İstanbul Haberleri : İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütüne ilişkin 57'si tutuklu 436 sanığın yargılandığı davanın 85. duruşmasında, tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına devam edildi.İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmada, tutuksuz sanık iş insanı Mustafa Başar Arıoğlu savunma yaptı.Arıoğlu, savunmasında, çalıştığı şirkette İstanbul Metrosu, İzmir Metrosu, Dubai Metrosu, Avrasya Tüneli ve Çanakkale Köprüsü gibi birçok önemli ve zor projenin sorumlusu olarak başında bulunduğunu, şirketleri İstanbul'un ilk metrosunu yaparken kendisinin de şantiye şeflerinden birisi olduğunu söyledi.İddianameye konu ihaleyi bizzat ihale komisyonunun düzenlediğini belirten Arıoğlu, idare ile aralarında önceden belirlenmiş bir anlaşma bulunduğu iddiasının doğru olmadığını savundu.Sanık Arıoğlu, Birinci ihaledeki iptal, ikinci ihalede eleme sonucunda her iki ihaleden de eli boş çıkmış olmamız, böyle bir anlaşma bulunmadığının en somut göstergesidir. ifadesini kullandı.İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından şirketlerine davet gelmesi üzerine ihaleye katılmaya karar verdiklerini anlatan Arıoğlu, bu katılımın şirketlerinin 35 sene evvel yaptığı İstanbul'un ilk metrosuyla bağlantılı olmasına dayandığını kaydetti.Arıoğlu, ihaleye teklif vermeden yaklaşık bir ay önce Fatih Keleş ile Haliç'te bulunan İBB'nin Kürek Kayak Sporu yapılan bir tesisinde görüştüklerini anlatarak, şu beyanda bulundu:Buraya gittiğimizde 'Bu ihaleyi almanız durumunda belediye için bazı sosyal yardım işleri yapmanızı isteyebiliriz.' dediler. Ben de bu projenin teknik risklerinin yüksek, buna karşılık kar marjının da çok düşük olduğunu ancak ne kadar yardım yapabileceğimiz konusunda herhangi bir garanti veya söz veremeyeceğimizi, işi yaparken bize imal ettirilecek taleplerin bazılarını çok cüzi ve şirket defterlerimize işleyebileceğimiz nitelikte olması durumunda değerlendirebileceğimizi söyledim. Fatih Keleş'in burada söz konusu taleplerle ilgili verdiği örnekler, belediye tarafından yapılması gereken sosyal tesis, iftar veya yemek çadırı, semt pazarı düzenlemesi gibi sosyal içerikli konulardı.Hiçbir taahhütte bulunmayarak oradan ayrıldıklarını belirten Arıoğlu, Sonra biz bunu ihaledeki iş ortaklarımıza aktardık, iş ortaklarımızla hak edişlerin ve sosyal yardım dahi olsa ucu açık talepleri kabul edemeyeceğimiz konusunda mutabık kaldık. Zaten bu görüşmeden sonra Fatih Keleş ile ihale sonrasına kadar herhangi bir görüşmemiz olmamıştır. diye konuştu.
Arıoğlu, sonrasında Keleş'in rekabet şartları yeterince oluşmadığından ihalenin iptalinin ilgili makamlarca uygun görüldüğünü söylediğini ifade ederek, Fatih Keleş ile bu bahsettiğim görüşmeler haricinde herhangi bir görüşmemiz olmamıştır, kendisiyle ya da bir başkasıyla herhangi bir anlaşmamız olmamıştır. Kendisine ya da onun yönlendirdiği herhangi bir kişiye hiçbir maddi menfaat sağlamadık, bunların sözünü bile etmedik. Yukarıda da anlattığım üzere ortada kabul edilmiş bir teklif, üzerinde uzlaşılmış bir konu ya da bir menfaat vaadi yoktur. savunmasını yaptı.Tutuksuz sanık İBB'de mühendis Burak Salman da ihaleye fesat karıştırma ile suçlandığını belirterek, ihalede yaklaşık maliyetin gizliliğini ihlal ettiği iddiasını kabul etmediğini, yaklaşık maliyeti kimseyle paylaşmadığını, buna ilişkin dosyada da herhangi bir somut delil bulunmadığını öne sürdü.Tutuksuz sanık iş insanı Selim Özderya ise 30 yıldır kamu müteahhitliği ve sanayiciliği yaptığını, İBB ile de 2008 yılından beri çalıştığını, 2019 ve 2024 tarihleri arasında 100'e yakın ihalesine katıldığını belirterek, 2019 öncesi almış olduğu işin iptal edildiğini, iki adet de alması gereken işin tarafına verilmediğini anlattı.Hak edişlerinin çok geç ödendiğini söyleyen sanık Özderya, şu beyanda bulundu:Bu süreçte o tarihin parasıyla yüzde 55'e varan yüksek faiz oranlarıyla yaklaşık 600 milyon kredi çekmek zorunda kalmıştım. Çok sıkışmıştım. İfademde geçen benden talep edilen nakdi bedelleri, alacaklarımı alamamam sebebiyle içinde bulunmuş olduğum olağanüstü olumsuz ekonomik koşullar altında firmalarımın batmaması için vermek zorunda kaldım. Buna rağmen hak edişlerim çok gecikmeli ödendi. İfade tarihinde bile 750 milyona yakın bir alacağım vardı. Bu alacağım yaklaşık bir yıl sürede ödendi. İdareden haksız bir menfaat talep etmedim, elde de etmedim.Cumhuriyet Savcısı'nın, Savcılık ifadenizde Fatih Keleş ile bir konuşmanızdan bahsetmişsiniz, yüzde 10, yüzde 5 meselesi. Bunu nasıl gerçekleştirdiniz? sorusuna sanık Özderya, İptal edilen bir işim vardı 2019 yılında. İdareye gitmiştim, bu durumu açıklamak istemiştim. O dönemin daire başkanı yetersiz bir ödenek yok gerekçesiyle işin iptal edileceğini söyledi. Bunun üzerine Fatih Bey'e gittim ben. Fatih Bey'e konuyla ilgili bilgi verdim. Başkan danışmanıydı o zaman. yanıtını verdi.
Arıoğlu, sonrasında Keleş'in rekabet şartları yeterince oluşmadığından ihalenin iptalinin ilgili makamlarca uygun görüldüğünü söylediğini ifade ederek, Fatih Keleş ile bu bahsettiğim görüşmeler haricinde herhangi bir görüşmemiz olmamıştır, kendisiyle ya da bir başkasıyla herhangi bir anlaşmamız olmamıştır. Kendisine ya da onun yönlendirdiği herhangi bir kişiye hiçbir maddi menfaat sağlamadık, bunların sözünü bile etmedik. Yukarıda da anlattığım üzere ortada kabul edilmiş bir teklif, üzerinde uzlaşılmış bir konu ya da bir menfaat vaadi yoktur. savunmasını yaptı.Tutuksuz sanık İBB'de mühendis Burak Salman da ihaleye fesat karıştırma ile suçlandığını belirterek, ihalede yaklaşık maliyetin gizliliğini ihlal ettiği iddiasını kabul etmediğini, yaklaşık maliyeti kimseyle paylaşmadığını, buna ilişkin dosyada da herhangi bir somut delil bulunmadığını öne sürdü.Tutuksuz sanık iş insanı Selim Özderya ise 30 yıldır kamu müteahhitliği ve sanayiciliği yaptığını, İBB ile de 2008 yılından beri çalıştığını, 2019 ve 2024 tarihleri arasında 100'e yakın ihalesine katıldığını belirterek, 2019 öncesi almış olduğu işin iptal edildiğini, iki adet de alması gereken işin tarafına verilmediğini anlattı.Hak edişlerinin çok geç ödendiğini söyleyen sanık Özderya, şu beyanda bulundu:Bu süreçte o tarihin parasıyla yüzde 55'e varan yüksek faiz oranlarıyla yaklaşık 600 milyon kredi çekmek zorunda kalmıştım. Çok sıkışmıştım. İfademde geçen benden talep edilen nakdi bedelleri, alacaklarımı alamamam sebebiyle içinde bulunmuş olduğum olağanüstü olumsuz ekonomik koşullar altında firmalarımın batmaması için vermek zorunda kaldım. Buna rağmen hak edişlerim çok gecikmeli ödendi. İfade tarihinde bile 750 milyona yakın bir alacağım vardı. Bu alacağım yaklaşık bir yıl sürede ödendi. İdareden haksız bir menfaat talep etmedim, elde de etmedim.Cumhuriyet Savcısı'nın, Savcılık ifadenizde Fatih Keleş ile bir konuşmanızdan bahsetmişsiniz, yüzde 10, yüzde 5 meselesi. Bunu nasıl gerçekleştirdiniz? sorusuna sanık Özderya, İptal edilen bir işim vardı 2019 yılında. İdareye gitmiştim, bu durumu açıklamak istemiştim. O dönemin daire başkanı yetersiz bir ödenek yok gerekçesiyle işin iptal edileceğini söyledi. Bunun üzerine Fatih Bey'e gittim ben. Fatih Bey'e konuyla ilgili bilgi verdim. Başkan danışmanıydı o zaman. yanıtını verdi.

