Ramallah Haberleri — KAYS EBU SEMRA - İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'da Filistinlilerin topraklarına el koymak için, İsraillilerin bölgedeki Bedevi yaşam tarzını taklit etmesine dayalı yeni bir strateji benimsediği belirtiliyor.
Son dönemde sosyal medyada, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin tıpkı Bedeviler gibi koyun ve sığır yetiştirdiği, dağlık tarım alanlarında Bedevilerin yaşamına benzer bir hayat sürdüğü görüntüler yayılıyor.
Bu görüntülerde, söz konusu İsraillilerin koyun sağdığı, odun ateşinde yemek pişirdiği ve çadır ya da sacdan yapılmış basit yapılar içinde yaşadığı görülüyor.
- Filistin kültürüne ait unsurların çalınmasıBedevi Haklarını Savunma Örgütü (BEYDER) Genel Müdürü Hasan Melihat, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bölgedeki yasa dışı yerleşimlerde yaşayan İsraillilerin Bedevi yaşam tarzını taklit etmesine dayalı bu stratejinin Filistin kimliğiyle bağlantılı geleneksel tarım ve zeytin ağaçları gibi Filistin kültürüne ait unsurların çalınması anlamını geldiğini söyledi.Melihat, bunun Filistin kimliğini silmeye yönelik bir girişim olduğunu ve Batı Şeria'yı İsrailoğullarının toprağı olarak gören Tevrat temelli anlatının yeniden üretildiğini ifade etti.
Ayrıca Melihat, Köklere Dönüş gibi bazı İsrail kurumlarının, Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler için koyun sağma, hayvancılık ve arazi ıslahı tarzında faaliyetler organize ederek bu anlatıyı güçlendirmeye ve işgali uluslararası alanda meşrulaştırmaya çalıştığını dile getirdi.- Bedevilerin yaşadığı bölgeler, yeni yasa dışı yerleşimler için stratejik rezerv alan İşgal altındaki Batı Şeria'da C Bölgesi olarak sınıflandırılan alanlardaki Bedevi toplulukların Tel Aviv'in zorla yerinden etme politikasının doğrudan hedefi olduğunu vurgulayan Melihat, Bedevilerin yaşadığı bu bölgelerin, düşük nüfus yoğunluğu ve geniş otlak alanları nedeniyle yasa dışı yerleşimlerin genişletilmesi açısından stratejik rezerv alan olarak görüldüğünü dile getirdi.
Melihat, İsrail ordusunun Gazze'ye saldırı başlattığı Ekim 2023'ten bu yana Batı Şeria'da da yaklaşık 88 Bedevi topluluğu zorla yerinden edildi. dedi.
Yerinden edilen bu toplulukların şehirlerde yaşamalarının zor olduğunu dile getiren Melihat, bu grupların yeniden C Bölgesi içinde farklı alanlara dağıldığını, bazılarının diğer Bedevi topluluklara katıldığını, bazılarının ise bağımsız şekilde yaşamaya devam ettiğini aktardı.Bu durumun tekrarlayan yerinden edilmeleri beraberinde getirdiğini vurgulayan Melihat, yakın zamanda Batı Şeria'nın doğusundaki Eriha yakınlarındaki Avca köyü çevresinde yaşayan Kaabna Araplarından 5 ailenin durumunu örnek gösterdi.Melihat, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin hemen her gün hayvan otlatmayı engelleme, çiftçilere baskı yapma, zeytin ağaçlarını sökme, ev ve mülkleri yakma gibi türlü saldırılar düzenlediğini, bazı durumlarda Filistinlilere karşı fiziksel ve cinsel saldırılar dahil çeşitli yıldırma yöntemleri kullandığını ifade etti. İsrail hükümetinin bu politikaları desteklediğinin altını çizen Melihat, Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’in İsraillileri silahlandırdığını, Maliye Bakanı Bezalel Smotrich'in ise tarımsal yerleşim faaliyetlerine finansman sağlayarak bu süreci teşvik ettiğini söyledi.- Geniş çaplı bir Filistinli sürgününe hazırlık
Batı Şeria'da yaşananların daha geniş çaplı bir Filistinli sürgünü için hazırlık aşaması olduğunu belirten Melihat, bunun Filistinlilerin tarihi Filistin topraklarının dışına çıkarılmasını öngören ikinci bir aşamayı da içerdiğini ve tüm bunların bölgedeki Filistinli varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan daha geniş bir planın parçası olduğunu söyledi.Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırılarını, İsrail hükümeti ve aşırı sağcı güçlerin desteğiyle yürütülen bir din savaşı olarak nitelendiren Melihat, bu politikaların uluslararası caydırıcılığın yetersizliğinden yararlanarak sahada yeni bir fiili durum oluşturmayı amaçladığını vurguladı.- İsrail, sahada yeni bir gerçeklik dayatıyorSöz konusu politikaların bir etnik grubun kısmen ya da tamamen hedef alınmasını içeren soykırım kavramı kapsamında değerlendirildiğini söyleyen Melihat, şunları kaydetti:
İşgal (İsrail), gerçek bir uluslararası caydırıcılığın yokluğunu kullanarak sahada yeni bir gerçeklik dayatıyor. Bu da söz konusu politikaların sürdürülmesi ve Filistinlilere fiili durum olarak kabul ettirilmesi ihtimalini artırıyor. Bu adım, yasa dışı yerleşimlerin genişletilmesi ve halkın zorla yerinden edilmesi süreçlerini güçlendiriyor.
Filistin Kurtuluş Örgütüne (FKÖ) bağlı Ayrım Duvarı ve Yahudi Yerleşim Birimleriyle Mücadele Konseyi verilerine göre, Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler 28 Şubat–28 Mart döneminde yaklaşık 443 saldırı gerçekleştirdi. Bu saldırılar arasında doğrudan ateş açılması, mülklerin yakılması ve yeni yerleşim noktaları kurma girişimleri yer aldı. Söz konusu saldırılarda 9 Filistinli hayatını kaybetti; ayrıca tarım arazileri ve ekili alanlar tahrip edildi, yangınlar çıkarıldı.
İşgal altındaki Batı Şeria'da Ekim 2023'ten bu yana 1148’den fazla Filistinli öldürüldü, yaklaşık 11 bin 750 kişi yaralandı, yaklaşık 22 bin kişi de gözaltına alındı.
Son dönemde sosyal medyada, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin tıpkı Bedeviler gibi koyun ve sığır yetiştirdiği, dağlık tarım alanlarında Bedevilerin yaşamına benzer bir hayat sürdüğü görüntüler yayılıyor.
Bu görüntülerde, söz konusu İsraillilerin koyun sağdığı, odun ateşinde yemek pişirdiği ve çadır ya da sacdan yapılmış basit yapılar içinde yaşadığı görülüyor.
- Filistin kültürüne ait unsurların çalınmasıBedevi Haklarını Savunma Örgütü (BEYDER) Genel Müdürü Hasan Melihat, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bölgedeki yasa dışı yerleşimlerde yaşayan İsraillilerin Bedevi yaşam tarzını taklit etmesine dayalı bu stratejinin Filistin kimliğiyle bağlantılı geleneksel tarım ve zeytin ağaçları gibi Filistin kültürüne ait unsurların çalınması anlamını geldiğini söyledi.Melihat, bunun Filistin kimliğini silmeye yönelik bir girişim olduğunu ve Batı Şeria'yı İsrailoğullarının toprağı olarak gören Tevrat temelli anlatının yeniden üretildiğini ifade etti.
Ayrıca Melihat, Köklere Dönüş gibi bazı İsrail kurumlarının, Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler için koyun sağma, hayvancılık ve arazi ıslahı tarzında faaliyetler organize ederek bu anlatıyı güçlendirmeye ve işgali uluslararası alanda meşrulaştırmaya çalıştığını dile getirdi.- Bedevilerin yaşadığı bölgeler, yeni yasa dışı yerleşimler için stratejik rezerv alan İşgal altındaki Batı Şeria'da C Bölgesi olarak sınıflandırılan alanlardaki Bedevi toplulukların Tel Aviv'in zorla yerinden etme politikasının doğrudan hedefi olduğunu vurgulayan Melihat, Bedevilerin yaşadığı bu bölgelerin, düşük nüfus yoğunluğu ve geniş otlak alanları nedeniyle yasa dışı yerleşimlerin genişletilmesi açısından stratejik rezerv alan olarak görüldüğünü dile getirdi.
Melihat, İsrail ordusunun Gazze'ye saldırı başlattığı Ekim 2023'ten bu yana Batı Şeria'da da yaklaşık 88 Bedevi topluluğu zorla yerinden edildi. dedi.
Yerinden edilen bu toplulukların şehirlerde yaşamalarının zor olduğunu dile getiren Melihat, bu grupların yeniden C Bölgesi içinde farklı alanlara dağıldığını, bazılarının diğer Bedevi topluluklara katıldığını, bazılarının ise bağımsız şekilde yaşamaya devam ettiğini aktardı.Bu durumun tekrarlayan yerinden edilmeleri beraberinde getirdiğini vurgulayan Melihat, yakın zamanda Batı Şeria'nın doğusundaki Eriha yakınlarındaki Avca köyü çevresinde yaşayan Kaabna Araplarından 5 ailenin durumunu örnek gösterdi.Melihat, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin hemen her gün hayvan otlatmayı engelleme, çiftçilere baskı yapma, zeytin ağaçlarını sökme, ev ve mülkleri yakma gibi türlü saldırılar düzenlediğini, bazı durumlarda Filistinlilere karşı fiziksel ve cinsel saldırılar dahil çeşitli yıldırma yöntemleri kullandığını ifade etti. İsrail hükümetinin bu politikaları desteklediğinin altını çizen Melihat, Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’in İsraillileri silahlandırdığını, Maliye Bakanı Bezalel Smotrich'in ise tarımsal yerleşim faaliyetlerine finansman sağlayarak bu süreci teşvik ettiğini söyledi.- Geniş çaplı bir Filistinli sürgününe hazırlık
Batı Şeria'da yaşananların daha geniş çaplı bir Filistinli sürgünü için hazırlık aşaması olduğunu belirten Melihat, bunun Filistinlilerin tarihi Filistin topraklarının dışına çıkarılmasını öngören ikinci bir aşamayı da içerdiğini ve tüm bunların bölgedeki Filistinli varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan daha geniş bir planın parçası olduğunu söyledi.Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırılarını, İsrail hükümeti ve aşırı sağcı güçlerin desteğiyle yürütülen bir din savaşı olarak nitelendiren Melihat, bu politikaların uluslararası caydırıcılığın yetersizliğinden yararlanarak sahada yeni bir fiili durum oluşturmayı amaçladığını vurguladı.- İsrail, sahada yeni bir gerçeklik dayatıyorSöz konusu politikaların bir etnik grubun kısmen ya da tamamen hedef alınmasını içeren soykırım kavramı kapsamında değerlendirildiğini söyleyen Melihat, şunları kaydetti:
İşgal (İsrail), gerçek bir uluslararası caydırıcılığın yokluğunu kullanarak sahada yeni bir gerçeklik dayatıyor. Bu da söz konusu politikaların sürdürülmesi ve Filistinlilere fiili durum olarak kabul ettirilmesi ihtimalini artırıyor. Bu adım, yasa dışı yerleşimlerin genişletilmesi ve halkın zorla yerinden edilmesi süreçlerini güçlendiriyor.
Filistin Kurtuluş Örgütüne (FKÖ) bağlı Ayrım Duvarı ve Yahudi Yerleşim Birimleriyle Mücadele Konseyi verilerine göre, Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler 28 Şubat–28 Mart döneminde yaklaşık 443 saldırı gerçekleştirdi. Bu saldırılar arasında doğrudan ateş açılması, mülklerin yakılması ve yeni yerleşim noktaları kurma girişimleri yer aldı. Söz konusu saldırılarda 9 Filistinli hayatını kaybetti; ayrıca tarım arazileri ve ekili alanlar tahrip edildi, yangınlar çıkarıldı.
İşgal altındaki Batı Şeria'da Ekim 2023'ten bu yana 1148’den fazla Filistinli öldürüldü, yaklaşık 11 bin 750 kişi yaralandı, yaklaşık 22 bin kişi de gözaltına alındı.

