İstanbul Haberleri — IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği Üst Yöneticisi (CEO) Murat Çiftçi, uzay ekonomisi büyüdükçe, sigorta sektörünün de söz konusu büyümenin görünmeyen ama vazgeçilmez güvence mekanizmalarından biri olacağını belirtti. Şirketten yapılan açıklamaya göre, son yıllarda devletlerin yanı sıra özel şirketlerin de uzay yatırımlarını hızlandırmasıyla küresel uzay ekonomisinin gelecek dönemde 1 trilyon doları aşacağı öngörülüyor.Haberleşme, navigasyon, savunma, meteoroloji, afet yönetimi ve veri hizmetleri gibi kritik alanlarda uzay tabanlı sistemlerin kullanımı giderek artarken, yatırımların korunması stratejik bir konu başlığı haline geliyor. Bu kapsamda sigorta sektörü, uzay ekonomisinin güvence mekanizmalarından biri olarak dikkati çekiyor.Açıklamada görüşlerine yer verilen Çiftçi, uzay görevlerinin yalnızca bir fırlatmadan ibaret olmadığını, bir uydu projesinin üretim, entegrasyon, taşıma, fırlatma, yörüngeye yerleşme, operasyonel ömür ve gelir üretimi gibi birçok aşamadan oluştuğunu belirterek, Bu nedenle uzay görevleri 'pre-launch', 'launch' ve 'in-orbit' olmak üzere farklı aşamalarda sigortalanıyor. Ayrıca üçüncü şahıs sorumluluk, gelir kaybı, siber riskler ve görev iptali gibi ek teminatlar da gündeme gelebiliyor. Burada temel mesele yalnızca poliçe düzenlemek değil, mühendislik, hukuk, jeopolitik risk, finansman ve operasyonel sürekliliği birlikte değerlendirebilmek. ifadelerini kullandı. Uzayın artık ekonomik olduğu kadar jeopolitik bir alan haline geldiğine işaret eden Çiftçi, haberleşme, navigasyon, istihbarat, savunma ve afet yönetimi gibi kritik fonksiyonların uzay varlıklarına bağlı hale gelmesinin söz konusu sistemleri stratejik hedef konumuna getirdiğini aktardı.Anti-uydu sistemleri, sinyal bozma faaliyetleri, siber saldırılar, yörünge manevraları ve uzay enkazı oluşturabilecek askeri testlerin, sigorta piyasasının dikkatle takip ettiği riskler arasında yer aldığını ifade eden Çiftçi, şunları kaydetti:Bugün bir uyduyu sigortalamak, artık yalnızca teknolojiyi değil, jeopolitiği, siber güvenliği ve küresel ticaretin sürekliliğini de sigortalamak anlamına geliyor. Risk modellemesi giderek zorlaşıyor. Çünkü teknik arıza risklerinin yanına politik şiddet, savaş, yaptırım, devlet müdahalesi ve kasıtlı saldırılar gibi daha karmaşık başlıklar ekleniyor. Bu nedenle sigortacılar artık yalnızca uydunun teknolojik güvenilirliğine değil, operatörün risk yönetimi kapasitesine, görev planına, çarpışma önleme kabiliyetine, siber güvenlik altyapısına ve acil durum prosedürlerine de bakıyor. Asıl değişim sadece primlerde değil, teminat disiplininde yaşanıyor.- Ay görevleri ve uzay turizmi yeni sigorta ürünleri doğuracakGelecek dönemde uzay ekonomisinin yeni alanlara genişleyeceğini aktaran Çiftçi, ay görevleri, ticari uzay istasyonları, uzay lojistiği, yörüngede servis hizmetleri, yakıt ikmali, uydu tamiri, uzay turizmi ve gelecekte uzay madenciliği gibi faaliyetlerin sigorta sektörünün ürün mimarisini yeniden şekillendireceğini anlattı. Çiftçi, bu kapsamda görev iptali, fırlatma gecikmesi, yörüngede servis sorumluluğu, uzay istasyonu operasyonel sorumluluğu, mürettebat ve yolcu sorumluluğu, veri kaybı, gelir kaybı ve siber operasyon riskleri gibi daha özel teminatların gündeme geleceğini belirterek, şu değerlendirmeleri yaptı:Ayrıca uzay enkazı yönetimi ve sürdürülebilir yörünge kullanımı da sigortalanabilirlik açısından kritik kriterler haline gelecek. Uzay sigortacılığında yeni dönemin ana kavramı ise görev bazlı risk yönetimi olacak. Sigortacılar yalnızca varlığı değil, görevin tüm yaşam döngüsünü değerlendirecek. Türkiye de son yıllarda uzay alanında önemli adımlar attı. Bugün Türkiye'de uzay sigortacılığı henüz çok niş bir alan gibi görülebilir. Ancak uydu teknolojileri, savunma sanayi, haberleşme, veri merkezi altyapıları, iklim gözlem sistemleri, tarım teknolojileri ve afet yönetimi gibi birçok sektör uzay tabanlı hizmetlerle daha fazla entegre oldukça, bu alandaki sigorta ihtiyacı da artacaktır. TÜRKSAT 6A gibi yerli haberleşme uydusu alanında elde edilen kazanımlar ve Milli Uzay Programı kapsamındaki hedefler de uzay sigortacılığını ülkemiz açısından da giderek daha stratejik hale getiriyor.Çiftçi, hedeflerinin yalnızca mevcut risklere çözüm üretmek değil, kurumları geleceğin risklerine bugünden hazırlamak olduğuna dikkati çekerek, Birleşik Sigorta Brokerleri (UIB) ve uluslararası brokerlik ağları üzerinden küresel reasürans piyasalarındaki kapasiteyi, teknik uzmanlığı ve ürün gelişmelerini yakından takip ettiklerini vurguladı.
Türkiye'de bu alanda farkındalığın artması, doğru risk analizi yapılması ve uluslararası standartlarda sigorta çözümlerinin geliştirilmesi için çalışmaları sürdürdüklerini belirten Çiftçi, Uzay artık yalnızca teknolojik bir yatırım alanı değil, finansal olarak da korunması gereken kritik bir ekonomi. Uzay ekonomisi büyüdükçe, sigorta sektörü bu büyümenin görünmeyen ama vazgeçilmez güvence mekanizmalarından biri olacak. Çünkü uzay yatırımlarının sürdürülebilirliği, yalnızca teknolojik başarıya değil, bu teknolojinin finansal olarak korunabilir hale gelmesine de bağlı. ifadelerini kullandı.
Türkiye'de bu alanda farkındalığın artması, doğru risk analizi yapılması ve uluslararası standartlarda sigorta çözümlerinin geliştirilmesi için çalışmaları sürdürdüklerini belirten Çiftçi, Uzay artık yalnızca teknolojik bir yatırım alanı değil, finansal olarak da korunması gereken kritik bir ekonomi. Uzay ekonomisi büyüdükçe, sigorta sektörü bu büyümenin görünmeyen ama vazgeçilmez güvence mekanizmalarından biri olacak. Çünkü uzay yatırımlarının sürdürülebilirliği, yalnızca teknolojik başarıya değil, bu teknolojinin finansal olarak korunabilir hale gelmesine de bağlı. ifadelerini kullandı.




