaydedildi. Biz de Türkiye’de üstlendiğimiz sorumlulukla elde edilen bu ilerlemenin, tüm hemofilik bireylere eşit şekilde ulaşması için paydaşlarımızla birlikte çalışmaya devam ediyoruz. ifadelerini kullandı.
Roche İlaç Türkiye'den yapılan açıklamaya göre, kanın pıhtılaşmasını sağlayan faktörlerin eksikliğine bağlı gelişen genetik bir hastalık olan hemofili, bireylerin yaşamının farklı evrelerinde önemli zorluklara yol açabiliyor.Tedavi edilmediğinde, henüz bebeklik döneminden itibaren sık damar yolu açılması gerekliliği, çocukluk çağında Eğitim hayatında yaşanan güçlükler, gençlik döneminde sosyal hayata katılımın kısıtlanması ve erişkinlikte çalışmayla aile kurma gibi temel yaşam hedeflerine ulaşmada yaşanan zorluklar, hastalığın yaşam boyu etkisini ortaya koyuyor.Hemofili nadir görülen bir hastalık olmakla birlikte, dünya genelinde yaklaşık her 10 bin doğumdan 1'inde ortaya çıkarken, hemofili A tipi yaklaşık her 5 bin erkek doğumdan birinde görülüyor.Türkiye'de ise yaklaşık 6 bin kayıtlı hemofilik birey bulunuyor. Bu kapsamda, 17 Nisan Dünya Hemofili Günü, hemofili ile yaşayan bireylerin ihtiyaçlarını görünür kılmak ve yaşam kalitesini artırmaya yönelik farkındalığı güçlendirmek açısından önemli bir fırsat sunuyor.
Türkiye Hemofili Derneği, Hemofili Dernekleri Federasyonu, Roche İlaç Türkiye 17 Nisan Dünya Hemofili Günü kapsamında, hemofili bakımında güçlenen işbirliği modeline ve hemofilik bireylerin daha bağımsız ve aktif bir yaşam sürdürebilmesine katkı sağlayan dönüşüme dikkati çekti.
- Türkiye, hemofili tedavisinde dünya standartlarındaHemofili alanında güçlü Sağlık altyapısı ve uzman hekim kadrosuyla dünya standartlarında bulunan Türkiye, kamu kurumları ve hekimler başta olmak üzere sağlık çalışanları, hasta ve hekimlerin birlikte olduğu dernekler ile özel sektörün oluşturduğu güçlü yapı, hemofili bakımını sürdürülebilir kılıyor.Tedavi alanındaki gelişmeler ise hemofili yönetiminde önemli bir dönüşümü beraberinde getiriyor. Özellikle yenilikçi tedavi yaklaşımları, hemofilik bireylerin günlük yaşamlarını daha bağımsız ve aktif şekilde sürdürebilmelerine katkı sağlıyor.Hemofili alanında son yıllarda kaydedilen bilimsel ve klinik ilerlemeler, hemofilik bireylerin yaşam kalitesini köklü biçimde dönüştürürken, erken tanı, düzenli takip ve yenilikçi tedavi yaklaşımları bu dönüşümün temelini oluşturuyor.- Gelişmeler, hemofili bakımında önemli bir paradigma değişimini temsil ediyorAçıklamada görüşlerine yer verilen Türkiye Hemofili Derneği Başkanı ve İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bülent Zülfikar, erken tanı ve düzenli takip sayesinde hemofilik bireylerin yaşam süresi ve kalitesinin geçmişe kıyasla belirgin şekilde iyileştiğini belirtti.Zülfikar, hemofilinin, erken tanı ve düzenli tedaviyle yönetilebilen bir hastalık olmasına rağmen, geçmişte hemofilik bireylerin yaşam kalitesinin oldukça sınırlı olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:Günümüzde ise koruyucu profilaktik tedavi yaklaşımları ve gelişen yenilikçi tedavi yaklaşımları sayesinde hemofilik bireyler çok daha aktif bir yaşam sürdürebiliyor. Bu tedavi yaklaşımlarının sağladığı kazanımların, gelecekte tüm hasta gruplarının en güncel tedavi seçeneklerine erişebilmesini sağlayacak şekilde yaygınlaşması, hemofili bakımındaki ilerlemenin doğal bir devamı olacaktır. Bu kapsamda yenilikçi tedavi yaklaşımları, hemofilik bireylerin tedaviye uyumunu artırırken, günlük yaşamlarını da önemli ölçüde kolaylaştırıyor. Bunun yanı sıra, öğrencilerin okula devamlılığını artırarak akademik başarılarına katkı sağlıyor. Bu gelişmeler, hemofili bakımında önemli bir paradigma değişimini temsil ediyor.- Yenilikçi tedavilere erişimin artmasıyla hemofilik bireylerin yaşam kalitesi iyileştiHemofili Dernekleri Federasyonu Başkanı Prof. Dr. Kaan Kavaklı da hemofili alanındaki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, hasta derneklerinin rolü ve işbirliği modelinin önemini vurguladı.Türkiye'de hemofili alanında son yıllarda önemli bir ilerleme kaydedildiğini aktaran Kavaklı, Uzman merkezlerin yaygınlaşması ve multidisipliner yaklaşımın benimsenmesi bu sürecin temelini oluşturuyor. Türkiye'deki hasta dernekleri ise hem farkındalık hem de hasta hakları konusunda son derece güçlü bir yapı sunuyor. Kamu, hekimler, hasta dernekleri ve sektör arasındaki stratejik uyum sayesinde hemofili bakımında sürdürülebilir bir başarı yakalandı. Yenilikçi tedavilere erişimin artmasıyla birlikte hemofilik bireylerin yaşam beklentisi ve yaşam kalitesi de belirgin şekilde iyileşti. değerlendirmesinde bulundu.Kavaklı, yenilikçi tedavi yaklaşımlarının, hemofilik bireylerin çalışma hayatı ve aile kurma gibi temel yaşam süreçlerinde karşılaştıkları engellerin azalmasına katkı sağladığını vurgulayarak, tıbbi gelişmelerin, bireylerin toplumsal yaşama katılımını kolaylaştırarak sosyal ve ekonomik üretkenliği destekleyen bir zemin oluşmasına destek olduğunu anlattı.Roche İlaç Türkiye Genel Müdürü Farid Bidgoli ise amaçlarının, bilimsel yeniliklerin hemofilik bireylere en hızlı ve sürdürülebilir şekilde ulaşmasını sağlamak olduğunu aktardı.Bidgoli, Hemofili alanındaki bilimsel gelişmeler, hemofilik bireylerin günlük yaşamlarını daha özgür ve bağımsız şekilde sürdürebilmelerine de olanak tanıyor. Türkiye’de paydaşların ortak çabaları, ortak bir hedefte birleşmeleri sayesinde önemli bir ilerleme kaydedildi. Biz de Türkiye’de üstlendiğimiz sorumlulukla elde edilen bu ilerlemenin, tüm hemofilik bireylere eşit şekilde ulaşması için paydaşlarımızla birlikte çalışmaya devam ediyoruz. ifadelerini kullandı.

