Bağdat Haberleri — HAYDAR KARAALP - Irak'ın başkenti Bağdat'ta uzun yıllardır arıcılıkla uğraşan Seyyid Hadi el-Yasiri, alternatif tedavi yöntemi olarak bilinen ve vücudun belirli noktalarına arı iğnesi yerleştirilerek uygulanan apipunktur isimli terapiyle çeşitli rahatsızlıklardan şikayetçi kişilere destekleyici tedavi uyguladığını anlatıyor.
AA muhabirine konuşan Yasiri, yaklaşık 30 yıldır arıcılıkla uğraştığını ve zaman içinde apipunktur konusunda deneyim kazandığını anlattı.Bağdat'ın kuzeyindeki evinde kurduğu arıcılık tesisinde faaliyet gösteren Yasiri, son yıllarda bazı rahatsızlıklarda destekleyici tedavi olarak arı zehri kullanımına ilginin arttığını söyledi.
Yasiri, kendisine başvuran kişilere, şikayetlerine göre vücudun belirli bölgelerine kontrollü şekilde arı iğnesi yerleştirilerek yapılan apipunktur işlemini uyguladığını belirtti.Uygulamanın eklem ağrıları, romatizma, sinir sistemi rahatsızlıkları ve bazı kronik ağrılar nedeniyle kendisine başvuran kişiler tarafından tercih edildiğini aktaran Yasiri, bu yöntemin tıbbi tedavilerin yerine değil, tamamlayıcı bir uygulama olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Bazı kişilerin apiterapi alanındaki uygulamaları suistimal ettiğini gördükten sonra bu alana yönelmeye karar verdiğini anlatan Yasiri, Hasta insanlara yardımcı olmak amacıyla bu işe başladım. Halen yalnızca 5 bin IRAK dinarı (yaklaşık 175 Türk lirası) muayene ücreti alıyoruz. 18 yaşın altındaki kişilerden ücret talep etmiyoruz, maddi imkanı olmayanlara da ücretsiz hizmet veriyoruz. dedi.Yasiri, tedavi amacıyla başvuranların büyük bölümünün uzun süredir devam eden ağrılardan şikayetçi olduğunu ve apipunkturu doktorun reçete ettiği ilaç tedavilerinin yanında tamamlayıcı yöntem olarak tercih ettiğini söyledi.Uygulama öncesi ve sonrasında danışanlardan çeşitli tahliller talep ettiklerini belirten Yasiri, yöntemin kronik ağrılar, migren, diş ağrıları, boyun fıtığı, işitme ve görme sorunları, sinüzit, mide ve bağırsak rahatsızlıkları, hepatit, şeker gibi hastalıkların tedavisinde destekleyici olarak tercih edildiğini belirtti.Yasiri'nin destekleyici tedavi olarak uyguladığı apipunktur, Doğu Asya'da yaygın bir yöntem olarak karşılaşılsa da bilim dünyası bu tedavinin sonuçlarının kabul edilmesi için yeterli çalışma bulunmadığına dikkati çekiyor.
AA muhabirine konuşan Yasiri, yaklaşık 30 yıldır arıcılıkla uğraştığını ve zaman içinde apipunktur konusunda deneyim kazandığını anlattı.Bağdat'ın kuzeyindeki evinde kurduğu arıcılık tesisinde faaliyet gösteren Yasiri, son yıllarda bazı rahatsızlıklarda destekleyici tedavi olarak arı zehri kullanımına ilginin arttığını söyledi.
Yasiri, kendisine başvuran kişilere, şikayetlerine göre vücudun belirli bölgelerine kontrollü şekilde arı iğnesi yerleştirilerek yapılan apipunktur işlemini uyguladığını belirtti.Uygulamanın eklem ağrıları, romatizma, sinir sistemi rahatsızlıkları ve bazı kronik ağrılar nedeniyle kendisine başvuran kişiler tarafından tercih edildiğini aktaran Yasiri, bu yöntemin tıbbi tedavilerin yerine değil, tamamlayıcı bir uygulama olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Bazı kişilerin apiterapi alanındaki uygulamaları suistimal ettiğini gördükten sonra bu alana yönelmeye karar verdiğini anlatan Yasiri, Hasta insanlara yardımcı olmak amacıyla bu işe başladım. Halen yalnızca 5 bin IRAK dinarı (yaklaşık 175 Türk lirası) muayene ücreti alıyoruz. 18 yaşın altındaki kişilerden ücret talep etmiyoruz, maddi imkanı olmayanlara da ücretsiz hizmet veriyoruz. dedi.Yasiri, tedavi amacıyla başvuranların büyük bölümünün uzun süredir devam eden ağrılardan şikayetçi olduğunu ve apipunkturu doktorun reçete ettiği ilaç tedavilerinin yanında tamamlayıcı yöntem olarak tercih ettiğini söyledi.Uygulama öncesi ve sonrasında danışanlardan çeşitli tahliller talep ettiklerini belirten Yasiri, yöntemin kronik ağrılar, migren, diş ağrıları, boyun fıtığı, işitme ve görme sorunları, sinüzit, mide ve bağırsak rahatsızlıkları, hepatit, şeker gibi hastalıkların tedavisinde destekleyici olarak tercih edildiğini belirtti.Yasiri'nin destekleyici tedavi olarak uyguladığı apipunktur, Doğu Asya'da yaygın bir yöntem olarak karşılaşılsa da bilim dünyası bu tedavinin sonuçlarının kabul edilmesi için yeterli çalışma bulunmadığına dikkati çekiyor.




