Ankara Haberleri — FATMA NUR CANDAN - Ankara'da bir araya gelen gönüllü kadınlar, eğitmen Bediha Sağcan'ın öncülüğünde unutulmaya yüz tutan ipek kozası sanatını yaşatmak için el emeği eserler üretiyor.Ankara İzciler Derneği Yetişkin Eğitimi Kursu bünyesinde hazırlanan Kozanın Büyüsü El Sanatları Sergisi'nde, ipek kozasından yapılan tablolar, çiçekler ve dekoratif ürünler ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor.Nuri Pakdil Edebiyat Müzesi'nde açılan sergide yer alan eserler, yaklaşık 19 yıldır gönüllü olarak kurslar düzenleyen Bediha Sağcan'ın öncülüğünde hazırlanıyor.Sağcan, ipek kozasından hazırladıkları eserlerle hem kaybolmaya yüz tutan ipek koza sanatını yaşatmayı hem de özellikle ev hanımları için ekonomik katkı sağlayabilecek bir üretim alanı oluşturmayı hedefliyor.- Kozanın gerçekten bir büyüsü varSağcan, AA muhabirine, emekli öğretmen ve izci lideri olduğunu, ipek koza sanatını ise yıllar önce KKTC'de öğrendiğini anlattı.Eşinin görevi nedeniyle gittiği Kıbrıs'ta bu sanatla tanıştığını belirten Sağcan, ipek kozası sanatının zamanla kendisini de etkilediğini dile getirdi.Sağcan, Kozanın gerçekten bir büyüsü var. Tablolar yapıldığında bakıyoruz insanı dinlendiriyor. dedi.İzcilik çalışmaları kapsamında ipek kozası üzerine kapsamlı bir tez hazırladığını anlatan Sağcan, araştırmaları sırasında bu sanatın 1700'lü yıllarda kadınlar tarafından yapıldığını öğrendiğini ifade etti.Sağcan, KKTC'den Türkiye'ye döndükten sonra ipek kozası sanatının kaybolmaya yüz tuttuğunu fark ettiğini belirterek, O dönem Çıraklık Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü bünyesinde 168 saatlik bir program hazırladık. Daha sonra halk eğitim merkezlerinde de uygulanmaya başlandı. diye konuştu.- Kozanın insanı dinlendiren bir yönü varSon yıllarda halk eğitim merkezlerinde bu alana yeterince yer verilmediğini belirten Sağcan, yaş sınırı nedeniyle artık görev alamadığını ancak bu sanat dalını yaşatmak için çalışmalarını Ankara İzci Evi'nde gönüllü olarak sürdürdüğünü söyledi.Yaklaşık 15 yıldır burada kurslar düzenlediğini anlatan Sağcan, yıllar içinde kursiyerlerle güçlü bir bağ kurduklarını ifade ederek, şunları kaydetti:Öyle bir şey oldu ki senelerce gelen arkadaşlar bırakmadılar. Onların adını da 'Sevgi Çiçeği' koydum. Gerçekten gelenler genelde doktor, emekli öğretmenler, mühendis, yani hakikaten kültürel yönden üstün kişiler. Ben Kıbrıs'ta bunu basit bir şekilde öğrenmiştim. Hani derler ya öğretmen öğretirken öğrenen ulvi cahildir diye. O ulvi cahilliği bana gelen o kursiyerlerle çok büyük bir boyuta geçirdik. Çok güzel şeyler yaptık.Ortaya çıkan eserlerin ilgi gördüğünü ancak yeterince tanınmadığı için satış konusunda zorluk yaşadıklarını dile getiren Sağcan, Kozanın insanı dinlendiren bir yönü var. Ben buna emeklilerin ilacı diyorum. dedi.Sağcan, Benim arzum gençlere öğretmek, bunu devam ettirmek. Tek amacım bu. Erkeklere bile ders verdim ben. Genç lise öğrencisi geldi. Ben istiyorum ki bunu genç hanımlar özellikle öğrensin ki devam ettirebilsinler. Yoksa bir anlamı yok bence. Çünkü kaybolmuş bir sanat dalı. Ayrıca insanı dinlendirme yönünden gerçekten faydalı. diye konuştu.İpek kozası çalışmalarının ev hanımları için ekonomik katkı sağlayabilecek bir alan oluşturabileceğine dikkati çeken Sağcan, küçük aksesuar ve yaka çiçeklerinin ilgi gördüğünü, ürünlerin daha geniş çevrelere ulaşması halinde satış imkanının da artacağını kaydetti.- Sadece beyaz dut yaprağıyla besleniyorİpek böceğinin yetiştirilme sürecine ilişkin bilgi veren Sağcan, kozaların yaklaşık 40-45 günlük süreçte oluştuğunu, bir kozada yaklaşık 900 ila 1500 metre arasında ipek bulunduğunu anlattı.Sağcan, böceklerin yalnızca beyaz dut yaprağıyla beslendiğini, farklı yaprakların ise ölümlerine neden olabildiğini söyledi.İpeğin dayanıklılığı ve yapısıyla tarih boyunca öne çıktığını dile getiren Sağcan, ipeğin insanı rahatlatan ve teri emen özellikleri nedeniyle geçmişte daha çok saray çevreleri ve ekonomik durumu güçlü kişiler tarafından tercih edildiğini söyledi.- Doğal ürünlerle renklendiriliyorEserlerin ortaya çıkış sürecinden de bahseden Sağcan, çalışmaların temel olarak makas, yapıştırıcı ve kozaların katman katman açılmasıyla şekillendiğini anlattı.Kozaların bazen 7 kata kadar ayrılabildiğini belirten Sağcan, Nasıl bir çiçek yapacaksak onu önceden belirliyoruz. Ona göre kesiyoruz. dedi.Kursiyerlerin çiçek ve figürleri hazırladığını, tasarım aşamasında ise birlikte çalıştıklarını ifade eden Sağcan, soğan kabuğu, limon, nar kabuğu, mor marul ve ceviz yaprağı gibi ürünlerle renklendirme yaptıklarını anlattı.Şu anda 12 kişilik ekiple çalıştıklarını belirten Sağcan, kursiyerlerin zamanla bu işe bağlandığını kaydetti.
Yerel Haberler
Yayınlanma: 21 Mayıs 2026 - 11:00
İpek kozası sanatı gönüllü kurslarla yaşatılıyor
Ankara — Ankara'da bir grup gönüllü kadın, unutulmaya yüz tutan ipek kozası sanatını yaşatmak amacıyla hazırladıkları tablo, çiçek ve dekoratif eserlerle ev hanımları için ekonomik katkı sağlamayı hedefliyor - Eğitmen Bediha Sağcan: - Ben istiyorum ki bunu genç hanımlar özellikle öğrensin ki devam ettirebilsinler. Yoksa bir anlamı yok bence. Çünkü kaybolmuş bir sanat dalı. Ayrıca insanı dinlendirme yönünden gerçekten faydalı
Yerel Haberler
21 Mayıs 2026 - 11:00

EDİTÖR

Anadolu Ajansı haberleri, son dakika gelişmeleri. Bu haber Anadolu Ajansı tarafından servis edilmiştir. Anadolu Ajansı tarafından geçilen tüm...
İlginizi Çekebilir