
Güncel Haberleri — "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin 53'ü tutuklu 436 sanığın yargılandığı davanın 101. duruşmasında, tutuklanmasının ardından İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun çapraz sorgusu yapılıyor.
İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmada, duruşma savcısı sorgusuna Cebeci Maden Sahası bölümüyle başlayacağını söyledi.
Savcı, "Savunmanızda Murat Gülibrahimoğlu'yla birkaç toplantıda denk geldiğinizi fakat kendisi kendinizle ilişkiniz olmadığını beyan ettiniz. Fakat Murat Gülibrahimoğlu 2018-2020 arasında konkordato ilan eden bir iş adamı olarak iddianamede tanımlanıyor. Yine aynı şekilde iddianamede örgüt yöneticisi olduğu iddia ediliyor. Sanık Gülibrahimoğlu'yla telefonlarınız 2020-2025 arasında yüzlerce kez 0 metre baz veya 0-50 metre arasında ortak baz vermesi konusunu nasıl açıklıyorsunuz? Yine aynı zamanda 2024'te Bodrum'da bir baz birliğiniz var. Bu konu hakkında bir diyeceğiniz var mı?" sorusunu yöneltti.
İmamoğlu, "Onu Telekom'a sorun ya da o işten sorumlu bakanlığa sorun. Ben o işten anlamam. Ben görüştüğüm hiç kimseyle olan görüşmemi gizleyecek kadar görünmeyen, bilinmeyen bir adam değilim." diye cevap verdi.
Gülibrahimoğlu'nu tanıdığı ilk toplantıya ilişkin konuşan İmamoğlu, maden sahasının yürümesi ve kamu zararının giderilmesi için kendisine Saraçhane'de bir sunum yapılacağının söylendiğini, bu sunumda bir iş insanının da olduğunun söylendiğini aktardı.
İmamoğlu, savcının toplantının kaç yılında olduğunu sorması üzerine, bunu tam hatırlayamadığını, 2020 veya 2021 yılı olabileceğini, yine Cebeci konusunda dönemin İstanbul Valisi'yle de toplantı yapıldığını anlattı.
O günkü toplantıda Atiye isimli bir kişinin Cebeci'deki kamulaştırma bedelinin 12 milyar lira civarında olduğunu, bunu İBB'nin ödemesi gerektiğinden söz ettiğini iddia eden İmamoğlu, "Yani böyle bir yük yüklenmiş İBB'ye... İSFALT'ın oradaki yapacağı o sütreyle ilgili. Ben de dedim ki 'Ya ne diyorsunuz? Bu İBB'nin bütçesinin yarısı. Böyle bir kamulaştırma mümkün mü?' Yani buraya da İSFALT'ın bir sözü var. Aldığı ortaklığı karşılığı, o da ne? Sütre yapacak, yolları yapacak ve orayı ihya edecek. Burada yaptığım incelemelerle mecburen Cebeci uzmanı oldum. O zaman Mevlüt Uysal 750 milyon lira gibi bir kamulaştırmadan bahsediyor toplantıda. Halbuki 12 milyar." ifadelerini kullandı.
Duruşma savcısının "Atiye’nin kendisi mi? Murat Gülibrahimoğlu mu anlattı?" sorusunu yönelttiği İmamoğlu, "Atiye Hoca. Murat Gülibrahimoğlu orada. Onu destekler bir şekilde biz bununla ilgili kamuyla yani MAPEG'le, Enerji Bakanlığıyla, Valilikle görüşmeler yaptıklarını, bunu hızla ilerleteceklerini ifade ettiler. Toplantıda kulağımdaki, hafızamdaki kısmını anlattım." dedi.
İmamoğlu, Cebeci Maden Sahası'yla ilgili Enerji Bakanlığı ve MAPEG'in, bazı alanlarında da Sultangazi Belediyesinin yetkili olduğunu belirtti.
İBB'nin yetkili olmadığını ifade eden İmamoğlu, üzerine atılı suçlamaları reddettiğini belirtti.
Duruşma savcısı, "Savcılık ifadenizde Fatih Keleş, Adem Soytekin, Tuncay Yılmaz, onların mal varlıklarının artışlarıyla ilgili, 'Onların kendi ticari hayatı, bilgim yok.' şeklinde beyan verdiniz. Önceki başkanlığınızdan beri yönetiminizde olan Fatih Keleş ve ticaret yaptığınız Adem Soytekin ve şahıs şirketinizin genel müdürü Tuncay Yılmaz Beylikdüzü'ndeki birçok eylemde veya birçok fonda bu inşaat firmaları karşısında hep birlikte çıktıkları iddia edilmektedir. Şahsi şirketinizin müdürü hariç bu üçünün belediyedeki işleri, ilişkili konularda müteahhitten karşısına çıkması ve belediyenin malları ve paraları uhdesine geçirmesini nasıl açıklıyorsunuz?" sorusunu sordu.
Tutuklu sanık İmamoğlu, "Geçirmesini diyorsunuz savcı bey, böyle soru olur mu?" yanıtı üzerine duruşma savcısı, Beylikdüzü'nde Adem Soytekin'e geçen tapular olduğunu aktardı.
Soytekin'in aldığı tapuların kendisini ilgilendirmediğini ifade eden İmamoğlu Tuncay Yılmaz'ın kendisini ilgilendirdiğini savundu.
İmamoğlu, "Tuncay Yılmaz benim genel müdürümdür. Benim şirketimin dışındaki her şirkette inşaat sektörüyle sektörel görüşmesi olabilir. Adem Soytekin'in ticarette ne kazandığı, ne kaybettiği beni ilgilendirmez. Benimle ticaret yapmıştır ama ortaklık yapmamıştır. Fatih Keleş'in yaptığı ticaret beni ilgilendirmez. Ben kendisini tanıdığında zaten iş adamıydı." diye konuştu.
Duruşma savcısının "Yine bu gözaltına alınma sürecinde sonra Rumeli Hisarı'nda olması lazım. Evinizin bu başkanlık konutundaki güvenlik kamerasını sökmüşler. Bu konu hakkında bilginiz ya da talimatınız oldu mu daha sonra?" sorusu üzerine İmamoğlu şunları kaydetti:
"Ben hapisteyim Sayın Savcım. Olayları ben burada takip ettim ve bütün detayıyla, en ince hassasiyetiyle hem koruma görevlisi olan Mustafa Bey hem diğer arkadaşlar tane tane anlattılar. Bence orada sizin hala niye aylar sonra Erol Naim Özgüner'in hiçbir görevi olmadığı halde, bu konuyla ilgili burada sanık diye görev yapan 2 kişi kendileri burada itiraf etti. Ekim ayında toplantı yaptığını ifadesinden sonra niçin Erol Naim hakkında soruşturma başlatmadığınızı merak ediyorum. Bence orada başka bir oyun var yani. Burada kimsenin zoru yok, herkes anlattı olan biteni."
İmamoğlu, savcının sorularına "Yalan" yanıtını verdi
Duruşma savcısı, "Kameroğlu İnşaat Genel Müdürü ve daha sonra Beylikdüzü Belediye Başkan Yardımcısı olan Veysel Erçevik ve Adem Kameroğlu, ruhsat karşılığında dubleks villayı şirketiniz olan SSB gayrimenkula devrini, şirketinizden banka yoluyla gönderilen 1,5 milyon liranın her ay nakit çekilerek şirketiniz Tuncay Yılmaz'ın elden teslim edildiğini bu mahkeme huzurunda anlattılar. Yine bu şekilde bir bina aldığınızı iddia ediyorlar. Bu villanın 600 bin liralık lüks mobilya ve havuz tefrişat faturasından. Bu konu hakkında ne diyorsunuz?" sorusunu yöneltti.
Ekrem İmamoğlu, söz konusu iddianın yalan olduğunu, alışverişe ilişkin evrakının bulunduğunu, senet verildiğini ve ödendiğini, iddia edildiği gibi iskanla veya ruhsatla ilgili olmadığının ortaya konduğunu savundu.
Duruşma savcısının "Müteahhit Cemal Bey. Kendisini tanır mısınız?" sorusunu yönelttiği İmamoğlu, "Tanımaz mıyım? Allah ıslah etsin." dedi.
İmamoğlu, savcının bu kişinin kendisine 500 bin lira verdiği iddiasını söylemesi üzerine, "Yalan konuştu. Çok yan yana namaz kıldık ettik ama Allah ıslah etsin. Başka bir şey demiyorum yani. Yalan konuştu." dedi.
Duruşma savcısının "Yine Muhammet Demir'in bu süreci var. Ruhsat meselesinde Adem Soytekin kendisine gidip, 'Ekrem Başkan gönderdi.' diyerek, buna karşılık 8 milyon lira istendiğine." şeklindeki ifadesi üzerine İmamoğlu, bu kişinin de yalan konuştuğunu öne sürdü.


