Ekonomi Haberleri : HÜMEYRA AYAZ - Hürmüz Boğazı'nda yaşanan kriz, küresel enerji arz güvenliğine ilişkin endişeleri artırırken, enerji güvenliği ile iklim hedefleri arasındaki dengenin nasıl kurulacağı tartışmasını yeniden gündeme getirdi.
Dünya petrol ticaretinin önemli güzergahlarından Hürmüz Boğazı'ndaki geçişlerin aksaması, petrol ve doğal gaz arzında kesinti ihtimalini artırırken, enerji ithalatçısı ülkeler alternatif tedarik kaynakları ve stratejik rezervler konusunda yeni önlemlere yöneliyor.SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi Direktörü Alkım Bağ, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, enerji politikalarında arz güvenliği ve ekonomik erişilebilirliğin uzun süredir temel hedefler olduğunu, iklim krizinin etkilerinin belirginleşmesiyle sürdürülebilirliğin de bu hedeflere eklendiğini söyledi.Bağ, temiz enerji dönüşümünün bu üç hedefi birlikte optimize etme çabası olduğunu vurgulayarak, Bugün dünyanın karşı karşıya olduğu Rusya-Ukrayna savaşı ve Hürmüz krizi gibi jeopolitik gerilimler, ABD'deki yeni politik eğilimler ve Çin'in temiz teknoloji tedarik zincirlerindeki hakimiyeti, güvenlik kaygılarını yeniden en üste taşıdı. ifadelerini kullandı.Enerji ithalatına bağımlı ülkeler açısından söz konusu durumun daha büyük riskler yarattığına dikkati çeken Bağ, petrol ve doğal gaz piyasalarının jeopolitik gelişmelere duyarlı yapısının fiyat oynaklığı ve arz kesintisi risklerini artırdığını, özellikle Türkiye gibi fosil yakıt kaynakları sınırlı ülkelerin bu gelişmelere karşı daha kırılgan olduğunu ifade etti.Bağ, bu noktadaki temel riskin kısa vadeli enerji güvenliği kaygılarıyla uzun vadeli fosil yakıt yatırımlarına yönelmek olduğunu söyleyerek, Böyle bir tercih, ülkeleri uzun süreli bir fosil bağımlılığına kilitleyerek hem ekonomik kırılganlığı artıracak hem de enerji ithalatına bağımlılığı sürdürecektir. dedi.
Dünya petrol ticaretinin önemli güzergahlarından Hürmüz Boğazı'ndaki geçişlerin aksaması, petrol ve doğal gaz arzında kesinti ihtimalini artırırken, enerji ithalatçısı ülkeler alternatif tedarik kaynakları ve stratejik rezervler konusunda yeni önlemlere yöneliyor.SHURA Enerji Dönüşümü Merkezi Direktörü Alkım Bağ, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, enerji politikalarında arz güvenliği ve ekonomik erişilebilirliğin uzun süredir temel hedefler olduğunu, iklim krizinin etkilerinin belirginleşmesiyle sürdürülebilirliğin de bu hedeflere eklendiğini söyledi.Bağ, temiz enerji dönüşümünün bu üç hedefi birlikte optimize etme çabası olduğunu vurgulayarak, Bugün dünyanın karşı karşıya olduğu Rusya-Ukrayna savaşı ve Hürmüz krizi gibi jeopolitik gerilimler, ABD'deki yeni politik eğilimler ve Çin'in temiz teknoloji tedarik zincirlerindeki hakimiyeti, güvenlik kaygılarını yeniden en üste taşıdı. ifadelerini kullandı.Enerji ithalatına bağımlı ülkeler açısından söz konusu durumun daha büyük riskler yarattığına dikkati çeken Bağ, petrol ve doğal gaz piyasalarının jeopolitik gelişmelere duyarlı yapısının fiyat oynaklığı ve arz kesintisi risklerini artırdığını, özellikle Türkiye gibi fosil yakıt kaynakları sınırlı ülkelerin bu gelişmelere karşı daha kırılgan olduğunu ifade etti.Bağ, bu noktadaki temel riskin kısa vadeli enerji güvenliği kaygılarıyla uzun vadeli fosil yakıt yatırımlarına yönelmek olduğunu söyleyerek, Böyle bir tercih, ülkeleri uzun süreli bir fosil bağımlılığına kilitleyerek hem ekonomik kırılganlığı artıracak hem de enerji ithalatına bağımlılığı sürdürecektir. dedi.

