Ankara Haberleri — ŞULE ÖZKAN - Avrupa Parlamentosunun her yıl insan hakları ve düşünce özgürlüğü alanında verdiği Sakharov Ödülü'ne 2001 yılında layık görülen Prof. Dr. Nurit Peled-Elhanan, İsrail'deki devlet okullarında kullanılan ders kitaplarının Filistinlileri sistematik biçimde görünmez kıldığını, yer verdiklerinde ise onları bireyler olarak değil, çözülmesi gereken bir sorun ve iç tehdit olarak sunduğunu belirtti.Kudüs İbrani Üniversitesi Dil ve Eğitim Bölümünden emekli insan hakları aktivisti Peled-Elhanan, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, yıllarca incelediği İsrail ders kitaplarının yalnızca eğitim materyali değil, aynı zamanda ulusal kimliği ve öteki algısını şekillendiren ideolojik araçlar olduğunu ifade etti.
İsrail sınırları içinde bile hiçbir Arap şehri ya da köyü gösterilmiyor. Buna karşılık Batı Şeria'daki yasa dışı yerleşimlerin tamamı haritalarda yer alıyor. Çocuklar Filistinlilerin işgalci olduğuna inanıyor. 'Bu bizim toprağımız ve onlar burayı işgal etti' diye düşünüyorlar. 1990'ların sonlarında bazı 'yeni tarihçiler' Deyr Yasin, Kefr Kasım gibi katliamların ders kitaplarında katliam olarak anılması için çaba gösterdi, buna rağmen anlatı değişmedi. Filistinliler, ders kitaplarında 'Filistinli' olarak dahi anılmıyor. Bunun yerine sürekli 'İsrailli Araplar' ifadesi kullanılıyor. Katliamlardan söz ediliyordu ama bölümün sonunda her zaman sonuçlarının bizim için iyi olduğu anlatılıyordu. Örneğin Deyr Yasin Katliamı'nın Arapların topraklarından kaçmasını sağladığı ve bunun olumlu bir gelişme olduğu yazılıyordu.
Filistinliler yok sayılıyor, yalnızca tehdit olarak anılıyor
İsrail ders kitaplarında Filistinlilerin temsiline ilişkin çalışmalarıyla tanınan ve Palestine in Israeli School Books: Ideology and Propaganda in Education (İsrail Ders Kitaplarında Filistin: Eğitimde İdeoloji ve Propaganda) kitabının yazarı olan Peled-Elhanan, araştırmalarını laik devlet okullarında okutulan ana akım Ders kitapları üzerine yürüttüğünü söyledi.İncelemelerinde en dikkati çeken bulgunun Filistinlilerin neredeyse tamamen görünmez kılınması olduğunu dile getiren Peled-Elhanan, İsrail ders kitaplarında Filistinliler hiçbir şekilde temsil edilmiyor. İsrail'in zihninde, toplumsal söyleminde, kültüründe yoklar. Eğer onlardan söz ediliyorsa, yalnızca bir sorun, içerideki düşman ya da çözülmesi gereken bir mesele olarak bahsediliyor. dedi.Ders kitaplarının Filistin toplumunu oluşturan bireyleri tamamen yok saydığını vurgulayan Peled-Elhanan, öğrencilerin Filistinli yazarlar, bilim insanları, sanatçılar, müzisyenler ya da akademisyenler hakkında hiçbir bilgi edinmediğini belirterek, Onlar tek tip, homojen bir topluluk olarak gösteriliyor. Bireyler yok. Filistinli yazarlardan, bilim insanlarından, sanatçılardan, tiyatroculardan ya da müzisyenlerden söz edilmiyor. Onlar hakkında hiçbir şey bilmiyoruz, sanki hiç var olmamışlar gibi. diye konuştu.Peled-Elhanan bunun yalnızca bilgi eksikliği oluşturmadığını aynı zamanda Filistinlilerin insan yönünü ortadan kaldırarak onları soyut bir güvenlik sorununa dönüştürdüğünü anlattı. Bu anlayışın yıllar içinde toplumsal şiddeti de meşrulaştırdığını savunan Peled-Elhanan, Batı Şeria'da Filistin köylerine saldıran bir İsrail askerinin sözlerini örnek göstererek, Batı Şeria’da askerlerden biri, 'Bize çözülmesi gereken sorunlar olduğunu öğrettiniz. Biz de sorunu çözüyoruz.' dedi. Bu eğitimdir, her şey eğitimdir. Mesele yalnızca ders kitapları değildir. Ev, edebiyat, kültür ve çocukların anaokulundan itibaren öğrendiği şarkılar da bunun parçasıdır. değerlendirmesinde bulundu.Haritalarda Büyük İsrail var, Filistin yok
Peled-Elhanan, ders kitaplarında kullanılan haritaların da aynı ideolojik çerçeveyi yansıttığını belirtti. Bu haritaların yalnızca okullarda değil, hastaneler ve bankalar gibi kamusal alanlarda da kullanıldığına dikkati çekerek, Bir Sağlık merkezine ya da bankaya giderseniz aynı haritaları görürsünüz. Bu, onların 'Büyük İsrail' olarak adlandırdığı haritadır. dedi.Söz konusu haritalarda Batı Şeria'nın İsrail'in doğal parçası olarak gösterildiğini ifade eden Peled-Elhanan, buna karşılık Arap şehirleri ve köylerinin sistematik biçimde silindiğini söyledi.Bu durumun çocukların gerçekliği algılama biçimini doğrudan etkilediğini belirten Peled-Elhanan, şunları kaydetti:İsrail sınırları içinde bile hiçbir Arap şehri ya da köyü gösterilmiyor. Buna karşılık Batı Şeria'daki yasa dışı yerleşimlerin tamamı haritalarda yer alıyor. Çocuklar Filistinlilerin işgalci olduğuna inanıyor. 'Bu bizim toprağımız ve onlar burayı işgal etti' diye düşünüyorlar. 1990'ların sonlarında bazı 'yeni tarihçiler' Deyr Yasin, Kefr Kasım gibi katliamların ders kitaplarında katliam olarak anılması için çaba gösterdi, buna rağmen anlatı değişmedi. Filistinliler, ders kitaplarında 'Filistinli' olarak dahi anılmıyor. Bunun yerine sürekli 'İsrailli Araplar' ifadesi kullanılıyor. Katliamlardan söz ediliyordu ama bölümün sonunda her zaman sonuçlarının bizim için iyi olduğu anlatılıyordu. Örneğin Deyr Yasin Katliamı'nın Arapların topraklarından kaçmasını sağladığı ve bunun olumlu bir gelişme olduğu yazılıyordu.




